 | Ey oruç, tut beni |  |
26.02.2007, 20:13
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
hannane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 19.01.2007 Bulunduğu yer: kayıp şehirden Yaş: 23 Mesajlar: 1.364 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 3 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 72 | Ey oruç, tut beni Ey oruç, tut beni
SENAİ DEMİRCİ
Hoş geldin ey suskun sevgilim;
Tut sözünü; sus. Mühürle dudağımı, sesimi tut, lâl eyle çığlıklarımı. Nahoş avazların uçurumlarından çek dilimi. Yalanların kuyularından çekip çıkar nefeslerimi. Göklü söz ağaçlarının bengisuyuna kat hecelerimi.
Hoş geldin ey yüzü gamzelim;
B/akışının menzilinde tut gözlerimi. Tir-i müjgan dokunuşlarınla delik deşik et kibrimi. Gör(e)meyip de seni, göster(e)meyip de yanımda yöremde, görür gibi huzurunda tut çaresiz yetimliğimi.
Hoş geldin ay yüzlüm benim;
Tut saçlarımın kakülünden, kaldır yüzümü yerden. Utancımı tebessümünün kıvrımlarına dola, yut. Pişmanlığımı gül yanağının yamaçlarına sar, uyut. Dağıt neşemin saçlarını, hüznün tenine yasla umarsızlığımı.
Hoş geldin ey hesapsız sevincim;
Tut elimi. Avuçlarında tut uzanamadığım uçurum çiçeklerimi. Geri ver uzak dal uçlarına terk ettiğim huzur meyvelerimi. Tut Ferhad’ımın elinden, şirin vuslatların köyüne taşı yüreğimi. Tut Züleyha’mın elini, önü/ardı yırtık gömleklerin kuyusuna zindanına düşürme nefsimi.
Hoş geldin ey ruh ikizim;
Tut, ardında tutulduğum aynalara tut yüzümü... Tut ki aynalarda avuntu bulamayan, bakışlarında kendini tanımayan, özlediğinde kendine varamayan, yüzünü yakmış bir hastayım. Gözbebeğinde tut beni. Ayıplamadan, tiksinmeden bakışının ışığından yüz ver bana. Tut ki resimli el ilanları asılmış bir kayıp çocuğum; duvar diplerine asılı umarsız bakışların kovduğu bir lüzumsuzum. Tut kolumdan, ardın sıra sürükle, yuvama götür. Tut ki mürekkebin hiç hatırını sormadığı yırtık bir kâğıt, kalemin hiç içmeyeceği unutulmuş bir sözüm. Aklında tut beni; diline dola, dudağına değdir, cümlede kullan, tut bir şiire kafiye eyle beni. Tut ki üzerindeki rakamları ciddiye alınmayan kalp parayım. Elinde tut, say beni, inci mercana sat beni. Işığa tut yüzümü; sahih kıl beni.
Hoş geldin ey son tesellim;
Göz yaşımı yanağında tut, taç yapraklarına taşı ağlayışımı. Şehvetin kirinden sıyır, tenin tozundan ayıkla kalbimi.
Hoş geldin ey kalbimin göğü;
Tut kanatlarımdan, rahmete yapıştır teleklerimi, yücelere yükselt bedenimi. Yağmurları tut sakla hüznümün bulutlarında.
Hoş geldin ey bin bahar neşesi;
Tut elimden sımsıcak, karanfillerin kûyuna götür beni, güllerin suyuna kat demimi, demkeş eyle gönlünün pervazına kalbimi.
Hoş geldin ey ışıltılı libasım;
Tut yakamdan, giy beni, giyindir beni, ört bencilliğimi, üşümeye terk etme bendeni. Omuzlarıma sarıl şal gibi, rızana razı eyle beni.
Hoş geldin ey kan davalım;
Tut (i)ki yakamdan, tutukla beni, yetimlerin yüzüne çalıp pare pare eyle cimriliğimi. Bağla ayağımı yokluklara gitmekten. Bileklerimi kelepçele, yasakla ellerime biriktirmeyi..
Hoş geldin ey açlığım;
Tut ve at sahte doymuşluklarımı, teni üzerimden sıyırıp ruhun semâsına savur beni. Çıplak bırak cümle duyarsızlıklardan. Yırt at yüreğimdeki yalancı tesellileri.
Hoş geldin ey sırdaşım;
Tut beni, sobele. Saklandığım yerde bul beni. Şehrayinlere kat. Gizlice kaçır evden. Mahyaların ışığına kat gözlerimi. Kan/dillerin fısıltılarını lerzan gönüllere karıştır. Kanlıyı hunrîz ile barıştır ki ihanetler yatışsın, nefretler sönsün, yalnızlıklar sussun..
Hoş geldin ey gam telim;
Tut getir o mahur besteleri. Notaların ahengine böl kırgınlıklarımı. Şarkı eyle, ezberinde tut kırık sözlerimi. Mızrabının ucunda titretiver yüreğimi, aşka sürgün et kelimelerimi, göklü salkımından emzir kuşluk vaktimin ümitlerini.
Hoş geldin ey güz yağmurum;
Sağanağına tut bu çorak gönlü. Seline kat yangınlarımı. Damla damla denize at kanayan yanlarımı. İçimde uyuyan tohumları uyandır, baharlara taşı/r yüreğimi. Hüznümün sarı yapraklarını toprağa kat.
Hoş geldin ey orucum;
Acıktım sana; sofrana oturt beni.
Acıttım içimi; göğsünde avut beni.
Aktım sana; damla damla yut beni.
Aldandım sahte ışıklara; beşiğinde uyut beni.
Ağular içtim bal kâselerinden; döşeğinde sağalt beni.
Azaldım nisyanlar içinde; gözlerinde çoğalt beni.
Ağına düştüm isyanların; tut elimi, doğrult beni.
Ağzına düştüm yalanların; tut dilimi, doğruda tut beni.
Ayartısına kandım anlık sevdaların; tut gözlerimi, körelt beni.
Arı duru kalamadım, bulandım; el üstünde tut pişmanlıklarımı, durult beni.
Tut beni.
__________________ ..kelâmın ağusu ikram olunsa, şeker şerbet der içeriz ..yağmur yağanda su vermesen, ağlar, gözyaşımızı içeriz ..ger sen bize kaşın çatsan, biz kendimizden geçeriz ..gönül ko'maz hiçbir demde, cânan için candan geçeriz | |
| |  |
26.02.2007, 20:17
|
#2 (permalink)
| | Yeni Üye
vatansever isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 13.07.2006 Mesajlar: 72 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | "Aldandım sahte ışıklara; beşiğinde uyut beni."
eyvallah
Allah razı olsun | |
| |
27.02.2007, 01:27
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
berfut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 28 Mesajlar: 2.189 Tesekkür Etti: 121
127 Kunu Icin 304 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 13 | efrail kardeşim eline saglık | |
| |
29.10.2007, 19:03
|
#4 (permalink)
| | Üye
silent scream isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.10.2007 Bulunduğu yer: izmir ksk Yaş: 23 Mesajlar: 190 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | Hoş geldin ey son tesellim;
Göz yaşımı yanağında tut, taç yapraklarına taşı ağlayışımı. Şehvetin kirinden sıyır, tenin tozundan ayıkla kalbimi.
asrın genclerinin hep oruc mu tutması gerekiyo acep saolasın | |
| |  | Ey Oruç tut beni |  |
22.09.2008, 02:04
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ayyüzlü isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 24.10.2007 Bulunduğu yer: İstanbul Yaş: 27 Mesajlar: 604 Tesekkür Etti: 600
333 Kunu Icin 703 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 16 | Ey Oruç tut beni HoŞ geldin ey suskun sevgilim; Tut sözünü; sus. Mühürle dudağımı, sesimi tut, lâl eyle çığlıklarımı. Nahoş avazların uçurumlarından çek dilimi. Yalanların kuyularından çekip çıkar nefeslerimi. Göklü söz ağaçlarının bengisuyuna kat hecelerimi. Hoş geldin ey yüzü gamzelim; B/akışının menzilinde tut gözlerimi. Tir-i müjgan dokunuşlarınla delik deşik et kibrimi. Gör(e)meyip de seni, göster(e)meyip de yanımda yöremde, görür gibi huzurunda tut çaresiz yetimliğimi. Hoş geldin ay yüzlüm benim; Tut saçlarımın kakülünden, kaldır yüzümü yerden. Utancımı tebessümünün kıvrımlarına dola, yut. Pişmanlığımı gül yanağının yamaçlarına sar, uyut. Dağıt neşemin saçlarını, hüznün tenine yasla umarsızlığımı. Hoş geldin ey hesapsız sevincim; Tut elimi. Avuçlarında tut uzanamadığım uçurum çiçeklerimi. Geri ver uzak dal uçlarına terk ettiğim huzur meyvelerimi. Tut Ferhadr17;ımın elinden, şirin vuslatların köyüne taşı yüreğimi. Tut Züleyhar17;mın elini, önü/ardı yırtık gömleklerin kuyusuna zindanına düşürme nefsimi. Hoş geldin ey ruh ikizim; Tut, ardında tutulduğum aynalara tut yüzümü... Tut ki aynalarda avuntu bulamayan, bakışlarında kendini tanımayan, özlediğinde kendine varamayan, yüzünü yakmış bir hastayım. Gözbebeğinde tut beni. Ayıplamadan, tiksinmeden bakışının ışığından yüz ver bana. Tut ki resimli el ilanları asılmış bir kayıp çocuğum; duvar diplerine asılı umarsız bakışların kovduğu bir lüzumsuzum. Tut kolumdan, ardın sıra sürükle, yuvama götür. Tut ki mürekkebin hiç hatırını sormadığı yırtık bir kâğıt, kalemin hiç içmeyeceği unutulmuş bir sözüm. Aklında tut beni; diline dola, dudağına değdir, cümlede kullan, tut bir şiire kafiye eyle beni. Tut ki üzerindeki rakamları ciddiye alınmayan kalp parayım. Elinde tut, say beni, inci mercana sat beni. Işığa tut yüzümü; sahih kıl beni. Hoş geldin ey son tesellim; Göz yaşımı yanağında tut, taç yapraklarına taşı ağlayışımı. Şehvetin kirinden sıyır, tenin tozundan ayıkla kalbimi. Hoş geldin ey kalbimin göğü; Tut kanatlarımdan, rahmete yapıştır teleklerimi, yücelere yükselt bedenimi. Yağmurları tut sakla hüznümün bulutlarında. Hoş geldin ey bin bahar neşesi; Tut elimden sımsıcak, karanfillerin kûyuna götür beni, güllerin suyuna kat demimi, demkeş eyle gönlünün pervazına kalbimi. Hoş geldin ey ışıltılı libasım; Tut yakamdan, giy beni, giyindir beni, ört bencilliğimi, üşümeye terk etme bendeni. Omuzlarıma sarıl şal gibi, rızana razı eyle beni. Hoş geldin ey kan davalım; Tut (i)ki yakamdan, tutukla beni, yetimlerin yüzüne çalıp pare pare eyle cimriliğimi. Bağla ayağımı yokluklara gitmekten. Bileklerimi kelepçele, yasakla ellerime biriktirmeyi.. Hoş geldin ey açlığım; Tut ve at sahte doymuşluklarımı, teni üzerimden sıyırıp ruhun semâsına savur beni. Çıplak bırak cümle duyarsızlıklardan. Yırt at yüreğimdeki yalancı tesellileri. Hoş geldin ey sırdaşım; Tut beni, sobele. Saklandığım yerde bul beni. Şehrayinlere kat. Gizlice kaçır evden. Mahyaların ışığına kat gözlerimi. Kan/dillerin fısıltılarını lerzan gönüllere karıştır. Kanlıyı hunrîz ile barıştır ki ihanetler yatışsın, nefretler sönsün, yalnızlıklar sussun.. Hoş geldin ey gam telim; Tut getir o mahur besteleri. Notaların ahengine böl kırgınlıklarımı. Şarkı eyle, ezberinde tut kırık sözlerimi. Mızrabının ucunda titretiver yüreğimi, aşka sürgün et kelimelerimi, göklü salkımından emzir kuşluk vaktimin ümitlerini. Hoş geldin ey güz yağmurum; Sağanağına tut bu çorak gönlü. Seline kat yangınlarımı. Damla damla denize at kanayan yanlarımı. İçimde uyuyan tohumları uyandır, baharlara taşı/r yüreğimi. Hüznümün sarı yapraklarını toprağa kat. Hoş geldin ey orucum; Acıktım sana; sofrana oturt beni. Acıttım içimi; göğsünde avut beni. Aktım sana; damla damla yut beni. Aldandım sahte ışıklara; beşiğinde uyut beni. Ağular içtim bal kâselerinden; döşeğinde sağalt beni. Azaldım nisyanlar içinde; gözlerinde çoğalt beni. Ağına düştüm isyanların; tut elimi, doğrult beni. Ağzına düştüm yalanların; tut dilimi, doğruda tut beni. Ayartısına kandım anlık sevdaların; tut gözlerimi, körelt beni. Arı duru kalamadım, bulandım; el üstünde tut pişmanlıklarımı, durult beni. Tut beni.
__________________ ''Bir hayatki Sonu cennettir Sıkıntıdan ne çıkar?'' ''Bir Hayat ki Sonu Cehennemdir Rahatından ne çıkar?'' “Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır. Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır. Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca, En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır..." | |
| | | Folgende 2 Benutzer sagen Danke zu ayyüzlü für den nützlichen Beitrag: | |
22.09.2008, 02:14
|
#6 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.251 Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.314 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Tut beni...
Ne güzel bir dilek, tut beni.
Bütün yetersizliklere, yanlızlıklara, yalnışlıklara, eksiklik ve yokluklara, bildiklerim ve bilmediklerime karşı tut beni...
Nefsime ve şeytana karşı tut beni...
O'dan gayrı, O'nun emrinden gayrısına tut beni... Yüreğine sağlık...
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| | | Bu Konu Icin bekir Kardesimize Tesekkür Edenler: | |
22.09.2008, 03:13
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
hilal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 03.06.2008 Yaş: 30 Mesajlar: 468 Tesekkür Etti: 792
235 Kunu Icin 585 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 12 | Allah razı olsun.çok güzel bir paylaşım
__________________ GÜL'Ü kokladım terindir diye, Seyrine daldım yüzündür diye, Yaprağına dokundum tenindir diye, Ben GÜL' e vuruldum SANA benziyor diye! YA RESULALLAH | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | |
Benzer Konular | | Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj | | .....tut Beni Ey Oruç...... | Uhud dağı | Oku - Düşün - Anla | 0 | 27.09.2007 21:11 | | Oruç | abrec | Fıkıh Köşesi | 13 | 24.09.2007 00:38 | | Oruç | seyfullah putkıran | Genel Islam Konular | 18 | 15.09.2007 05:37 | | Ramazan-oruç | hanif_bir_kul | Genel Islam Konular | 2 | 15.09.2007 01:11 | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:09. | | |