 | Büyük Melekler Ve Vazifeleri |  |
01.02.2007, 16:18
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
reyyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2006 Yaş: 29 Mesajlar: 1.354 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 23 | Büyük Melekler Ve Vazifeleri BÜYÜK MELEKLER VE VAZİFELERİ
İnsanın kalbine doğruyu ve gerçeği ilham eden, namaz kılanlarla birlikte Fatiha Sûresi’nin bitiminde ‘amin’ diyen, her gün sabah ve ikindi namazlarında müminlerle birlikte olan, Kur’an okunurken yeryüzüne inen, ilim ve zikir meclislerini dolaşan ve müminlere rahmet okuyan melekler vardır. Kur'an ve hadislerin izahıyla büyük melekler ve vazifeleri şöyledir:
CEBRAİL: Vahiy getiren melektir. (Ruhu’l–Kudüs ve Cibril) de denir.
AZRAİL: Canlıların ruhlarını alır.(Allahın emriyle)
İSRAFİL: Allahü Teâlâ'nın iradesine uygun olarak kıyamet gününün meydana gelmesini ve tekrar öldükten sonra dirilişi sağlayan, bu işle ilgili olarak Sur denen bir şeyi üfürmekle görevlendirilmiş melektir.
MİKAİL: Tabiat olaylarını Cenab–ı Hakk’ın izniyle idare eden melektir.
HAMELE–İ ARŞ: Arşı taşıyan meleklerdir. Dört tanedir. Kıyamette bu sayı sekiz olacaktır.
KİRAMEN KÂTİBÎN: İnsanın amel defterini hazırlayan yazıcı meleklerdir. Sağdaki melek, sevabı hemen anında kaydeder. Soldaki melek ise, bir günah işlendiğinde, tövbe ve istiğfar edilmediği takdirde, o günahı aynen tespit eder. Kıyamet günü hesap bu meleklerin tespitlerine göre olacaktır. Bu meleklere “Hafaza” melekleri de denir. İyi ve kötü her yapılanı gözetip hıfz etmek ve korumakla görevli melekler.
MÜNKER VE NEKİR: Ölen ve kabre konan kimselere “Rabbin kim, peygamberin kim, dinin ne?” gibi sorular soracak olan meleklerdir. Kabre konan her insan, hangi milletten ve hangi dili konuşursa konuşsun, meleklerin bu sorularını anlayacak, mü’min ise “Rabbim Allah, peygamberim Muhammed (sas), dinim İslâm, mü’minler kardeşimdir, diye cevap verecek ve o andan itibaren kabir, cennet bahçelerinden bir bahçe olacak ve melekler de kendisini kutlayacaklardır. Kâfir ise, bu suallere cevap veremeyecek, kabir onun için bir azap yeri olacaktır. | |
| |  |  | |  |
01.02.2007, 21:26
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
ÇAPANOĞLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2006 Mesajlar: 811 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 6 | [quote=reyyan;49550]BÜYÜK MELEKLER VE VAZİFELERİ
İnsanın kalbine doğruyu ve gerçeği ilham eden, namaz kılanlarla birlikte Fatiha Sûresi’nin bitiminde ‘amin’ diyen, her gün sabah ve ikindi namazlarında müminlerle birlikte olan, Kur’an okunurken yeryüzüne inen, ilim ve zikir meclislerini dolaşan ve müminlere rahmet okuyan melekler vardır. Kur'an ve hadislerin izahıyla büyük melekler ve vazifeleri şöyledir:
CEBRAİL: Vahiy getiren melektir. (Ruhu’l–Kudüs ve Cibril) de denir.
AZRAİL: Canlıların ruhlarını alır.(Allahın emriyle)
İSRAFİL: Allahü Teâlâ'nın iradesine uygun olarak kıyamet gününün meydana gelmesini ve tekrar öldükten sonra dirilişi sağlayan, bu işle ilgili olarak Sur denen bir şeyi üfürmekle görevlendirilmiş melektir.
MİKAİL: Tabiat olaylarını Cenab–ı Hakk’ın izniyle idare eden melektir.
HAMELE–İ ARŞ: Arşı taşıyan meleklerdir. Dört tanedir. Kıyamette bu sayı sekiz olacaktır.
KİRAMEN KÂTİBÎN: İnsanın amel defterini hazırlayan yazıcı meleklerdir. Sağdaki melek, sevabı hemen anında kaydeder. Soldaki melek ise, bir günah işlendiğinde, tövbe ve istiğfar edilmediği takdirde, o günahı aynen tespit eder. Kıyamet günü hesap bu meleklerin tespitlerine göre olacaktır. Bu meleklere “Hafaza” melekleri de denir. İyi ve kötü her yapılanı gözetip hıfz etmek ve korumakla görevli melekler.
