 | Allahu Teâlâ’nin Varliğinin Ispati |  |
16.09.2005, 20:33
|
#1 (permalink)
| | Yeni Üye
EFEKENTLİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.09.2005 Yaş: 29 Mesajlar: 3 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Allahu Teâlâ’nin Varliğinin Ispati ALLAHU TEÂLÂ’NIN VARLIĞININ İSPATI
“Süphe yok ki göklerde ve yerde mü’minler için (Allah’ın varlığına dair) deliller vardır. “ (Casiye : 3)
Resim...............Ressam
Aslı..................Yaratan
Nasıl bir resim gördüğünüz zaman o resmi yapan bir ressam oldugunu kabul edersek kâinattaki resimlere de bakacak olursak kâinattaki varlıkları da bir yaratanın oldugunu kabul etmemiz gerekir. Kâinattaki varlıklara (resimlere) bir bakalım: Dünyamız güneşin etrafında dönmektedir. Eğer dünyamız güneşe biraz daha yakın dönseydi yanacaktı. Biraz daha uzak dönseydi donacaktı. Dünyamızı tam dengede döndüren kimdir?
Bazen ufacık füzelere ,uçaklara dahi hakim olamazken o akıl almaz hız ve büyüklükteki yüz milyonlarca kütlenin (gezegen,yıldız,nebula...) en ufak bir hata dahi yapılmadan gezdirilmesine neden olan kimdir?
Parçalanan, yaşlanan, gezegenler, çürüyen bitki hayvan ve insanlar ile her yer (gökyüzü, yeryüzü) çöp pislik olacağına, bir düzen içinde çöpleri temizlik görevlilerine (kara delik, böcek, kurt,solucanlara...) toplatan kimdir?
Atmosferdeki su, karbondioksit, oksijen ve azotun devredilmesindeki ahengi, nizam ve intizami bildigimiz için, yagmur yerine “kezzap” adını verdigimiz nitrik asitin yağabileceği aklımıza dahi gelmez, degil mi?Oysa ki, atmosferin % 80’ini teşkil eden azot gazı, yıldırım ve şimşeklerin tesiri altında oksijenle birleşir. Bu oksitlenme sonucunda, nitratların meydana gelmesine yarayan azot oksitleri teşekkül eder. Yani ilmen, havadaki her elektriklenmede, nitrik asit yağmurunun meydana gelmesi için bütün şartlar hazırdır.... Ancak şimşek çaktığında , damla damla merhamet ve rahmet yağar. Ve bize haddimizden fazla değer veren yüce kudrete bütün mahlûkat sükreder.
Üzerimize her an kezzap yagabilmesinin mümkün oldugunu bilen kimya âlimi Prof. Dr. Arthur Macomb bu konuda sunlari söyler: “Ne zaman şimşek çakıp gök gürlese, semâdan yağmur yerine nitrik asit yağacak diye soluğum kesilir, rengim kaçar, sığınacak bir yer ararım. Çünkü havada nitrik asit teşekkülü için bütün şartlar hazırdır.”
H2 + O = su ( söndürücü )
H (Hidrojen) yanıcı O (Oksijen) yakıcı
Yanıcı ve yakıcı iki madde bir araya gelince yangın olacağına tam tersine , söndürücü olmaktadır. Bunu ayarlayan kimdir?
Diş doktoru yıllarca okuyup makineler yardımı ile takma dişler yapmaktadır. Bu dişler kırılsa bize haber veremez. Fakat binlerce senedir ağzımızdaki dişler çürümeye baıladığı an alarm sistemi (sinir sistemi) ile bize haber vermektedir. Takma dişi doktor yapabiliyorsa çok daha ileri teknolojiye sahip ağzımızdaki dişleri yapan kimdir?
Ağzımızdaki dişlerin sıralanısı: 32122123 = üst çene
32122123 = alt çene
Dişlerimizi böyle simetrik olarak dizen kimdir?
Gazete yaprakları ile aynı kalınlıkta olan ağaç yaprakları fabrika gibidir. Oksijeni alır, karbondioksit verir, içinde damarlar vardır, içinde yeşil renk veren klorofil maddesi vardır . Yaprağı “ oksijen fabrikası” şeklinde yaratan kimdir?
İnsanlar henüz ot ve suyla çalışan karşılığında süt veren bir fabrika yapamamışlardır. Fakat milyonlarca senedir milyarlarca, çoğalan, yürüyen, büyüyen, duvarlarından (derisinden) faydalanılan, makinelerden (etlerinden) yemek yapılan sadece ot ve su karşılığında bize süt veren fabrikaları yaratan kimdir?
İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı odundan ancak tahta, tahtadan masa ve sandalye gibi seyler yapabilmektedir. O Kadîr-i Mutlak ise odundan meyve yapıyor, yaprak ve çiçek çıkarıyor. Demek ki iş odunda değil, ustadır.
Bir iplik fabrikasi düşünelim; irili, ufaklı, yürüyen, çoğalan, incecik fakat çok sağlam iplikler üreten bir fabrika. Insanlar nokta büyüklügünde böyle fabrikalar yapamamışlardır. Fakat binlerce çeşidiyle milyonlarca, bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır ; ipek böceği , örümcek!... O , kimdir?
Yağmur gökyüzünden tane tane yagmaktadır, damlacıklar birleşip sel olarak yağmamaktadır. Buna engel olan kimdir? Her yıl yağan kar tanecikleri milyonlarcasını her seferinde her biri ayri ayri desenlerle gökyüzünden bize yollayan, gökyüzünde birleştirip çığ olarak göndermeyen kimdir?
Uzayın akıl almaz derinlikleri içinde günesimiz gibi 200 milyar günesi ihtiva eden Samanyolu Galaksisi’nde yaşıyoruz. Samanyolu ise, varlığı kanıtlanabilen en az 300 milyar galaksiden sadece bir tanesidir. Bu dev evreni düzen ve uyum içinde yaratan , yaşatan kimdir?
“Dünyada hiçbir delil kalmasa bile, bir mikrobun hayati bana Allah’i ispat etmeye yeter. “ LUIS PASTEAUP
ALLAH (C.C) NİÇİN GÖRÜNMEZ
Eger Allah görünseydi imtihan diye bir şey kalmazdı. Allah görülmeyecek ki o görülmeyen Allah’ı bulan insan mükâfat ( cennet ) kazanabilsin. Ayrıca daha Allah’ın yarattıklarını görememekteyiz:
Küçük seyleri göremeyiz : Mikrop ,atom , hücre....
Büyük seyleri (-n tamamını ) göremeyiz: dünya, ay, okyanus...vs...
Özelliği görünmez olanları göremeyiz: Rüzgar, ısınlar (alfa, beta, gama, ultraviyole, kızıl ötesi...) ses-radyo dalgaları, akıl, üzüntü, sevinç, elektrik...Bizim görme oranımız 1.000.000/3.5’tur. Yani çevremizde var olan 1000.000 varlığın sadece 3,5 unu görebiliyoruz...O halde bizler daha Allah’in yarattıklarını göremiyoruz. Görülmeyen seyleri yaratan Allah’i hiç göremeyiz.
ALLAH YARATANDIR
Soru:Allah her şeyi yaratandır. Peki (haşa) O’nu yaratan kimdir,var mıdır?
Allah yaratan olduğu ,yaratılan olmadığı için Allah’tır. Eğer bir tanrı yaratılan ise,o zaman o tanrı değildir, O’nu yaratan ,ama yaratılmayandır Tanrı ..Her seyin başı,bir,tek,vahidül-ehad olan Allah’tır.
4 - 3 - 2 - 1 - 0
4’ün var olması için 3’e ihtiyaç vardır.3 olmadan 4 olmaz.3’ün var olması için 2’ye , 2’nin var olması için (iki adet) 1’e ihtiyaç vardır.1 olmadan 2, 2 olmadan 3 olmaz. Fakat;1’in var olması için sıfır’a ihtiyaç yoktur. Çünkü sıfır hiç ,yok, boşluktur. Boıtan,hiçten bir olmaz. O halde ,her şeyin başi 1’dir. Bir’den 2 ,ondan 3 çıkmıştır. O Bir’de Vahidu’l-ehad olan Allah’tır.
Bir tren ve vagonlarını düşünelim:
V3 - V2 - V1 - LOKOMATIF
V3’ü çeken V2’dir.V2’yi çeken V1’dir.V1’i çeken ise lokomotiftir. Lokomotifi çeken nedir ,diyemeyiz. Çünkü lokomotif çeker ama çekilmez. Onun hareketi kendindedir.
Bizim (V3) var olmamıza sebep olan anne-babamızdır. Onların var olmasına da anne-babaları (V2) sebeptir... Bu Hz-Adem Hz-Havva’ya dek gider. Peki Hz.Havva ve Adem'i yaratan kimdir. Cevap:Allah’u Teala .Peki (haşa) Allah’ı yaratan kimdir diye soramayız. Çünkü Allah yaratandır ama yaratılmaz. Tıpkı lokomotifin çeken ama çekilmez oldugu gibi....
( Not : Bazi insanlar “ BENZETME “ sanatına - işlerine geldigi an - önyargılı yaklasmaktadırlar ... : Yukarıdaki lokomotif örneği bir kıyas ve benzetme sanatı üzerine kurulmus bir örnektir. Tıpkı “ Aslan gibi adam “ cümlesinde oldugu gibi . kimse bu cümleyi duyunca aslan- insan karısımı bir yaratığı gözönüne getirmez. Yukarıda da bir kıyas yapılmıstır, Allah’u Teala ( HAŞA ) bir trene benzetilmemiş trendeki bazı özelliklerden kıyasla Allah ‘ın bazı sıfatlarına atıfta bulunulmuştur. Yoksa Allah’in ( HAŞA ) bacası , tekeri vardır,... ?! iddiasında bulunan yoktur. ... )
“ Allah'ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot...... gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, proğramlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir. “
Allah ; Halık,Vahid,Rab,Samed,İlah.....tir. | |
| |  |  | |  |
16.09.2005, 20:34
|
#2 (permalink)
| | Yeni Üye
EFEKENTLİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.09.2005 Yaş: 29 Mesajlar: 3 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | ALLAH BİLİMİN BİZZAT KURAMCISIDIR !
TAKLİTLERİNE İNSANLAR "MUCİZE " DERKEN ORJİNALİNİ YAPANI NASIL İNKAR EDEBİLİR Kİ ?
İnsanlarIn Teknoloji adIna yaptIklarI tüm yenilikler aslInda yüce yaratIcInIn yarattIklarInIn kötü, amatörce birer taklidinden başka bir sey değildir. Hem de her biri daha az kapsamlı, hatalı, çok enerji gerektiren, iri ,az kullanışlı, cansız ,çoğalamayan, büyüyemeyen ...kötü birer taklittirler. Daha çok uzatılabilecek listeyi kıyaslamak için inceleyip her biri üzerinde tek tek düşünelim:
İnsanların yaptığı Teknik, buluş Allah’ın yarattığı :
Sentetik, sera, taklit...........................Doğal, orjinal
Diyaliz makinesi..................................Böbrek
Lamba, kalorifer...................................Güneş
Baraj, Havuz.........................................Deni z, Okyanus
Yapay çiçek..........................................Çiç ek
Yapay meyve........................................Meyve
Vantilatör........................................ ......Rüzgar
Heykel, Robot.......................................insan
Uçak.............................................. ........Kuş
Lens.............................................. ........Göz merceği
Deniz altı.............................................. Balık
Protez el, ayal.......................................El, ayak
Oyuncak bebek.....................................Bebek
Buzdolabı......................................... ......Kutuplar, kar
Bilgisayarlı araba...................................At
Şofben............................................ ........Golfsitrim
Radar............................................. .........Yarasa
Takma diş............................................... Diş
Süt fabrikası......................................... ...İnek
İplik fabrikası......................................... .Örümcek, ipek böceği
Bilgisayar........................................ ........Beyin
Elek, Süzgeç............................................ Ozon tabakasiı
İçki.............................................. .............Su ,süt,meyve suyu...
Oksijen tüpü.............................................A tmosfer
Elektrik kablosu.......................................Dama r
Halı.............................................. .............Doğa (Renkli)
Kubbe (Direkli)........................................G ökyüzü (Gök kubbe)
Elektrik.......................................... ..........Elektrikli yılan balığı
Topaç (Yerde)..........................................D ünya (Boşlukta)
Anten............................................. ...........Hayvanların anteni
Oyuncak hayvan.......................................Hayva n
Saz teli.............................................. ........Ses telleri
Müzik aleti............................................. ...Bülbül
Çamaşır makinesi......................................Kalp , Böbrek
Radyo alıcısı........................................... ...Kulak
Bayrakta yıldız...........................................Y ıldız
Dürbün............................................ ............Kartal gözü
Küre.............................................. ..............Dünya
Kamera............................................ ............Göz
Akvaryum.......................................... ..........Deniz,Okyanus
Deprem ölçer............................................. .Köpek,kuş,fare
Parfüm............................................ .............Tabiat kokusu
Elektrik.......................................... ..............Yıldırım,ateş böcegi
Müzik sesi.............................................. .....Tabiat(kus,su,rüzgar..sesi)
Laboravatuar...................................... .........Yaprak,mide,toprak,tohum
Yağmur bombasi........................................Yağ mur sistemi
Solunum cihazı..........................................Ak ciğer
Filitre........................................... ................Yaprak,orman
Savunma sistemi..........................................S inir sistemi,Bademcik,ağrı,akyuvar
Teyp.............................................. ...............Hafıza
Fotograf makinesi.......................................Göz
Telefon........................................... ..............Kulak
Mimar............................................. ..............Bal arısı,kuş,karınca
Meyve fabrikası......................................... ..Ağaç
Sebze fabrikası......................................... ....Bitki
Gece lâmbası........................................... ......Ay
Saat..Düzeni...................................... ............Ay, dünya, güneş sistemi samanyolundaki dakiklik
Ambalaj kâğıdı............................................ ..Meyve kabuğu
Mıcır fabrikası......................................... .....Dere, ırmak
Bomba............................................. ..............Yanardağ, Karadelik, Güneş patlaması
İlaç (Yan tesirli)..................... ......................Doğal vitaminler
Asansör........................................... ..............Yer çekimi
Dalga............................................. ................Yapay dalga
Savunma sistemi........................................... .Boynuz, diş, kanat, kamuflaj.....
Elektronik program (Otomatik pilot, pusula)...........Içgüdü
Paraşüt .................................................. .........Hindi bağ çiçeği
Şeker............................................. ...................Bal
Saksıda çiçek............................................. ......Dünyada tabiat
Ressam............................................ ................Musavvir
..................... .......................................... .........................
Topragı renkli , kokulu , ambalajlı ,desenli , çesitli tat ve sekillerle meyve ve sebze haline getiren birer meyve - sebze fabrikası olan bitkileri yaratan ( her an bu üretimi gözümüzün önünde yaptikları için bu ileri teknolojiyi farkedememekteyiz ! ), yüzen elektirik santrali ; elektirikli yılan balığını ,ot ve suyu süte çeviren , yürüyen ,çogalan süt fabrikasi inekleri , koyunları ,diyaliz makinasından daha kapsamlı , elektirik, onarım ,bakım masrafi olmayan böbrekleri , otomatik motorlu kalbimizi , pilotsuz ,benzinsiz uçan dünyamızı ....yoktan ,kıstassız ,örneksiz , yaratan Yüce Yaratıcı Allah'ın ilmini ,yüceliğini ,kudretini ne yazikki her zaman farkedememekteyiz
Allah'ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot...... gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir.
Not: Uçak olmasaydı, kuş yine olurdu. Ama kuş olmasaydı, Uçak olmazdı.... Böyle yüce bir yaratıcı tesbihe lâyıktı r:
Sübhanellah: Ey Allah’ım sen bir seyi yaptığın veya yarattığın zaman en güzel şekilde yapar ve yaratırsın. (Gezegenleriyle, atomlarıyla, canlılarıyla...)
Elhamdülillah: Ey Allah’ım ben sana şükreder, teşekkür ederim ( verdiğin sağlıklı organlar ve tüm rızıklar için) ve yarattığın bu kainata bakıp seni överim.
Allah’u Ekber: Ey Allah’ım sen en büyüksün. Her şeyin en iyisi, en mükemmeli sensin Ya Rabbi.
Görüldügü gibi teknoloji, mucize ve kerametleri çok geriden takip etmektedir.
ALLAH KAİNATI NİÇİN YARATMISTIR?
Allah’u Teala insanları sevdiği için yaratmıştır.Allah insanları seviyor çünkü nefes alsın diye Oksijeni yarattı, içsin diye suyu, yesinler diye bitkilere emretti , toprağı meyve sebzeye hayvanlara bitkileri et, süt, yumurta, bala dönüştürmektedir.Bütün kainat insanlara hizmet etsin diye yaratılıştır.Allah insanları sevdiği için cenneti yaratmış ,cennete gidebilelim diye Allah Kur’an’ı göndermiş , Kur’an’daki ibadetleri ( Allah’ın tüm emirleri , ibadetleri , insanların yararına , hep insanlar için , tüm yasaklarıda insanların zararına olduğu için yasaklanan haramlardır. ) yaparak , dünyada mutlu olmamızı , sonuçta cenneti kazanmamızı istemistir.
Güzel bir manzara resmini ressam neden yapar ? Çünkü hosuna gitmis , sevmistir. Önceden o resim yokken sonradan yapılmış olur. Tıpkı bunun gibi Allah’ta evreni ve insanlari sevdigi için , güzellik için , önceden yokken , yoktan var etmiş , dünyada insanlar , cenneti yaşasın diye ibadetleri ( insanlara yararlı olan şeyleri ) emretmiş , bu ibadetleri yapıp dünyayı cennete çevirenlere ahirette cenneti vaad etmiştir.
Insana hizmet için evreni ( su ,agaç , hayvan , bitki...) yaratan Allah , dünyada huzur , barış içinde yaşaması için emir-yasaklar ( ibadeti ) insanlara bildirmiş , bunlar yapanlarada cenneti vermistir.
Insan üç nedenle yaratılmıştır : Allah sevdigi için insanı yaratt , insana hizmet etsin diye evreni yarattı , cennete gidelim diyede , cennetin anahtarı olan Kur’an’ı indirdi. Ibadet dünyayı cennete çevirir, ahirettede cenneti garantiler...yaratılmasaydık , cennete gitme ihtimalimiz olmazdı.
NOT :Agrı ,sızı , ateş , diş ve karın ağrısı ...Allah’ın insanlara verdiği bir ceza degil , bir hediye , bir iyilik , bir lutüftur. Çünkü karın ağrısı olmasa karnımızdaki hastalıktan haberimiz olmazdı , dişimiz ağrımasa , dişimizi kaybedebilirdik ve bizim haberimiz bile olmazdı ...O ağrı , sızılar... bizim hastalıklara karşı alarm sistemimizdir ve iyi ki onlar vardır.
O halde ağrı , sızı ...bir ceza değil , bir mükafaat , bir hediye ‘dir. | |
| |  |
16.09.2005, 23:11
|
#3 (permalink)
| | Administrator
Ilyas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 29.06.2004 Bulunduğu yer: Almanya/Karlsruhe Yaş: 37 Mesajlar: 436 Tesekkür Etti: 18
13 Kunu Icin 27 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | kardes , bu forumun acilis sebebide böyle derin düsünceler üzerinde yogunlasmakti ,ama malesef savas alanina döndürdüler burayi. Düsündürücü Bilgilerin Icin Sagolasin. | |
| |  | Bilmediğini bilmek |  |
17.09.2005, 07:45
|
#4 (permalink)
| | Yeni Üye
oksijenli su isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 25.07.2005 Yaş: 39 Mesajlar: 29 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Bilmediğini bilmek Alıntı: | Admin Nickli Üyeden Alıntı
kardes , bu forumun acilis sebebide böyle derin düsünceler üzerinde yogunlasmakti ,ama malesef savas alanina döndürdüler burayi. Düsündürücü Bilgilerin Icin Sagolasin. | Saygıdeğer arkadaşımın yukarıda yazdığı yazının çok derin olduğunu düşünmüşsünüz. İlkönce şunu söylemeliyim ki yukarıdaki yazının derinlikle hiç bir ilgisi yoktur gayet sığ ve yüzeyseldir. Ve hattâ doğruluğu hakkında da Allah (c.c.) nasîb ederse bir kaç kelâm edeceğim aşağıda... Ondan önce kapatmış olduğunuz bir sütundan aldığım yazıyı aşağıya yapıştırayım...
Alıntı:
oksijenli su´isimli üyeden Alıntı
Mutezilenin Kaydinin Silinmesini Kiniyorum!!!
**************1 incisi yazdiginiz mesajin yeri bu konu degil. konu böyle dagilip gidiyor iste.
Kusura bakmayin arkadaslar, zaten ne yapilsa ne yazilsa birseyler bulursunuz, kinarsiniz edersiniz gülersiniz. Forumuda bu duruma getirmis olduk sanirim.
arkadasin kaydinin silinmesi ayni ip ile yeniden baska kayid yapmasidir baska bir sey degil.
Simdi Bende Burada Forumun Basindan Beri Bazi Konularda Uyardimimiz Üyeleri Kiniyorum. Ne Bu Arkadaslar , Bencillik, Hep Ben Iyi Bilirim Düsüncesi.
Artik Siteyi Kapattirana Kadar Getirdiler Bazi Üyelerimiz. Yakinda Siteyi Kapatacagiz. Bilmedigimiz Konular ile Insanlari Yanlisa Sürüklemekten Korkarim Ben.
Allaha Emanetsiniz.**************
Yazdığınız mesajın yeri burası değl diyorsunuz, eğer o sütunu kapatmasaydınız çok daha tafsîlâtlı bir cevâp yazacaktım. ama yazamadım... Kısa cevabımı alâkasız bir sütuna yazmamın da bir sebebi var. Bu sitede artık klinik bir vakıa hâline gelen Mehdî meselesiyle ilgili sütûnlardan birini perdelemek istedim...
"Bilmedigimiz Konular ile Insanlari Yanlisa Sürüklemekten Korkarim Ben." demişsiniz. Muhatabınızın kim olduğunu açıkça yazmadığınız için ben üzerime alındım, herkeside kasdetseniz ben üzerime alınmakta haklı oluyorum.
Bilmediğimiz mes'eleler hakkında gerçekten bilmediğimizin farkına varırsak, bilmediğimizin bilinciyle bize mechûl olan başkaları hakkında hüküm vermekten vazgeçeriz. Asıl en büyük hatâ bilmediğimiz veyâ cemâat önderlerimizin bilmediği şeyleri başkalarının da bilemeyeceğini zannetmektir... Yanlışa sürüklenmişlik, bilmemenin cehâletin ta kendisidir. Câhil olan, er ya da geç, kafasını bir yere toslar.
"Dünyamız güneşin etrafında dönmektedir. Eğer dünyamız güneşe biraz daha yakın dönseydi yanacaktı. Biraz daha uzak dönseydi donacaktı. Dünyamızı tam dengede döndüren kimdir?" denmiş... Dünyâ üzerinde insânlar yaşamadan önce, güneşe aynı uzaklıkta olmadığı gibi bir müddet sonra da aynı uzaklıkta olmayacaktır. Daha önce bir dengesizlikten söz edilemeyeceği gibi daha sonrası için de ayrı bir denge vardır.
"Allah niçin görünmez" denmiş
Allah (c.c.) görünmez de Allah'tan (c.c.) başkası mı görünür. Gördüğümüz her şey Allah'tan (c.c.) ayrı mı? Allah'ın (c.c.) bir sınırı mı var ki Allah'ın (c.c.) sınırının bittiği yerde bu âlem başlasın.
Varlığı bir mahlûk olarak gören bu sığ yaklaşım, daha varlığı çözememişken, Allah (c.c.) ile âlem arasındaki münâsebeti, çömlek ile çömlekçi arasındaki münâsebete benzetirken, nasıl olacak ta âyet-i kerimelerin künhüne vâkıf olacak. Eğer varlığın bir mahlûk olmadığını ve de varlığın Allah'ın (c.c.) kendisi olduğu irfânına erebilirse insân, Kur'ân'ı daha önceden hiç anlamadığının da farkına varır.
Arkadaşlar her varlık çeşidi Allah'a (c.c.) muhtaçtır. Fakat bir bakın bakalım bizler ve canlılar neye muhtâcız. Oksijene, suya, meyvaya, sıcağa ,soğuğa, annemize, babamıza, bedenimize, gözümüze, aklımıza, aslında her şeye aslında âleme, aslında varlığa muhtâcız... Eğer varlık Allah'ın aynısı olmasa, varlık Allah'a âid olmasa biz Allah'a muhtâc olmayız... Halbuki varlık lâtifiyle kesîfiyle O'nun Zât'ına âiddir, bu bakımdan biz asıl i'tibâriyle âleme değil Allah'a muhtâcız...
Her yazılana cevap vermeye kalksak heralde kimse okumaz...
Kısacası Allah'ı (c.c) varlığın içinde ve bütün varlıkta aramak lâzım, dışında değil.
Her varlığn en derininde ve sırrında O'nun eltâf-ı lâtif olan ve tek olan Zât'ı vardır. Ve tek (vâhîd) olan Zât-ı Hakk, nihâyetsiz olan bütün çokluk âlemini varlığıyla kuşatmıştır. | |
| |  |  | Allah Kainati Niçin Yaratmistir? |  |
18.09.2005, 07:34
|
#5 (permalink)
| | Yeni Üye
oksijenli su isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 25.07.2005 Yaş: 39 Mesajlar: 29 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Allah Kainati Niçin Yaratmistir? ALLAH KAİNATI NİÇİN YARATMISTIR?
Akıl hafsala almaz, tasavvur ve hayâle sığmaz mutlak tekliğinde istiğrâk hâlinde ve âlemlerden Ganî olarak kendi Zât'ıyla kâm olan Hakk Teâlâ; Kendi Zât'ının akıl almaz mutlak tekliğinde bi'l kuvve (potansiyel olarak) mevcûd olan sayısız isim ve sıfatını ya'nî kemâlâtını bi'l fiil açığa çıkarmayı diledi ve sonsuz evrenleri kendi varlığı içinde yarattı.
Veyâ;
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) varlığından ve evrenin varlığından eser yokken, Allah-u Teâlâ, Muhammed'in (s.a.v.) hakikat aynasında (mâ'nâ cephesinde, kalp cihetinde) kendini, kendi cemâlini ve kendi kemâlâtını gördü. Zamânsız ve mekânsız bu görüş netîcesindeki ya'nî kendi kemâlâtına duyduğu aşk ile kendi kemâlâtının açığa çıkmasına duyduğu istek ile âlemleri yarattı.
Âlemlerin her bir zerresinde vâr olan hareketin temeli sevgidir, sevgiden maksat izdivâctır (kavuşmak, birleşmek), izdivactan maksat, kemâle ermektir, kemâlden maksat vahdettir (teklik, bütünlük) | |
| |  |
11.10.2005, 18:32
|
#6 (permalink)
| | Gesperrt
pusula isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.10.2005 Yaş: 39 Mesajlar: 134 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | oksijensiz bataklık suyu...
ADMIN nasıl az ama öz yazmış gözün yoksa yanındakilere okut da anla. dediğin kelimeler seni de aşıyor. anlaşılamamış hazmedilememiş ifadeler salatanı başka yerde servis yap. | |
| |  | |  |
11.10.2005, 21:47
|
#7 (permalink)
| | Yeni Üye
oksijenli su isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 25.07.2005 Yaş: 39 Mesajlar: 29 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Alıntı: | pusula Nickli Üyeden Alıntı
oksijensiz bataklık suyu...
ADMIN nasıl az ama öz yazmış gözün yoksa yanındakilere okut da anla. dediğin kelimeler seni de aşıyor. anlaşılamamış hazmedilememiş ifadeler salatanı başka yerde servis yap. | Özür dilerim pusula,
Adminin derin yazısına dalamamış ve anlayamamış olabilirim. İnsânların ba'zıları Hakk'ı idrâk edemez ve kalpleri yüksek hakikatleri ahzetmeye müsâid değildir. Senin eleştirinden sonra anladım ki yazılarımda, lâf salatasından başka hiç bir hakikat gözükmüyor. Zâten benim islâmı anlamak adına hiç bir mesâim yok, iki günlük seyisliğim var şaha kalkmaya çalışıyorum.
Tekrâr özür dilerim, ben bu sitede zır câhillerin ve saf müslümânların olduğunu düşünerek, onlara hitâb ediyordum. Servisim onlar içindi. Kendi çapımızda biraz nemâlanacaktık. Ama görüyorum ki siz deniz gibi âlim, ârif, fâzıl, mübârek irfân ehli muhteremler bizim ticâretimize müşteri olmuyorlar,,, hakları var...
Ama ne yazık ki istediğimiz saf müslümanları seçme şansımız yok. Ben de isterim ki zır câhilleri, saf müslümanları kandırayım. Âlimlere, âriflere hele aşıklara bulaşmayayım. Tedbiri elden bırakmamak lâzım, adamı parlatıverirler valla, Allah korusun... | |
| |  |  | |  |
13.10.2005, 19:11
|
#8 (permalink)
| | Yeni Üye
yigit isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.05.2005 Bulunduğu yer: CENNET Yaş: 25 Mesajlar: 42 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Soru : Allah'ın varlığının delilleri nelerdir? Cevap:
Bir harf kâtibini, bir iğne ustasını bildirdiği gibi, bu varlık alemindeki her mahluk da kendisini yaratanı çok cihetle bildirir ve gösterir. Bunun içindir ki, “Allah’ın varlığının delilleri mahlukatın sayısı kadardır, hattta daha da fazladır,” buyrulmuştur.
Allahın varlığının delilleri sonsuz denecek kadar çoktur. Biz bu delillerin bir kaçından kısaca söz edeceğiz: İmkân Delili: İmkân, olmanın da olmama kadar eşit ihtimale sahip olması demektir. Günlük konuşmalarımızda da mümkün erken olabilirde olmayabilir de manasını kast ederiz. Yaratılmış olun her varlı bize şu gerçeği haykırır: Benim olmamla olmamam eşit idi. Şu ana ben varsam var olmamı yoklukta kalmama tercih eden biri var demektir. O ise Ancak Allahtır. Hudus delili: Hudus, sonradan olma demektir. Hudusun en büyük delili değişmedir. Bir varlıkta değişme varsa bu hareketin bir ilk noktası olacaktır. İşte o noktadan önce o şey varlık sahasına çıkmamıştı. Henüz yoklukta isen var olmayı kendi kendine irade edemeyeceğine ve buna güç yetiremeyeceğine göre bu var oluş Allahın yaratmasıyla gerçekleşmiş demektir. Maddenin termodinamik kanununa göre sürekli yokluğa doğru kayması, kainatın durmadan genişlemesi, güneşin süratle tükenişe doğru yol alması gibi vakıalar, bu varlık aleminin bir başlangıcı olduğunu gösteriyor. Devir ve Teselsülün Muhal olması: Devrin muhal olduğu şu misalle açıklanıyor. Bir yumurtayı tavuğun yaptığını iddia eden adama soruyorsunuz. Tavuğu kim yaptı? Buna karşılık onun çıktığı yumurtayı gösteriyor. Buna göre tavuğu aradan çıkardığımızda yumurta yumurtayı yapmış oluyor. Bu ise muhaldir. Teselsül ise bir şeyin silsile halinde ta ilk noktasına kadar gidip o ilk varlığı kimin yaptığını sormak suretiyle Allahın varlığını ispat metodudur. Yani bu meyveyi şu ağaç yaptı, o bir önceki meyveden oldu, o da bir önceki ağaçtan. Böylece ilk ağaca yahut ilk meyveye kadar varıyor ve soruyoruz : Bunu kim yarattı diye .
Kuran yolu devir ve teselsülden çok farklıdır. Yumurtayı kim yaptı? Yahut meyveyi kim yaptı? sorusunun cevabı, doğrudan doğruya, “Allah yarattı” diye cevap verilir. İlim, irade, şefkat, merhamet kavramlarından bir nasibi olmayan, insanı tanımayan, hikmetten, sanattan anlamayan bu sebeplerin (tavuğun ve ağacın) sonucun yaratılmasında hiçbir tesirleri olmadığı ispat edilir. Böylece devir yahut teselsül deliline gerek duyulmaz. Hikmet ve gaye delili: Her varlıkta kendisine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda takip edildiği göze çarpmakta ve hiçbir şeyde gayesizlik, manasızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum müşahede edilmemektedir. Hâlbuki, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanat dünyasında, ne de eşya ve hadiselerde şuur ve idrak mevcut değildir ki, bu gayeler silsilesi takip edilebilsin. Öyle ise, kainattaki bu şuurlu işleyişi ve bu hikmet ve gayeleri ancak Allaha isnat etmekle makul bir yol tutmuş olabiliriz. Yardımlaşma delili: Yağmurun toprağın imdadını, güneşin gözlerin yardımına koşmalarından, ta havanın kanı temizlemesine kadar, bu alem bir yardımlaşa hareketiyle adeta dolup taşmaktadır. Bu yardımlaşmayı yapan taraflar birbirlerini tanımamakta, bilmemektedirler Öyle ise bu merhametli icraatı sebeplere vermek mümkün değildir. Fıtrat ve Vicdan Delili: Allahı tanımanın sayılamayacak kadar çok delil ve işaretleri insanın yaratılışında, fıtratında mevcuttur. Bunlardan sadece örnek: İnsan fıtratı ve vicdanı her nimetin mutlaka şükür istediğini bilir. Bir peygambere kavuşmuş ve hidayete ermişse şükrünü Allaha yapar. Aksi hale batıl mabutlara tapar. Bu tapma insan vicdanın insanı zorlamasıyla gerçekleşir. Güzelliği takdir hissi de insan fıtratında mevcuttur. Sergiler, fuarlar bu his ile gerçekleşir. İnsan bu yaratılışının gereği olarak, şu sema yüzünde sergilenen yıldızları, zemin yüzünde boy gösteren çiçekleri, ağaçları, ormanları dolduran ceylanları, aslanları, denizlerde kaynaşan balıkları seyretmek ve onlardaki İlâhî sanatın mükemmelliğini takdir etmek durumundadır. Dinler tarihi şahittir ki, beşeriyet hiçbir devrini dinsiz geçirmemiştir. Batıl, hatta gülünç dahi olsa, hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevi sistemi takip etmiştir. İnsan fıtratına bu Allah koymuştur ve insan ona inanmakla mükelleftir. | |
| |  |  | |  |
02.08.2006, 15:22
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ibrahimonur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 26.04.2006 Mesajlar: 375 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | insan kendisine bakarakta yaratıcısını anabilir insan yapısı o kadar karışıktırki böyle bir dizende birini ancak Allahu teala yaratabilir
doğada bir altın oran vardır ve Allah herşey için bir ölçü kılmıştır insanın gövdesinin ve kollarının oranı bir altın orandır
Altın Oran ın Görüldüğü ve Kullanıldığı Yerler
1. Ayçiçeği: Ayçiçeği nin merkezinden dışarıya doğru sağdan sola ve soldan sağa doğru tane sayılarının birbrine oranı, altın oranı verir.
2. Papatya Çiçeği: Papatya Çiçeğinde de ayçiçeğinde olduğu gibi bir altın oran mevcuttur.
3. Insan Kafası: Bildiğiniz gibi her insanın kafasında bir ya da birden fazla saçların çıktığı düğüm noktası denilen bir nokta vardır. Işte bu noktadan çıkan saçlar doğrusal yani dik değil, bir spiral, bir eğri yaparak çıkmaktadır. Işte bu spiralin ya da eğrinin tanjantı yani eğrilik açısı
bize altın oranı verecektir.
4. Insan Vücudu: Insan Vücudunda Altın Oran ın nerelerde görüldüğüne bakalım:
4.1. Kollar: Insan vücudunun bir parçası olan kolları dirsek iki bölüme ayırır(Büyük(üst) bölüm ve küçük(alt) bölüm olarak). Kolumuzun üst bölümünün alt bölüme oranı altın oranı verceği gibi, kolumuzun tamamının üst bölüme oranı yine altın oranı verir.
4.2. Parmaklar: Ellerimizdeki parmaklarla altın oranın ne alakası var diyebilirsiniz. Işte size alaka... Parmaklarınızın üst boğumunun alt boğuma oranı altın oranı vereceği gibi, parmağınızın tamamının üst boğuma oranı yine altın oranı verir.
5. Tavşan: Insan kafasında olduğu gibi tavşanda da aynı özellik vardır.
6. Mısır Piramitleri: Her bir piramitin tabanının yüksekliğine oranı yine altın oranı veriyor.
7. Leonardo da Vinci: Bilindiği gibi Leonardo da Vinci Rönesans devri ünlü ressamlarındandır. Şimdi bu ünlü ressamın çizmiş olduğu tabloları inceleyelim.
7.1. Mona Lisa: Bu tablonun boyunun enine oranı altın oranı verir.
7.2. Aziz Jerome: Yine tablonun boyunun enine oranı bize altın oranı verir.
8. Picasso: Picasso da Leonardo da Vinci gibi ünlü bir ressamdır. Ve resimlerinde bu oranı kullanmıştır.
9. Çam Kozalağı: Çam kozalağındaki taneler kozalağın altındaki sabit bir noktadan kozalağın tepesindeki başka bir sabit noktaya doğru spiraller (eğriler) oluşturarak çıkarlar. Işte bu eğrinin eğrilik açısı altın orandır.
10. Deniz Kabuğu: Denize çoğumuz gitmişizdir. Deniz kabuklarına dikkat edenimiz, belki de kolleksiyon yapanımız vardır. Işte deniz kabuğunun yapısı incelendiğinde bir eğrilik tespit edilmiş ve bu eğriliğin tanjantının altın oran olduğu görülmüştür.
11. Tütün Bitkisi: Tütün Bitkisinin yapraklarının dizilişinde bir eğrilik söz konusudur. Bu eğriliğin tanjantı altın orandır.
12. Eğrelti Otu: Tütün Bitkisindeki aynı özellik Eğrelti Otu nda da vardır.
13. Elektrik Devresi: Altın Oran sadece Matematik ve kainatta değil,
Fizik te de kullanılıyor. Verilen n tane dirençten maximum verim elde etmek için bir paralel bağlama yapılması gerekir. Bu durumda Eşdeğer Direnç, yani Reş= yani altın oran olur.
14. Salyangoz: Salyangozun Kabuğu bir düzleme aktarılırsa, bu düzlem bir dikdörtgen oluşturur (-ki biz bu dikdörtgene altın dikdörtgen diyoruz.-) Işte bu dikdörtgenin boyunun enine oranı yine altın oranı verir.
15. MIMAR SINAN: Mimar Sinan ın da bir çok eserinde bu altın oran görülmektedir. Mesela Süleymaniye ve Selimiye Camileri nin minarelerinde bu oran görülmektedir.
INSAN VÜCUDUNDA ALTIN ORAN
Insan gözünün ALTIN ORAN a bu kadar yakın olmasının, estetik açıdan sürekli olarak ALTIN ORAN a uygun şekil ve yapıları tercih etmesinin bir nedenini, yaşadığı çevre olan doğada hemen her an ALTIN ORAN la karşı karşıya olmasının yanı sıra, kendi vücudunun hemen her noktasında ALTIN ORAN a sahip olmasında arayabiliriz. Aşağıda oranlarda insanında ne kadar ALTIN ORAN örneği olduğunu göreceksiniz:
Boy/ (bölü)Bacak boyu
Beden boyu/kolaltı beden boyu
Tam kol boyu(Boyun-Parmak ucu)/Dirsek - Boğaz
Parmak ucu - omuz/Parmak ucu - Dirsek
Göbek - Omuz/Göbek - Bel
INSAN YÜZÜNDE ALTIN ORAN
Ideal ölçülere sahip bir insan yüzünde de sayısız ALTIN ORAN örnekleri görmek mümkündür:
Yüz yüksekliği/Yüz genişliği
Tepe - Göz yüksekliği/Saç Dibi - Göz Yüksekliği
Göz - çene arası/Burun - çene arası
Alın genişliği/Burun boynu
Göz - Ağız/Burun boyu
Burun altı - çene/Ağız - Çene
Yüz genişliği/Gözbebekleri arası
Gözbebekleri arası/Ağız genişliği
Ağız genişliği/Burun Genişliği
Görüldüğü gibi ALTIN ORAN doğanın güzellik ölçüsü durumundadır. Bu yazıyı okuduktan sonra elinize cetveli alıp eninizi boyunuzu ölçmeye kalkmayın.
ALTIN ORAN a uysada uymasa da insanoğlu ve içinde yaşadığı doğa güzeldir. Yeter ki o güzellikleri görelim... | |
| |  |
02.08.2006, 15:28
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005 Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden Yaş: 24 Mesajlar: 5.938 Tesekkür Etti: 7
11 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 57 | paylaşımlarınız için Allah razı olsun...
__________________ Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ? HADDİMİ BİLİRİM derim....
“Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63) | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 06:28. | | |