Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > IslamForum Edebiyat > Hikayeler & Hisseli Kıssalar

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Geyik Ve Yavrularin Duasi
Alt 11.02.2007, 19:35   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
hannane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
hannane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 19.01.2007
Bulunduğu yer: kayıp şehirden
Yaş: 23
Mesajlar: 1.364
Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 3 Tesekkür Aldı
hannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı birihannane Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 72
Standart Geyik Ve Yavrularin Duasi

Azizlerden birisi daima bir arkadaşına ziyarete gider ve evinde misafir olarak kalırdı. Hane sahibi de her defasında kendisine av eti ikram ediyordu. Bir gün yine misafir olarak gittiğinde, başka şeyler ikram edilir ve ev sahibine:
“Her zaman bana av eti ikram ederdin , bugün başka bir şey ikram etmene sebep nedir?” diye sorar. Ev sahibi de şöyle anlatır:
“Benim adetim daima av yapmaktır. Bir gün yine su içersine tuzağımı kurmuş ve bir yere gizlenmiştim. Biraz sonra yanında üç tane yavrusu olduğu halde bir geyik geldi. Su içmek için suya yaklaştığı zaman tuzağı görünce, içmekten vazgeçip gittiler. Ertesi gün tekrar geldiler. Fakat tuzağı görüp yine içmeden gittiler. Üçüncü gün geldiklerinde susuzluktan ayakta duracak halleri kalmamıştı. Yine su içmek için yaklaştıkları zaman tuzağı gördüler. Fakat bir türlü cesaret edip yaklaşamıyorlardı. Suyun etrafında dolaşmaya başladılar. Başka bir suda bulamayınca, geyik yüzünü semaya doğru kaldırdı gözlerinde yaşlar aktığı halde tazarru etmeye başladı. Bir müddet sonra bulutlar peyda oldu. , gök gürleyip şimşekler çakmaya başladı. O derece yağmur yağdı ki, dereler ve göller dolup taştı. Geyik ve yavruları da sulanıp gittiler. Ben de bir hayvanın dergah-ı izzette duası kabul olduğu halde, insan olan niçin gafletten uyanmaz diyerek o günden sonra avlanmayı bıraktım” diye hikaye eder.
__________________
..kelâmın ağusu ikram olunsa, şeker şerbet der içeriz
..yağmur yağanda su vermesen, ağlar, gözyaşımızı içeriz
..ger sen bize kaşın çatsan, biz kendimizden geçeriz
..gönül ko'maz hiçbir demde, cânan için candan geçeriz
  Alıntı ile Cevapla

Gercek Aşk
Alt 11.02.2007, 19:52   #2 (permalink)
Tercübeli Üye
 
berfut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 2.189
Tesekkür Etti: 121
127 Kunu Icin 304 Tesekkür Aldı
berfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biriberfut Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 13
Standart Gercek Aşk

Ey Alemlerin Rabbi olan Allah’ım! İnayetinle bizim için her hayırlı konuda, kolaylıklar ihsân eyle ! Aşk; canı cânâna teslim etmektir. Hem can hem de cânan varsa o aşk, aşk değildir. Kim; herhangi bir şeyi veya varlığı öylesine sever de, kendinden bir duygu, düşünce, istek, irade koymadan, hiç itiraz etmeden, sevgilisinin her istediğine kayıtsız şartsız teslim olur?
Herkes eşini, çocuklarını, anne ve babasını, kısaca ailesini çok sevdiğini düşünür ve bu kendisi açısından doğrudur da..onlar için malını, canını, her şeyini hiç düşünmeden ortaya koyabilir ve feda edebilir.Bu davranış, elbette o kişinin sevdiklerine olan derin hislerinin sonucudur.

Peki hangimiz, sevdiklerimizin her istediklerine, hiçbir şey düşünmeden uyar, her dediklerini kabul edebiliriz? Hangimiz onların iradelerini, kendi irademizin yerine geçirip, buna göre davranabiliriz? Elbette ki hiç birimiz…

Demek ki yaratılmış olanlara duyulan sevginin, bir sınırı mutlaka vardır. Zira bu noktadan sonra, insanların “benlik” duygusu devreye girecek ve iradesini, şu veya bu şekilde mutlaka ortaya koyacaktır. Canı, malı feda edebilirlim derken bile, öz benlik devreye girecek ve can ile cananı ayıracak, mutlaka ortaya bir ikilik çıkacaktır.

İşde bütün bunlardan da anlıyoruz ki; can ile cananın, ben ile senin, sevenle sevilenin ayrıldığı bir yer var ve bu yerde hissedilen sevgi de içinde irade, benlik olan sevgi..konumuzda anlattığımız gerçek aşk değil..

Peki nedir gerçek aşk?

Gerçek aşk; bu ikiliğin ortadan kalkmaya başladığı anda ve yerde ortaya çıkan, sonsuza kadar ilelebet sürüp giden aşk dır diyoruz.

İşde bu aşk; “ALLAH AŞKI” dır ki, aklımızın erdiği, dilimizin döndüğü kadarı ile onu tarife çalışalım..

Sözümüzün başında dedik ki; Aşk; can’ı, canan’a teslim etmektir. Bundan da anlaşılıyor ki; gerçek aşkın en önemli unsuru, teslimiyettir. Yani benlik duygusunun tamamından kurtularak ve bunu bilerek, isteyerek, kendi iradesi ile yapmak suretiyle, madde ve manasıyla, gönül ve düşüncesiyle, tam olarak Allah’a, O’nun ezeli ve ebedi iradesine teslim olmaktır.

Teslim olmanın da çeşitli tezahürleri elbette olacaktır..”Kendimi Allah’a teslim ettim” demekle iş bitmemektedir. Teslim olunan, teslim oldum diyeni mutlaka çeşitli şekillerde deneyecektir.

Aşk yoluna giren kişi, kullardan her ne gelirse gelsin, sükuneti bozmayacak, kendisine yapılana hoşgörü ile davranacaktır. Zira hoşuna gitmeyen davranışı yapan her ne kadar cüz’i irade sahibi kul ise de, ona o davranışı yaptıran Külli irade sahibi Zât-ı Kibriya’dır. Bunu hiçbir zaman unutmayacak..

Her şeye şükredecektir..maddi ve manevi dayanılmaz acılar içinde kıvransa bile, Hakk’a şükür içinde olacak, halinden şikayetçi olmayacaktır. Her ne olursa olsun, mutlaka başına gelenlerin kendisi için hayr olduğunu düşünerek, hiçbir zaman, neden, niçin, nasıl, niye sorularını sormayacak, her şeyin Hakk takdiri olduğunu idrak ile şükredecektir.

Bu teslimiyet öyle olmalıdır ki, hiçbir şek, şüphe ve endişe ile bozulmasın. Buna verilecek güzel örnek vardır;

Hz. İbrahim (a.s) ‘ın oğlu Hz. İsmail (a.s)’a, kendisine vahiy geldiğini ve onu Allah’a kurban etmesi gerektiğini söylediğinde, oğlunun ona; “ Babacığım sana söyleneni yap, ben hazırım beni boğazla..” sözüdür ki Kur’an-ı Kerim de ( Saffat suresi/ 102. Ayet) şöyle geçer:

“ Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa gelince: “Yavrucuğum; rüyamda seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün ne dersin? Dedi. O da cevaben “ Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap, inşallah beni sabredenlerden bulursun” dedi.

Burada görmemiz gereken; bir babanın oğlunu kurban edecek kadar, bir oğlun da Allah için hiç düşünmeden canından vazgeçebilecek kadar teslimiyet içinde olduğudur.

Gerek Kur’an-ı Kerim’de, Hadislerde, gerekse evliye menkıbelerinde bunun gibi yüzlerce örnek bulabiliriz. Burada ancak bir tanesini zikrettik.

Demek ki; gerçek aşkı tadabilmek gibi bir amacımız ve niyetimiz varsa, tam anlamı ile Hakk’ın iradesine, kazasına ve rızasına teslim olacağız. Neden, niçin gibi sorular sorarak, zor anlarımızda isyana kalkışmayacağız. Konu hakkında nefsi fikirler yürütmeyeceğiz.

Bu hususta Kur’anı-ı Kerim Kehf Suresi 70. Ayette; Peygamber efendimize hitaben;

“ Eğer bana tabi olursan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hiçbirşey hakkında soru sorma”

Denilmesi bu hususu açıklamaktadır. Eğer Hakk Teâla katından ilim ve O’nun aşkını talep ediyorsak, bütün davranışlarımı ve düşüncelerimiz, anlatmaya çalıştığımız teslimiyet ölçüsüne göre olmalıdır.

İlahi aşkın bir unsuru da tevekkül’dür.

Tevekkül; kulun bütün varlığı ile, özellikle de gönlü ile, Allah’tan başka her şeyden ümidini ve bağlarını kesmesi, hatta yalnızca O’nu istemesidir.

Bu konuyu bir Hadis-i Kudsi şöyle açıklamaktadır.

Ey Ademoğlu! Bana dayan, sana hidayet vereyim, bana tevekkül et, sana yeteyim. Eğer benden başkasına tevekkül edersen, yer ve göğün sebeplerini senden keserim.

İlahi aşkın bir diğer unsuru da; kazaya rızadır.

Zira kulların başına gelen her dert, darlık ve sıkıntı; tekamülü sağlamak üzere ona verilmiş olan ve Allah’ın fazl-ı kereminden doğan bir ilahi lütuftur.

Bu nedenle bize kolay da gelse, zorluk da verse, her şeyde bir hayr olduğunu sezerek, sabırla davranmak, yani kazaya razı olmak, bizim için davranışların en güzelidir.

Yine bir Hadis-i Şerif’de;

“ Hiçbir cüz-i şer yoktur ki, külli bir hayrı tazammun etmiş olmasın”

denilmektedir.

Bakara Suresi/ 216 Ayette:

“ …Sizin için daha hayırlı olduğıu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilemezsiniz.” Burulmaktadır.

Her verileni hayr bilmenin, aşktaki ikiliği ortadan kaldırmak için bir zorunluluk olduğu bu hükümle de açıkça ortaya konulmuştur. Bu konuyu Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri şöyle açıklar:

“ Hak şerleri hayr eyler..

Zannetme ki gayr eyler,

Mevla görelim neyler,

Neylerse güzel eyler..



Neticede; aşk gerçek aşk olduğu zaman, meşk edilen yalnızca Hakk olur. Gönül Hakk der, düşünce Hakk’ı tefekkür eder ve dil yalnızca Hakk’ı söyler.

İşde o zaman kullar bu alemde fenâ bulup, bâki olanla bekâ bulurlar. İşde o zaman da fâni olanlar, bâki olurlar.

Allah; cümlemizin gönüllerini her nefeste Hakk diyen gönüllerden eylesin..

Allah; cümlemizin aklını her daim Hakk’ı tefekkür eden akıllardan eylesin..

Allah; cümlemizin dillerini her iş de Hakk söyleyen dillerden eylesin..
  Alıntı ile Cevapla

Alt 06.06.2007, 09:57   #3 (permalink)
hüma-gül
Gast
 
Mesajlar: n/a
Tecrübe Puanı:
Standart

Allah(cc)razi olsun
  Alıntı ile Cevapla

Alt 06.06.2007, 22:12   #4 (permalink)
abdirabbih
Gast
 
Mesajlar: n/a
Tecrübe Puanı:
Standart

Allah razı olsun inş
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bu Gunun Duasi......... berfut Resul-i Ekrem (S.a.v) Efendimiz 10 13.11.2008 19:03
geyik muhabbeti :D hikmetimm Mizah / Eğlence / Fıkra 0 05.06.2007 21:29
Günün Duasi berfut Dua'lar 3 29.03.2007 22:04
Ask Duasi hüma-gül Şiirler 6 23.02.2007 14:56



WEZ Format +2. Şuan Saat: 07:01.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger