Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Alt 19.01.2007, 00:37   #11 (permalink)
Yeni Üye
 
bay je isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 24.06.2006
Mesajlar: 13
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
bay je Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Hacılara mekkenin bir ev olduğu hissettiirilmeliydi.Nonları hoş karşılamak,onların ibadet ettikleri şeyleri hoş karşılmak ve bereaberindeki getirdikleri putlara kusur etmemek anlamına geliyordu.Putları kabul etmenin ve onların etkili olduğuna inanmanın tek meşruyieti geleneği.Babaları,babaların babları onlarında babları ataları hep böyle yapıyorlardı.Bununla birlikte Allah abdulmuttalip için büyük bir gerçeklik ifade ediyordu.

Şüphesiz o kureyş,huza havazin ve diğer arap kabilelerinindeki çağdaşlarından daha çok ibrahimin dinine yakındı.Fakat ibrahim a.s'mın dinini tam anlamıyla sürüdren bir kaç kişi vardı ve daima olmuştu.Onlar putlara ibadet etmenin geleneksel olmaktan daha çok sonradan ortaya çıkmış bir tehlike olduğuna kanat getiriyorlardı.Hubelin israiloğullarının altın buzağısından pek farklılık olmadığını görmek için tarihe bir göz atmak yeterliydi.

Kendileirnie hanifler adını verilen bu şahısların putlarla hiç ilgisi yoktu ve putları mekkeyi pisleten ve alçaltan varlıklar olarak görüyorlardı.Taviz vermekten uzak oluşları ve çoğu şeye karşı çıkışları onları mekke toplumunun dışında kalmaya zorluyordu.Onlara karşı takınılan tavır bir bakımada kendilerini koruyan kabileler tarafından belirleniliyordu.

Abdulmıttalip 4 tane hanif tanıyordu ve onların en saygını olan varaka esat kabilesinden 2. kuzeni neyfelin oğlu idi.Varaka hırıstiyan olmuştu.O bölgedeki hıristiyanlar arasında bir peygaberin gelişini yakın olduğu fikri yaygındı.Bu inancın bu kadar yagın olmasının sebebi ise doğudaki kiliselerden bazılarının bu inancın desteklemesi ve astrologlarla kahinlerin bu inancın paylaşmasıydı.

Yahudilere gelince.Onlarda son gelen peygamberin isa olduğunu bildikleri için yeni bir peygamberin geleceği konusunda hemfikrlerdi.Yahudi alimleri onlara peygamberin geleceğini çok yakın olduğunu onun geleceğine delalet eden bir çok işaretin görüldüğünü ve muhakak onun seçilmiş kavim olan yahudilerden çıkacağını söylüyorlardı.Varkanında içlerinde olduğu bir grub hristiyan ise bu konuda şüpheliydiler.Onlara göre peygamberin bir arap olmaması için hiçbir sebep yoktu.Arapların yahudilerden daha çok peygambere ihtiyaçları vardı.Çünkü yahudiler en azından tek tanrıya tapma bakımından ibrahimin dinini takip ediyorlar ve putlara tapmıyorlardı.Arapların bu yalancı tanrılara tapmalarını ise sadece bir peygamber önleyebilirdi.

Kabenin içinde ve çevresinde toplam 360 put vardı.Yani her bir dereceye bir put konulmuş.Bunun yanısıra mekkede her evde evin merkezini oluşturan bir put bulunurdu.yolculuğa çıkarken ve dönüşte yapılan ilk iş put'u okşamak ve ondan yardımn dilemek olurdu.Bu uygulamalar sadece mekkeye özgü değildi.Tüm arabistana yayılmıştı.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 20.01.2007, 00:21   #12 (permalink)
Yeni Üye
 
bay je isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 24.06.2006
Mesajlar: 13
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
bay je Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Bazı yerleşik hıristiyan arap toplulukların var olduğu gerçekti.güneyde necran ve yemende kuzeyde ise suriye kıyılarında bulunuyorlardı.Fakat tüm akdnizi ve avrupayı değiştiren Allah'ın son vahiy isa a.s 600 yıldan beri mekke vadisi putperes topluluğu hiç bir önemli etkiye sahip olmamıştı.