MÜNKER VE NEKİR: Ölen ve kabre konan kimselere “Rabbin kim, peygamberin kim, dinin ne?” gibi sorular soracak olan meleklerdir. Kabre konan her insan, hangi milletten ve hangi dili konuşursa konuşsun, meleklerin bu sorularını anlayacak, mü’min ise “Rabbim Allah, peygamberim Muhammed (sas), dinim İslâm, mü’minler kardeşimdir, diye cevap verecek ve o andan itibaren kabir, cennet bahçelerinden bir bahçe olacak ve melekler de kendisini kutlayacaklardır. Kâfir ise, bu suallere cevap veremeyecek, kabir onun için bir azap yeri olacaktır. Cebrail vahy meleği diyorsunuz, Kur'an-ı taşıyan bir meleğin KURANTAŞIYICI özelliği Kuir'an da olmalı değil mi, varsa bir ayetle açıklar mısınız?..
Azrail canı alan melek ise, Allah'ın verdiği bir canı sen veya ben alsak katil oluruz, ama, o canı veren alırsa, veren o alan o der hakkı teslim etmiş oluruz, peki Azrail can alınca katil olur mu? Azrail can aldığına göre onun canını kim alacaktır...
İsrafil sur üfüren bir melek ise, neden kıyamet kopmadan milyarlarca sene önce yaratıldı, kıyamete kadar görevi nedir, sadece bir sur üfürüp onunda mı canı alınacaktır, hal böyleyse, diğer meleklerin yanında en az iş yapan melek olarak rahatsızlık duymuyor mu acaba?..
Mikail tabiat olaylarını idare den melekse, bu inanç, yunanlıların TABİAT TANRISI, GÜNEŞ TANRISI, YAĞMUR TANRISI inancına çok yakın, bu fikir acaba Yunanlılardan mı aparılmıştır..
Arşı taşıyan meleklere gelince, hadi diyelim bunu uyduran evliyalarınız zamanında dünyanın ve evrenin dönüşü, uzay bilimi, gezegenlerin yapısı bilinmiyordu da böyle bir şey uydurdular, şu an herşey bilindiğine göre, meleklerin taşıma görevi nereye kadardır, hangi arşı ve hangi semayı taşımakla görevliler ve nasıl?..
Sevap-günah meleklerine gelince, sevabını-günahını yazdıkları insan ölünce bunların durumu ne olmakta, onlarda sahibiylemi ölürler, yoksa başka bir insana mı transfer olurlar, olurlarsa yazdıkları defterlerin karışma ihtimali var mı, bu inanç reenkarnasyon inancıya paralel değil midir?..
Münker Nekir'e gelince, yoksa siz de mi kuru ve cansız bedenin hesap verdiğine inanıyorsunuz, hadi inandınız, kuru bir laşe ile melekleri yüzleştirmenin mantığı nedir, yok hesap ruha sorulur derseniz, bu meleklerin mezarda işleri ne? Yoksa, siz ruhların mezarlarda beklediğinimi sanıyorsunuz, öyleyse yer altında ruhlar alemi bir dünya oluşmuştur, ölen milyarlarca insanın ruhları kim bilir yer altında ne karanlık işler çeviriyorlardı..
Tamam, sevgili reyyan, herşeye karşı çıkmam, zaten parazitliği sevmem, ama, hiç olmazsa bir konu yazarken, ayetlere bir göz atın, gerçekleri az da olsa yansıtın.. Hem koz veriyorsunuz, hem kızıyorsunuz.. Olmuyor ama..
__________________
======================================== ...ve biz bu kitabı sana, herşeyin açıklayıcısı, bir yol gösterme, bir rahmet ve Müslümanlara bir müjde olarak indirdik (Nahl;89)
Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru olana kılavuzlar...(İsra;9) ======================================== | |
| |  |  | |  |
02.02.2007, 11:16
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
reyyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2006 Yaş: 29 Mesajlar: 1.354 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 23 | Cenâb-ı Allah'ın bütün melekler içinde üstün kıldığı dört büyük melek.
Melek kelimesi Arapça'da "haberci" anlamına gelmektedir. Çoğulu "melâike" olarak gelmekte ise de, gerek Türkçe'de ve gerekse Arapça'da çoğul manasına "melek"' olarak da kullanılmaktadır.
Melekler, ruh gibi lâtîf, nûrânî, mahiyetleri Allah katında malum, varlıkları bizim dünyamıza ait olmayan fakat insanlarla ilgili bir takım görevleri bulunan varlıklardır. Akıl ve nutukları olup; şehvet ve gadap gibi beşerî ihtirasları, yemeleri, içmeleri yoktur. Evlenmek, doğmak ve doğurmaktan uzaktırlar. Çeşitli şekillere girebilirler. Allah'ın emrine asla isyan etmezler, yerde ve gökte bir takım vazifeler ile meşgul olurlar. Daima Yüce Allah'ı tesbih ve zikrederler. Meleklerin bu özellikleri için bakınız: (el-En'âm, 6/9,100; el-Hicr 15/8; el-Fâtır 35/1; el-Meâric 70/4)
Meleklerin sayısı ve her birinin hangi işlerle vazifeli oldukları bizce malûm değildir. Ancak bunlardan bir kısmı ve vazifeleri Kur'an-ı Kerîm'de ve Hz. Peygamber'in hadislerinde bildirilmiştir. Bu bilgilere göre"büyük melekler" olarak tanınan dört melek vardır ki, bunlar: Cebrâil, Azrail, İsrafil ve Mikâil'dir.
Cebrâil: Kur'an'da üç yerde "Cibrîl" olarak geçmekte (el-Bakara 2/97, 98; et-Tahrim 66/4) diğer bazı ayetlerde de kendisinden Rûhu'l-Kudüs ve Rûh olarak bahsedilmektedir. (el-Bakara 2/87, 253; el-Mâide 5/110).
Vazifesi, Allah'ın emir ve nehiylerini peygamberlerine bildirmektir. Bütün vahiy onun vasıtasıyla nazil olmuştur.
Cebrâil, bu görevi yerine getirirken peygamberimize çeşitli şekil ve suretlerde gelirdi. Birçok defa insan şeklinde bu görevini ifa ederdi. İnsan şekline girdiğinde daha ziyade Dıhye isimli sahabenin kılığında, bazan da normal bir bedevî olarak gelirdi ki, "Cibrîl hadisi" diye bilinen hadisin vukûunda Hz. Peygamber'e bu kılıkta gelmiştir.
Cebrâil bu gelişlerinin sadece iki defasında aslî suretinde görünmüştür. Bunlardan birisi (en-Necm, 53/6-7) ayetlerinin nuzûlünde, diğeri ise yine Necm suresinin 13. ve 14. ayetlerinin nuzûlü esnasındadır (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IX, 95).
Azrâil: Kur'an-ı Kerîm'de
"Melekü'l-mevt" ( = ölüm meleği) olarak geçmektedir. " Ey Muhammed de ki; size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz." (es-Secde, 32/11)
Allah'ın emri ve izni ile canlıların, ölecekleri zaman canlarını almakla vazifelidir.
İsrafil: Kur'an'da "İsrâfil" olarak ismi geçmemektedir. Ancak, kıyametin vukûu ile ilgili ayette "(İsrâfil tarafından birinci sefer) Sûr'a üflenince Allah'ın dilediği (melekler) müstesna göklerde olanlar ve yerde olanlar bayılırlar (ölürler). Sonra Sûr'a (ikinci defa) üflenince ölüler mezarlarından kalkıp bakınıp dururlar." (ez-Zümer 39/68) buyurulmakta, dolayısıyla isim olarak olmasa da bu meleğin vazifesi bu ayetle belirtilmektedir. Buradan kıyametin ve ahiret gününün yani yeniden dirilmenin başlangıcında bir Sûr'a üfürme olacağı anlaşılmaktadır ki, bu işle vazifeli melek İsrâfil (a.s.) dır. Bu görevinden dolayı İsrafil'e "Sûr meleği" ismi de verilmektedir.
Ayrıca İsrâfil'in, "Levh-i Mahfuz"* da yazılanları okumak ve ilgili meleğe haber vermekle de görevli olduğu bilinmektedir.
Mikâil: Kur'an-ı Kerîm'de bir yerde "Mikâil" olarak zikredilmektedir. (el-Bakara 2/98)
Mikâil'in görevi: yağmurun yağdırılması, rüzgârın estirilmesi ve mevsimlerin tanzimi gibi tabiat olaylarını Allah'ın emri ve izni ile vukua getirmektir.
Bu dört meleğin dışında, her insanın yanında bulunan ve daima onun küçük, büyük, gizli ve aşikâr yaptığı bütün işleri yazan melekler vardır ki, bunlara "Kirâmen kâtibîn"* denir. Ayrıca öldükten sonra kabirde sual sormakla vazifeli "Münker* ve Nekir"* melekleri de vardır.
Meleklere inanmak, müslümanlığın iman ve itikat esaslarındandır. İnanmayan, müslüman olamaz; inkâr eden de dinden çıkar. Zira, Kur'an-ı Kerîm'de meleklerin varlığından bahsedilmekte, bir kısmının ise bizzat isimleri geçmektedir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Her kim Allah'a ve meleklerine ve peygamberlerine ve Cibrîl'e ve Mikâil'e düşman olursa Allah da kâfirlere düşmandır" (el-Bakara 2/98). Ayrıca Kur'an'da Fâtır suresinin bir diğer adı da "Melâike suresi"dir.
