 | Kur'an ve Sünnet İlişkisi |  |
21.02.2007, 14:44
|
#1 (permalink)
| | Üye
muhammedordusu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 24.08.2006 Yaş: 21 Mesajlar: 179 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 5 | Kur'an ve Sünnet İlişkisi Kur'an öyle bir kitaptır ki kendisinde hiçbir şüphe yoktur. Ahirette zarar verecek şeylerden korunanlar, yani takva sahipleri için yol gösterici ve hidayet kaynağıdır.
Rabbinin sözü hem doğrulukça, hem de adaletçe tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir. (En'am-115)
Kur'an vahiydir, yani yüce Rabbimizin pak sözleridir. Bu sözlerin doğruluğu, hükmettiğinde adaleti yerine getireceği konusunda hiçbir şüphe yoktur. Kur'an, İslam dininin temelidir. İslam dininin tüm problemleri ona havale edilir. Yani Kur'an ilkeler manzumesidir.
Bu derece kesin ve şüphelerden uzak olan Kuran mutlaka esas alınmalıdır. İşte Allah Resulü'nün sünneti de Kur'an'ın ışığında ve onun Rabbani rehberliği çerçevesinde anlaşılmalıdır. Eğer bu anlamda sünnet değerlendirilirse, hem tahrifattan, hem istismardan, hem de yanlış te'villerden uzak tutulur ve anlaşılması kolaylaşır. Onun için sünneti Kur'an'dan tamamen bağımsız düşünmemek gerekir. Çünkü sünnet, Kur'an'ın yorumu, açıklanması ve hayata dönüştürülmesinin diğer adıdır. Bir başka deyişle sünnet, yürüyen, yaşayan Kur'an'dır.
Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor. (Bakara151)
Ayeti kerimede geçen hikmet kavramının da sünnetle yakın ilgisi vardır. Direk sünnet olarak alınmasa bile, hikmetin Kur'ani bir anlayış veya Kur'anın temel ilkeleri olduğunu söylemek sanırım yanlış olmayacaktır. Öyle ise sünnetin Kur'an ile çelişmesi asla mümkün değildir. Kur'an ve sünnetin ruhu, amacı ve hedefi aynıdır.
Hz. Aişe (r.a.)'nin şu güzel sözü Kur'an sünnetin ayrılmaz iki parça olduğunu açıkça bildirmektedir. Allah Rasulü'nün ahlakını soranlara,; "Onun ahlakı Kur'an idi." diyordu. Bu söz hem Allah Rasulü'nün sözleri, fiilleri ve tasviplerinin Kur'an'a dayandığını, hem de, "Hiç şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin." ayetinin içerisinde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Hz. Aişe (r.a.)'nın bu veciz sözü Kur'an ile sünnetin birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu ve sünnetin ağırlıklı olarak Kur'an'ın hayata dönüştürülmesi olduğunu beyan etmektedir.
O halde sünnet ortaya konulurken, Kur'an'dan bağımsız ele alınması asla doğru değildir. Sünnet tamamen Kur'an'dan bağımsız olarak ele alınırsa bir takım sıkıntıların ortaya çıkacağı muhakkaktır. Onun için sünnetin tanımını yaptığımızda "vahiy ışığında" kaydını koyduk. Ancak bu ifademiz, Allah Rasulü'nün vahiy dışında hiçbir şey ortaya koyamayacağı anlamına gelmez. Vahiy ışığı derken vahye ters düşmeyecek gayri metluv vahiy ve onun içtihadları da söz konusudur. Çünkü vahyin de ifade ettiği gibi, "O, heva ve hevesinden (iş olsun diye) konuşmaz. Onun her söylediği (kendisine bildirilen) vahiydir.
Beşir İSLAMOĞLU
__________________ BU DAVA ÇOK BÜYÜKTÜR,EN İYİLERİMİZİ FEDA ETMEK GEREK...(Ş.REHBER) | |
| |  |
21.02.2007, 15:01
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.127 Tesekkür Etti: 165
175 Kunu Icin 282 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | O halde sünnet ortaya konulurken, Kur'an'dan bağımsız ele alınması asla doğru değildir. Sünnet tamamen Kur'an'dan bağımsız olarak ele alınırsa bir takım sıkıntıların ortaya çıkacağı muhakkaktır. Onun için sünnetin tanımını yaptığımızda "vahiy ışığında" kaydını koyduk. Ancak bu ifademiz, Allah Rasulü'nün vahiy dışında hiçbir şey ortaya koyamayacağı anlamına gelmez. Vahiy ışığı derken vahye ters düşmeyecek gayri metluv vahiy ve onun içtihadları da söz konusudur. Çünkü vahyin de ifade ettiği gibi, "O, heva ve hevesinden (iş olsun diye) konuşmaz. Onun her söylediği (kendisine bildirilen) vahiydir.
Mükemmel bir tespit.
Allah razı olsun | |
| |
21.02.2007, 15:08
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.127 Tesekkür Etti: 165
175 Kunu Icin 282 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Muhabbetullah, Sünnet-i Seniyyenin ittibaını istilzam edip intaç ediyor. ne mutlu o kimseye ki, Sünnet-i Seniyyeye ittibaından hissesi ziyade ola. Veyl o kimseye ki, Sünnet-i Seniyyeyi takdir etmeyip bid'alara giriyor.
Evet, Şeriat-ı Muhammediye ve Sünnet-i Ahmediyede hiçbir mesele yoktur ki, müteaddit hikmetleri bulunmasın.
Evet, Cenâb-ı Hakka İmân eden, elbette Ona itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstakimi ve en kısası, bilâşüphe, Habibullahın gösterdiği ve takip ettiği yoldur. Sünnet diye İslam'a girmiş hurafelere , ifratlara yalanlara aldanıp Sünnet dairesinden çıkan gözlerini yummuş kendine geceyi getirmiştir.
Muhabbetle | |
| |
21.02.2007, 19:13
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | sünnet Kuranı tefsir eder.onun için biz tüm hadisleri usülünce anlayıp özümseyip sonra kurani ifademizi söylemeliyiz. | |
| |
21.02.2007, 19:25
|
#5 (permalink)
| | Gast
Mesajlar: n/a Tecrübe Puanı: | Sünnet= Iyi ahlak olan hersey. | |
| |  | |  |
22.02.2007, 01:17
|
#6 (permalink)
| | Mesajlari Onaylanacak
malik bin nebi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.03.2006 Mesajlar: 46 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | O halde sünnet ortaya konulurken, Kur'an'dan bağımsız ele alınması asla doğru değildir. Sünnet tamamen Kur'an'dan bağımsız olarak ele alınırsa bir takım sıkıntıların ortaya çıkacağı muhakkaktır. Onun için sünnetin tanımını yaptığımızda "vahiy ışığında" kaydını koyduk. Ancak bu ifademiz, Allah Rasulü'nün vahiy dışında hiçbir şey ortaya koyamayacağı anlamına gelmez. Vahiy ışığı derken vahye ters düşmeyecek gayri metluv vahiy ve onun içtihadları da söz konusudur. Çünkü vahyin de ifade ettiği gibi, "O, heva ve hevesinden (iş olsun diye) konuşmaz. Onun her söylediği (kendisine bildirilen) vahiydir.
andolsun ki insaların işleri çelişkili ve parça parça, yahu kardeşim her söylediği vahyse neden eleştiiryorsunuz ki, ne de olsa vahy anlamıyoruz deyin geçin,
Allah, muhammedle bir sorununuz varsa bana gelin diyor söyledikleri kendine değil kur'an'ı ona bir başkası öğretmedi, cinlenmedi de delirme di de, ben vahyediyorum o da konuşuyor,
Allah sizle köşe kapmaca ve saklambaç oynamaz, sağda solda vahy kırıntısı bırakarak, teblğile yükümlü bir elçi neyi tebliğile vahyi, peki, neyi tebliğle yükümlü kur'an'ı aradaki bağı kuru verin bir zahmet,
bir tek ayet olsun habibim diye bir ifade yok silin artık bu geleneğin kirlerini beyninizden,
bir tek ayet olsun resulün kur'an'ı açıklayacağına dair apaçık olanın nesini açıklayacaksınız,
selam ile | |
| |  |
22.02.2007, 01:22
|
#7 (permalink)
| | Mesajlari Onaylanacak
tevhid davetcisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 19.02.2007 Yaş: 41 Mesajlar: 104 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | peki resule itaat edin ayetlerini nasil yorumluyacagiz malik kardes. | |
| |  | |  |
22.02.2007, 01:32
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Abd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.07.2006 Yaş: 24 Mesajlar: 226 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | Alıntı: malik bin nebi Nickli Üyeden Alıntı
O halde sünnet ortaya konulurken, Kur'an'dan bağımsız ele alınması asla doğru değildir. Sünnet tamamen Kur'an'dan bağımsız olarak ele alınırsa bir takım sıkıntıların ortaya çıkacağı muhakkaktır. Onun için sünnetin tanımını yaptığımızda "vahiy ışığında" kaydını koyduk. Ancak bu ifademiz, Allah Rasulü'nün vahiy dışında hiçbir şey ortaya koyamayacağı anlamına gelmez. Vahiy ışığı derken vahye ters düşmeyecek gayri metluv vahiy ve onun içtihadları da söz konusudur. Çünkü vahyin de ifade ettiği gibi, "O, heva ve hevesinden (iş olsun diye) konuşmaz. Onun her söylediği (kendisine bildirilen) vahiydir.
andolsun ki insaların işleri çelişkili ve parça parça, yahu kardeşim her söylediği vahyse neden eleştiiryorsunuz ki, ne de olsa vahy anlamıyoruz deyin geçin,
Allah, muhammedle bir sorununuz varsa bana gelin diyor söyledikleri kendine değil kur'an'ı ona bir başkası öğretmedi, cinlenmedi de delirme di de, ben vahyediyorum o da konuşuyor,
Allah sizle köşe kapmaca ve saklambaç oynamaz, sağda solda vahy kırıntısı bırakarak, teblğile yükümlü bir elçi neyi tebliğile vahyi, peki, neyi tebliğle yükümlü kur'an'ı aradaki bağı kuru verin bir zahmet,
bir tek ayet olsun habibim diye bir ifade yok silin artık bu geleneğin kirlerini beyninizden,
bir tek ayet olsun resulün kur'an'ı açıklayacağına dair apaçık olanın nesini açıklayacaksınız,
selam ile | 36- Doğrusu, Allah katında ayların sayısı oniki aydır. Gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah yazısında (böyle yazılmıştır). Bunlardan dördü haram aylardır. Bu da doğru olan dinin hükmüdür. Bu sebeple bunlar hakkında nefislerinize haksızlık yapmayınız. Müşrikler size karşı topyekün savaştıkları gibi siz de onlara karşı topyekün savaş açın. Ve iyi bilin ki, Allah müttakilerle beraberdir./tevbe
bana bu haram ayları kurandan açıklarmısın?
__________________ 101- De ki: "Göklerde ve yerde olup bitenlere dikkatle bakın!" Fakat o uyarmalar ve o âyetler, iman etmeyen bir kavme fayda vermez ki!/yunus
41- Görmez misin ki, göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini?/nur
3- Şüphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardır./casiye
80-....Hâlâ aklınızı kullanmaz mısınız? /mü'minun | |
| |  |  | |  |
22.02.2007, 01:39
|
#9 (permalink)
| | Mesajlari Onaylanacak
malik bin nebi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 23.03.2006 Mesajlar: 46 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | selam kardeşim, kur'an'ın en iyi tefsiri yine kur'andır,
"Allah bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamız konusunda and verdi," diyenlere de ki: "Şüphesiz, benden önce nice elçiler, apaçık belgeler ve söylediklerinizle geldi; eğer, siz doğru idiyseniz, o halde onları ne diye öldürdünüz?" (AL-İ İMRAN SURESİ / 183)
müşriklerin iddiaları,Allah ve de elçiyi ayırma mantıkları ve inkar ettikleri Allah değil elçi, çünkü, ikisinin arasını ayırmışlar,
Allah'ı ve elçilerini inkâr eden, Allah ile elçilerinin arasını ayırmak isteyen, "Bazısına inanırız, bazısını tanımayız" diyen ve bu ikisi arasında bir yol tutturmak isteyenler. (NİSA SURESİ / 150)
Allah'ı kur'an'a resulü hadislere gömmektir ayırmak, muhammedi göğe isayı balkona atmak gibi bir şey,
bizlerin Allah'a elçisiz itaat etmemiz vahy boyutunda mümkün değil,
Kendisiyle Allah'ın konuşması, bir beşer için olacak (şey) değildir; ancak bir vahy ile ya da perde arkasından veya bir elçi gönderip kendi izniyle dilediğine vahyetmesi (durumu) başka. Gerçekten O, yüce olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (51)
Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip-iletiyorsun. (52) şuara,
Allah insanlarla iletişimini vahy boyutundan yapmak isterse, içlerinden birini seçer herkesle bire bir vahyetmez ama herkesle elçiler vasıtası ile konuşur,
Kim Resûl'e itaat ederse, gerçekte Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik. (NİSA SURESİ / 80)
resule itaat Allah'a itaat, elçinin Allahtan getirdiğine itaat Allah'a itaattir, çünkü onlar elçiye ait değil, onun hevasından değil, Allah'ın kur'an vahyi,
elçi ve muhammed iki alanı ifade eder,
De ki: "Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz. (A'RAF SURESİ / 158)
muhammed de elçiye iman ediyor garip değil mi, O da Allah'a ve O'nun Sözlerine ve kendi sözlerine demiyor ayet, O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmakta,
Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınıza Allah'tan ve Resûlü'nden kesin bir uyarıdır. (TEVBE SURESİ / 1)
uyarıyı Allah yapıyor, Reslün uyarıda katkısı yok, ayrıyeten bir uyarı yapmıyor yani, Allah'ın uyarısını tebliğ ettiği için O'na itaat Allah'a itaat,( bu son ayet hakkındaki görüş bizzatihi bana ait değil, bunu da belirteyim)
Elçi-devletresisi-kumadan-kadı-imam, muhammed bunların hepsi, elçilik boyutu vahye ve evrenselliğe diğer kısımları ise tarihselliğe ve sosyallığa değiniyor,
VE itaat ;Muhammed'e değil O'na indirilene, Elçiye itaat vahye itaat etmektir, ama elçiler ara kabloları değildir, bu da ayır bir konu,
selam ile | |
| |  |  | |  |
22.02.2007, 01:40
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Abd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.07.2006 Yaş: 24 Mesajlar: 226 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | 54- De ki: Allah'a itaat edin; Peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamberin sorumluluğu kendine yüklenen, sizin sorumluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece açık açık duyurmaktır./nur bunuda bi zahmet açıklasanız. acaba Allah bu gün olacakları bildiği içinmi Allah'a itaat edin peygambere itaat edin diye bir ayrıma gitmiş? size kalsa peygambere itaat etmek kurana yani Allah'a itaat etmek demek. neden acaba böyle bir ayrım yapmış Allah?
__________________ 101- De ki: "Göklerde ve yerde olup bitenlere dikkatle bakın!" Fakat o uyarmalar ve o âyetler, iman etmeyen bir kavme fayda vermez ki!/yunus
41- Görmez misin ki, göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini?/nur
3- Şüphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardır./casiye
80-....Hâlâ aklınızı kullanmaz mısınız? /mü'minun | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:55. | | |