Hicaz arapları ve doğğusundaki necds ovasıdaki araplar incillerin mesajına kapalı gibi görnüyordu.kureyş ve diğer putperes kabileler hıristiyanlara düşman değildiler.Hıristiyanlar bazen İbrahimin mabedine ziyarete gelirler ve araplar tarafından diğer hacılar gibi ağırlanırlardı.Hatta bir hristiyanın kabenin içinde meryem ve isa portresi boyamasına izin verilmiş teşvik bile edilmişti.Fakat bu resim ve diğerleri bir karşıtlık teşkil ediyordu.kureyşliler ise bu karşıtlığa aldırmaz görünüyorlardı Onlar için bu sadece putlarına iki yeni put eklenmesinden ibaretti.

Kabilesindeki çoğu kişinin aksine varaka eski kutsal kaynaklarını okuyabiliyordu.Onlar üzerinde bir araştırma bile yapmıştı.Bu nedenle o hristiyanların çoğunlukla hamsin yortusunda kultladıkları muciziye delalet ettikleri söyledikleri isanın sözlerinin bir kısmını bu anlamaı aştığını ve henüz ortaya çıkmamış birşeyi kast ettiğini biliyordu.Fakat bu cümlelerin anlamı gizliydi.neye delalet ettiği anlaşılamıyordu..O hiçbir zaman kendiliğinden konuşmaz onun söyledikleri duyduklarından ibarettir.

Varakanın kendine çok yakın olan kutey adındaki bir kız kardeşi vardı.Çoğunlukla tüm bunları ona anlatırdı.Onun söyledikleri kuteyl üzerinde o denle etkili olmuştuki beklenen peygamber sürekli düşüncelerind yer ediyordu.O gerçekten aralarında olabilirmiydi.


Develer kurban edilir edilmez abdulmuttalip kurtulan oğlunu evlendirmeye karar verdi.Biraz araştırdıktan sonra kusayın kardeşi zührenin torunu olan vehbin kızı amineyi uygun bir eş olarak seçtiler.Zuhre, kabilesinin şefiydi fakat bir kaç yıl önce ölmüştü.Amine babasından sonra kabbilenin şefi olan erkek kardeşi vuheybin velayeti altındaydı.vuheybinde evlenecek yaşta hale adında bir kızı vardı.Abdulmuttalip,evlilk kararını onaylatırken amineyi oğluna haleyi kendine istedi.vuheyb anlaşmayı kabul etti ve aynı zamanda yapılacak bu çifte düğün için tüm hazırlıklar yapıldı.Karar verilen gün abdulmuttalip oğlunun elinden tutup benü zührenin yerleştiği evine doğru yürümeye başladı.Beni esadında evleri yol üzerindeydi.o sırada varakanın kardeşi kuteylede o meşhur düğünü görebilmek için evinin kapısı önünde oturuyordu.

Adbulmuttalip o sıra 70 yaşlarındaydı fakat yaşına göre hala genç görünüyordu.Bu çifte damatları yavaş yavaş yaklaşması onların zaten var olan etkiliyicilerini arttırıyordu.Dahada yaklaştıklarında kuteyle gözlerini genç adama dikti.Abdulla güzellikte zamanının yusuf'u gibiydi.Hatta kureyşin en yaşlı erkek ve kadınlar o zamanadek böyle güzel kimse görmedikleirn söylüyorlardı.O şimdi 25 yaşındaydı.Fakat kuteyle bukez yüzünde başka birşeylerin var olduğunu ve anlında dünyanın ötelerinden gelen bir nur bir ışık parladığını fark ederek şaşırdı.

Beklenen peygamber Abdullah olabilirmiydi.Yoksa o beklenen peygamberin babasımı olacaktı ?

Baba oğul tam onun yanından geçmişlerdiki

Kuteyl :Eyyy abdullah...Nereye gidiyorsun ?


Abdullah :Babamla gidiyorum.

Kuteyl :Beni şimdi ve burada al ve benimle evlen.Sana yerine kurban edilen develer kadar deve vereceğim.

Abdullah :Babamla beraberim.Onun isteklerin dışına çıkamam.Onu bırakamam.

Evlilkler planlandığı gibi yapıldı ve bir kaç gün vuheybin evinde kaldılar.Bu sırada abdulla kendi evinden birşeyler almak üzere yola çıkmıştı ve yine varakanın kardeşi kuteyleye rastladı.Kadının gözleri yüzünü öyle arayışlı gözlerle tarıyorduki konuşmasını bekler bir şekilde yanında durdu.Kadın birşey söylemeyince

Abdullah :Br gün önce söylediklerini neden tekrarlamadın

Kuteyl :Dün yüzünde varolan ışık bugün yok.Bugün sen bana istediklerimi veremezsin.

Evlenmelerinin meydana geldiği yıl m.s 569 idi.Bunu takip eden yıl fil yılıydı.Birden fazla sebep nedeni ile öenm taşır...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 24.01.2007, 11:15   #13 (permalink)
Tercübeli Üye
 
khan19556 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
khan19556 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.01.2007
Bulunduğu yer: Sancağın düştüğü yerden
Yaş: 28
Mesajlar: 1.010
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 16
Standart

Hz. Ömer R.A.'ın halifelik döneminin başlarında, Suriye'nin fethi sırasında Yermük mevkiinde Bizanslılar ile müslümanlar arasında çok çetin bir savaş olmuştu (Ağustos, 636). Bu savaşta müslümanların komutanı 'Seyfullah' lakabını taşıyan Halid bin Velid R.A. idi.
İşte bu savaşın kızıştığı sırada, Bizans ordusunun önde gelen komutanlarından Cerece (Yorgi) öne çıkarak, Halid bin Velid R.A.'ı yanına çağırdı. Omuz omuza yanaşmış atları üzerinde iki komutan şöyle konuştular:
- Halid! Bana doğu söyle. Allah'ın, Peygamberiniz'e gökten bir kılıç indirdiğini ve o kılıcı sana verdiğini söylüyorlar. Sen de bu kılıcı kime çekersen onu hezimete uğratırmışsın, doğru mu?
- Hayır. Allah bize Peygamberi'ni gönderdi. O da bizi imana davet etti. Rasulullah A.S. iman ettiğim sırada bana şöyle demişti: 'Sen, Allah'ın müşriklere çektiği bir kılıçsın.' Sonra da zafer kazanmam için bana dua etti. Böylece bana Seyfullah, yani Allah'ın Kılıcı ismi verildi.
- Siz bizi neye davet ediyorsunuz?
- Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed A.S.'ın O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmeye. O'nun Allah'tan getirdiği şeyleri kabul etmeye davet ediyoruz.
- Bugün dininize giren kimse sizinle aynı mükâfata erer mi?
- Evet. Bu gün sizden İslâm'a giren, belki bizden üstün olacaktır. Çünkü bizim Peygamberimiz'den gördüğümüzü siz görmediniz.
Bu konuşmadan sonra, Yorgi Hz. Halid bin Velid R.A.'ın yanına geçerek İslâm'a girdi. O'nun çadırında guslederek iki rekat namaz kıldı. Halid bin Velid R.A. ile çıkıp atına bindi. Bizanslılar'la savaşa girişti.
Bizanslılar durumu görünce çok şiddetli bir hücuma geçtiler. Sonuçta savaşı müslümanlar kazanırken, ancak iki rekat namaz kılabilmiş olan general Yorgi o gün şehid olmuştu.

Semerkand dergisinden alınmıştır.
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]"Sevdiğim bir gelinin bana hediye edildiği veya erkek bir çocuğumun doğduğu müjdesinin verildiği gece benim için, muhacirlerden oluşan bir müfreze içinde olup sabahında düşmanla karşılaşmayı beklediğim ayaz ve buzlu bir gece kadar güzel değildir"

"Sabaha kadar sağnak halinde devam eden yağmurun altında kalkanımı elime alıp düşmana baskın yapmayı beklediğim bir gece kadar bana ümit veren bir amelim yoktur"
Halid bin Velid
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İslamiyetin Gerçek Olduğuna Dair Kanıtlar cuneyt Genel Islam Konular 1 13.02.2008 23:43
talibanın DOĞUŞU.. ukubat Hikayeler & Hisseli Kıssalar 8 18.05.2007 14:11
İslamiyetin Gerçek Olduğuna Dair Kanıtlar cuneyt Genel Islam Konular 0 27.12.2006 14:58
İslamiyetin Gerçek Olduğuna Dair Kanıtlar. imported_ahmet_ Genel Islam Konular 0 11.11.2006 23:12
Allah'ın Doğuşu mkilic Arşiv 4 11.10.2005 19:19



WEZ Format +2. Şuan Saat: 11:41.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger