 | Kur'an mesajının içeriği |  |
12.03.2007, 18:54
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | Kur'an mesajının içeriği بســـم الله الرحمن الرحيم
“Bu (Kur’an), kendisiyle uyarıl (ıp sakındırıl) sınlar, O’nun bir tek ilah olduğunu gerçekten bilsinler ve (temiz) akıl sahibleri (düşünüp) öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir tebliğdir.” (İbrahim Sûresi, 14/52)
Bu tebliğin, bu bildirinin başlıca temel maksadı "insanların Yüce Allah'ın yalnız ve yalnız tek bir ilah" olduğunu duyup öğrenmeleridir. Bu hem Allah'ın dininin başlıca ilkesidir, hem de İslâm hayat sisteminin dayandığı asıl noktadır.
Tabiatı itibariyle asıl maksad bilgi olmayıp, bu bilginin öngördüğü ilkeye göre insanların günlük hayatlarını yönlendirmeleridir.
İnsanların, "Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur" ilkesine dayanan İslâm dinine bağlanmalarıdır.
Madem ki O'ndan başka ibadete layık ilah yoktur; insanlar sadece O'na karşı boyun eğmelidirler. Çünkü Rablık ve Hakimiyet; efendilik, uygulama, kanun koyma ve hayata yön verme sıfatlarına haiz olanın hakkıdır.
İnsanların hayatlarını bu temel ilkeye dayandırmaları, onları, beşerin yine kendisi gibi bir beşere kul olmasına ve ona itaat edip boyun eğmesine dayanan cahili hayat sistemlerinden ayrı kılar. Bu ayrılış, inanç ve düşüncede, ibadet amaçlı ferdi davranışlarda, ahlâk kurallarında, değer ve ölçülerde kendini gösterir. Aynı zamanda bu ayrılık ekonomik ve toplumsal sistemlerde, fert ve toplum hayatının her alanında ortaya çıkar.
Hiç kuşkusuz bir ve tek olan Allah'ın uluhiyetine ve onun bu uluhiyetinde ortağı olmadığına dair inanç şekli hayatın her alanını kapsayan eksiksiz bir yaşam biçiminin temelini oluşturur. İslâm akidesinin sınırları, hayatın en ince noktalarını içine alacak kadar geniş ve pratiği olmayan bir inanç sisteminden çok daha kapsamlıdır. Kalbde yer eden ve pratikte hiçbir etkisi olmayan bir inanış şekli kendi başına kesinlikle yeterli değildir. Bu akide, bu inanış biçimi, ahlâk sorununu nasıl bir inanç sorunu haline getirmiş ise, aynı şekilde hakimiyet sorununuda bir inanç sorunu haline getirmiştir. Ahlâk ve değer ölçülerini kapsadığı gibi, rejim ve kanunları da kapsayan hayat sistemi bu akideden kaynaklanır. İnanç noktasında hepsi aynı seviyede ve aynı derecede öneme sahiptirler.
Biz bu dinin akideden asıl kastettiğini en iyi biçimde kavramadan, Allah'dan başka ibadete layık ilah olmadığına ve Muhammed (s.a.v)'in Allah'ın Kul'u ve Rasul'ü olduğuna şahitlik etmenin anlamını bilip öğrenmeden, Kur'an'ın anlatmaya çalıştığı mesajları kavrayamayız. Bu şehadetin anlamının sadece O'na boyun eğmek demek olduğunu, sırf namaz esnasında değil, hayatta karşılaşılan her meselede -bu şehadetin-geçerli olduğunu anlamadan Kur'an'ı anlamamız mümkün olmayacaktır.
“Bu (Kur’an), kendisiyle uyarıl (ıp sakındırıl) sınlar, O’nun bir tek ilah olduğunu gerçekten bilsinler ve (temiz) akıl sahibleri (düşünüp) öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir tebliğdir.” (İbrahim Sûresi, 14/52) | |
| |  |  | |  |
12.03.2007, 19:23
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 1.858 Tesekkür Etti: 60
60 Kunu Icin 84 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15 | Hiç kuşkusuz bir ve tek olan Allah'ın uluhiyetine ve onun bu uluhiyetinde ortağı olmadığına dair inanç şekli hayatın her alanını kapsayan eksiksiz bir yaşam biçiminin temelini oluşturur. İslâm akidesinin sınırları, hayatın en ince noktalarını içine alacak kadar geniş ve pratiği olmayan bir inanç sisteminden çok daha kapsamlıdır. Kalbde yer eden ve pratikte hiçbir etkisi olmayan bir inanış şekli kendi başına kesinlikle yeterli değildir. Bu akide, bu inanış biçimi, ahlâk sorununu nasıl bir inanç sorunu haline getirmiş ise, aynı şekilde hakimiyet sorununuda bir inanç sorunu haline getirmiştir. Ahlâk ve değer ölçülerini kapsadığı gibi, rejim ve kanunları da kapsayan hayat sistemi bu akideden kaynaklanır. İnanç noktasında hepsi aynı seviyede ve aynı derecede öneme sahiptirler.
Bu yazıların ucu çok karmaşık meselelere çıkar.
Bir soru sormak isterim.
Acaba Allah insanların hiç bir zaman tam olarak iman etmiyeceğini ve her daim zalimlerin ve kafirlerin hak dine tecavüz ve mensublarına zulm edeceğini bilmiyor muydu da senin dediğin gibi her şey aynı değerde oldu.
Haşa Allah bu asrın insanlarının uğrayacağı zulumleri ve İslamların güçten düşeceğini bilmiyormuydu da İslam'i rejimi emretti.
İslam'i rejim senin anladığın gibi bir rejim değildir
İslam'i rejim eşit önemli olsaydı Kur'an'ın binden birinde olmazdı. Daha geniş olurdu.
Kur'an'da Tavhid, nübüvvet, haşir ve adalet yüzden 99'unun ihtiva eder. Rejim ise kalan yüzden birinin onda birdir. Bu yüzden 99'u ise İster rejim olsun ister olmasın, ister esir olsun ister olmasın her mü'min uyabilir. Zulüm varsa yapamadıklarından zaten mesul değil. Zaten o zaman farz olan asra uygun Cihaddır. Bu asrın cihadının silahı diplomasi ve kalemdir.
Şu an üçüncü dünya savaşı yaşanıyor.
O Binden birlik rejim ise Hürriyetin ta kendisidir va Sahabenin mesleği olan Cumhuriyettir.
vesselam | |
| |  |
12.03.2007, 19:27
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 1.858 Tesekkür Etti: 60
60 Kunu Icin 84 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15 | İslam'i rejim diye bir şey Ütopyadır. Zira, o rejmin başına kim geçerse diğer fırkaları yok sayacak ve kendi fırkasının işleri ile amel edecek. Bu dahi zulümdür. Çok örneği var.
Hürriyet, hürriyet, hürriyet
Selametle | |
| |
12.03.2007, 19:47
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | siz şeriatı usulden sayarsınızda biz esastan sayarız.Bu hürriyeti esir almak değil,hürriyetin ta kendisidir.hür olduğunu düşünen birine sen kölesin demek zor iştir.Ama görünende budur.Allah herşeye kadirdir,yeterki imanımızı koruyalım.İslamın ferde bakan yüzü varsa topluma insanlığa bakan yüzüde vardır.diyebiliriz ki İslamın insanlığa ihtiyacı yoktur,insanlığın bu düzene ihitiyacı vardır.sadece cehalet,inat insanlığı zor olana komuş,desek hata mı olur?Allah zalim değil.insanlar zalim,desek.Aldığın nur dersleri sana bu bu bakışı kazandırmış,bizim aldığımız dersler ise bize bu bakışı kazandırmış. | |
| |  | |  |
12.03.2007, 19:58
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 1.858 Tesekkür Etti: 60
60 Kunu Icin 84 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15 | İnsanlığın düzeni Hürriyet-i Şer'iyedir. Rejim değildir.
Eğer gayr-ı müslim bir toplumda hürriyet varsa Şeriat yakındır.
Müslim bir toplumda hürriyet yoksa istibdattır.
Senin İslam düzeni dediğin düzen istibdatı doğurur. siz şeriatı usulden sayarsınızda biz esastan sayarız: ne alakası var Bu hürriyeti esir almak değil,hürriyetin ta kendisidir.hür olduğunu düşünen birine sen kölesin demek zor iştir:Niye zormuş. Bak bunu deccal veya size göre vekilleri yaptı. Asırlardır mürşidinin sözüne delilsiz kabul eden zatlar ilk başta güven ile yaptı kaldı ki o güven haktı. Lakin, yarım şeriattı. Sonra o güvenei su-i ulema su-i istimal etti. bundan yararlanan deccal ona "sen kölesin" dedi. Mürşidi bıraktı, daha iflah olmaz. Deccalin başardığını Müslüman niye başarmasın. Niye köle olduğu halde köle olduğunu fark etmeyene "sen kölesin" diyemesin. Ispatı dahi kolaydır.
Eğer köle olduğunu göstermessen hakikatı nasıl verirsin. Savaşla mı? Şaştım Allah herşeye kadirdir,yeterki imanımızı koruyalım.İslamın ferde bakan yüzü varsa topluma insanlığa bakan yüzüde vardır.diyebiliriz ki İslamın insanlığa ihtiyacı yoktur,insanlığın bu düzene ihitiyacı vardır.sadece cehalet,inat insanlığı zor olana komuş,desek hata mı olur?Allah zalim değil. insanlar zalim,desek.: Buna bir inkar mı sezdin?.[/b] Aldığın nur dersleri sana bu bu bakışı kazandırmış,bizim aldığımız dersler ise bize bu bakışı kazandırmış.: Konuyu yanlış mecralara kaydırmak luzumsuz. Meslek ortada kalsın. Biz ondan öğrendiklerimizi çarpıştıralım. Eğer ikimizinde niyeti haksa hak çıkar. | |
| |  |
12.03.2007, 20:26
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | çok alakası vardır kardeşim.bikere hürriyeti şerriye nedir?rejim nedir?sonra sen cihadı hangi hakla sadece hakiatı vermek olarak alırsın.bir çok ayette mal ve canla şavaşın,cihadın iman ile derin bağını kurarken,senin bu yaptığın indirgemedir.medeniye galebe ikna iledir.bu söz doğrudur.lakin sadece bu değildir.iknaya çalışırsın lakin insan insandır.medeni yahut bedevi.küfri mutlaka mal ve can ile cihad şarttır.burada güç kullanmak,imanın gereğidir. | |
| |
12.03.2007, 20:35
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | şunuda yazalım.biz cumhuriyet rejimini savunuyoruz. | |
| |  | |  |
13.03.2007, 11:23
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 1.858 Tesekkür Etti: 60
60 Kunu Icin 84 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15 | Alıntı: sinang Nickli Üyeden Alıntı
çok alakası vardır kardeşim.bikere hürriyeti şerriye nedir?rejim nedir?sonra sen cihadı hangi hakla sadece hakiatı vermek olarak alırsın.bir çok ayette mal ve canla şavaşın,cihadın iman ile derin bağını kurarken,senin bu yaptığın indirgemedir.medeniye galebe ikna iledir.bu söz doğrudur.lakin sadece bu değildir.iknaya çalışırsın lakin insan insandır.medeni yahut bedevi.küfri mutlaka mal ve can ile cihad şarttır.burada güç kullanmak,imanın gereğidir. | Rejim hürriyet-i şer'iye değildir.
İslamda rejim yoktur. Rejim kişisel bir algılamaya bağlıdır. Cumhur-u avam hiç bir rejime tam dahil olamaz.
sonra sen cihadı hangi hakla sadece hakiatı vermek olarak alırsın: Meselemiz gayr-ı müslim olsa haklısın. Biz müslümanların köleliğinden bahsediyoruz. İslami rejimden bahsediyoruz. Müslümana kılıç çekilmez. ona hakikat lazım. Cihad budur ve en büyük cihaddır.
Hem küfr-ü mutlaka cihad tecavüz ve zulüm varsa caizdir.
Bir mehdi çıksa. Ben mehdiyim dese sünni ise şia inanmaz şia ise sünni inanmaz. Oysa o mehdiyim diye çıkan zat şeriat devleti kursa tek bir fırkayı temsil eder. Diğerleri temsil etmez. O mehdi olduğu iddia edilen zatın tabileri istibdat ile diğer tarafı sindirir. Feyalilacaba böyle bir şeriat olur mu?
Boş ver mehdiyi. Şia devleti şeriat rejimine sahip; kendini kabul ettirmek için zulm işliyor. Buyrun Ahmedi Nicad ortada. Buyrun şeriat devletini isteyen Araplar ortada. Buyrun efendim Irak ortada. medeniye galebe ikna iledir.bu söz doğrudur.lakin sadece bu değildir.iknaya çalışırsın lakin insan insandır.medeni yahut bedevi.küfri mutlaka mal ve can ile cihad şarttır.burada güç kullanmak,imanın gereğidir.
İşte bu zihniyet Irak facisı ile sonuçlandı. Buyrun Afganistan ortada. buyrun Pakistana buyrun İrana. Bakın dolaşın. Başka cemaate mensub insanlara silah çekmeye mübah sayan zihniyetin ettiklerini görün.
Ora milletlere sen küfr-ü mutlak mı diyorsun?
Şaştım doğrusu.
İşte en büyük zulmun başangıç noktası.
Kardeşin kardeşi kırması.
Bu mu zihnindeki şeriat rejimi? | |
| |  |  | |  |
13.03.2007, 15:08
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | size söyleyelim bu gün afganistan,keşmir ve daha başka yerlerde işleri karıştıran müsliman insanlar değildir.buralarda çok çirkin polita kalar dönüyor,bunların arkasını araştırırsanız ne müsliman nede islam siyasetini bulursunuz.Mutlaka inanlar her türlü meselede Allah tealanın hükmünü yapmak,rıza-i ilahiye ermek istiyorlar.Lakin bu bir türlü olmuyor.Burada bu ümmetin cehaleti olduğu gibi münafık ve kafir işbirliği vardır.
İslam devleti esastır.Müslümanın İslam dışı konulara itaat etmesi gibi bir durum söz konusu değildir.Bakınız bize düşen ödev karalı olup,tebliğ ve temsildir.Muhakkak ki İslami eğitim şarttır.Nesillere bu eğitimi vermek şarttır.
Bizim meselemiz tek başına rejim değildir,ama bu şattır.Birde avam meselesi kimse ben avamım demez.Bizim karşımızdaki sorun budur.bu avamı belli bir çitaya yükselmek lazımdır.Sonrası ise gelecektir.Allah'In izni ile..Ayrıca mevzumuz mezhep mevzusu değildir.Hatta sünnettin büyük bir kısmı da değildir.Bunlar ancak İslami bir ortamda neşet eder.bakınız günümüzde insanların bir çoğu Kurandan kopmuşken sünnetin girift meseleri ile bu insanların kafalarını karıştırmak yanlıştır.birde üzerine icma ve kıyas eklersek tam bir kargaşadır.bunlar tekrar değerlendirilebilinicek mevzulardır.Önemli olan ana hatlar ve bu kaideler üzerine yapılanmadır.Bu gün ilk önce bir İslam toplumu oluştumak esastır.Bu konuda her kesime ihtiacımız olduğu açıktır.Önemli olan samimiyettir.selamlar.. | |
| |  |  | |  |
13.03.2007, 15:32
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 1.858 Tesekkür Etti: 60
60 Kunu Icin 84 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15 | Mevzu bu değildir. Konuyu biraz kaydırdın, olsun... size söyleyelim bu gün afganistan,keşmir ve daha başka yerlerde işleri karıştıran müsliman insanlar değildir.buralarda çok çirkin polita kalar dönüyor,bunların arkasını araştırırsanız ne müsliman nede islam siyasetini bulursunuz.
Benim söylediklerimden bu manayı mı çıkarttın ki böyle cevap veriyorsun.
Hiç alakası yok.
Ancak, ordaki Müslümanlar hür değiller. Tabi oldukları fırkanın lideri ne derse haktır görüyorlar.
O tek lideri kandıran, Şeriat devletini vaad eden kafirlerin oyununa düşerek diğer fırkalara savaş açıyor.
Bakınız bizim bir abimiz var. Afganistana gitti. Adam başka fırkada öldürdüğü başak bir müslümanı kafiri öldürmüş gibi seviniyor. Zira, rekabet var. Zira, kafirlerin vaad ettiği şeriat devletinin lideri olmak istiyorlar.
Demek onlara Şeriat Rejimini değil Hüriyyet-i Şerii vaad etmek lazım. O zaman o adamlr kafir gibi acımadan öldürdükleri müslüman kardeşi ile rakib olmaz.
Evet Vaad edilen şeriat rejmi bütün ortadoğunun kafirler tarafından istilasına netice verdi. Zira, her biri kendi fırkasının İslam lideri olmasıı murad etti. Kafirler her birine bu vaadi yaptı. Sonuçta ayetin emri ile güçten düştüler
Bakın Şiilere bakın Vahabilere bakın Sünnilere , bakın Farslara, bakın Araplara, bakın Kürtlere her biri kendi devletinin İslam'a lider olmasını istiyor. Hatta bir zaman Mısır islamı birleştirici hareketleri baltalıyordu ki taki o girişimi yapan ülke lider olmasın
İnsan fıtratına aykırı böyle bir rejim yoktur. Sadece hayalidir.
Evet Şeriat Devleti vardır ve haktır. Ancak o devlet Hürriyet-i şeriye kanunları ile yönetilen Meşrutiyet-i Meşrua olan Cumhuriyet devletidir.
Hürriyet başkasına ve kendine zarar vermemek şartı ile dilediğini yapmaktır.
Cumhuriyet ise halkın egemenliği değil halkın yönetime katılması ve meşveret-i meşruayı tayin etmesidir.
Türkiye Cumhuriyeti İran'dan daha Şer'idir. İslam devleti esastır.Müslümanın İslam dışı konulara itaat etmesi gibi bir durum söz konusu değildir.Bakınız bize düşen ödev karalı olup,tebliğ ve temsildir.Muhakkak ki İslami eğitim şarttır.Nesillere bu eğitimi vermek şarttır.
İslam devleti esastır. Senin tarif ettiğin gibi olan Ütopyadır. Yoktur. Müslüman'ın İslam dışı konulara itaat etmesi elbette yanlıştır. Ancak, bunu istemkle iş bitmiyor. Zira, hür olmayan Müslüman liderinin heves ve hevasına ve kafirler tarafından ona vaad edileni hak görüp ,İslam görüp sarılyır. Neticede zulme şerik oluyor. Zulmün neresi İslami Bizim meselemiz tek başına rejim değildir,ama bu şattır.Birde avam meselesi kimse ben avamım demez.Bizim karşımızdaki sorun budur.bu avamı belli bir çitaya yükselmek lazımdır.Sonrası ise gelecektir.Allah'In izni ile..
Bizim Meslemiz ise Rejim değil Hüriiyet-i şeriye demek olan Cumhuriyet demek olan İslam Devletidir. Cumhuriyet varsa İslam vardır. Cumhuriyet adına yapılan istibdat Cumhuriyetin suçu değildir.
Birisinin kendine avam demesi sorun değil. Hem bir insan madem bir lidere körü körüne tabi oluyor madem acımadan başka fırkada olan adamı acımasızca katledebiliyor, kendi hürriyetini oraya teslim etmiş ben alimim dese avamdır.
Avamın çıtası ise Hürriyetlerini göstermek, uyandırmaktır. Ayrıca mevzumuz mezhep mevzusu değildir.Hatta sünnettin büyük bir kısmı da değildir.Bunlar ancak İslami bir ortamda neşet eder.bakınız günümüzde insanların bir çoğu Kurandan kopmuşken sünnetin girift meseleri ile bu insanların kafalarını karıştırmak yanlıştır.birde üzerine icma ve kıyas eklersek tam bir kargaşadır.bunlar tekrar değerlendirilebilinicek mevzulardır.
Mevzu mezheb değil fırkadır. Hem fırka da değil diyorsan yanılıyorsun. Zira, senin ön gördüğün rejim senin Üstad'ının ön gördüğüdür. Benim ön gördüğüm bir isalmi rejim olsa kendi Üstadımın olacaktır.
Hadi İslam Devleti kuralım. kim yönetecek senin fikrin mi benim fikrim mi? Ben müsade etmem. Sende beni katledersin. Ben kafir miyim?
Neyse çok uzadı?
İslamda rejim yoktur. İslam devleti vardır. Ancak ona rejim denmez. İslam'ın istediği rejimi anlamak için Peygamber Efendimiz(a.s.m) in kurduğu Site devletinin 52 maddelik anayasasını bilmek lazım.
Selametle | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 19:32. | | |