Melekler, bilfiil vardır. Onları görememiş olmamız onların yokluğu yolunda bir delil teşkil etmez. Onların bizim tarafımızdan görülmemesi, farklı bir şekilde yaratılmış bulunmalarından, vücudlarının rûhânî ve nûrâni olmalarındandır. Bizim gözümüz ise onları görebilecek şekilde yaratılmamıştır. Nitekim kendi aklımızı ve ruhumuzu da göremiyoruz, fakat onların varlığına inanıyoruz. | |
| |  |  | |  |
02.02.2007, 11:18
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
reyyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2006 Yaş: 29 Mesajlar: 1.354 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 23 | MUHAMMED (A.S) VAHY GELISI
Muhammed (A.S), kirk yasina gelince, Allah(C.C) onun kerametini açiklamayi ve kullarina,onunla rahmet etmeyi diledigi zaman,Kendisine, ilk vahiy ve peygamberlik baslangici,uykuda Sadik rü`yalar görmekle olmustur.
Peygamberimiz, alti ay bu hal üzere kaldi.
Yüce Allah, bu alti Ay içerisinde Peygamberine, Uykuda, sonrada uyanik Vahiy etti.
Peygamberimiz, her yil, Ramazan ayinda Hira daginda bir ay itikafa girer,Kureysilerin yapageldikleri gibi, yanina gelen yoksullara yemek de yedirirdi.Peygamberimiz, kavminin sürü sürü putlara tapip durduklarini gördükce,onlardan uzaklasmayi, Halvet ve Uzlete çekilmeyi özler, Hira dagina girer,Halvet ederdi.
Peygamberimiz (A.S),yüce Allah tarafindan Peygamber olarak gönderilecegi ve ilahi rahmetin, kullari, onunla ihsan olunacagi gün, gelmis bulunuyordu.
Peygamberimiz; Ramazan ayinin on besinci cumartesi ve on altinci pazar gecelerinde, Hira magarasinda uyudugu bir sirada,Rüyasinda, Vahy melegi Cebrail (A.S) atlastan bir kab içinde bir kitapla gelip Peeygamberimize ``OKU`` dedi.
Peygamberimiz``Neyi okuyayim?`` diye sordu.
Cebrail,Peygamberimizi,nefesi kesilinceye kadar,sIktI.
Peygamberimiz,kendisini ölecek sandi.
Bundan sonra,Cebrail (A.S),birakip Peygamberimize,`` OKU``! dedi.
Peygamberimiz ``Neyi okuyayim?`` diye sordu.
Cebrail Aleyhisselam,Peygamberimizi,tekrar,nefesi kesilinceye kadar sIktI.
Peygamberimiz, kendini ölecek sandi.
Sonra, Cebrail Aleyhisselamin sikmasindan kurtulmak icin``Neyi okuyayim?`` diye sordugu zaman, Cebrail Aleyhisselam, Alak suresinin basindaki bes ayeti okudu.
Peygamberimiz de, onlari, okudu.
Cebrail Aleyhisselam, ayrilip gittigi ve Peygamberimiz,uykudan uyandigi zaman, o ayetler,, sanki,bir kitap olarak Peygamberimizin kalbine yazilmis gibi idi.
Peygamberimiz, magaradan ayrilip Hidra daginin ortasina geldigi zaman,gökten,bir ses isitti ki: ``Ya Muhammed! Sen, Allahin Resulusun! Ben,Cebrailim !`` diyordu.
Peygamberimiz,basini kaldirip bakinca, Cebrail Aleyhisselam`i ayaklarini,gögün ufukuna basmis bir insan suretinde gördü!.
``Ya Muhammed! Sen, Allahin Rasulüsün!Ben, Cebrailim! Diyordu.
Peygamberimiz,duraklamis, Ona, baka kalmisti.
Ne bir adim ilerliyebiliyor,ne de,gerileyebiliyordu!
Eve döndügünde ,gördüklerini hazreti Haticeye anlatti,hazreti Hatice,``Sana Müjdeler olsun!
Yüce Allah sana ,hayirdan baska bir sey yapmaz.!diyerek onu teselli etti.
HAZRETI HATICENIN PEYGAMBERIMIZI VERAKAYA GÖTÜRMESI:
Peygamberimiz, yüce Allah tarafindan, Cebrail Aleyhisselamin getirip teblig ettigi Risalet vazifesini kabul ederek evine dönerek, hic bir agaca ve tasa rastlamadiki, kendisini selamlamasin!.
Peygamberimiz,yüregi titreyerek eve gelip,``Beni örtünüz!,beni örtünüz!``buyurdu.
Kalkinca, hazreti Haticeye basindan gecen olaylari anlatti.
Hazreti Hatice de onu alip Hiristiyanliga girmis olan,Veraka b.Nevfel´in yanina götürdü.Ona, Ey Amucamin oglu! Dinle bak! Kardesiyin oglu,ne söylüyor!
Veraka!´´ Ne gördün kardesimin oglu?´´ diye sordu.
Peygamberimiz;gördüklerini,isittiklerini,haber verince,Veraka:´´Senin bu gördügün,Allah tarafindan Musa Aleyhisselama indirilmis olan Namusul-Ekber´dir.
Ah Keske, kavminin,Seni (yurdundan)cikaracaklari zaman,ben,sag ve genc, dinc olsaydim!´´ dedi.
Peygamberimiz´´ Onlar, beni cikaracaklarmi ki? !´´ diye sordu.
Veraka ´´Evet! Cikaracaklardir.
Cünkü, senin gibi, bir sey getirmis kimse yoktur ki, düsmanliga ve iskenceye ugramasin!
Eger, ben, Senin davet günlerine yetisirsem, Sana,son derece yardim ederim!´´ dedi.
Cok gecmeden de, vefat etti.
ILK ABDEST VE ILK NAMAZ
Peygamberimiz, Hiradan döndügü ve Mekke´nin yukari tarafinda bulundugu sirada Cebrail Aliyhisselam, gelip vadinin bir kösesinde ökcesini yere vurdu.
Oradan, bir su kaynadi.
Cebrail Aleyhisselam, ondan Abdest aldi.
Peygamberimiz,Cebrail Aleyhisselamin Abdest alisina bakiyordu.
Cebrail Aleyhisselam,Namaz icin nasil Abdest alinip temizlenilecegini görsün diye,yüzünü dirseklerine kadar ellerini yikadi.
Agzini, su ile calkalandi.
Burnuna, su cekti, ve ona,Abdest almayi,Namaz kilmayi ögretti.
Peygamberimiz de hanimi hazreti Haticeye, Cebrailin ögrettiklerini ögretti.
PEYGAMBERIMIZIN TEBLIGE BASLAMASI VE ILK MÜSLÜMANLAR
Allah (C.C) ilk teblig emri olan ´´Ey örtülere bürünen (Resulüm), kalk ve insanlari uyar.´´ Ayeti celilesi gelince Peygamberimiz teblig görevine baslamis
ve insanlari Allahin birligine, davet etmeye baslamisti.
Davete ilk icabet edip müslüman olanlarin isimleri sunlardir:
Ilk Müslümanlik serefine sahip olan kisi hazreti Hatice´dir.
Hz.Ali,hz Ebubekir,hz Zeyd b.Harise,Bilal-i Habesi ve Annesi Hamame,Ebu Fukeyhe, Halid b.Said,Umeyne bint-i Halef,Amr b.Said,Zubeyr b.Avvam, hz. Osman,hz.Talha b. Ubeydullah,Sad b. Ebi Vakkas, Abdurrahman b. Avf, Ebu Ubeyde b.Cerrah, Ebu Seleme,hz Ümmü Seleme,Osman b.Mazun, vb...
Kaynak: Islam tarihi | |
| |  |  | |  |
02.02.2007, 11:29
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
reyyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2006 Yaş: 29 Mesajlar: 1.354 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 23 | Soru:
İnançsız bir kişi var! Bizim âmirimiz konumunda. Zamam zaman abuk sabuk şeyler söylüyor... Mesela insanların canın alan kaç melek var? Azrail bir tane ise aynı anda pekçok insanın canını nasıl alıyor gibi! Benim aklımdan geçenler var tabi, fakat bu işi bilen bir kişiye sormak daha mantıklı geliyor. Aydınlatırsanız sevinirim...
Cevap:
İnançsız kişiler içinden bazıları, sizin âmiriniz gibi başkalarının inançlı ve huzurlu olmalarından rahatsızlık duyar, onları da kendilerine benzetmek, bunu yapamazlarsa bile rahatsız ve huzursuz etmek isterler. Önce bunların amacını keşfetmek gerekir; kötü niyetli (yani inancı sarsmak veya mümini huzursuz etmek gibi niyetleri olan) birisi ise onunla tartışmanın, ona cevap vermenin, ikna etmeye çalışmanın pek faydası olmaz, aksine tarafların olumsuz duygularını kamçılar, hatta bazı kötü eylemlere yol açabilir. İnaçsız olanın bu tür konuşmalarına aldırmamak, cevap vermemek, duymamış gibi davranmak daha uygundur. Eğer iyi niyetli (şüphelerini, sorularını paylaşmak ve aydınlanmak isteyen) bir inançsız sözkonusu ise onunla konuşulabilir. Bu takdirde de konuşan tarafların gerekli bilgi yönünden eşit düzeyde olmaları aranır; aksi halde tartışma sağlıklı olmaz ve sonuç vermez.
Azrail ile ilgili soru, bu meleği insanlara benzetme hatasından kaynaklanıyor. Âmiriniz Azrail'i de kendisi gibi zannediyor, bir memur ile meşgul olurken başkalarıyla meşgul olamadığından Azrail'in de bir anda birden fazla insanın canını nasıl aldığını soruyor. Biz, din kaynaklarından elde ettiğimiz bilgilerle Azrail'in bir büyük melek olduğunu, eceli gelenlerin ölümlerini gerçekleştirdiğini biliyoruz; ama onun mahiyetini, ne, nasıl ve nice olduğunu bilmiyoruz. Biz insanlar bir anda birden fazla işi yapamayabiliriz, ama Allah ve O'nun melekleri bir anda birden fazla işi, birbirine karıştırmadan, sırasını şaşırmadan yapabilirler ve yapıyorlar. Bunu nasıl yaptıkları bizi ilgilendirmiyor.
Soru:
Evde başörtüsüz dolaşınca (yabancı erkek olmasa da) melekler girmezmiş. Aydınlatırsanız çok sevinirim.
Cevap:
Bazı hadislerde "köpek ve kutsal sayılan resim ve heykelin bulunduğu evlere meleklerin girmeyeceği" ifade edilmiştir. Bir hadiste de, Hz. Aişe namahreme göre açık iken, Cebrail gelince Peygamberimiz'in ona örtünmesini söylediği zikredilmiştir. Bu son hadisi bütün meleklere ve bütün insanlara genellemek doğru değildir. Âyetleri ve hadisleri bir arada değerlendiren ve yorumlayan âlimler (fıkıhçılar, tefsirciler, hadis açıklayıcıları) kadınların kimlere karşı nerelerini açacakları ve nerelerini kapatacakları konusunda açık seçik bilgiler vermişlerdir. Buna göre bir kadının evinin içinde veya başka yerde yalnızca kocasına karşı açamayacağı bir yeri yoktur. Kocası dışında kalan bir kısım yakın akrabasının yanında da başını, kollarını, dizlerine kadar bacaklarını, gerdanını, göksünü açması caizdir. "Caiz" demek (hükmü), "mekruh değil" de demektir. Eğer genel olarak melekler avret yerlerinin açılmasından rahatsız olsalardı ve bu yüzden de açılmaması Şâri tarafından istenseydi, bunu bildiren âyet ve hadis olsaydı yukarıdaki "caiz" hükmü verilmezdi. | |
| |  |  | |  |
02.02.2007, 11:39
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
reyyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2006 Yaş: 29 Mesajlar: 1.354 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 23 | AZRAİL: ÖLÜM MELEĞİ...
Onu rüyamda gördüm. Altın rengi parlak şık bir takım elbise içindeydi sanırım. Oturuyordum. Sağ tarafımdaki kapıdan girdi. Belki boşlukta duran, tam karşımdaki yazı tahtası büyüklüğündeki cam bir levhaya sağ elinin işaret parmağıyla, olduça hızlı, Arap harfleriyle ALLAH yazıp, süratle geçti! .. 'Kimdi O? ' diyebildim, arkasından. 'AZRAİL! ..' dediler. Son derece yakışıklı bu genç adamın çıktığı sol tarafımdaki kapıya bakakaldım! .. 'Nereye gitti? ' dedim, üzülerek. İyice göremeyeceğim kadar seri hareket ettiği için tam görememiştim. O güzel yüzü görme merakı içindeydim. 'GELECEK! ' dediler. Bir süre, çıktığı kapıya dikip, gözlerimi, bekledim. Gelmedi.
Mutluluk içinde uyandım.
Ertesi gün yakında öleceğime yorduğum rüyamın etkisiyle, rastladığım herkesle helâlleştim. Gelecek, biliyorum. Sizler de gayet iyi biliyorsunuz. Fakat ne zaman? Asla bir an gecikmez! Vâde meselesi... Emri aldığı an, canı almıştır! ..
Her zaman onunla gitmeye hazır beklemeli, gaflette olmamalıyız.
Allah, her an bizimle! .. Biz ne kadar O'nunlayız?
Her an nimetleri inmekte! .. Bizden ne kadar teşekkür, şükür, HAMD yükselmekte?
Her nimetten sorgulanacağız. 'Kuru bir ağaç gölgesinde serinlemekten bile! .. Nasıl hesabını vereceğiz, bunca nimetin! ? ..
Bizden beklenen, HAMD'dır. 'HAMD OLSUN! ..' demek, bu kadar mı zor! Yani kabir ve cehennem azaplarından! ? ..Yani ateşten! ? .. Yanmaktan! ?
Kula teşekkür ediyoruz. Nezaket gereği. Allah'a şükür az! ..
HAMD OLSUN RABBİM! HAMD OLSUN, HER TÜRLÜ NİMETİN İÇİN! SENİN BİLDİĞİN SAYILAR ADEDİNCE HAMD OLSUN! ..
MELEĞİNE, HER EMRİNİ AYNEN VE ÂNINDA YERİNE GETİREN GÖREVLİNE, AZRAİL'E DE SELÂM OLSUN!
Peygamber Efendimiz HAZRETİ MUHAMMET (S.A.V) e, ALLAH'ı seven ve ALLAH'ın sevdiği her yaratılana SELÂM OLSUN! | |
| |  |  | |  |
02.02.2007, 11:42
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
reyyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2006 Yaş: 29 Mesajlar: 1.354 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 23 | [quote=ÇAPANOĞLU;49680] Alıntı: reyyan Nickli Üyeden Alıntı
BÜYÜK MELEKLER VE VAZİFELERİ
İnsanın kalbine doğruyu ve gerçeği ilham eden, namaz kılanlarla birlikte Fatiha Sûresi’nin bitiminde ‘amin’ diyen, her gün sabah ve ikindi namazlarında müminlerle birlikte olan, Kur’an okunurken yeryüzüne inen, ilim ve zikir meclislerini dolaşan ve müminlere rahmet okuyan melekler vardır. Kur'an ve hadislerin izahıyla büyük melekler ve vazifeleri şöyledir:
CEBRAİL: Vahiy getiren melektir. (Ruhu’l–Kudüs ve Cibril) de denir.
AZRAİL: Canlıların ruhlarını alır.(Allahın emriyle)
İSRAFİL: Allahü Teâlâ'nın iradesine uygun olarak kıyamet gününün meydana gelmesini ve tekrar öldükten sonra dirilişi sağlayan, bu işle ilgili olarak Sur denen bir şeyi üfürmekle görevlendirilmiş melektir.
MİKAİL: Tabiat olaylarını Cenab–ı Hakk’ın izniyle idare eden melektir.
HAMELE–İ ARŞ: Arşı taşıyan meleklerdir. Dört tanedir. Kıyamette bu sayı sekiz olacaktır.
KİRAMEN KÂTİBÎN: İnsanın amel defterini hazırlayan yazıcı meleklerdir. Sağdaki melek, sevabı hemen anında kaydeder. Soldaki melek ise, bir günah işlendiğinde, tövbe ve istiğfar edilmediği takdirde, o günahı aynen tespit eder. Kıyamet günü hesap bu meleklerin tespitlerine göre olacaktır. Bu meleklere “Hafaza” melekleri de denir. İyi ve kötü her yapılanı gözetip hıfz etmek ve korumakla görevli melekler.
MÜNKER VE NEKİR: Ölen ve kabre konan kimselere “Rabbin kim, peygamberin kim, dinin ne?” gibi sorular soracak olan meleklerdir. Kabre konan her insan, hangi milletten ve hangi dili konuşursa konuşsun, meleklerin bu sorularını anlayacak, mü’min ise “Rabbim Allah, peygamberim Muhammed (sas), dinim İslâm, mü’minler kardeşimdir, diye cevap verecek ve o andan itibaren kabir, cennet bahçelerinden bir bahçe olacak ve melekler de kendisini kutlayacaklardır. Kâfir ise, bu suallere cevap veremeyecek, kabir onun için bir azap yeri olacaktır. Cebrail vahy meleği diyorsunuz, Kur'an-ı taşıyan bir meleğin KURANTAŞIYICI özelliği Kuir'an da olmalı değil mi, varsa bir ayetle açıklar mısınız?..
Azrail canı alan melek ise, Allah'ın verdiği bir canı sen veya ben alsak katil oluruz, ama, o canı veren alırsa, veren o alan o der hakkı teslim etmiş oluruz, peki Azrail can alınca katil olur mu? Azrail can aldığına göre onun canını kim alacaktır...
İsrafil sur üfüren bir melek ise, neden kıyamet kopmadan milyarlarca sene önce yaratıldı, kıyamete kadar görevi nedir, sadece bir sur üfürüp onunda mı canı alınacaktır, hal böyleyse, diğer meleklerin yanında en az iş yapan melek olarak rahatsızlık duymuyor mu acaba?..
Mikail tabiat olaylarını idare den melekse, bu inanç, yunanlıların TABİAT TANRISI, GÜNEŞ TANRISI, YAĞMUR TANRISI inancına çok yakın, bu fikir acaba Yunanlılardan mı aparılmıştır..
Arşı taşıyan meleklere gelince, hadi diyelim bunu uyduran evliyalarınız zamanında dünyanın ve evrenin dönüşü, uzay bilimi, gezegenlerin yapısı bilinmiyordu da böyle bir şey uydurdular, şu an herşey bilindiğine göre, meleklerin taşıma görevi nereye kadardır, hangi arşı ve hangi semayı taşımakla görevliler ve nasıl?..
Sevap-günah meleklerine gelince, sevabını-günahını yazdıkları insan ölünce bunların durumu ne olmakta, onlarda sahibiylemi ölürler, yoksa başka bir insana mı transfer olurlar, olurlarsa yazdıkları defterlerin karışma ihtimali var mı, bu inanç reenkarnasyon inancıya paralel değil midir?..
Münker Nekir'e gelince, yoksa siz de mi kuru ve cansız bedenin hesap verdiğine inanıyorsunuz, hadi inandınız, kuru bir laşe ile melekleri yüzleştirmenin mantığı nedir, yok hesap ruha sorulur derseniz, bu meleklerin mezarda işleri ne? Yoksa, siz ruhların mezarlarda beklediğinimi sanıyorsunuz, öyleyse yer altında ruhlar alemi bir dünya oluşmuştur, ölen milyarlarca insanın ruhları kim bilir yer altında ne karanlık işler çeviriyorlardı..
Tamam, sevgili reyyan, herşeye karşı çıkmam, zaten parazitliği sevmem, ama, hiç olmazsa bir konu yazarken, ayetlere bir göz atın, gerçekleri az da olsa yansıtın.. Hem koz veriyorsunuz, hem kızıyorsunuz.. Olmuyor ama.. | kardeşim sorabilirmiyim olmayan ne açıklarmısınız | |
| |  |  | |  |
02.02.2007, 11:48
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
reyyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2006 Yaş: 29 Mesajlar: 1.354 Tesekkür Etti: 0
3 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 23 | Ömer b. el-Hattab (ra) ’dan şöyle demiştir: Bir gün biz Rasulullah (sav) ’ın yanında iken birden baktık ki elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah, üzerinde yolculuk alameti olmayan biri karşımıza çıkageldi. Onu bizden kimse tanımıyordu. Nihayet Peygamber (sav) ’in yanına oturdu. Dizlerini dizlerine dayadı, iki avucunu iki uyluğu üzerine koydu ve “Ya Muhammed, İslam hakkında bana haber ver” dedi.Rasulullah (sav) : “İslam; Allah’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed (sav) ’in Allah’ın Rasulü olduğuna şahitlik etmen, namazı dosdoğru kılman, zekatı vermen, Ramazan’da oruç tutman ve yoluna gücün yeterse Beyti (Kabe’yi) haccetmendir” buyurdu. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi. Biz onun hem peygambere soru sorup hemde cevap vermesine taaccüb ettik. Adam: “İman hakkında da bana haber ver” dedi. Rasulullah(sav) : İman; Allah’a Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, ahiret gününe iman etmendir. Kadere, hayrına ve şerrine de iman etmendir” dedi. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi ve “İhsan; hakkında bana bilgi ver” diye yine sordu. Rasulullah (sav) : “ihsan; sanki görüyormuşsun gibi Allah’a ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’ nu görmüyorsan da, O seni görüyor” buyurdu. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi ve “Kıyamet hakkında bana haber ver” diye tekrar sordu. Rasulullah (sav) : (Bu konuda) sorulan sorandan daha alim değildir” diye cevap verdi. Adam: “Öyle ise kıyametin alametlerinden haber ver” dedi. Rasullah (sav) : “Cariyenin efendisini doğurması, yalınayak sırtı çıplak fakir davar çobanlarının bina yaptırmada yarıştıklarını görmendir” diye cevap verdi. Hz Ömer (anlatmaya devam ederek) şöyle dedi: Sonra adam gitti. Rasulullah (sav) bir müddet öyle durdu, sonra bana “ya Ömer,soran kimdir biliyor musun? dedi. Ben: “Allah ve Rasulü daha iyi bilir” dedim. Rasulullah (sav) : “O,cebrail.dir Size dininizi öğretmek için gelmişti” buyurdu. | |
| |  |
02.02.2007, 12:02
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.136 Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Alıntı: ÇAPANOĞLU Nickli Üyeden Alıntı
Cebrail vahy meleği diyorsunuz, Kur'an-ı taşıyan bir meleğin KURANTAŞIYICI özelliği Kuir'an da olmalı değil mi, varsa bir ayetle açıklar mısınız?..
| Şuara Suresi 192-193 :VE şüphe yok ki o -Kur'an- Alemlerin Rabbinin indirmesidir.
Onu Ruhu'l-Emin indirdi.
Peki Çapanoğlu kardeşim Allah Ruh mudur?
Peki Kadir Suresi 4'teki Ruhtan kasıt nedir. Başka bir Ruh mu. Yani Şuara Suresinde Allah kendine Ruh diyor diğerinde Cebraile(a.s) mi ruh diyor.
Buna cevap verebilirsen teslim olurum | |
| |
02.02.2007, 12:05
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
asikkulun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 15.09.2006 Bulunduğu yer: sivas Yaş: 16 Mesajlar: 1.334 Tesekkür Etti: 80
56 Kunu Icin 84 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 34 | Allah razı olsun abla. | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | |