05.02.2008, 17:51
|
#11 (permalink)
| | Üye
ebubekr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 09.10.2007 Bulunduğu yer: çanakkale Yaş: 24 Mesajlar: 122 Tesekkür Etti: 12
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1 | Alıntı: metin mete Nickli Üyeden Alıntı
Bulsa idim sormazdim,okumadigima nasil emin oldunuz?yada gözümden kacirdigimi söylüyorsaniz bir zahmet verin tekrardan sadece benim istedigimi.. |
allah razı olsun metin abi okumussunuz .
Herkes kendi sahasında envâr-ı Kur'ân ve imanı neşretsin ve başkaları ile uğraşmasın.. İttifâk edemiyorsa da hiç olmazsa ihtilâfa düşmesin. En azından müslümanları çekiştirip durmasın.Her müslümanı alkışlamasını bilsin.Her"Allah" diyenin arkasında olsun. -İnşallahü Teâla-
son sözüm budur size abi saygılarımla
__________________
Yumuşak Başlı İsem Sanma Uysal Koyunum
Kesilir Belki Fakat Çekmeye Gelmez Boynum
| |
| |  | |  |
05.02.2008, 18:06
|
#12 (permalink)
| | Tercübeli Üye
yavuzburak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.04.2007 Mesajlar: 402 Tesekkür Etti: 18
16 Kunu Icin 38 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 6 | Arkadaşlar bediüzzaman hz. leri mektubat adlı eserinde gayet şahane anlatmış vazife nedir cemaat ve tasavvuf ne için bizim hayatımızdadır mütalaa ederek okursak anlarız slmlr
Beşinci Mektub
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
Silsile-i Nakşî'nin kahramanı ve bir güneşi olan İmâm-ı Rabbânî (R.A) Mektubât'ında demiş ki: "Hakaik-i îmaniyeden bir mes'elenin inkişafını, binler ezvak ve mevacid ve keramata tercih ederim."
Hem demiş ki: "Bütün tarîklerin nokta-i müntehası, hakaik-i îmaniyenin vuzuh ve inkişafıdır."
Hem demiş ki: "Velayet üç kısımdır: Biri velayet-i suğra ki, meşhur velayettir. Biri velayet-i vustâ, biri velayet-i kübradır. Velayet-i kübra ise; veraset-i nübüvvet yoluyla, tasavvuf berzahına girmeden, doğrudan doğruya hakikata yol açmaktır."
Hem demiş ki: "Tarîk-i Nakşî'de iki kanad ile sülûk edilir." Yani: Hakaik-i îmaniyeye sağlam bir surette itikad etmek ve feraiz-i diniyeyi imtisal etmekle olur. Bu iki cenahta kusur varsa, o yolda gidilmez. Öyle ise tarîk-ı Nakşî'nin üç perdesi var: Birisi ve en birincisi ve en büyüğü: Doğrudan doğruya hakaik-i îmaniyeye hizmettir ki, İmâm-ı Rabbânî de (R.A.) âhir zamanında ona sülûk etmiştir. İkincisi: Feraiz-i diniyeye ve Sünnet-i Seniyeye tarîkat perdesi altında hizmettir.
Üçüncüsü: Tasavvuf yoluyla emraz-ı kalbiyenin izalesine çalışmak, kalb ayağıyla sülûk etmektir. Birincisi farz, ikincisi vâcib, bu üçüncüsü ise sünnet hükmündedir.
Mâdem hakikat böyledir; ben tahmin ediyorum ki: Eğer Şeyh Abdülkadir-i Geylânî (R.A.) ve Şâh-ı Nakşibend (R.A.) ve İmâm-ı Rabbânî (R.A.) gibi zâtlar bu zamanda olsaydılar, bütün himmetlerini, hakaik-i îmaniyenin ve akaid-i İslâmiyenin takviyesine sarfedeceklerdi. Çünki saadet-i ebediyenin medarı onlardır. Onlarda kusur edilse, şekavet-i ebediyeye sebebiyet verir. İmansız Cennet'e gidemez, fakat tasavvufsuz Cennet'e giden pek çoktur. Ekmeksiz insan yaşayamaz, fakat meyvesiz yaşayabilir. Tasavvuf meyvedir, hakaik-i İslâmiye gıdadır. Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i îmaniyeye ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise Cenâb-ı Hakk'ın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaika çıkılacak bir yol bulunsa; o yola karşı lâkayd kalmak, elbette kâr-ı akıl değil...
İşte otuzüç aded Sözler, böyle Kur'anî bir yolu açtığını, dikkatle okuyanlar hükmediyorlar. Mâdem hakikat budur; esrar-ı Kur'aniyeye ait yazılan Sözler, şu zamanın yaralarına en münasib bir ilâç, bir merhem ve zulümatın tehacümatına maruz heyet-i İslâmiyeye en nâfi' bir nur ve dalalet vadilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayım. Bilirsiniz ki: Eğer dalalet cehaletten gelse izalesi kolaydır. Fakat dalalet, fenden ve ilimden gelse, izalesi müşkildir. Eski zamanda ikinci kısım, binde bir bulunuyordu. Bulunanlardan ancak binden biri irşad ile yola gelebilirdi. Çünki öyleler kendilerini beğeniyorlar; hem bilmiyorlar, hem kendilerini bilir zannediyorlar. Cenab-ı Hak şu zamanda, i'caz-ı Kur'anın manevî lemaâtından olan malûm Sözler'i, şu dalalet zındıkasına bir tiryak hâsiyetini vermiş tasavvurundayım.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Said Nursî
__________________
"Kendi kalbin, sırlarını muhafaza etmek için başkalarının kalbinden daha geniştir."
| |
| |  |
05.02.2008, 18:12
|
#13 (permalink)
| | Tercübeli Üye
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007 Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :) Yaş: 29 Mesajlar: 1.997 Tesekkür Etti: 18
25 Kunu Icin 61 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 7 | Adamlar ulemayı kabul etmiyorlar ki anlasınlar kaldı ki sünneti bile kabul etmiyorlar
__________________ HizmeT NimettiR... Gavs-ı Sani... | |
| |  | |  |
05.02.2008, 18:21
|
#14 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.698 Tesekkür Etti: 15
18 Kunu Icin 34 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 18 | Alıntı: ebubekr Nickli Üyeden Alıntı
allah razı olsun metin abi okumussunuz .
Herkes kendi sahasında envâr-ı Kur'ân ve imanı neşretsin ve başkaları ile uğraşmasın.. İttifâk edemiyorsa da hiç olmazsa ihtilâfa düşmesin. En azından müslümanları çekiştirip durmasın.Her müslümanı alkışlamasını bilsin.Her"Allah" diyenin arkasında olsun. -İnşallahü Teâla-
son sözüm budur size abi saygılarımla |
Kimse ile ugrasmam Kuran disina ise mutlaka vardir iki cift sözümüz,Kimseyi cekistirmeyiz asla isim üzerinde konusmayiz bunu tüm forum üyeleri bilirler Müslümanlari asla alkislamadan durmadik,her Allah diyene destek verdik.Ama unutmamak gerekirki Cahiliyede Allah diyordu...
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  |
05.02.2008, 18:23
|
#15 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.698 Tesekkür Etti: 15
18 Kunu Icin 34 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 18 | Alıntı: fetih Nickli Üyeden Alıntı
Adamlar ulemayı kabul etmiyorlar ki anlasınlar kaldı ki sünneti bile kabul etmiyorlar |
Allah bize Mürsid olarak yetiyor?Sünnete bizim kadar baglimisin FETIH bak her hareketimizde bunu size göstermeye calisiyoruz Iste Kuran iste SÜNNETULLAH...Allah odakli Din...
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  | |  |
05.02.2008, 18:43
|
#16 (permalink)
| | Üye
Huzur_islamda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 18.01.2008 Bulunduğu yer: Rasulullah'a(sav) asiklar diyarindan.. Yaş: 25 Mesajlar: 145 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1 | Rehberi olmayanın, tek başına kalanın rehberi şeytandır”
“Şeytan insan kurdudur; sürüden ayrılan, tek başına kalan koyunu dağdaki kurt nasıl kaparsa, cemaatten ayrılan kimseyi de şeytan öylece kapar.” (Ahmed, Tabaranî) BİR KÂMİL MÜRŞİDE VARMADAN OLMAZ
Gel ey kardeş, Hakkı bulayım dersen,
Bir kamil mürşide varmasan olmaz,
Resulün cemalin göreyim dersen,
Bir kamil mürşide varmasan olmaz.
Niceler gittiler mürşid arayı,
Arayanlar buldu derde devayı,
Bin kez okur isen aktan karayı,
Bir kamil mürşide varmasan olmaz.
Gel şimdi kardeşler gidelim bile,
Nice aşıkların bağrını dele,
Cebrail delildir, Ahmet'e bile,
Bir kamil mürşide varmazsan olmaz.
Kadılar mollalar cümle geldiler,
Kitapların hep bir yere koydular.
Sen bu ilmi kimden aldın dediler.
Bir kamil mürşide varmasan olmaz.
YUNUS EMRE bunda mana var dedi,
Bir kamil mürşide sen de var şimdi,
Hazret Musa'ya Hızır'a var dedi,
Bir kamil mürşide varmasan olmaz
__________________ onlar ne bİlsİn İffetİ namusu
onlar ne bİlsİn cennetİ cehennemİ
onlar ne bİlsİn Allah(c.c.)sevgİsİnİ
onlar ne bİlsİn ahzab suresİnİ(59)
onlar nne bİlsİn gÖzyasini
onlar ne bİlsİn dÜnyaya gelme nedenİnİ
onlar ne bİlsİn duayi....
karanfİller aĞlamayacak,karanfİller aĞlatilmayacak
gÜÇ her zaman Allah'in yaninda olanin olacak!.... | |
| |  |  | |  |
05.02.2008, 18:48
|
#17 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.698 Tesekkür Etti: 15
18 Kunu Icin 34 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 18 | Alıntı: Huzur_islamda Nickli Üyeden Alıntı
Rehberi olmayanın, tek başına kalanın rehberi şeytandır”
“Şeytan insan kurdudur; sürüden ayrılan, tek başına kalan koyunu dağdaki kurt nasıl kaparsa, cemaatten ayrılan kimseyi de şeytan öylece kapar.” (Ahmed, Tabaranî) |
Neden bir tek ayetle beyyinelendirmiyorsunuz.Bakin ben Sadece Allahi Mürsid edindim Alemlere Rahmet olanida Rüyamda gördüm.Ne dersiniz bu siirde bir celiski olmasi,Ha unutmadan Bir ayet vardi hatirladigim kadari ile"Cogunluga uyarsan"diye gerisini bir Zahmet Celiskisiz olan Kurandan siz bakiniz...
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  |  | |  |
05.02.2008, 19:54
|
#18 (permalink)
| | Üye
ebubekr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 09.10.2007 Bulunduğu yer: çanakkale Yaş: 24 Mesajlar: 122 Tesekkür Etti: 12
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1 | Farklı metod ve meşrepte dine ve millete hizmet eden gruplar her zaman olmuş ve olmaya da devam edecektir. Gayede bir olmak, bid’at ehli olmamak, müspet ve yapıcı olmak kaydıyla böyle grupların, cemaatlerin var olması katiyen bir ayrılık değil, aksine zenginliktir. Çünkü bunların her biri farklı kabiliyet ve yaratılıştaki insanı ele alır, onu dinine, ailesine, vatanına faydalı hale getirir. Sonuçta her cemaat farklı bir açıdan Allah ve Rasulü’nün muradına hizmet eder. Eğer gaye Allah’ın dinine hizmet etmekse diğer safta bu hizmeti yapan müslümanlardan memnuniyet duymak, hayırlı hizmetlerinden dolayı onları alkışlamak gerekir. Sırf kendi safında olmadığı için mümin kardeşlerinin hizmetinden rahatsızlık duyanlar kendilerini hesaba çekmelidir. Nice zamandan beri Allah’ın dinine değil, kendi nefislerine hizmet ettiğini anlamalı ve boşa giden ömürleri için tevbe-istiğfar etmelidirler. Elbette ki her cemaatin kendi yolunu doğru ve güzel görmeğe hakkı vardır. Fakat, Yalnızca benim yolum, benim gidişatım haktır! demeye hakkı yoktur. Çünkü İslâm, sahih itikat sahibi herkesi meşrebi, mezhebi, his ve duygularıyla kabul eder, onlara bağrını açar. Onu sertleştiren, dar bir çerçevede ele alan, başkalarına hayat hakkı tanımayan bizleriz. Allah Tealâ böyle bir anlayış ve düşünceden razı değildir. O’nun razı olmadığı bir yolda ve işte de hayır yoktur. Bazı meselelerde bazı cemaatlerin farklı kanaat ve değerlendirmelerinin olması gayet normaldir. Böyle durumlarda, Bu da onların içtihadıdır. der geçer ve üzerinde durmayız. Fakat sırf bizden farklı düşünüyorlar diye iman cephesini topa tutmak ve onlara karşı düşmanca bir tavrın içine girmek asla doğru değildir. Müminleri eleştirmek, onların gıybetini yapmak ve hatta bunu düşmanlık derecesine vardırmak, olsa olsa kendi kalesini topa tutmak, dış mihrakların ekmeğine yağ sürmek demektir. O yüzden Ehl-i Sünnet’e bağlı herhangi bir cemaati küçük düşürücü, kınayıcı sözlerden uzak durmak gerekir.
__________________
Yumuşak Başlı İsem Sanma Uysal Koyunum
Kesilir Belki Fakat Çekmeye Gelmez Boynum
| |
| |  |  | |  |
05.02.2008, 20:12
|
#19 (permalink)
| | Üye
Huzur_islamda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 18.01.2008 Bulunduğu yer: Rasulullah'a(sav) asiklar diyarindan.. Yaş: 25 Mesajlar: 145 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1 | Alıntı: metin mete Nickli Üyeden Alıntı
Neden bir tek ayetle beyyinelendirmiyorsunuz.Bakin ben Sadece Allahi Mürsid edindim Alemlere Rahmet olanida Rüyamda gördüm.Ne dersiniz bu siirde bir celiski olmasi,Ha unutmadan Bir ayet vardi hatirladigim kadari ile"Cogunluga uyarsan"diye gerisini bir Zahmet Celiskisiz olan Kurandan siz bakiniz... | Öncelikle sunu belirtmek istiyorum kardesim biz bu tür munakasalara girmek istemiyoruz zira sevmiyoruz Allah *cc) muhafaza kalp kirarizda kul hakkina gireriz ve büyügümsünüz Haya ederim.. Fakat madem alinti yaptiniz ve bize sordunuz bizde izah etmeye calisalim insaALLAHU TEALA.... Nasıl Rasul-i Ekrem (a.s.) Efendimiz Allah'a ulaşmada bir nuranî kapı vazifesi görüyorsa, "alimler peygamberlerin vârisleridir" sırrına göre, mürşid de Allah'ın kapılarından bir kapı olmaktadır.
Mevlâna Celaladddin Rumi K.S. Hazretleri, kendisinin irşadına vesile olan üstadı Şems-i Tebrizî K.S. Hazretleri için şöyle buyurur: "Mürşidim Hakk'ın kapısıdır. Çünkü Hakk'a onunla vasıl oldum."
Mürid, mürşidinden gelen iyiliği Allah'ın hidayeti, şer gibi görünen ve nefsini sıkıntıya düşüren şeyleri Allah'ın bir imtihanı olarak bilmelidir. Bundan başka, mürid mürşidini Allahu Tealâ'nın esma ve sıfatlarının mazharı olarak görmelidir. Şunu da bilmelidir ki, mürşid insanı hidayete erdiremez. Rasulullah da dilediğini hidayete erdiremez. İnsanı ancak Allahu Tealâ hidayete erdirir. Kur'an-ı Azimüş-şan'ın birçok ayetinde bizzat Cenab-ı Rabbü'l Alemin hidayetin ancak kendisinden olacağını açıklıyor. Başka türlü bir tasavvuf anlayışı, yanlış ve haram bir yol olacağından buna dikkat etmek gerekir.
Abdulkadir Geylanî (k.s.) Hazretleri'nin Mektubat'ını şerh eden Seyyid Hüseyin Fevzi Paşa şöyle der: Abd (kul), rab olmaz. Rab de abd olmaz. Bu, ilâhî bir tecellidir. Nasıl ki Tur'da Cenab-ı Hak bir ağaca tecelli etti, ondan Musa (a.s.)'a hitab etti ve "Ben senin rabbinim ya Musa!" dedi; burada ağaç rab olmadı. Rabbin ağaç üstündeki tecelliyatı oldu. Bunun gibi Rab Tealâ Hazretleri, insan-ı kâmile de tecelli eder. Ağaca tecelli eden o Allah, peygambere tecelli etmez mi? Ay'ın yarılması mucizesinde etti, Davud (a.s.)'ın attığı taşlar Calut'u öldürürken tecelli etti: "Habibim, o taşı Calut'a Davut atmadı. Biz attık."
Allahu Tealâ ağaca tecelli eder de, ağaçtan daha kâmil olan insana etmez mi?
İşte tasavvuf ehli mürşidini bu çerçevede düşünmeli, kulu rab gibi görme tuzağına düşüp, imanını ve amelini zayi, etmemelidir. saygii ve dua ile fiemanillah
__________________ onlar ne bİlsİn İffetİ namusu
onlar ne bİlsİn cennetİ cehennemİ
onlar ne bİlsİn Allah(c.c.)sevgİsİnİ
onlar ne bİlsİn ahzab suresİnİ(59)
onlar nne bİlsİn gÖzyasini
onlar ne bİlsİn dÜnyaya gelme nedenİnİ
onlar ne bİlsİn duayi....
karanfİller aĞlamayacak,karanfİller aĞlatilmayacak
gÜÇ her zaman Allah'in yaninda olanin olacak!.... | |
| |  |  | |  |
05.02.2008, 20:32
|
#20 (permalink)
| | Gesperrt
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006 Bulunduğu yer: Bursa Yaş: 19 Mesajlar: 390 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Alıntı: metin mete Nickli Üyeden Alıntı
Neden Kuran her kavime baska veya her cemaate baskami geldide metodlar degisik yoksa Kuran sadece birkac kisiyemi indide onlarin izahati ile Allahin sünnetullahina ek/tenzilat yapma cesaretleri mevcut? | Cemaat meselesi mezhebe dayanır.
Hz.Rasulullah(s.a.v) ayette geçtiği üzre yaşayan Kur'an'dır,yani Kur'an'ın hayata tezahürünün bizzat ve en mükemmel örneğidir.
Dinde nakl esastır.Mezhep imamları Hz.Rasulullah(s.a.v)'ın yaşantısındaki kesintilerde bulunan ayrıntıları farklı yorumlamışlar ve Hadis-i Şerif'teki güzelliğe mazhar olmuşlardır.Cemaatler de aynı biçimde,mezhepsel ayrıntıların ehl-i sünnet çizgisinde anlaşılma farklılığı iledir.Fıtrata ve meşrebe göredir.
Bu ayette zikredildiği üzre de cemaat olmanın ehemmiyetini kavrayabilirsiniz umarım. Hepiniz toptan, Allah'ın ipine (dinine) sımsıkı sarılın, bölünüp ayrılmayın.
Al-i İmran 103. Ayet-i Kerime | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 00:17. | | |