Sevgili Özbek kardeşim. Tabi olacağımız tek istikamet vardır, O da Allahın tarif ettiği ve peygamberinide uymakla sorumlu tuttuğu tek hidayet rehbberimiz Kurandır.
Cemaat, mezhep ve tarikat fitnelerinin tamamı yüzlerce parçalanmış olduğu için bu ümmetin kanayan en büyük yarası ve kanser mikrobu gibi bulaştığını asla iflah etmeyen bir virüstür.
Önce aklederek peygamberiyin bir mezhebi veya tarikatı yada Müslüman adından başka taşıdığı bir sıfat varmıydı onu düşün . olmadı, olamazdı. Eğer olsaydı Allahın şu hitabına muhatap olurdu ki sonu felaket olması demektir.
En'am Suresi 159. Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.
A'raf Suresi 51. Onlar kendi dinlerini eğlence ve oyun haline getirdiler, iğreti hayat onları aldattı. Onlar bugüne kavuşacaklarını unutmuşlardı. Ayetlerimize karşı direniyorlardı. Bugün de biz onları unutuyoruz.
Rum suresi 32. Onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.
Bu parçalananlardan kim kasdedilmiş olabilir aceba..? Allah bütün elçilerini yer yüzünden küfrü ve şirki kaldırmak için gönderdiği halde bütün tarikat şeyh ve liderleri, kendilerine tabi olanlar ile Allah arasında aracılık yapmak gibi bir misyona sahiptirler.
YANİ: ALLAHIN KALDIRMAK İSTEDİĞİNİ, YENİDEN GETİRMEK, TAZELEMEK VE YEŞERTEREK NEŞVÜ NEMA BULMASININ MÜCADELESİNİ VERMEKTEDİRLER.
Hangisine gidersen git farketmeyecek olan tek şey şirktir. Ebu cehiller de Allaha inandığı, rızkın Allahtan geldiğine inandığı,yerin ve göğün sahibinin Allah olduğuna inanmalarına rağmen neden müşrik sıfatını aldılar biliyor musunuz..?
İsteklerini direk Allahtan istemek yerine, Kabenin etrafındaki kendi diktikleri putları vesile yaparak istemeleri nedeniyle müşrik olmuşlardı.
Bugünkü aynı görevi tapan putların sadece isimleri değişti, ama işlevleri hiç değişmedi. Hatta müşrikler olağan üstü halleri putlarına yamamadılar.
Ama bizim yeni putların maharetlerini bir bilseniz, neredeyse müslüman olduğunuza pişmanlık duyma hissine kapılırsınız.
Bana Türkiyedeki Nur cemaatı ismini alan grup kendi aralarında yine bir nurcunun ağzından duyduğum ifadeye göre 17 parça olduklarını söylemişti.
Onlardan yazıcılar grubunda geçen yıl öğrencilerin kaldığı özel evlerinde olan şu beyninizi zonklatacak hatta tahrife uğratacak olay yaşanmıştı.
Onlar risalelerini Osmanlıca devamlı yazıyorlarmış (planlı olarak) Abdurrahman onlara şunu çok merak ettiği için sormak zorunda kalmış.
-Sizler neden hep risale yazmakla meşgul olup , Kuranla meşgul olmuyorsunuz...? deyince haydi bakalım tahmin edin verdikleri cevabı..!
-Bak Abdurrahman bu risaleler zaten Kur'anın tefsiridir. Ayrıca sen şehit olmak istesen kaç defa şehit olma şansına sahipsin.? demişler. Abdurrahman da tabiki sadece bir defa şehit olabilme imkanına sahibim.> deyince cevaplarının ilginçliğine bakın.
-Üstadımız bu risalelerden bir satır yazana 100 şehit sevabı müjdeliyor.> demişler.
İşte bu kendini şeyh olduğunu veya cemaat lidleri olduğunu zanneden şarlatanlar ve bunların eserleri, aynen Ebu Cehillerinin Hubelleri, Lat' ları M enatları gibidirler sadece isimleri farklıdır o kadar.
Daha bunların ahirette şefaat etme yetkileri bile vardır. Hatta öyleki Uydurdukları sırat kö
prüsünden geçerken Efendileri, kendine tabi olan müritlerinin ruhlarını bir sandukaya koyup karşıya geçirir.
Ben bunu bir şeyhin, Yani Menzil şeyhinin bir meşhur vekilinin ağzından bizzat duydum ,İftiradan Allaha sığınırım.
Bakara Suresi 48. Ve korkun o günden ki, hiçbir benlik başka bir benliğin herhangi birşeyi için karşılık ödemez; hiçbir benlikten şefaat kabul edilmez, hiçbir benlikten fidye alınmaz.Ve onlara yardım da edilmez.
Bakara Suresi 123. Kimsenin kimse yerine birşey ödemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği, şefaatin hiç kimseye yarar sağlamayacağı ve onların hiçbir yardım göremeyecekleri o günden korkun.
Bakara Suresi 254. Ey iman edenler! Alış-verişin, dostluğun, şefaatin olmadığı o gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edip dağıtın. Küfre sapanlar zalimlerin ta kendileridir.
Necm Suresi 26. Göklerde nice melekler var ki, şefaatler hiçbir işe yaramaz. Allah'ın, dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesinden sonraki durum müstesna.
Müddesir Suresi 48. Artık yarar sağlamaz onlara şefaatçilerin şefaati.
Görüyorsunuz ki Bütün kuvvet ve kudretin, şefaatın, yardımın tek sahibi olan Allahtan başka, Peygamberlerde dahil olmak üzere hiç kimsenin kimseye bir faydasının olamıyacayı gün, bir tek yaratanımıza hesap vereceğimizi unutmayalım yeter. Allhın gösteriği yola tabi olanlara selam olsun.