Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Karşı Cephenin Bunca Tahribine Mukabil, Neslimizi Nasıl Muhafaza Edip Elimizde Tutaca
Alt 06.02.2007, 16:16   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005
Bulunduğu yer: Aşk`dan
Yaş: 23
Mesajlar: 2.876
Tesekkür Etti: 1
3 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
alptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 61
Standart Karşı Cephenin Bunca Tahribine Mukabil, Neslimizi Nasıl Muhafaza Edip Elimizde Tutaca

Hz. Âdem'den günümüze kadar küfür dâima tahrip cihetini tutup gitmiş; inananlar da hep tâmîr tarafını sahiplenmişlerdir. Günümüzde de aynı şekilde devam etmektedir. Onun içindir ki, bu derdi vicdanında derinlemesine duyan Çağın Büyüğü şöyle diyor: "Eğer bu iki kuvvet arasında bir denge olsaydı ve aynı imkânlara sahip bulunulsaydı, bizim cephemizde büyük bir fütuhat görülecekti".

Karşı cephenin bütün yaptığı tahrîptir. İnsanın hissiyatını kamçılayarak onu şehvet çukuruna yuvarlamış, arzu ve isteklerini tahrîk ederek yine onu maddenin esiri haline getirmiş; makam ve mevkiye vurduğu saygıyla onları çok cazîp göstermiş,bakışları bulandırmış, basit vâsıtalarla büyük tahrîpler yapmış ve bütün bir gençliği şirâzeden çıkarmıştır. Eğer bizim cephemizde de her şey bu kadar kolay vücuda gelebilseydi, bunca çalışmanın karşılığında çok büyük muvaffakiyetler görülecekti...Halbuki biz, asırlardır her tarafı yıkılmış bir kalenin hem de çok büyük bir kalenin tâmîr ve onarımıyla meşgûl oluyoruz.

Düşünmeli ki, bu memlekette. hatta bütün İslâm âleminde tevhîdin temelleri sarsılmış, Allah inkâr edilmiş, peygamber (as) tezyîfe ma'ruz kalmıştır bütünüyle hafife alınmış ve bütün cihânı aydınlatan hatta düşmanlarına bile mucizeliğini kabul ettiren aydınlık tufanı Kur'ân-ı Kerîm ayaklar altına alınmış, inanmış insanların yanında bile âdeta dinin hiç bir ağırlığı kalmamış ve her şey içinden çıkılmaz hale gelmiş. İşte böyle devrede hem yapacak iş çok hem de yapılan işlerin değeri büyük olur. Karşı taraf bir taş çekiyor bütün duvarı aşağıya yıkıyor, biz ise taş taş üstüne koya koya o duvarı yeniden örmek ve örülen kısmı da ayrıca muhâfaza altına almak zorundayız. Fakat bütün bunlarla beraber açıktan açığa inâyet elinin göründüğünü söylemek de mümkündür. Bu satırlar bana, Pascal'a âit bir hâtırayı hatırlatıyor. Pascal, bir vecd ve aşk insanıdır. Fakat tâlihsizdir. Bir mütefekkirimizin dediği gibi, "son anda vapuru kaçırmıştır."Hz. Muhammed limanına kadar yanaşmış ancak kendini o nurdan kucağa atamamıştır. Bu ayrı bir mevzû. Benim üzerinde durmak istediğim ise, tamamen bize âit bir meseleye onun başından geçen bir hâdiseyi tavzih unsuru olarak kullanmaktan ibâret.

Kendisi anlatıyor: Bir faytonun içinde Ren nehrine doğru gidiyordum. Atlar birden gemi azıya aldılar. Kurtulmam mümkün değildi. Nehrin içine yuvarlanmam mukadderdi. Birden beklenmedik bir hâdise oldu. Atlar arabadan koptu, nehre uçtu ve ben iki nûrânî el sayesinde, arabamla beraber nehrin kenarında kaldım.

O güne kadar sefih bir hayat yaşayan Pascal bu hâdisenin tesiriyle bir manastıra kapanır ve ömrünün sonuna kadar orada, düşünen, gören, bilen bir rahip gibi yaşar.

Bize gelince, Pascal'ın ömründe bir kere gördüğü bu nûrânî elleri başımızdan geçen yüzlerce hâdisede yüz defa müşâhede etmekteyiz. Rabbimiz'e sayısız hamdu senâlar olsun.

Onlar sinemalarıyla, tiyatrolarıyla, bar ve pavyonlarıyla, diskotekleriyle gençliği tahrîp etmelerine mukâbil, bizim cephemiz onlara, namaz kılın oruç tutun, nefsinize âit bir kısım isteklerden fedâkarlıkta bulunun... kendiniz için değil etrafınız için yaşayın ve gelecek nesiller adına kendinizi fedâ edin gibi zâhiren çok zar görünen teklifler götürüyoruz. Buna rağmen, yine de kabul görüyoruz ki, binlerce genç İslâmî meselelere yürekten sâhip çıkıyor.

Bizim senelerce evvel söylediğimiz Çin ve Rusya'ya âit yıkılışların bugün herkesin malûmu olan âdiyattan birer vâkıa haline gelmesi gibi, dün söylenilmesine rağmen anlaşılmadığı halde bugün aynelyakîniyle vâkıf olunan nice meseleler var ki, orta kuşağın elmas ülkelerinde müşâhede ettiğimiz,bunca değişikliklere sebebiyet veriyor. İnsanlık dinin karşısında, güneş karşısında kalıp eriyen buz parçaları gibi eriyor ve su haline geliyor. Küfür cephesi, yukarıda olmasına rağmen, hızla aşağıya doğru düşüş yapmakta, bizim cephemiz ise hızla tepeye doğru tırmanmaktadır. Önümüzdeki çeyrek asırda çok şey değişecek ve İslâm âlemi dünyada lâyık olduğu yeri muhakkak alacaktır. Küfür taviz vermeye başlamış,biz ise toparlanma eşiğine gelmiş bulunuyoruz.

Esasen biz, bize düşeni yapmalıyız. Nesli koruma ve muhâfaza etme Cenâb-ı Hakk'a âit bir iştir. O'nun sonsuz rahmetinden ümît ediyoruz ki binbir çileyle yetişen bu nesli, siyaseti altına alıp muhâfaza etsin ve palazlanma devresine girmiş civcivleri canavarlara yedirmesin. Aslında O'nun inâyet eli uzanmasaydı, bizim aklımızın yeteceği işler değildi. Evet, o lütuf ve ihsânda bulundu,bizi hiç bilmediğimiz vâdilere sevk etti. Neden sonra anladık ki, oralara girmemiz gerekiyormuş. İşin başında gördüğümüz bu yardım ve inâyetin işin sonuna kadar devam etmesini o rahmeti sonsuzdan duâ ve niyaz ediyoruz...
__________________
İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim!
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alay Edenlere Karşı Tavrımız Nasıl olmalıdır? gizemli_0 Genel Islam Konular 1 19.09.2007 12:15
Bunca Zaman Kiminle Bilirdin beyaz_ışık Oku - Düşün - Anla 0 13.08.2007 10:10
Ahirzaman fitneleri nasıl ortaya çıkacak ve bu fitnelere karşı kendimizi nasıl koruyacağız? beyaz_ışık Genel Islam Konular 2 25.07.2007 12:25
Kur'an Muhafaza edilmiş kitap sinang Genel Islam Konular 1 06.07.2007 21:01
Edip Yüksel Dosyasi 1. hasan demir Genel Islam Konular 5 07.01.2007 08:34



WEZ Format +2. Şuan Saat: 21:06.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger