Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Evet.. Sünneti Inkar Eden Kafirdir..
Alt 03.01.2007, 23:27   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
ÇAPANOĞLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ÇAPANOĞLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2006
Mesajlar: 811
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
ÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adı
Tecrübe Puanı: 6
Standart Evet.. Sünneti Inkar Eden Kafirdir..

Kim demiş bizler hadis düşmanıymışız, hadisleri inkar ediyor muşuz diye.. Buyrun size bir harfini bile inkar edeni küfre sürükleyen en sahih hadisler.. Öyle tevil edilecek, ravisi aranacak cinsten de değil.. Sanki şlimdi söylenmiş ve herkes duumuş gibi taze ve en kesin hadisler..



RESULLERİMİZ DİYOR Kİ;


HZ HUD

Hud 52. "Ey toplumum! Rabbinizden af dileyin, sonra O'na yönelin ki üzerinize göğü bol bol göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın. Günahkârlar olup da Allah'tan yüz çevirmeyin."

Ahkaf 21. Âd kavminin kardeşini de an! O, kendinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçtiği Ahkaf'ta, toplumunu şöyle uyarmıştı: "Allah'tan başkasına kulluk/ibadet etmeyin! Gerçek şu ki, ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum."



HZ. SALİH
Hz. NUH

Şuara 108. "Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."

Müminun 23. Yemin olsun, Nûh'u toplumuna resul olarak gönderdik de o şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a kulluk/ibadet edin! O'ndan başka tanrınız yok sizin. Hâlâ sakınmayacak mısınız?"

Hud 26-25. Andolsun biz, Nûh'u da toplumuna resul olarak göndermiştik. "Ben sizin için açık bir uyarıcıyım." "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Korkunç bir gününün azabına uğramanızdan korkuyorum." Demişti.
Neml 45. Yemin olsun, Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i, şunu tebliğ etmek üzere gönderdik: "Allah'a kulluk/ibadet edin." Bir de ne görelim, onlar birbiriyle boğuşan iki fırka oluvermişler.

Şuara 144. "Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin."

Hud 61. Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Sizi topraktan oluşturan ve size orada ömür geçirten O'dur. Artık O'ndan af dileyin, O'na dönün. Rabbim Karîb'dir, bize çok yakındır; Mucîb'dir, bize cevap verir."


HZ. İBRAHİM

Ankebut 16-17. İbrahim'i de gönderdik. Toplumuna şöyle demişti: "Allah'a kulluk/ibadet edin, O'ndan sakının. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Allah'ın berisinden; bir takım putlara tapıyorsunuz, yalan/iftira üretiyorsunuz. Sizin Allah dışında kulluk/kölelik ettikleriniz size hiçbir rızık veremezler. Rızkı Allah katında arayın; O'na kulluk edin, O'na şükredin. O'na döndürüleceksiniz."

Ankebut 25. İbrahim dedi: "Şu bir gerçek ki, siz dünya hayatında aranızda sevgi oluşturmak için Allah'ın berisinden putlar edindiniz. Sonra, kıyamet gününde birbirinizi tanımaz olacaksınız, bazınız bazınıza lanet edecek. Hepinizin varacağı yer cehennemdir; hiçbir yardımcınız da olmayacaktır."

Enam 80-82 Toplumu ona karşı çıkıp kanıt getirmeye kalkıştı. O dedi ki: "Allah hakkında benimle çekişiyor musunuz? Beni doğru yola O iletti. O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Rabbimin dilediği dışında hiçbir şey olmaz. Rabbim bilgice herşeyi çepeçevre kuşatmıştır. Hâlâ öğüt almayacak mısınız? Hem siz, hakkında size hiçbir kanıt indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuğunuz halde korkmuyorsunuz da ben, ortak tuttuğunuz şeylerden nasıl korkarım!" Şimdi, eğer biliyorsanız, iki gruptan hangisi güvende olmaya/güvenilmeye daha layıktır? İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle kirletmeyenler var ya, güvende olma/güvenilir olma işte onların hakkıdır; doğruyu ve güzeli yakalayanlar da onlardır.

Şuara 77-89 "Şüphesiz onlar benim düşmanım. Ama âlemlerin Rabbi dostum. O yarattı beni, O yol gösteriyor bana. O'dur beni doyuran, suvaran.Hastalandığında O'dur bana şifa ulaştıran. Beni öldürecek, sonra diriltecek O'dur. Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur. Rabbim, bana hükmetme gücü/hikmet bağışla, beni hak ve barış seven iyiler arasına kat! Sonradan gelecekler arasında benimle ilgili doğru/isabetli bir dil oluştur. Beni, nimetlerle dolu cennetin mirasçılarından kıl. Babamı da affet. Çünkü o, sapmışlardandır. Herkesin diriltileceği gün beni utandırma. Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar. Yalnız temiz bir kalple Allah'a varan kurtulur.”



HZ. LOKMAN

Lokman 13. Hani, Lukman, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: "Oğulcuğum, Allah'a ortak koşma! Çünkü Allah'a ortak koşmak, gerçekten büyük bir zulümdür."

Lokman 16. "Oğulcuğum, şu bir gerçek ki, yaptığın, bir hardal dânesi ağırlığında olsa, bir kayanın bağrına veya göklere, yahut yerin bağrına konsa, Allah onu yine de ortaya getirir. Çünkü Allah Latif'tir, lütfu sınırsızdır; Habîr'dir, herşeyten haberdardır."

Lokman 17. "Yavrucuğum; namazı kıl, iyilik ve güzelliği belirlenene özendir, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındır, başına gelene sabret. Çünkü bunu yapabilmek, zorlu/önemli işlerdendir."

Lokman 18. "Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme, yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah, kurula-kurula kendini övenlerin hiçbirini sevmez."

Lokman 19. "Yürüyüşünde doğal ol, sesini alçalt. Şu bir gerçek ki, seslerin en çirkini eşeklerin sesidir."


HZ. İSA

Ali İmran 50. “Tevrat’tan önümde bulunanı doğrulayıcıyım.Size haram kılınmış olanın bir kısmını size helal yapacağım.Rabbinizden bir mucize getirdim size.Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.”

Ali İmran 51. “Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir; o halde, O’na kulluk edin.İşte bu, dosdoğru bir yoldur.”

Ali İmran 52. İsa onlardan inkarı sezince şöyle konuştu: “Allah’a gidişte benim yardımcılarım kim?” Havariler dediler ki: “Biz Allah’ın yardımcılarıyız.Allah’a iman ettik biz.Tanık ol, biz müslümanlarız.”



HZ. MUHAMMED

Yusuf 108. De ki: "İşte benim yolum budur. Ben, Allah'a basîret üzere çağırırım/dua ederim. Beni izleyenler de... Şanı yücedir Allah'ın! Ben müşriklerden değilim."

Cin 20-23. De ki: "Ben ancak Rabbime yakarırım/çağırırım. Ve hiç kimseyi O'na ortak koşmam." De ki: "Ben size zarar verme gücüne de ışık ve aydınlık verme gücüne de sahip değilim." De ki: "Allah'tan beni hiç kimse kurtaramaz ve O'nun dışında bir sığınak da asla bulamam."

Zümer 11-15. De ki: "Bana, dini yalnız Allah'a özgüleyerek, O'na ibadet/kulluk etmem emredildi. Ve bana, müslümanların ilki olmam emredildi. Eğer Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım. Ben, dinimi yalnız kendisine özgüleyerek, Allah'a ibadet ediyorum. Siz O'nun dışında dilediğinize kulluk/ibadet edin. De ki: "Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de ailelerini hüsrana atanlardır. Dikkat edin! Apaçık hüsranın ta kendisi işte budur."

Kasas 71-72. De ki: "Gördünüz mü söyleyin; Allah, kıyamet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa, Allah'ın dışında size aydınlık verecek ilah kimdir? Yine de dinlemeyecek misiniz?" De ki: "Gördünüz mü söyleyin, Allah kıyamet gününe kadar gündüzü sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa Allah'ın dışında size içinde dinleneceğiniz geceyi getirecek ilah kimdir? Yine de görmeyecek misiniz?

Rad 16. De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kim?" De ki: "Allah." De ki: "O'nun yanında başka evliya mı/destekçiler mi edindiniz? Bunlar kendilerine bile yarar sağlayıp zarar verme gücünde değiller." De ki: "Körle gören yahut karanlıklarla ışık bir olur mu? Yoksa Allah'a, tıpkı O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratış/yaratılanlar kendileri için benzeşir hale mi geldi?" De ki: "Allah'tır her şeyi yaratan, O'dur Vâhid ve Kahhâr olan."


Yazının uzamaması adına güzide Resullerimizden sadece birkaçının bir-iki mesajını aldık. Bahsi geçen Resullerimizin ve diğer Resullerimizin tebliğlerini aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.




http://www.harunyahya.org/imani/resullerimiz.html
  Alıntı ile Cevapla

Sünnete reddeden kafirdir
Alt 03.01.2007, 23:30   #2 (permalink)
Üye
 
hasan demir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
hasan demir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 06.12.2006
Yaş: 55
Mesajlar: 103
Tesekkür Etti: 1
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
hasan demir Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 3
Standart Sünnete reddeden kafirdir

Risalet ve Sünnet

İktibas Dergisi


Risalet kavramı İslâm'ın en temel esas*larından birini teşkil eder. Risalete iman, dinin özündedir. Bu temel gerçekten hareketle diyo*ruz ki, Rîsaletin doğru bir şekilde tanım*lanması, Rasullerin görev ve yetkilerinin bilin*mesi İslâmi inanç ve pratiğimiz için şarttır.

Herşeyden önce şunu ifade etmemiz gere*kir ki, Risalet bir gerekliliktir; "hakikatin bilinmesinde Rîsalet kurumunun "olmazsa olmaz" bir yeri vardır. Bilinmelidir ki, akıl, "gerçeği" tek başına bulamaz; çünkü aklın sınırları vardır. Mutlak doğru akılla bilinemez. Üstelik gaybi konuların aklın terazisini boza*cağı, bu gücün böylesi bir ağırlığı kaldıramayacağı açıktır. Akıl, fizik ötesi alemi, yani "gaybı" bilemeyeceği için, gaybın bilgisini bilen bir varlığın o alem için bizi bilgilendir*memesi durumunda, sorunu çözmek için elimizden gelecek hiç birşey yoktur. Aklın hakikatin bilgisine tam anlamıyla vakıf olma*masının bir diğer önemli nedeni de heva ve hevesin / nefsin arzularının aklın kabullerini tersyüz etmesidir. Nitekim, Yahudiler "kendi oğullarını tanır gibi peygamberi tanıdıkları halde" bu gerçeği yok sayarak kimi akılların bu konuda şüpheye düşmelerine neden olmuşlardır, işte bu nedenlerden dolayı akıl Risalete muhtaçtır.

Risalet kurumu incelendiğinde görülür ki, peygamberler dînin pratize edilmesi için elzem olmuşlardır. Peygambersiz dinin yaşanması mümkün olmamıştır. Peygambersiz din anlaşılmaz. Peygambersiz iman da olmaz. Zira herşeyden önce peygamberin getirdiği dinin şeriatı, takip edilen bir yolu vardır ve Peygamber ilk Müslüman olandır. Yani bu şeriata ilk teslim olan ve insanlara açıklayan O'dur. Onsuz "emir ve nehiy"lerin somut olarak anlaşılması mümkün olmaz.
Getirdikleri dinin ilk Müslümanları olan Rasüllerin hayatı, Allah'ın denetimi altındadır. Yanlışları düzeltilir ki, ümmetleri yanlış üzerinde olmasınlar, insan olarak bizden farklı değildirler. Bizim gibi yer, içer, uyur, çalışır, sevinir, üzülür, acıkır, unutur, hastalanır... "De ki: ben de sizin gibi bir insanım; ancak bana ilahınızın tek bîr ilah olduğu vahyediliyor. Kim Rabb'ine kavuşmayı umuyorsa, salih amel işlesin ve kulluğunda Rabb'ine hiç kimseyi ortak koşmasın"(Kehf 110) Ancak en yüksek makam onlarındır. Takvaca herkesten üstündürler, iman edilmesi gereken şeyler ise onlar için de bizim için aynıdır.
Peygamber Allah'ın vahyini kullarına sunmak için kulları içinden seçtiği elçidir. Elçinin getirdiklerine itaat (elçiye itaat) Allah'a itaattir. "Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur"(Nisa 80) Çünkü peygamber Allah'ın hükmünü tebliğ etmekte*dir. Allah'ın hükümlerine hevasından hiçbir şey katmamaktadır "Kıır'an Alemlerin Rabb'inden indirilmedir. Eğer Muhammed, Bize karşı ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra şah damarını koparırdık. Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız." (Hakka 43, 44, 45, 46, 47) Peygamber bir işi "yapın" dediği zaman, o konuda 'O'na tabi olmak dinin gereğidir. Yani Peygamberin buyruğu vahyin açıklaması anlamına geliyorsa, şahsi kanaat beyan etme anlamını taşımıyorsa O'na itaat edilmelidir.

Peygamber din adına kendiliğinden hüküm koyamaz. O sadece konulmuş olan hükümlerin nasıl uygulanacağını gösterir ve açıklar, insanları kendisine değil Allah'a çağırır. Bu yüzden Peygamberin istediği şekilde "inanmak", nasıl yaşamamızı istiyorsa öyle "yaşamak", O'na değil Allah'a tabi olmaktır. "Hiç şüphesiz, Biz, Kitab'ı Sana insanlar arasında, Allah'ın sana gösterdiği şekilde hükmetmen için HAK ile gönderdik. Hainlerden taraf olma" (Nisa-105) Peygambere tabi olmak demek O'nun din adına yaptıklarına ve dediklerine uymak demektir.Ayrıca; Peygamber, aynı zamanda İslâm toplumunun da önderidir. Yaşadığı hayata ve topluma sunduğu öneriler O'nun İslâmi anla*yışının bir yansımasıdır. Ve bu anlamda dînin kaynağı olan vahy ile ayrılmaz bir bağı vardır. Vahy toplumsal hayatın tüm detaylarını içermediği için, Peygamber vahyi anlayış biçimine göre kişisel kararları ile topluma önderlik etmiştir. O bakımdan Peygamberin fiili liderliğinin de bağlayıcılık yanı olduğu açıktır. Onun söz ve fiillerindeki "öz" her Müslümanı bağlar. Peygamberin, yapıp ettik*lerinden çok, yapıp ettiklerinin gerçekçesine bakılmalıdır.
Ve risaleti sağlıklı hir biçimde değer*lendirebilmek için şu hususlar da kabul edilmelidir:

- Elçiler mutlaka güvenilir insanlardan seçilirler. Ki böylece dinin kabulü konusunda insanların daha baştan mazaret ileri sürmelerinin önü kesilmiş olur.

- Elçiler diğer insanlar gibi olmalıdırlar ki, diğer insanlara örneklik teşkil edebilsinler. Bu nedenle elçiler meleklerden veya olağanüstü varlıklardan seçilmezler, insan için örneklik ancak bir insandan alınabilir.

- Elçilik bir "memuriyet"tir. Elçi, memur olduğu görevi yapar; görevi kendi istediği ile terkedemez, amacının dışına çıkamaz. Dine ekleme-çıkarma yapamaz. Dini gereğince yaşayarak diğer insanlara da örnek olur.

- Elçilik zor görevdir ve elçinin her anını kapsar.

- Elçiler mutlaka kavimlerinin dilini konuşurlar ki kavimleri daveti tam olarak anlayabilsinler.

SÜNNETİN KONUMU:

Sünnet konusunda farklı pek çok anlayış ve her anlayışın kendi açısından konuya getirdiği bir tanımı vardır. Biz "sünnet"i şöyle tanımlıyoruz: Sünnet, peygamberin Kur'an'ı pratiğe geçirme biçimidir.

Sünnet daha çok "fiile" dayanmakla birlik*te "kavli" olanı da vardır. Peygamberin Allah'ın hükümlerini anlayış ve uygulayış biçimi bizim için "esastır". Bu anlamda Sünnete uymak bir gerekliliktir.

Peygamberin sünneti yalnızca Kur'an'ın içinde olandır iddiası yanlıştır. Zira "hükmü" Kur'an'da olup ta "biçimi" Peygamberce belirlenen bir çok hüküm vardır. Cuma namazı, namaz vakitleri ve sayısı, haccın rükünleri gibi... Bu sünnet biçimi bize yaşanarak tereddütsüz bir yolla ulaşmıştır. Peygamberin Kur'an'ı pratize ediş ve İslâmı yaşayış biçimi bize yaşanarak geldiği için bu konuda ciddi bir ihtilaf yoktur.

İhtilaf konusu edilen Sünnetin bu boyutu değildir. Sünnet daha çok "hadis" boyutu ile tanışma konusu olmaktadır. Hadislerin ciddi bir eleştiriden geçirilmeden kabul edilmesi bu ihtilafın çözümsüzlüğüne neden olmaktadır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken husus şudur: Hadis, ya pratikle ilgilidir ya da bir görüş beyanıdır. Bir "fiili" aktaran söz, bir "düşünceyi" aktaran söze göre daha sağlıklıdır. Zira insan gördüğü ve yaptığı "şey" ile duyduğu "şeyi" aynı oranda aklında tutamaz. Bu bakımdan "fiillere" ait hadisler, diğer hadislerden daha önemli bir konuma sahiptir.

Özetlersek; Peygamber vahyi bize vahyi getiren kişidir ve onu pratize ederek vahye uymamız konusunda bizim için yegane örnektir. "Andolsıın, içinizden Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah'ı çok zikreden kimseler için Allah'ın Resulü en güzel örnektir." (Ahzab 21)

Dinin tek sahibi Allah'tır. Allah Dinine kimseyi ortak kılmamıştır.

Sünnet Peygamberin Kur'an'ı pratiğe geçirme biçimidir. Peygamber dinin sahibi ve ortağı değil sadece uygulayıcısıdır. Bildirdiği ve uyguladığı hükümlerde O'na itaat etmek O'na değil, aslında Allah'a itaattir.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 03.01.2007, 23:32   #3 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
aklı selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 03.11.2006
Yaş: 38
Mesajlar: 124
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
aklı selim Namı Lekelendiaklı selim Namı Lekelendiaklı selim Namı Lekelendi
Tecrübe Puanı: 0
Standart

değerli kardeşim!sen görmek istemeyene gösteremezsin!Adamlar akli melekelerini,şeyhlerin,mürşidlerin eline vermiş!Kur'an,vahiy onlar için tatlı bir masal,ninni!
  Alıntı ile Cevapla

Alt 03.01.2007, 23:39   #4 (permalink)
Tercübeli Üye
 
ÇAPANOĞLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ÇAPANOĞLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2006
Mesajlar: 811
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
ÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adı
Tecrübe Puanı: 6
Standart

Alıntı:
aklı selim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
değerli kardeşim!sen görmek istemeyene gösteremezsin!Adamlar akli melekelerini,şeyhlerin,mürşidlerin eline vermiş!Kur'an,vahiy onlar için tatlı bir masal,ninni!

Yine de Kur'ani öğütlerimizi vermek durumunrayız.. Ban Ne Diyor RABBİMİZ

Nisa Suresi 63 Allah bunların kalplerindekini biliyor. Artık aldırma onlara; öğüt ver kendilerine ve öz benlikleri hakkında etkili sözler söyle onlara.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 03.01.2007, 23:41   #5 (permalink)
Tercübeli Üye
 
ÇAPANOĞLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ÇAPANOĞLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2006
Mesajlar: 811
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
ÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adı
Tecrübe Puanı: 6
Standart

Sünnet Peygamberin Kur'an'ı pratiğe geçirme biçimidir. Peygamber dinin sahibi ve ortağı değil sadece uygulayıcısıdır. Bildirdiği ve uyguladığı hükümlerde O'na itaat etmek O'na değil, aslında Allah'a itaattir.

BAK BU SENİN ALINTILADIĞIN YAZIDAN SEVGİLİ KARDEŞİM, SADECE BURAYI KAVRA, İNAN YETERLİDİR..
  Alıntı ile Cevapla

Sünneti reddeden kafirdir
Alt 03.01.2007, 23:42   #6 (permalink)
Üye
 
hasan demir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
hasan demir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 06.12.2006
Yaş: 55
Mesajlar: 103
Tesekkür Etti: 1
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
hasan demir Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 3
Standart Sünneti reddeden kafirdir

Ehli sünnet ve kur´an müslümanlari.
Posted On: Cts, 2006-12-23 02:32 by ecyad

Ehl-i sünnet demek, Kur'an ve sünnetin öğrettiği şekilde inanan ve yaşayan grup demektir. Bütün mesele, bu grubun içinde olmak ve kalmaktır. Çünkü ebedî kurtuluşa vesile olacak iman ve Allahu Teala'yı tanımak ancak böyle mümkün olmaktadır. İmanın hakikati akla ve nefse değil, vahye ve sünnete uymakla anlaşılır. Sünnete uymak için Ashab-ı Kiram'ı tanımak ve takip etmek gerekir. Çünkü bizimle sünnet arasında onlar köprü vazifesi görmektedir. İman ve islam konusunda Ashabın yerini ve gereğini Allah Rasülü (s.a.v) Efendimiz şöyle belirtmiştir:

"Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak; birisi hariç diğer hepsi Cehennem'de olacak" Oradakiler, hayretle: "O kurtulacak grup hangisidir Ya Rasülallah" diye sordular, Efendimiz (s.a.v): "Benim ve Ashabımın yolunda olanlar." buyurdu.( Tirmizi, iman; 18.)

Bu kurtulan fırkaya "Fırka-i Naciye" denir. Bu fırkanın bir diğer ismi "Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat" fırkasıdır. Rasulullah Efendimiz (s.a.v) inanç, ibadet, ahlak ve yaşantı olarak kurtuluşun cemaata tabi olmakta ve İslam'ı cemaat halinde yaşamakta bulunduğunu belirtmiştir.( Ebu Davud, Sünnet, 1; ibnu Mace, Fiten, 17.Ahmed, Müsned, 145.)

Dolayisi ile sonra gelenler yani simdiki kendini bir sey zan edenler Kur´andan baska bir sey tanimamakla kendilerinin nereye gittigini düsünemeyen zavallilardir.

Imami Rabbani hazretleri alemlerin en sereflisi alimlardir buyurmakla ehli sünnet alimlarini yüceltmis.

Yine alemlerin en serlisi dünyaya bagli alimlaerdir buyurmakla en kötü insanlarin ehli sünneti terk edip kendini bir sey zan eden alimler oldugunu bildirmistir.
Rabbim serlerinden mü´minleri muhafaza eylesin

mollacami.com
  Alıntı ile Cevapla

Alt 15.01.2007, 12:32   #7 (permalink)
Tercübeli Üye
 
khan19556 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
khan19556 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.01.2007
Bulunduğu yer: Sancağın düştüğü yerden
Yaş: 28
Mesajlar: 1.010
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)khan19556 Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 16
Standart

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın ümmetine karşı kemâl-i şefkat ve merhametini ifade ediyor.
Evet, rivayet-i sahiha ile, mahşerin dehşetinden herkes, hattâ enbiya dahi "nefsî, nefsî" dedikleri zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm "ümmetî, ümmetî" diye6 refet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman, ehl-i keşfin tasdikiyle, validesi onun münâcâtından "ümmetî, ümmetî" işitmiş. Hem bütün tarih-i hayatı ve neşrettiği şefkatkârâne mekârim-i ahlâk, kemâl-i şefkat ve refetini gösterdiği gibi, ümmetinin hadsiz salâvatına hadsiz ihtiyaç göstermekle, ümmetinin bütün saadetleriyle kemâl-i şefkatinden alâkadar olduğunu göstermekle hadsiz bir şefkatini göstermiş.
İşte bu derece şefkatli ve merhametli bir rehberin sünnet-i seniyyesine müraat etmemek ne derece nankörlük ve vicdansızlık olduğunu kıyas eyle.
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]"Sevdiğim bir gelinin bana hediye edildiği veya erkek bir çocuğumun doğduğu müjdesinin verildiği gece benim için, muhacirlerden oluşan bir müfreze içinde olup sabahında düşmanla karşılaşmayı beklediğim ayaz ve buzlu bir gece kadar güzel değildir"

"Sabaha kadar sağnak halinde devam eden yağmurun altında kalkanımı elime alıp düşmana baskın yapmayı beklediğim bir gece kadar bana ümit veren bir amelim yoktur"
Halid bin Velid
  Alıntı ile Cevapla

Alt 15.01.2007, 13:38   #8 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart

Alıntı:
khan19556 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın ümmetine karşı kemâl-i şefkat ve merhametini ifade ediyor.
Evet, rivayet-i sahiha ile, mahşerin dehşetinden herkes, hattâ enbiya dahi "nefsî, nefsî" dedikleri zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm "ümmetî, ümmetî" diye6 refet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman, ehl-i keşfin tasdikiyle, validesi onun münâcâtından "ümmetî, ümmetî" işitmiş. Hem bütün tarih-i hayatı ve neşrettiği şefkatkârâne mekârim-i ahlâk, kemâl-i şefkat ve refetini gösterdiği gibi, ümmetinin hadsiz salâvatına hadsiz ihtiyaç göstermekle, ümmetinin bütün saadetleriyle kemâl-i şefkatinden alâkadar olduğunu göstermekle hadsiz bir şefkatini göstermiş.
İşte bu derece şefkatli ve merhametli bir rehberin sünnet-i seniyyesine müraat etmemek ne derece nankörlük ve vicdansızlık olduğunu kıyas eyle.
Allah razı olsun ... söyleyende güzel söyletende....
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 15.01.2007, 18:08   #9 (permalink)
Tercübeli Üye
 
yıldız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
yıldız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.08.2006
Mesajlar: 1.385
Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)yıldız Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 14
Standart

Selamün Aleyküm.
Allah(c.c.) razı olsun kardeşlerim. Bilgilendirme için sağolun.
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 15.01.2007, 18:41   #10 (permalink)
Tercübeli Üye
 
ÇAPANOĞLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ÇAPANOĞLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2006
Mesajlar: 811
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
ÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adıÇAPANOĞLU Dürüstlük onun göbek adı
Tecrübe Puanı: 6
Standart

Alıntı:
khan19556 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın ümmetine karşı kemâl-i şefkat ve merhametini ifade ediyor.
Evet, rivayet-i sahiha ile, mahşerin dehşetinden herkes, hattâ enbiya dahi "nefsî, nefsî" dedikleri zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm "ümmetî, ümmetî" diye6 refet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman, ehl-i keşfin tasdikiyle, validesi onun münâcâtından "ümmetî, ümmetî" işitmiş. Hem bütün tarih-i hayatı ve neşrettiği şefkatkârâne mekârim-i ahlâk, kemâl-i şefkat ve refetini gösterdiği gibi, ümmetinin hadsiz salâvatına hadsiz ihtiyaç göstermekle, ümmetinin bütün saadetleriyle kemâl-i şefkatinden alâkadar olduğunu göstermekle hadsiz bir şefkatini göstermiş.
İşte bu derece şefkatli ve merhametli bir rehberin sünnet-i seniyyesine müraat etmemek ne derece nankörlük ve vicdansızlık olduğunu kıyas eyle.

Peki sevgili dost..
Peygamberimiz Doğduğunda ÜMMETİ ÜMMETİ diye hitap ettiyse..
Belli ki, Peygamber olacağını ve kendine vahyedileceğini biliyordu..
Bilmeden hareket edemezdi, o zaman cahiliyenin O'na taktığı MECNUN sıfatı gerçekleşmiş olurdu..
Aynı peygamberi, 40 yaşına getirip, hira mağarasına tıkan ve orada Cebrail ile karşılaştıran bu zihniyet, ne acıdır ki, aldığı peygamberlik teklifi karşısında o kadar korkuyor, o kadar heyecanlanıyor, öyle ne yaptığını bilmez hale geliyor ki, titreye titreye eve gelip, örtün beni, örtün beni diye.. resmen bir sığınma melekesi gösteriyor..
Burdaki tinakuzu birisi çözer mi lütfen..
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sünneti inkar edenler veya sünnet ve hadiste "ayıklama" yapmak isteyenler hakka davet Arşiv 41 25.01.2008 15:25
Tarikatı inkar eden kafir olur mu olmaz mı? nrcler Genel Islam Konular 4 06.01.2008 19:36
Evet Beynini Yikamişlar ruhlara Şiirler 1 18.06.2007 09:19
Evet insan aldanır,ben de öyle bir dessasa aldandm seyfullah putkıran Genel Islam Konular 1 14.03.2007 20:27



WEZ Format +2. Şuan Saat: 11:19.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger