Alıntı:
Duha Nickli Üyeden Alıntı
Allah sizden de razı olsun
Mezhebler sonradan olmuş olabilir, ancak elzemdir.
Mezhebler siyasi veya devlet işlerine müdahil olmamışlardır. Ceza konusunda fetva cihetine gitmemişlerdir. İtikadi ve imani meseleler üstünde dahi fazla durmamışlardır. Çünkü her meselenin farklı alimi var.Bir doktor mühendislik yapsa muhtemelen binası çökecektir.
Genel olarak mezheblerin maksadları Kur'an'da net olarak belirtilmemiş uygulama şeklini bir düzen altına almaktır.
Kimse kimseyi bir mezhebe girmeye zorlayamaz. Ancak mezhebi kabul etmeyen de aynı yapacak "bakın namazı böyle kılıyorum doğru olan budur demiyecek". Zira Mezhebleri hüküm vermekle suçlayanlar aynı suçu işlemiş oluyorlar.
Muhabbetle canım kardeşim |
bana namaz harici bir konuda örnek verebilirmisin?,kuranda yazanlar net olarak belirtilmemiştir?, özelliklede şu aşağıdaki ayetlerden ne anladığını merak ettim
Bakara
(176) Bu böyledir. Çünkü Allah, kitap'ı hak olarak indirmiştir. kitap'ta çekişmeye girenler, bütünden uzaklaştırıcı bir kopuşun tam içindedirler.
Enam
(159) Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.
Hud
(17) Böyleleri şu kimse gibi olur mu: Rabbinden bir beyyine üzerinedir, O'ndan bir tanık da kendisini izler. Tanıktan önce de bir kılavuz ve rahmet olarak Mûsa'nın kitabı var. Onlar ona inanırlar. hiziplerden onu inkâr edenin varış yeri ateştir. Ondan asla kuşkuya düşme; o Rabbinden bir haktır ama insanların çokları inanmıyorlar.
Rad
(36) Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilenle ferahlarlar. Ama hiziplerden bazıları onun bir kısmını inkâr ederler. De ki: "Bana, yalnız Allah'a kulluk etmem, O'na ortak koşmamam emredildi. Ben O'na yakarır, O'na davet ederim. Dönüşüm de O'nadır."
Meryem
(37) Kendi aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Büyük bir günün tanıklığından ötürü vay o inkârcıların haline!
Muminun
(53) Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli zübürlere/kutsallaştırılmış hizip kitaplarına ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir.
Rum
(32) Onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.
Ahzab
(20) Düşman hiziplerin gitmediğini sanıyorlar. Düşman hizipler gelecek olsalar, bunlar isterler ki, Bedevî Araplar içinde bulunsunlar da sizinle ilgili haberleri sorsunlar. Şayet içinizde bulunsalardı, pek azı müstesna, savaşmayacaklardı.
Ahzab
(22) Müminler, düşman hizipleri gördüklerinde şöyle demişlerdir: "Allah'ın ve resulünün bize vaat ettiği işte budur. Ve Allah da resulü de doğru sözlüdür." Bu onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı.
Sad
(13) Semûd, Lût kavmi, o sık ağaçları besleyen su kaynağının sahipleri Eykeliler de. İşte onlar da böyle hiziplerdi.
Zuhruf
(65) Böyle iken, aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Korkunç bir günün azabından vay haline o zulmedenlerin!
Kamer
(43) Sizin kâfirleriniz, ötekilerden hayırlı mı? Yoksa zübürlerinde/kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin için bir beraat/dokunulmazlık mı var?