Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Vahdet-i Şühûd & Vahdet-i Vücûd
Alt 08.02.2007, 18:14   #1 (permalink)
Gesperrt
 
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006
Bulunduğu yer: Bursa
Yaş: 19
Mesajlar: 386
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Suffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce Tanınıyor
Tecrübe Puanı: 0
Pfeil Vahdet-i Şühûd & Vahdet-i Vücûd

Vahdet-i Vücud; alemler ve ben, bir hayal olarak kendi başımıza, nasıl kendimize varlık verebiliriz ki! Zattan ayrı gayrı, bir, var olmuş olalım?

Vahdet-i Şuhud ise; alemler ve ben, bir tecelliyi zıll (gölge) olarak (hayal olarak da söylenilebilinir) Zattan ayrı gayrı olmamıza rağmen nasıl o olabilir ki! sonlulukta, bir şeye benzer olarak Zat’ın aynı olmuş olalım? Sorgulamasında bu iki görüşte; Vahdet-i Vücud, Hz. İbrahim mertebesinin Hz. İsa mertebesi içkinliğinde seyir ederliliği, Vahdet-i Şuhud ise Hz. İbrahim mertebesinin Hz. Musa mertebesinde seyir ederliliği olarak Hz. Muhammed (s.a.v) efendimizin, zat tecellisi mertebesinin içkinliğinde Tasavvufta zuhur etmiştir. Bu haliyle Vahdet-i Vücut erbabı Hz. Ali keremallahü vech’in velayet mertebelerinin kutbu olurluluğunun feyizlerinde, Vahdet-i Şuhud erbabı ise Hz. Ebu Bekir El Sıddık’ın (r.a.) sıddıkiyet mertebelerinin kutbu olurluluğunun feyizlerinde seyir etmişlerdir.

Her iki görüşte de, Hz. Osman (r.a.) ve Hz.Ömer (r.a) efendilerimizin mertebelerinin de feyiz bereketleri görülür.

Tasavvuf tarihinin bu iki görüşünde, tezahür eden bütün büyük evliyalara bakıldığı zaman görülecektir ki, Vahdet-i Vücut erbabı olan Cüneyd-i Bağdadi, Beyazıt-ı Bestami, Nesimi, Hallaç-i El Mansur, Muhuddin Arabi, Hacı Bayram Veli vb. gibi velilerin yaşamına Vahdet-i Şuhud görüşünün fikirleri sirayet etmiştir. Bu hal aynı şekilde Vahdet-i Şuhud erbabı olan Abdulhalık-ı Gücdüdivani, Bahaddin Nakşibendi, Muhammet Bakibillah, İmam-ı Rabbani, Said-i Nursi vb. velilerin yaşamına Vahdet-i Vücut görüşünün fikirlerinin sirayet etmesi olarak görünür.

Her iki görüşün erbabları anlayışta, keşifleri ışığında, alemlere bakışları açısından farklı olan seyirleri ile her ne kadar uç noktalarda fikirler olurluluğunda farklılık arz etmeleri olsa da, her iki görüşün erbabları, tevekkül cihetleri ve zat temellendirmesinde aynı görüşte olmaları sebebiyle, yaşamlarında birbirine içkin olan iki görüşü yansıtırlar.

Vahdet-i Vücut Tasavvufun özsel yaşam biçimi olurluluğunda, Tasavvufun Tasavvuf olurluluğunun, renkliliğidir. Vahdet-i Şuhud ise Tasavvufun farkındalıklarda kemale gelişinin zorunlu açılımı olarak görülmelidir.

Her iki Tasavvufi görüş, temel olarak; alemler üzerindeki fikirleri sebebiyle ayrılık arz etmeleri ve bu fikirlerin birbirine zıt olmalarına karşın Hakk olarak, hakikati arz etmeleri nedeniyle Vahdet-i Vucud’un aynıdır görüşü, Vahdet-i Şuhud’un ise o değil ondan ayrı gayrı değil görüşü, bir kısır ikilem olarak, Tasavvuf tarihindeki anlam akışını durdurmuş gibidir.

Vahdet-i Vücut görüşü; günümüzde pozitif ilimler ışığında, kuantum fiziği içkinliğinde teorik olarak, yakın bir gelecekte olmasa dahi, gelecekte bilimsel olarak kanıtlanacağı yadsınamaz bir gerçektir. Vahdet-i Şuhud görüşü ise; yaşantımızda inkar edilemeyecek bir hakikat olarak, yaşantımızın yaratılış temelleri içkinliğinde varolur olma zorunlulukları sebebiyle anlayışımızda kalıcılık arz eder.

Vahdet-i Vücut görüş itibarıyla Vahdet-i Şuhud’tan daha ılıman bir anlayış görüşüne, Vahdet-i Şuhud ise Vahdet-i Vucuda kıyasen din değerleri üzeri yaratıcıya olan sıdkiyet değerlerinde, değerler üzeri farkındalıkta bakması sebebiyle biraz daha sert ve kararlı bir anlayış görüşüne sahiptir.


Alıntı:
Vahdet-i Vücud -Vahdet-i Şühud:

İmam-ı Rabbanî'nin en önemli özelliklerinden biri de genellikle "Vahdet-i vücüd" denilen "Panteizm" ile karıştırılan vahdet-i vücudu "Vahdet-i şühüd" adıyla daha anlaşılabilir hale getirmesidir. Vahdet-i vücud'daki "Herşey O'dur" anlayışına, "Herşey O'ndandır" şeklinde anlayan, Hakk ile halkın ayrı ayrı varlığı bulunduğunu, ancak halkın vücudunun Hakk'ın varlığına göre gölge mesabesinde olduğu görüşünü benimsemiştir. "Eşya'da Hakk'ı görme" şeklinde ifade edilen vahdet-i şühud bir bakıma vahdet-i vücudun ileri derecesi olarak görülmesidir.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.02.2007, 18:15   #2 (permalink)
Gesperrt
 
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006
Bulunduğu yer: Bursa
Yaş: 19
Mesajlar: 386
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Suffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce Tanınıyor
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Vahdet-i şühûd, Bİr görmek demektir. Bu âlemde gerçek varlık olarak Allah’ı görmek demektir. Sâlikte ibâdet, tâat, riyâzat ve mücâhede sâyesinde meydana gelen ilâhî aşk ve muhabbet kulu istîlâ edince vecd ve istiğrâk hâli ortaya çıkar. Bu âle eren sâlik, Allah’ın tecellîsinden başka birşey görmez olur. Gözünden mâsivã büsbütün kaybolur. Sâdece Tek’i görmeye başlar. İmam-ı Rabbânî bunu güneş ışığını gören kimsenin yıldızları görmemesi misâliyle açıklar. Güneşin ışığı çıkınca yıldızlar görünmez ama, büsbütün yokolmuş değillerdir. Sâdece daha güçlü bir ışık onların ışığının görünmesine engel olmuştur. Vahdet-i vücûdda Hakk’ın tecellîsini müşâhede eden, diğer varlıkları görmese de, yok olduklarını iddiâ edemez. Yine İmam-ı Rabbânî’ye göre Hallâc’ın “Ene’l-Hakk” sözü ile Bistâmî’nin “Sübhânî” sözü vahdet-i şühûd makamında söylenmiş sözlerdir. Şühûd hâline eren kimsenin gözünde mâsivâ müzmahil olduğu; “Sen çıkınca ardan kalır seni Yaradan” sırrı gerçekleştiği için sâlik, “Ene’l-Hakk” derken “Hakk Hakk’tır, ben değilim” demektedir. Değilse, böyle bir sözü kendisini görerek söyleyen küfre düşer.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.02.2007, 18:17   #3 (permalink)
Gesperrt
 
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006
Bulunduğu yer: Bursa
Yaş: 19
Mesajlar: 386
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Suffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce Tanınıyor
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Görülenlerin birliği. Tasavvufta görülen her nesnede Allah'ı görmek. Vahdet-i vücud (varlık birliği) anlayışına karşı çıkan mutasavvıflar tarafından geliştirildi. Vahdet-i şuhud anlayışının temelinde varlık ile Allah'ın iki ayrı gerçeklik düzlemi oluşturduğu kabulü yatar.

Vahdet-i şuhud, tasavvuftaki fenâ (Allah'ta yok oluş) durumuyla bağlantılıdır. Bu anlayışa göre zahir ve batın olmak üzere iki çeşit fenâ vardır. Zahiri fenâda Allah, insana fiilleriyle tecelli eder. Bu tecelli sırasında insanın iradesi yok olur, ne kendisi, ne de başkası için bir hareket görebilir. Her fiil ve harekette Allah'ı görür. Batıni fenâda ise, Allah insana sıfatlarıyla ya da zatıyla tecelli eder. Zahiri fenâda Allah dışındaki varlıklar yok olurken, batıni fenâda görme durumu da yok olur.

Fenâ durumundaki mutasavvıf Allah'tan başkasını göremez. Kalbinde O'ndan başkası kalmamıştır. Masivaya (Allah dışındaki varlıklar) ilişkin bilinci yok olmuştur. Bu durumun güçlenmesi halinde tasavvuf yolcusu (salik), her şeyde yalnız Allah'ı görür, artık ortada kendi varlığı bile kalmamıştır. Bu durum kulun yok olması, fenâsı, Allah'ın bekası demektir. Fakat Allah dışındaki varlıklar gerçekte yok olmamıştır. İki varlık birleşmiş de değildir. Yaratıcı başka, yaratılan başkadır; Rab başka, kul başkadır. Mutasavvıf fenâ durumundan çıktığında bu gerçeği görür ve kabul eder. Ama fenâ durumunda iken ikilik kalkmış, yalnızca Allah'ın varlığı kalmıştır.

Vahdet-i şuhud anlayışına göre fenâ haliyle bağlantılı olan bu durum geçicidir. Bu nedenle görülen dünyanın varlığını kabul etmek Allah ile evrenin varlığını ve bir saymamak gerekir. Her şey O'ndadır denilebilir, ama her şey O'dur denilmesi fenâ halinin ortaya çıkardığı bir yanılgıdır. Vahdet-i vücud anlayışını benimseyen mutasavvıflar, fenâ makamında kalıp beka mâkamına ulaşamadıkları için bu yanlışa düşmüşlerdir.

Vahdet-i şuhud anlayışı, tevhid-i şuhudi, fenâ fi'ş-şuhud ve fenâ-i şuhudi gibi isimler de alan tevhit anlayışının ürünüdür. Bu tevhid anlayışı şu cümle ile özetlenir: "Lâ meşhude illallah" (Allah'tan başka görülen yoktur). Nakşibendiye tarikatı tarafından benimsenen bu tevhid ve vahdet anlayışı, özellikle İmam Rabbanî'nin vahdet-i vücuda yönelttiği eleştirilerle güç ve yaygınlık kazandı.

Ahmet ÖZALP


sayın abdulwehhab,işte güzel kardeşim haşa herşey Allah'tır panteist görüşünü değil,herşey Allah(c.c)'tandır görüşünü yani vahdet-i şühûdu savunuyoruz,şimdi oldu inşaAllah ?
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.02.2007, 18:45   #4 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Duha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006
Yaş: 37
Mesajlar: 2.136
Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Duha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 20
Standart

Silinmiş bir yazımda Vahdet-i Şuhud için şirk demiştim. Orda bahsettiğim Vahdet-i Şuhud "Görünen her şey Allahtır",diyen batıl bir fırkadır. Yoksa Ehl-i Tarikin Vahdetü'ş-şuhud'u zararsızdır.

Benim dediğim "Heme-ost yani "her şey Allah'tır". Diyenlerdir. Oysa "heme-ezosttur" Yani her şey ondandır.
Yani sülük anında Heme-ost gören bir ehl-i tarik kendine geldiğinde "heme-ezost" der. Bunu bilirim.
Bazı kişiler bunu ifratlayıp "Enel hak enel halık" der.
Ancak bu devirde bu tür seyr-i sülük caiz olsa bile bahsi caiz değildir.
Muhabbetle
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.02.2007, 18:50   #5 (permalink)
Gesperrt
 
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006
Bulunduğu yer: Bursa
Yaş: 19
Mesajlar: 386
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Suffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce Tanınıyor
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Alıntı:
Duha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Silinmiş bir yazımda Vahdet-i Şuhud için şirk demiştim. Orda bahsettiğim Vahdet-i Şuhud "Görünen her şey Allahtır",diyen batıl bir fırkadır. Yoksa Ehl-i Tarikin Vahdetü'ş-şuhud'u zararsızdır.

Benim dediğim "Heme-ost yani "her şey Allah'tır". Diyenlerdir. Oysa "heme-ezosttur" Yani her şey ondandır.
Yani sülük anında Heme-ost gören bir ehl-i tarik kendine geldiğinde "heme-ezost" der. Bunu bilirim.
Bazı kişiler bunu ifratlayıp "Enel hak enel halık" der.
Ancak bu devirde bu tür seyr-i sülük caiz olsa bile bahsi caiz değildir.
Muhabbetle

Sanırım farklı şeyden bahsetmiyoruz ancak vahdet-i şühûd budur,herşey Allah'tır görüşü ya da gördüğüm herşey Allah'tır görüşü vahdet-i vücûda giriyor.
Alıntı:
Orda bahsettiğim Vahdet-i Şuhud "Görünen her şey Allahtır",
görünen herşey Allah'tır fikri vahdet-i vücûddur.Görünen herşey Allah(c.c)'tandır görüşü vahdet-i şühûddur.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.02.2007, 19:21   #6 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Duha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006
Yaş: 37
Mesajlar: 2.136
Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Duha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin ZekasıDuha Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 20
Standart

Neyse beni anladın. Cehlime ver.
Muhabbetle
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.02.2007, 20:04   #7 (permalink)
Gesperrt
 
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006
Bulunduğu yer: Bursa
Yaş: 19
Mesajlar: 386
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Suffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce Tanınıyor
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Alıntı:
Duha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Neyse beni anladın. Cehlime ver.
Muhabbetle
Estağfirullah
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.02.2007, 23:43   #8 (permalink)
Yeni Üye
 
abd el wahhab isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.01.2007
Yaş: 26
Mesajlar: 26
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
abd el wahhab Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

herseyi allah yaratmistir ama hersey o degildir.
yaratici ile yaratilani ayormayan musluman degildir.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 09.02.2007, 00:24   #9 (permalink)
Gesperrt
 
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006
Bulunduğu yer: Bursa
Yaş: 19
Mesajlar: 386
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Suffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce Tanınıyor
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Alıntı:
abd el wahhab Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
herseyi allah yaratmistir ama hersey o degildir.
yaratici ile yaratilani ayormayan musluman degildir.
HasbinAllah...

Vahdet-i vücud'daki "Herşey O'dur" anlayışına, "Herşey O'ndandır" şeklinde anlayan, Hakk ile halkın ayrı ayrı varlığı bulunduğunu, ancak halkın vücudunun Hakk'ın varlığına göre gölge mesabesinde olduğu görüşünü benimsemiştir.

Vahdet-i şuhud anlayışının temelinde varlık ile Allah'ın iki ayrı gerçeklik düzlemi oluşturduğu kabulü yatar.


Bir oku be güzel kardeşim..
  Alıntı ile Cevapla

Alt 09.02.2007, 00:36   #10 (permalink)
Yeni Üye
 
abd el wahhab isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.01.2007
Yaş: 26
Mesajlar: 26
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
abd el wahhab Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Alıntı:
Suffiyun Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
HasbinAllah...

Vahdet-i vücud'daki "Herşey O'dur" anlayışına, "Herşey O'ndandır" şeklinde anlayan, Hakk ile halkın ayrı ayrı varlığı bulunduğunu, ancak halkın vücudunun Hakk'ın varlığına göre gölge mesabesinde olduğu görüşünü benimsemiştir.

Vahdet-i şuhud anlayışının temelinde varlık ile Allah'ın iki ayrı gerçeklik düzlemi oluşturduğu kabulü yatar.


Bir oku be güzel kardeşim..
VAHDETI SUHUD GERCEGE DAHA YAKIN.ZATEN IMAM RABBANI VAHDETI VUCUDU TERKETMIS BU EKOLU KURMUSTUR.
AMA EN IYISI BU EKOLLERI BIRAKIP ALLAH RESULUNUN EKOLUNE GIRMEK.
O HIC BOYLE SEYLERI ANLATMADI.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Vahdet Mesajı... Ebu Zerr Oku - Düşün - Anla 0 22.05.2008 04:28
Vahdet-i Vücud bekir Kavramlar ve İçerikleri 6 11.12.2007 01:47
Vahdet hanif_bir_kul Genel Islam Konular 4 06.06.2007 15:25
Islami Vahdet sinang Genel Islam Konular 0 28.01.2007 11:34
Vahdet-i vücud nedir ve itikadımızla telif edilebilir mi? seyfullah putkıran Genel Islam Konular 1 26.01.2007 14:40



WEZ Format +2. Şuan Saat: 11:14.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger