Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > IslamForum Edebiyat > Hikayeler & Hisseli Kıssalar

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Namazı geciktirenin hali
Alt 19.06.2007, 08:58   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
gizemli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
gizemli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.04.2007
Yaş: 22
Mesajlar: 812
Tesekkür Etti: 58
15 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
gizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 56
Standart Namazı geciktirenin hali

Namazı geciktirenin hâli nicedir?

Dinin direği namazı bile çoğu zaman son vaktinde kılmıştı. Şöyle göğsünü gere gere hesap vermesinin imkânı yoktu. Tek ümidi Allah'ın rahmetiydi. Hesap başladı ve sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk ter döküyordu. Her tarafı terden sırılsıklam olmuştu. Korkudan zangır zangır titriyor, mizandaki neticenin ne olacağını çok merak ediyordu.
Namazı nedense ilk vaktinde pek kılmazdı. Öylesine alışkanlık hâline getirmişti ki, işi gücü olmasa dahi namaz kılmayı tehir ederdi. Ne zaman ki, vakit daralıp diğer vaktin namazı iyice yanaşırdı, ancak o zaman namazını eda ederdi.
O gün yine her zaman olduğu gibi namazını geciktirmişti. Birden ninesinin sesiyle irkildi. Yaşlı kadın kendisini her zaman ki, gibi uyarıyordu:
''Oğlum namaz hiç bu vakte bırakılır mı?!'' Bu sözler yankılandı kulaklarında. Ninesi yaşlıydı, yaşı yetmişi aşmıştı; ama o yaşlı hâline rağmen ne zaman ezanı Muhammedî'yi işitse, âdeta yerinden sıçrar, yaşından beklenmeyecek bir çeviklik ve azimle abdestini alırdı. Ve derhal namazını ilk vaktinde eda ederdi. Oysa kendisi genç olmasına, eli ayağı tutan güçlü kuvvetli biri olmasına rağmen, nedense namaza karşı böylesine atik ve çevik olamıyordu. Nefsini bir türlü yenemiyor, namaza kalkmak hususunda üzerindeki o uyuşukluğu tembelliği atamıyordu. Halbuki başka işleri yaparken hiç de böylesine ağır ve tembel değildi. Ama iş namaza gelince, kendisini bir miskinliktir alıyor ve namaz son dakikalara kalıyordu. Tabi î bu durumda da kıldığı namazlar aceleye geliyor, namazın ne rükûsundan ne de secdesinden bir şey anlamıyordu.
İşte tüm bunları düşünerek ağır ağır yerinden kalktı. Saate baktı, yatsı ezanının okunmasına çok az bir zaman kalmıştı; ama o henüz akşam namazını eda etmemişti. Bu duruma üzüldü, pişmanlığı yüz ifadesinden çok rahat anlaşılabiliyordu. Kısık bir ses tonuyla "Yine namazımı geciktirdim." diye mırıldandı kendi kendine...
Yatsı vakti girmeden önce, akşam namazını eda etmek için süratle abdestini aldı. Daha elini yüzünü bile tam kurulamadan uçarcasına odasına geçti ve "patküt, patküt" kabilinden hızlı hareketlerle akşam namazını kıldı. Tesbihatını yaparken hatırına ninesi geldi. Onun bu hâlini ve böyle süratli namaz kılışını görseydi, gözlüklerinin üzerinden bilge bir tavırla bakarak, ona kızar ve ne sitemler ederdi. Zira ninesinin namazı çok farklıydı. Onun namaz kılışını gözüne getirdi. Öyle bir namaz kılışı vardı ki, hayran olmamak mümkün değildi. O yaşlı hâliyle kıldığı namazın rükûsunun, secdesinin hakkını verirdi. Kıyamda dururken sanki Mevlâ'nın huzurunda, O'nu görüyormuşçasına, bir iman abidesi gibi dururdu. Namazda öyle bir huşû ve huzûru vardı ki... Hicabından yüzü renkten renge girerdi.
Bir taraftan bunları düşünüyor, bir taftan da dua ediyordu. Ama o gün öylesine çok yorulmuştu ki, ellerini dua ederken havada tutmak bile zor geliyordu. Diğer taraftan da üzerinde sanki ağırlık varmışçasına göz kapakları kapanmaya başlamıştı. Duasına alnını secdeye koyarak devam etti ve öylece daldı gitti...
Kıyamet kopmuştu. Mahşerî bir kalabalık vardı. Her taraf insan doluydu. Herkeste bir korku, bir endişe hâkimdi. Yüreği yerinden fırlayacak gibi küt küt atıyordu. Âdeta nefesi tutulmuştu ve buz gibi terler döküyordu. Hocalardan duyduğu, kitaplardan okuduğu kadarıyla kıyamet, mahşer günü, sorgu, sual ve mizan hakkında pek çok malûmatlar edinmişti; ama bütün insanların mahşer meydanında toplandığı zaman duyduğu ürperti, korku ve endişeli bekleyişin bu kadar dehşet vereceğini düşünmemişti. İnsanların hesap ve sorgusu devam ediyordu ve işte sıra ona gelmişti.
Yüksek sesle onun ismini okudular; korkuyla titredi. Kalabalık birden yarılmış, önü bir yol gibi açılmıştı. İki tane görevli gelip kollarına girdiler ve onu kalabalığın arasından alıp götürdüler. Bir yere gelmişlerdi ki, görevli melekler onun kollarından çıkarak yanından uzaklaştılar ve onu orta yerde öylece bıraktılar. Başı önündeydi. O anda bütün hayatı, sevabıyla günahıyla bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçiyordu. "Keşke yapmasaydım." diyeceği ne kadar da çok şey vardı hayatında.
Dinin direği namazı bile çoğu zaman son vaktinde kılmıştı. Şöyle göğsünü gere gere hesap vermesinin imkânı yoktu. Tek ümidi Allah'ın rahmetiydi. Hesap başladı ve sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk ter döküyordu. Her tarafı terden sırılsıklam olmuştu. Korkudan zangır zangır titriyor, mizandaki neticenin ne olacağını çok merak ediyordu.
Ve işte hesap bitmiş hüküm veriliyordu. Vazifeli melekler ellerindeki belgeyle mahşer meydanındaki kalabalığa dönerek neticeyi yüksek sesle açıklamaya başladılar. Önce onun ismini okudular. Zaten ismini duyunca dizlerinin bağı çözülmüş, ayakları tutmaz olmuştu. Neredeyse oracığa yığılıp kalacaktı. Heyecandan gözlerini kapamış, okunacak hükme âdeta kulak kesilmişti. Ama duyduklarına inanamadı. Aman yârabbi! Acaba yanlış mı duyuyordu? Zira ismi cehennemlikler listesinde zikredilmişti. O anda gözü karardı, başı döndü ve dizlerinin üstüne yığılıp kaldı. Vücudu tiril tiril titriyor, gözlerinden sicim gibi yaşlar akıyordu. Vazifeli iki melek onu kollarından tuttu ve ayaklarını sürüye sürüye, o mahşerî kalabalığı da yara yara o korkunç adrese, cehenneme doğru yürümeye başladılar. O bağırıyor, yalvarıyor, çırpınıyordu. Yani şimdi gerçekten de cehenneme mi atılacak, orada çatır çatır yanacak mıydı? Bir af, bir merhamet veya bir yardım eden çıkmayacak mıydı kendisine?.. Dudaklarından yalvarmayla karışık, kırık dökük kelimeler dökülüyordu. "Ben dünyada alnı secdeliydim, namazımı kılardım. Hani benim namazlarım!? Beni onlar da mı kurtarmayacak?" diye feryat ediyordu.
Görevli melekler onu duymuyorlardı bile. Onun bağırışlarına hiç aldırmadan sürüklemeye devam ettiler. Ve nihayet cehennem çukurunun başına geldiler. Artık cehenneme atıldı atılacak bir hâldeydi. O hâlâ "Namazlarım..... Namazlarım.... Namazlarım." diye diye hıçkırıklarla ağlıyordu. Alevlerin harareti yüzüne vurmaya başlamıştı. Son bir gayretle dönüp geriye baktı; ama hiçbir kurtulma ihtimali göremedi. Ağlamaktan gözyaşları kurumuş, ümitleri sönmüştü. İki büklüm bir hâldeydi, başını üzüntüyle öne eğdi. İki koluna girmiş olan vazifeli melekler, onu tuttuğu gibi cehenneme atıverdi. Birden bire kendini havada buldu. Süratle düşüyor, hızla alevlere doğru yaklaşıyordu. Artık cehennem ateşine girmesine ramak kalmıştı ki, bir şey oldu. Önce birden durdu ve havada asılı kaldı, sonra yavaş yavaş gerisin geriye çekilmeye başlandı. Alevlere doğru düşerken kuvvetli bir el onu kolundan yakalamış, şimdi de onu yukarı doğru çekiyordu. Çok sevindi, galiba kurtulmuştu. Başını kaldırıp yukarı bakınca, kendisine tebessüm eden nur yüzlü bir simayla karşılaştı. Kendisini son anda kurtaran o nuranî zata:
- Siz de kimsiniz? diye sordu. O:
- Ben senin namazlarınım. dedi.
- Peki, neden bu kadar geç kaldınız? Neredeyse düşüyordum. Son anda yetiştiniz, dedi. Bunun üzerine o nuranî simalı zat tebessüm ederek:
- Hatırlarsan, sen de beni hep son anda kılardın, dedi.
O esnada gürül gürül okunan yatsı ezanının sesiyle irkildi. Meğer secdeye kapandığı yerde dalmış gitmişti. Kendine geldiğinde terden sırılsıklam olmuştu. Hâlâ gördüklerinin dehşetinden titriyordu. Hemen kalktı ve hızlı adımlarla caminin yolunu tuttu, namazı ilk vaktinde eda etmek için.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 19.06.2007, 10:59   #2 (permalink)
Yeni Üye
 
CeRiR-üL MeHDi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
CeRiR-üL MeHDi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.04.2007
Yaş: 25
Mesajlar: 43
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
CeRiR-üL MeHDi Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

O esnada gürül gürül okunan yatsı ezanının sesiyle irkildi. Meğer secdeye kapandığı yerde dalmış gitmişti. Kendine geldiğinde terden sırılsıklam olmuştu. Hâlâ gördüklerinin dehşetinden titriyordu. Hemen kalktı ve hızlı adımlarla caminin yolunu tuttu, namazı ilk vaktinde eda etmek için.

Harika bir metin..Çözüm paragrafı çok etkileyici...
__________________
HER SAADET MENSUBU MİLLİ GÖRÜŞ ERİDİR.
BİZİM MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEK DEĞİL... DERİDİR...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 19.06.2007, 18:29   #3 (permalink)
Yeni Üye
 
hemsirem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 14.06.2007
Bulunduğu yer: KARAMAN
Yaş: 20
Mesajlar: 25
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
hemsirem Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Allah Razi Olsun çok Güzel Bir Konuya Değinmişsin Allahin Bereketi Ve Selami üzerine Olsun
  Alıntı ile Cevapla

Alt 19.06.2007, 18:35   #4 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 874
Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Ebu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart

namazı geçitirenin hali şöyledir: "Erteleyenler helak oldu." Kendimiz de dahil bir çok insanın helak olduğunu gördüğümüz için, herkese tavsiyemiz ezan okunurken de namaz, namaz diye zikretmeye başlamalarıdır ki hemen namazı kılsınlar. Şeytan öyle bir hile ile yaklaşıyor ki biraz sonra kıl, vaktin sonunda kıl, kazaya bırak, diye zikretmeye başlıyor. O'nun zikrini bastıramazsan, vay haline...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 19.06.2007, 18:45   #5 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Talha27 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 15.06.2007
Bulunduğu yer: kocaeli gebze
Yaş: 29
Mesajlar: 335
Tesekkür Etti: 0
8 Kunu Icin 8 Tesekkür Aldı
Talha27 islenmemis bir mücevherTalha27 islenmemis bir mücevherTalha27 islenmemis bir mücevherTalha27 islenmemis bir mücevherTalha27 islenmemis bir mücevherTalha27 islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 4
Standart

Allah(cc)razi olsun.
__________________
* "Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir."
(Al-i İmran Suresi Ayet 104)



"Size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, mü'minlere çok şefkatli, çok merhametlidir"
  Alıntı ile Cevapla

Alt 19.06.2007, 18:49   #6 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 874
Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Ebu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart

rabbim dileyene baş örtüsü taktırsın, dilemeyene de merhamet edip acısın...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 20.06.2007, 08:32   #7 (permalink)
Tercübeli Üye
 
gizemli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
gizemli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.04.2007
Yaş: 22
Mesajlar: 812
Tesekkür Etti: 58
15 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
gizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 56
Standart

Alıntı:
Ebu Zerr Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
namazı geçitirenin hali şöyledir: "Erteleyenler helak oldu." Kendimiz de dahil bir çok insanın helak olduğunu gördüğümüz için, herkese tavsiyemiz ezan okunurken de namaz, namaz diye zikretmeye başlamalarıdır ki hemen namazı kılsınlar. Şeytan öyle bir hile ile yaklaşıyor ki biraz sonra kıl, vaktin sonunda kıl, kazaya bırak, diye zikretmeye başlıyor. O'nun zikrini bastıramazsan, vay haline...
Amin ecmain kardeşlerim.

Haklısın Ebu zerr kardeşim bu konuda çok titiz davranmamız.
Namazı zamanında kılmamız lazım. Aksi taktirde Namazını bile bile geciktirenin yüzüne geri çevrilip kabul olmuyormuş.

selametle...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 20.06.2007, 13:20   #8 (permalink)
muhik
Gast
 
Mesajlar: n/a
Tecrübe Puanı:
Standart

Günümüzde maalesef inanan gençliğin vasfı şu diye tabir ediliyor"ŞAKİRT(kuran talebesi)NAMAZSIZ OLMAZ NAMAZIDA ZAMANINDA KILMAZ.Birde gerisini siz tasavvur edin.Bu nedenle imam şafii hazretleri"AHİR ZAMANDA KOCAMIŞ KADINLARIN DİNİNE UYUN"demiştir.
benim rahmetli anneannem nurlar içinde yatsın sabah namazını kaçırmamak için duymamışımdır korkusuyla geceleri 3 belkide dört defa uyanıp abdest alıp namaz kıldığını bilirim.Anneanne daha ezan okunmadı derdim yazık kadıncağız tekrar yatağına giderdi ki çok aşırı hasta ve zayıftı ve yürümeye nefes almaya mecali yoktu.bende aynen gençliğimden utandım.mevlananın dediği gibi namaza gitmeyi "ŞEB-İ ARUZ(sevgiliye kavuşma)gibi görmeli ve ezanı ve namazı bu gözle kollamalıyız.
ELBAKİ HUVELBAKİ safinaz
  Alıntı ile Cevapla

Alt 20.06.2007, 16:48   #9 (permalink)
Tercübeli Üye
 
muhammet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
muhammet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.02.2007
Yaş: 33
Mesajlar: 815
Tesekkür Etti: 0
4 Kunu Icin 5 Tesekkür Aldı
muhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü birimuhammet Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 11
Standart

ALLAH razı olsun
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]

"Allah'a ve âhirete iman eden, misafirine ikramda bulunsun.

Allah'a ve âhirete inanan, komşusuna hürmet etsin.

Allah'a ve âhirete inanan, ya hayrı söylesin ya da sussun!.."



Hadis-i Şerif
  Alıntı ile Cevapla

Alt 20.06.2007, 16:57   #10 (permalink)
zeynep_hearty
Gast
 
Mesajlar: n/a
Tecrübe Puanı:
Standart

rabbim razı olsun...düşünebilenlerden olmamız duasiyle..selam ve dua ile..
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cuma namazı ve O günkü öğle namazı tevhit06 Fıkıh Köşesi 0 21.06.2008 19:29
uyku hali samanyolu Konu Dışı 1 06.04.2008 01:05
Dünyanın hali... gizemli Oku - Düşün - Anla 0 04.06.2007 09:15
***Firavunun Son Hali*** ayna44 Genel Islam Konular 15 07.05.2007 21:00
Dünya Hali berfut Şiirler 0 27.03.2007 18:52



WEZ Format +2. Şuan Saat: 06:49.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger