Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Müslümanin Kendi Nefsini Ateşten Korumasinin Gerekliliği
Alt 25.05.2007, 12:13   #1 (permalink)
Yeni Üye
 
**DiyarıMevlana** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
**DiyarıMevlana** isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 05.04.2007
Yaş: 19
Mesajlar: 94
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
**DiyarıMevlana** islenmemis bir mücevher**DiyarıMevlana** islenmemis bir mücevher**DiyarıMevlana** islenmemis bir mücevher**DiyarıMevlana** islenmemis bir mücevher**DiyarıMevlana** islenmemis bir mücevher**DiyarıMevlana** islenmemis bir mücevher**DiyarıMevlana** islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 5
Standart Müslümanin Kendi Nefsini Ateşten Korumasinin Gerekliliği

MÜSLÜMANIN KENDİ NEFSİNİ ATEŞTEN KORUMASININ GEREKLİLİĞİ



Müslüman bir kimseye kendi nefsini ateşten ve Allah’ın gazabından koruması gerekir. Kur’an-ı Kerim bize temel olarak kişinin kendi nefsini ateşten koruması hususunda iki düstur sunar. Birisi Haramlardan kaçınmakla ve diğeri de Salih amellerle bezenmekle mümkün olacağıdır. Bunun için evvela: Zahiri ve batıni haramlardan uzak durmak sureti ile, günlük hayatını şu esas üzere bina etmelidir: (التخلى ثم التحلى) ‘Boşaltmak sonra süslemek.’ ([1]) Yani bu sözün manası şudur: Rezilliğin her çeşidinden kaçınmak ve bu sayede faziletlerle süslenmek demektir. Çünkü usul-ü fıkıhta bildirildiği üzere: (دفع المفاسد مقدم على جلب المصالح) ‘Fesadı def etmek, maslahatı teminden önceliklidir..’ kaidesi vardır. Çünkü şer’i şerifin yasaklara karşı gösterdiği itina, emirlere olan itinasından daha fazladır. ([2]) Mesela bir ayetle örnek vermek gerekirse:

فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللَّهِ..
“Kim tağutu inkar ederse, Allah’a iman etmiş olur..” ([3])

Ayetin (فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ) ‘Kim tağutu inkar ederse..’ kısmı, (التخلى) kısmını oluşturur. (وَيُؤْمِنْ بِاللَّهِ) ‘Allah’a iman etmiş olur..’ kısmı da (التحلى) kısmını oluşturur. Yani kalp tağuttan yana selamet bulacak ki, Allah’a iman gerçekleşsin.

Şimdi, Kur’an-ı Kerimin bize sunduğu bu eşsiz modeli kısaca ele alalım.

1..) Haramlardan Kaçınmak
Usul-ü Fıkıh tabirince Haram; Allah teala bir fiilin, yapılmamasını kesin ve bağlayıcı tarzda istemiş ise, bu ‘TAHRİM’dir. Bu talebe bağlanan sonuç ‘HÜRMET’ ve yapılmaması istenen fiil ise ‘HARAM’ veya ‘MUHARREM’dir ([4]) ve bu yasağa karşı gelen, dünyada şer’i cezalara, ahirette de ilahi azaba maruz kalır ([5]) diye tarif edilmiştir.

Allah teala bir kısım yasaklar koymuştur ve bu yasakların hükmünü de ‘HARAM’ olarak belirlemiştir. Yasak kılınan bu haramlar incelendiği zaman görülür ki, tabiatı çirkin ve kötü olan zararlı unsurlar olduğu göze çarpar.

Allah teala bir şeyi haram kılarken; onun yerini tutacak bir başka şeyi resmi/geçerli kılmıştır. Mesela Allah teala kumarın her çeşidini yasaklarken, at, araba yarışları gibi meşru müsabakaları ve bu yarışmalardan elde edilecek kazancı helal saymıştır. Zina ve livatayı haram kılmıştır. Bunun karşılığında ise evliliği meşru kılmıştır. Sarhoş edici içkileri kullanmayı haram kılmıştır. Fakat ruha ve bedene fayda sağlayacak içecekleri içmeyi helal kılmıştır. Hulasa, Allah teala bir şeyi haram kılmak sureti ile yasaklamış ise, o hususta daralan noktayı ona bedel olan daha başka şeylerle genişletmiştir.

2..) Salih Amellere Yönelmek
Amel; bilerek ve düşünerek yapılan iş ([6]) demektir. Amel, bedenin hareketidir. O zaman sözler hakkında da aynısı denebilir. Bazen nefsin hareketinden de mecaz olarak anlaşılır. Böylece niyet olanlara da şamil olur. ([7]) Salih amel; Allah’ın rızasına uyan hayırlı amel, günahlardan uzak olan iş, maddi veya manevi kulluk vazifesini yerine getirmek ([8]) demektir. Allah teala kullarından bir kısım hususları yapmalarını istemiştir. Usul-ü Fıkıh tabirince buna Vacip denilmiştir. Buna göre Allah teala bir fiilin yapılmasını kesin ve bağlayıcı tarzda istemiş ise, bu talep: ‘İCAB’dır. Bu talebe bağlanan sonuç: ‘VÜCUB’ ve yapılması istenen fiil ise: ‘VACİB’ demektir. ([9])

Bütün amellerden gaye, Rabbimizin rızasını kazanmaktır. O’nun rızası öyle basit değerlerden ibaret değildir. İnsanların gözünde değerli olan şeylerin hiçbirisinin Allah katında değeri yoktur. Fakat, Allah katında değerli olan şeylere değer verenler, en kalıcı gayeyi hedeflemiş olmaktadırlar. Makam, mevki, mal ve evlat gibi insanların gözünde değeri yüksek olan şeylerin hiçbirisi, insanın Allah katına yaklaşmasına sebep olamaz. Ancak İmanla, Salih amel ve evladını şeriat terbiyesine göre terbiye etmesi müstesna. İslam’da malını ve evladını hayırlı işlere sevk eden kimsenin işlediği ameli Allah’a yakınlığa sebep olabilir ve onların ameli sebebiyle de, mükafatı iki kat olur.

Hulasa; müslüman bir kimseye gereken, haramlardan uzak durmak sureti ile sahip olduğu imanını korumaya çalışması ve buna ilaveten de Salih amellerle bezenerek Rabbinin sevgisine erişmeye çalışması, kulluk görevidir. Kulluğun ise sınırı yoktur. Cenab-ı Hakkı herhangi bir şekilde sınırlandırmak mümkün olamayacağı gibi, O’nun sıfatlarını da sınırlandırmak öylece mümkün değildir. Öyleyse Hak tealanın emirlerine uyarak ve yasaklarından da kaçarak rızasını elde etmeye çalışmalıdır!..

Selam ve dua ile Allah’a emanet olunuz...







----------------------------------

[1]-) Noktalı HA ile Tahliye (تخلية) Halvet (خلوة) kelimesinden alınmadır. Halvet boş kalmak, tenhada kalmak gibi manalara gelir. Tahliye (تخلية) ise, boşaltmak, boş bırakmak, temizlemek manasınadır. Hukukta beraat eden bir suçluyu salıvermek anlamına kullanılır. Noktasız HA ile Tahliye (تحلية) Haly (حلي) kelimesinden alınmıştır. Süslemek, donatmak manasınadır. Her iki kavramı birlikte ele aldığımız zaman Tasavvufi ıstılah olarak, kalbi masivadan yana boşalttıktan sonra, tevhid ilkesi ile süslemek manası kastedilir.

[2]-) Hukuk-ı İslamiyye ve Istılahat-ı Fıkhıyye Kamusu c 1 s 264 müellif Ömer Nasuhi Bilmen

[3]-) Kur’an-ı Kerim Bakare suresi ayet 256

[4]-) İslam Hukuk İlminin Esasları s 206 müellif Prof. Dr. Zekiyyüddin Şa’ban mütercim Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez

[5]-) El-Halalü ve’l-Haramü fi’l-İslam s 17 müellif Yusuf el-Kardavi

[6]-) Dini Terimler Sözlüğü c 1 s 22 amel maddesi

[7]-) Berika c 3 s 75 müellif Muhammed Mevlana Ebu Said Hadimi mütercim Doç. Dr.Bedrettin Çetiner

[8]-) Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lugat s 51 amel-i salih maddesi

[9]-) İslam Hukuk İlminin Esasları s 206 müellif Prof. Dr. Zekiyyüddin Şa’ban mütercim Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez
__________________
Yunus Emre Şöyle der;

Sövene dilsiz gerek

Dövene elsiz gerek

Derviş gönülsüz gerek

Sen Derviş Olamazsın

Sen Hakkı bulamazsın





Ehli Beyti Seven Al Kanlar İçin de Yatar
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Peygamberliğin Gerekliliği sinang Genel Islam Konular 0 22.02.2008 17:06
Her müslüman için öğrenme ve öğretmenin gerekliliği... gizemli Genel Islam Konular 2 15.08.2007 03:58
Ateşten Çember abdirabbih Şiirler 0 10.05.2007 09:49
ateşten gömlek reyyan Şiirler 0 23.01.2007 20:52



WEZ Format +2. Şuan Saat: 13:20.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger