Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

İslam Allah'a Teslimiyettir!
Alt 27.05.2007, 22:18   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006
Yaş: 31
Mesajlar: 937
Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
sinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı birisinang Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 29
Standart İslam Allah'a Teslimiyettir!

Bismillahirrahmanirrahim

"Allah katında geçerli olan din İslamdır Kitab verilenler kendilerine bilgi geldikten sonra karşılıklı ihtirasları yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar ederse bilsin ki, Allah'ın hesaplaşması çok çabuktur." (Ali İmran Sûresi, 3/19)

İşte açık ve bariz olarak görülüyor ki uluhiyyet tektir. Şu halde kullukda yalnız bir ilahadır. Bu uluhiyete teslim olma sonuncuda insanoğlunun kalbinde ve dış dünyasında Alah'ın hükümranlığından başka bir varlığın yeri kalmaz.

Uluhiyet tektir. Yön bir tektir. İnanların kendisine ibadet etmesinde, onların değer yargılarını belirlemesinde, emrine bağlanmasında, şeriatın ve hükmünü kendi aralarında tatbik etmesinde, bütün değer ve ölçülerini bu şeriata göre düzenlemelerinde, bütün hayatlarını onun razı olacağı şekilde yürütmelerinde hak ve yetki sahibi bir ilah vardır.

Bir tek uluhiyet....

Öyleyse tek bir inanç vardır. Allahın rızasına uygun olarak kullarından kabul ettiği inanç açık ve hali olan tevhid akidesidir. Bahsettiğimiz bu tevhidin gereği ise:

"Allah katında din İslam'dır."

Öyle bir İslam ki sadece dil ile söylenen kuru bir laftan ibaret değildir. Yalnız kalbe, vicdanlara etki eden, onları huzur içinde tutan, bir düşünce sistemi değildir. Yalnızca insanların oruçta, namazda, hacda, elde ettikleri kişisel bir takım ibadetler hiç değildir. Allah'ın insanlar için ortaya koyduğu, Rasulüne öğrettiği din bu değildir. Burada sözü edilen din itaat ve tabiyettir. İslam teslimiyettir. Allah kitabının kullar arasında hakimiyeti, onu hakem tayin edip içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan sindirilmesi. İşte İslam budur.

Allahu Teâla, Tevhid gerçeğinin sınırlarına göre; aralarındaki bu anlaşmazlığı küfür saymış, inkar eden kafirlerinde hesaplarının çok çabuk görüleceğini anlatmış ve onları bu şekilde tehdit etmiştir.
Daha sonra Resulullah'a dönerek müşriklere karşı olan tavrını net bir şekilde belirlemesini, onlara karşı mesajı kesin olarak aktarmasını ve bunları yaptıktan sonra da herşeyi Allah'a bırakıp, İslami davete devam etmesini istiyor.

"Seninle mücadeleye girişirlere de ki: "Ben bana uyanlarla birlikte tüm varlığım ile Allah'a teslim oldum. Kendilerine kitap verilenlerle kitapsız müşriklere "siz de teslim oldunuz mu" diye sor. Eğer teslim olurlarsa doğru yola girmiş olurlar. Eğer sırt dönerlerse sana düşen sadece duyurmaktır. Allah kullarını hakkıyla görür." (Ali İmran Sûresi, 3/20)

Böylece netice belli olmuştur. Ya uluhiyet ve hükümranlığın tek olduğu itiraf edilip söylenecek ve bu yolla tabiiyeti kabul edip teslim olacaklar ya da uzun uzadıya pazarlıklar yapıp, art niyetler besleyerek İslami reddecekler.

Bundan dolayıdır ki, Yüce Allah Resulü'ne (s.a.v.) onun akide ve yaşam tarzını ifade eden bir kelimeyi telkin buyuruyor.

"Seninle mücadeleye girişirlerse .... yani tevhidde ve dinde:

Ben bana uyanlarla birlikte tüm varlığım ile Allah'a teslim oldum de" Bu ayette (Bana uyanlarla ) ifadesindeki "uyma" kelimesinin oldukça geniş bir espirisi vardır. Demek ki mesele sırf doğrulamaktan ibaret değildir. O uymak ve tabii olmakla tamamlanıyor. Aynı durumda "kendimi Allaha teslim ettim" ifadesinde önemli ve geniş manaları vardır. Bu ifadeyle tevhid akidesinin sadece dille söylenip kalple tasdik olmadığı görülür. Bunun yanında itaat ve tabiyetle teslim olmak vardır... Yüzünü teslim etme, bu teslim oluşun dolaylı bir şekilde anlatımıdır. İsanoğlunun en yüksek ve en değerli azası olan yüz, çağrıya kulak veren, emirlere gönlünü açan, boyun eğen, mütevazi, itaatkar ve teslimiyetin tasvirinden ibarettir.

İşte bu Allah Resulünün itikatı ve yaşayış tarzıdır. Onu örnek alan müslümanlarında inancı ve yaşam biçimi bu olmalı ve bu yolda tavizsiz ilerlemelidirler. Öyleyse bu inanç ve yaşam biçimini seçen insanlar, her iki kapıyı birbirinden açık bir şekilde ayıran, karışma ve benzeşmeye yer bırakmayan ayırıcı çizgiyi ehli kitap ve müşriklere de sormaları gerekir:

"Kendilerine kitap verilenlere ve kitapsız ümmilere de" siz de İslam oldunuz mu" de.

Onlar birbirinin aynısıdır. İster müşrikler olsun, isterse ehli kitap açıklanan manalar itibariyle Allah'a ve Rasulullah'ın yoluna çağrılmaktadırlar. İslamı kabul ettikleri zaman onlar Allah'ın zatındaki birliğe, uluhiyet ve kudretindeki birliğe ve Allahın kitabını ve yaşam biçimini hakem olarak seçmeye davet ediliyorlar. En son olarak da tüm bunları kabullendikten sonra, Allah'ın kitabını ve yaşam biçimini kendi hayatlarında tatbike çağrılıyorlar.

"Eğer İslama girerlerse doğru yolu bulmuş olurlar."

Doğru yol tek bir şekilde anlatılmaktadır. O da İslamm ta kendisidir. Bunun dışında İslama ulaşmanın ne bir başka tasviri, ne de başka şartları ve yolları vardır. İslam dışında kalanlar ise ancak sapıklık, cahiliye, tereddüt, eğrilik ve başı boşluktur.

"Şayet yüz çevirirlere sana ancak tebliğ etmek düşer."

Daveti ulaştıktırdıktan sonra Allah Rasulü'nün görevi bitmiş olur. Fakat bu hüküm Allah'ın Rasulüne İslamı kabul etmeyenlerle harp etmesi için gönderdiği hükümden önceydi. Sonradan gelen hükümlere göre onlar ya dine girip onun kurallarına uyacak, onun otoritesine boyun eğecek ya da cizye vermek suretiyle İslam düzenine itaat edeceklerine dair anlaşma yapacaklardır. Çünkü dinde zorlama yoktur.

"Ve Allah kullarını hakkıyla görendir."

Allah kendi gördüğü ve bildiği şekliyle hükmeder. Her bakımdan kulların işleri onun fermanı altındadır.

Fakat Allah, yalancı ve asi olanlar hakkında, sonsuza kadar geçerli olan sünnetullaha uygun biçimde yalancı ve asi olanları bekleyen sonlarını, kendilerine açıklamakla onları kendi halleriyle başbaşa bırakmaz.

"Allahın katında geçerli olan din İslamdır. Kitap verilenler, kendilerine bilgi geldikten sonra karşılıklı ihtiraslar yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar edere bilsin ki, Allah'ın hesaplaşması çok çabuktur."

"Eğer seninle tartışmaya kalkarlarsa de ki; Ben bana uyanlarla birlikte tüm varlığım ile Allah'a teslim oldum." kendilerine kitap verilenlerle kitapsız müşriklere "siz de telim oldunuz mu" diye sor. Eğer teslim olurlarsa doğru yola girmiş olurlar. Eğer sırt dönerlerse sana düşen sadece duyurmaktır. Allah kullarını hakkıyla görür."
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Allah'a Sığınırız bekir Ata Sözleri & Özlü Sözler 0 05.01.2008 16:29
Ilımlı İslam mı Radikal İslam mı? mehmet_16 Anket Forum 73 25.11.2007 12:21
İslam güzelden yana (İslam dininin güzelliklerini anlatan şiir) fatih_06 Şiirler 5 30.01.2007 18:11
Allah'a gitmezsen!!! seyfullah putkıran Islami Resimler 2 11.11.2006 21:38
Allah'a iman seyfullah putkıran Arşiv 15 21.09.2006 16:59



WEZ Format +2. Şuan Saat: 13:24.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger