Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Stil

Niçin Mürşid-i Kamil'e ihtiyaç vardır...
Alt 07.11.2006, 12:38   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
fetih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007
Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :)
Yaş: 30
Mesajlar: 2.080
Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
fetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 13
Standart Niçin Mürşid-i Kamil'e ihtiyaç vardır...

Kulun yüksek makamlara erismesi, ancak su iki seyden birisi ile mümkün olur: Ya Ilahi bir cezbe, ya da Sadiklardan olan seyhlerden birinin elinde sülûk etmekledir. Hususi bir cezbe herkes için söz konusu olmayabilir. Fakat digeri için bir engel yoktur. Bir Mürsid-i Kamil'in elini tutup hizmetine girildigi, emirleri tutulup canla, basla çalisilmaya baslandigi zaman, salik, sanki annesinden yeni dogmus gibi olur. Artik Mürsidi onun manevi babasi ve terbiyecisidir. Allah'a giden yolda yegâne vasitadir.

Tasavvuf yolunun büyükleri, Allah'a giden yolda kendisine yol gösterecek, rehberlik edecek seyhin, Allah'in kapilarindan bir kapi olduguna isaret etmislerdir. Bu yola giren bir kimsenin, seyhini böyle görmesi, müridligin ilk basamagidir demislerdir. (Adab) Imam-i Sa'rani'den yapilan bir açiklamaya göre; �Ehl-i tarik, insani Allah'in huzuruna kalb huzuru ile çikmaktan men eden kötü sifatlardan temizlenmeye irsad edecek bir mürsid-i kâmile intisab etmenin mutlaka zaruri oldugunda icma ve ittifak etmislerdir� diye bildirilmistir. (Adab)

Mürsidi Kamile bir Peygamber gibi vahiy gelmiyor. Ve bir Peygamber gibi vahiy teminati altinda da degildir. Bundan kasit, bir Peygamber gibi mucize ortaya koymak mecburiyetinde görülemezler. Bununla beraber onlar Allah'in ordularindan bir ordudur. Allah'in ordulari ise, O'nun bilgisi dâhilindedir. Nitekim:

�Rabbinin ordularini kendisinden baskasi bilmez. Ve o insan için ancak bir ögütten ibarettir .� (Müddesir /31) buyurulur.

Bazi bilginlerin açiklamasina göre �Rabbin Ordulari'ndan maksat bunlar Allah'in Velilerini olusturan topluluktur. Asirlardir onlarin Islam toplumundaki serefli yerini ve faziletlerini, gerçek ilim adamlarindan kimse inkâr etmemistir. Rabbimiz (cc) buyurur ki:

� Dikkat ediniz! Allah'in velileri için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmazlar � (Yunus /62)

Öyleyse, kendini bos seylerle oyalama. Bu yolun yol kesicilerine takilarak, gerçek saâdetten mahrum olma. Bilgisi kendisine fayda saglamayan, Islam'in edeb kültüründen mahrum ve nasipsiz kimselerin telkinleri seni oyalamasin. Faziletine inandigin bir mürsidin himmetine erismek için acele etmelisin.

Peygamberler ile (Allah cümlesine salât etsin) Evliyaullah'in meslekleri aynidir. Aralarindaki tek fark, Peygamberlerin ihtisas sahibi olmalari, delil ve hüccet getirmede mucizeye kadir olmalari ile Evliyaullah'in onlara bagli bulunmalaridir. Nasil ki peygamberlerin yolunu kesen yol kesiciler varsa, Allah dostlarinin kapisina giden yolu kesenler de eksik olmayacaktir. Mevlana Halid el-Bagdadi (ks) der ki:

�Kalb ehli tarafindan gözetilmek isterseniz, inkâr ehlinin sözlerine kulak asmayiniz. Allah (cc)'un bir kulundan yüz çevirdiginin alametlerinden biri de, O kulun velilerin haysiyet ve sereflerine dil uzatmasidir. Bu söz büyüklerin kelamidir. Kim velilerin aleyhinde konusulan sözlere kulak verirse, o da onlardan sayilir.�

Yeryüzü kiyamete kadar Allah'in evliyasi ile sereflenecektir. Evliya Velinin çoguludur. Veli ise, araya isyan karismamak üzere taati devam eden kimsedir. Bir baska manada ise Veli, kendisine Allah'in ihsani araliksiz olarak devam eden kimsedir. Bir kimsenin hakikatte Veli olabilmesi için, bu iki vasfin gerçeklesmesi lazimdir. Peygamber nasil masum ise, Velinin de Allah tarafindan korunmus olmasi lazimdir. (Reddü'l-Muhtar )

Mürsid-i kâmil olan zâtlar hakkinda söylenmesi gereken söz; onlarin vasiflarinin Allah Teâlâ'nin korumasi altinda oldugunu kabul etmektir.

Mürsid-i Kamiller Allah'in yeryüzündeki eminidirler. Onlarla beraberlikte çok hayir ve bereket vardir.

�Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sadiklarla beraber olun� (Tövbe/119)

Mürsid-i Kamiller kalp mütehassisidirlar. Kötülügü emreden nefsin hile ve desiselerine karsi gelistirdikleri metodla, kalpleri tamir etmede Allah onlara kabiliyet vermistir. Sen, dinin emrettigi farzlari, vacibleri ve diger hususlari, bir fikih âliminden alip ögrenebilirsin. Mesela Islam akaidini bir kelam âliminden ya da Ilm-i Kelama ait bir eserden ögrenebilirsin. Ama kalbinde olusan firtinalari, Kamil bir Mürsidin verecegi bir reçeteyle durdurabilirsin. Alimlerin ihtisas alanlari degisik degisiktir. Nasil ki kalp doktoru, ameliyat doktorunun sahasina karismazsa, bilginler de, kendi ihtisas alanlarini asan hususlara girmezler. Girmemelidirler. Çünkü bu Fizik ilmi degildir. Din ilmidir. Bu bakimdan, asrin getirdigi birtakim tereddütler, kalplerde olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Bu tereddütleri gidermek için, mutlaka bir mürside ihtiyaç vardir. Efendim böyle bir zamanda bunlara ne gerek var! Denilemez. Gerçek saâdete, ilim ve amel bütünlügü ile ulasilir. Bu bütünlük, kalpte gelismedikçe, bedene tesiri olmaz. Öyleyse, vasiflarini belirttigimiz Mürsid-i Kamillere giderek, bu ihtiyaç giderilmelidir.

Asrimizin mana sultani yolumuzun isigi Üstadimiz Abdullah Baba (ks) Aziz Hz.leri Mürsidi Kâmile olan ihtiyacin önem ve ehemmiyeti hakkinda söyle buyurdular.

Bazi âlimler, ulemalar Kuran'a ve sünnete bagli oldugu müddetçe ehli tasavvuf gibi yasayanlarda da Cenabi-i Zül celal Hazretlerinin evliyasi olur, diyorlar evet dogrudur. Fakat bu nadirattandir. Tarikata girenler ile girmeyenlerin arasindaki fark dagdaki olan meyveyle bahçedeki olan meyvenin arasindaki fark gibidir, çünkü bahçede yetisen meyvenin bir bahçivani olur. Topragini havalandirir, temizler gübresini atar suyunu verir, asisini yapar. Çiçeklendigi zaman onun flitini verir, haserelerden korur. Mümbit bir sey olur.

Ama diger taraf da kendi basina zikreden, ne nefsi levvamede oldugunu bilir ne mülhimede oldugunu bilir. Oda meyvedir ama bu meyve kendiliginden olur, sahibi olan meyve gibi olmaz. Doktoru olan hastayla doktoru olmayan hasta gibidir. Doktoru olan hasta ilaçlarla ameliyatla tedavi olur. Doktoru olmayan da sabir Allah sabir Allah der. O hastaligi çeker. Yinede Allah'a dost olur ama çeke çeke gider.

Mürsidi Kamile bagli olan ise sihhatli gider. Baska bir misal verecek olursak; nasil devletin askeriyesi varsa nasil orduda bir çavusun, onbasinin, basina bir sikinti gelse bir tehlike olsa o ordunun generali hemen emir verir ve birden o sikinti çözülür. Sivilde ise kahvede birini öldürseler onun katilini bile bulamiyorlar. Niye, sahiplenen yok Degil mi. Iste Tarikata giren insanda manevi askerdir. Manevi askerinde bir arayani olur. Maneviyat, evliyaullah da onlari arar, onlari kollar ve gelecek hadiseleri onlara bildirir ve uyarir aradaki fark budur.

Yunus Emre Hz.leri �Seyhi Olmayanin Seyhi Seytandir� buyuruyor.

Bu sözün manasi sudur. Müslüman eline bir mecmua aliyor, kalbin açilmasi için bin defa Ya Fettah çekeceksin ve yahut isinin olmasi için su kadar esma çekeceksin diye okuyor. Bu arada ruhi sultani genisliyor ama bu seferde nefis ve seytan daraliyor. Daraldigi içinde Allah'in varligina birligine sek süphe yaptirmaya basliyor. Akli fikrine, fikride kalbine diyor ve konusmaya basliyor. Seytan ve cin bu insana musallat oluyor. Onun için insana bir rehber gerekiyor. Bizlere Fikih ilmi ile isik tutan mezhep sahibi büyük imamlarimiz dahi bu manevi ihtiyacin gerekliligini anlamislar.

Imam-i Azam Ebu Hanife Hazretleri, Bu mübarek, Cafer-i Sadik Hz.lerine intisap etmis ve su sözleri söylemistir:

Ömrümün son iki senesinde, Cafer-i Sadik Hazretlerine intisap etmeseydim, hüsrandaydim, buyurmustur. Buradaki, hüsran olmak manasi, yanlis anlasilmasin, ahiretini kaybetmis anlaminda degildir. Ancak buna su sekilde bir örnek verebiliriz.

Nasil ki, askeriyede, bir astegmen, albayliga kadar yükselebiliyor, ondan sonra general olabilmesi için kurmaylik sinavina girmesi gerekir. Yoksa general olamaz, albayliktan emekli olur. Ayni bunun gibi, maneviyatta da, erinden generallige kadar gidilir. Iste manevi general olabilmek için, Allah'a vuslat bulmak için, illaki bir gönül dostu, bir mürebbi sarttir. Iste, Imam-i Azam Hazretleri de, bir gönül dostu olan, Cafer-i Sadik Hazretlerine intisap edip, tabi olmus. Kendisine manevi haller, kesif ve kerametler verilmis, o nese ve muhabbet ile Hakk'a âsik olmustur. O'na, dost, Muhammed-il Mustafa ya yar olmustur. Kendisi bu güzellik ve hakikati, ancak Cafer-i Sadik Hazretlerine intisap ettikten sonra, ona tabi olduktan sonra, yakalamis ve onun için bu ask ve vecd halinden uzak geçen ömrünü, hüsrana ugramis olarak nitelendirmistir.

Ayni sekilde, yine, mezhep sahibi olan, Imam-i Safi Hazretleri ve Imam-i Ahmet bin Hanbel-i Hazretleri de, Ümmi bir zât olan, Seyban-i Rai (ks) Hazretlerine müntesip olmuslardir.

Yine büyük Âlim ve Müfessir olan Imam Sarani Hz.leri de Ümmi bir zât olan Ali Havas (ks) Hz.lerine intisap etmistir. Hem Mezhep imamlarimiz da, hem de diger büyük ilim sahibi imamlarimizda da tarikat'a suluk edenler çoktur. Çünkü Tarikat Seriat'tan ayri bir sey degildir. Beraberlerdir.

Hakikate ve marifetullah'a ulasabilmek için ancak gerçek bir Mürsidi Kâmilin terbiyesinden geçmek gerektir.
__________________
HizmeT NimettiR...

Gavs-ı Sani...
 

Alt 07.11.2006, 15:14   #2 (permalink)
Gesperrt
 
umit2006 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 18.08.2006
Mesajlar: 82
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
umit2006 Azimli ve iradeliumit2006 Azimli ve iradeli
Tecrübe Puanı: 0
Standart

tasavvufçuların islami anlayışımıza getirdiği zararlar ortada!
Burada yazılanların ayetler ışığında islamla ilgisi olmadığı ortada!
Ama her ne hikmetse mürşide tapanlar inatla islamla bağdaştığını söylüyorlar!Onlara inanmayın ki ebedi hayatınızı ateşe atmayın!Açın Kur'anı,meali,tefsirleri okuyun,öğrenin gerçekleri ve hayatınıza tatbik edin!O zaman göreceksiniz ki bu anlatılanlar bambaşka bir din!Hemde insanı direkt olarak şirke götüren bir din!
Kendinizi,şeyhinizi,mürşidinizi vb nizi haklı çıkarmak için ayetleri eğip,büküyorsunuz ki bunların sonu cehennemdir!Ben sizi uyarayım!
 

Alt 07.11.2006, 22:17   #3 (permalink)
Mesajlari Onaylanacak
 
aklı selim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 03.11.2006
Yaş: 38
Mesajlar: 124
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
aklı selim Namı Lekelendiaklı selim Namı Lekelendiaklı selim Namı Lekelendi
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Alıntı:
fetih Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kulun yüksek makamlara erismesi, ancak su iki seyden birisi ile mümkün olur: Ya Ilahi bir cezbe, ya da Sadiklardan olan seyhlerden birinin elinde sülûk etmekledir. Hususi bir cezbe herkes için söz konusu olmayabilir. Fakat digeri için bir engel yoktur. Bir Mürsid-i Kamil'in elini tutup hizmetine girildigi, emirleri tutulup canla, basla çalisilmaya baslandigi zaman, salik, sanki annesinden yeni dogmus gibi olur. Artik Mürsidi onun manevi babasi ve terbiyecisidir. Allah'a giden yolda yegâne vasitadir.
Bir insanı Allah katında değerli kılan takvası değilmidir?
Allah'ın rızasına kavuşturan yegane yol vahye tabi olmak değilmi?


Tasavvuf yolunun büyükleri, Allah'a giden yolda kendisine yol gösterecek, rehberlik edecek seyhin, Allah'in kapilarindan bir kapi olduguna isaret etmislerdir. Bu yola giren bir kimsenin, seyhini böyle görmesi, müridligin ilk basamagidir demislerdir. (Adab) Imam-i Sa'rani'den yapilan bir açiklamaya göre; �Ehl-i tarik, insani Allah'in huzuruna kalb huzuru ile çikmaktan men eden kötü sifatlardan temizlenmeye irsad edecek bir mürsid-i kâmile intisab etmenin mutlaka zaruri oldugunda icma ve ittifak etmislerdir� diye bildirilmistir. (Adab)
Bunun zaruri olması Kur'anda zikredilmesini gerektirmezmi?

Mürsidi Kamile bir Peygamber gibi vahiy gelmiyor. Ve bir Peygamber gibi vahiy teminati altinda da degildir. Bundan kasit, bir Peygamber gibi mucize ortaya koymak mecburiyetinde görülemezler. Bununla beraber onlar Allah'in ordularindan bir ordudur. Allah'in ordulari ise, O'nun bilgisi dâhilindedir. Nitekim:

�Rabbinin ordularini kendisinden baskasi bilmez. Ve o insan için ancak bir ögütten ibarettir .� (Müddesir /31) buyurulur.

Bazi bilginlerin açiklamasina göre �Rabbin Ordulari'ndan maksat bunlar Allah'in Velilerini olusturan topluluktur. Asirlardir onlarin Islam toplumundaki serefli yerini ve faziletlerini, gerçek ilim adamlarindan kimse inkâr etmemistir. Rabbimiz (cc) buyurur ki:
Rabbimin ordularının sizin kastettiğiniz anlamda veli olduğunun delili nedir?

� Dikkat ediniz! Allah'in velileri için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmazlar � (Yunus /62)

Öyleyse, kendini bos seylerle oyalama. Bu yolun yol kesicilerine takilarak, gerçek saâdetten mahrum olma. Bilgisi kendisine fayda saglamayan, Islam'in edeb kültüründen mahrum ve nasipsiz kimselerin telkinleri seni oyalamasin. Faziletine inandigin bir mürsidin himmetine erismek için acele etmelisin.
????????

Peygamberler ile (Allah cümlesine salât etsin) Evliyaullah'in meslekleri aynidir. Aralarindaki tek fark, Peygamberlerin ihtisas sahibi olmalari, delil ve hüccet getirmede mucizeye kadir olmalari ile Evliyaullah'in onlara bagli bulunmalaridir.
Peygamberler mucizeye kadir değildir!Mucizeyi Allah gerektiği zaman gösterir!Kulunun peygamberliğini desteklemek için!

Nasil ki peygamberlerin yolunu kesen yol kesiciler varsa, Allah dostlarinin kapisina giden yolu kesenler de eksik olmayacaktir. Mevlana Halid el-Bagdadi (ks) der ki:

�Kalb ehli tarafindan gözetilmek isterseniz, inkâr ehlinin sözlerine kulak asmayiniz.
Benim bildiğim bizi gözeten tek bir zat var!O da Allah,alemlerin Rabbı.
Allah (cc)'un bir kulundan yüz çevirdiginin alametlerinden biri de, O kulun velilerin haysiyet ve sereflerine dil uzatmasidir. Bu söz büyüklerin kelamidir. Kim velilerin aleyhinde konusulan sözlere kulak verirse, o da onlardan sayilir.�
Allah'a vahyinde belirtildiği gibi iman eden herkes Allah'ın ve birbirinin velisi değilmidir?
Yeryüzü kiyamete kadar Allah'in evliyasi ile sereflenecektir. Evliya Velinin çoguludur. Veli ise, araya isyan karismamak üzere taati devam eden kimsedir. Bir baska manada ise Veli, kendisine Allah'in ihsani araliksiz olarak devam eden kimsedir. Bir kimsenin hakikatte Veli olabilmesi için, bu iki vasfin gerçeklesmesi lazimdir. Peygamber nasil masum ise, Velinin de Allah tarafindan korunmus olmasi lazimdir. (Reddü'l-Muhtar )
Burdaki veli Kur'anda anlatılan veliden çook farklı!
Mürsid-i kâmil olan zâtlar hakkinda söylenmesi gereken söz; onlarin vasiflarinin Allah Teâlâ'nin korumasi altinda oldugunu kabul etmektir.
Alın kerameti kendinden menkul bir iş daha!Mürşidin yaptığı her şeyi meşru kılmak amaçlı!
Mürsid-i Kamiller Allah'in yeryüzündeki eminidirler. Onlarla beraberlikte çok hayir ve bereket vardir.

�Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sadiklarla beraber olun� (Tövbe/119)
Bir mü'minin kendisi gibi mü'minlerle birlikte olmasından daha doğal ne var!
Mürsid-i Kamiller kalp mütehassisidirlar. Kötülügü emreden nefsin hile ve desiselerine karsi gelistirdikleri metodla, kalpleri tamir etmede Allah onlara kabiliyet vermistir. Sen, dinin emrettigi farzlari, vacibleri ve diger hususlari, bir fikih âliminden alip ögrenebilirsin. Mesela Islam akaidini bir kelam âliminden ya da Ilm-i Kelama ait bir eserden ögrenebilirsin. Ama kalbinde olusan firtinalari, Kamil bir Mürsidin verecegi bir reçeteyle durdurabilirsin.
Allah Rasulü bile kalplerden geçenleri bilmezken!
Alimlerin ihtisas alanlari degisik degisiktir. Nasil ki kalp doktoru, ameliyat doktorunun sahasina karismazsa, bilginler de, kendi ihtisas alanlarini asan hususlara girmezler. Girmemelidirler. Çünkü bu Fizik ilmi degildir. Din ilmidir. Bu bakimdan, asrin getirdigi birtakim tereddütler, kalplerde olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Bu tereddütleri gidermek için, mutlaka bir mürside ihtiyaç vardir.
Vahiyden başka bir mürşid varmı?

Efendim böyle bir zamanda bunlara ne gerek var! Denilemez. Gerçek saâdete, ilim ve amel bütünlügü ile ulasilir. Bu bütünlük, kalpte gelismedikçe, bedene tesiri olmaz. Öyleyse, vasiflarini belirttigimiz Mürsid-i Kamillere giderek, bu ihtiyaç giderilmelidir.

Asrimizin mana sultani yolumuzun isigi Üstadimiz Abdullah Baba (ks) Aziz Hz.leri Mürsidi Kâmile olan ihtiyacin önem ve ehemmiyeti hakkinda söyle buyurdular.

Bazi âlimler, ulemalar Kuran'a ve sünnete bagli oldugu müddetçe ehli tasavvuf gibi yasayanlarda da Cenabi-i Zül celal Hazretlerinin evliyasi olur, diyorlar evet dogrudur.
Allah iman edenlerin velisidir
İman edenlerde birbirlerinin velisidir.
Bundan başka veli tanımıyorum!

Fakat bu nadirattandir. Tarikata girenler ile girmeyenlerin arasindaki fark dagdaki olan meyveyle bahçedeki olan meyvenin arasindaki fark gibidir, çünkü bahçede yetisen meyvenin bir bahçivani olur. Topragini havalandirir, temizler gübresini atar suyunu verir, asisini yapar. Çiçeklendigi zaman onun flitini verir, haserelerden korur. Mümbit bir sey olur.

Ama diger taraf da kendi basina zikreden, ne nefsi levvamede oldugunu bilir ne mülhimede oldugunu bilir. Oda meyvedir ama bu meyve kendiliginden olur, sahibi olan meyve gibi olmaz. Doktoru olan hastayla doktoru olmayan hasta gibidir. Doktoru olan hasta ilaçlarla ameliyatla tedavi olur. Doktoru olmayan da sabir Allah sabir Allah der. O hastaligi çeker. Yinede Allah'a dost olur ama çeke çeke gider.

Mürsidi Kamile bagli olan ise sihhatli gider. Baska bir misal verecek olursak; nasil devletin askeriyesi varsa nasil orduda bir çavusun, onbasinin, basina bir sikinti gelse bir tehlike olsa o ordunun generali hemen emir verir ve birden o sikinti çözülür. Sivilde ise kahvede birini öldürseler onun katilini bile bulamiyorlar. Niye, sahiplenen yok Degil mi. Iste Tarikata giren insanda manevi askerdir. Manevi askerinde bir arayani olur. Maneviyat, evliyaullah da onlari arar, onlari kollar ve gelecek hadiseleri onlara bildirir ve uyarir aradaki fark budur.

Yunus Emre Hz.leri �Seyhi Olmayanin Seyhi Seytandir� buyuruyor.

Bu sözün manasi sudur. Müslüman eline bir mecmua aliyor, kalbin açilmasi için bin defa Ya Fettah çekeceksin ve yahut isinin olmasi için su kadar esma çekeceksin diye okuyor. Bu arada ruhi sultani genisliyor ama bu seferde nefis ve seytan daraliyor. Daraldigi içinde Allah'in varligina birligine sek süphe yaptirmaya basliyor. Akli fikrine, fikride kalbine diyor ve konusmaya basliyor. Seytan ve cin bu insana musallat oluyor. Onun için insana bir rehber gerekiyor. Bizlere Fikih ilmi ile isik tutan mezhep sahibi büyük imamlarimiz dahi bu manevi ihtiyacin gerekliligini anlamislar.

Imam-i Azam Ebu Hanife Hazretleri, Bu mübarek, Cafer-i Sadik Hz.lerine intisap etmis ve su sözleri söylemistir:

Ömrümün son iki senesinde, Cafer-i Sadik Hazretlerine intisap etmeseydim, hüsrandaydim, buyurmustur. Buradaki, hüsran olmak manasi, yanlis anlasilmasin, ahiretini kaybetmis anlaminda degildir. Ancak buna su sekilde bir örnek verebiliriz.

Nasil ki, askeriyede, bir astegmen, albayliga kadar yükselebiliyor, ondan sonra general olabilmesi için kurmaylik sinavina girmesi gerekir. Yoksa general olamaz, albayliktan emekli olur. Ayni bunun gibi, maneviyatta da, erinden generallige kadar gidilir. Iste manevi general olabilmek için, Allah'a vuslat bulmak için, illaki bir gönül dostu, bir mürebbi sarttir. Iste, Imam-i Azam Hazretleri de, bir gönül dostu olan, Cafer-i Sadik Hazretlerine intisap edip, tabi olmus. Kendisine manevi haller, kesif ve kerametler verilmis, o nese ve muhabbet ile Hakk'a âsik olmustur. O'na, dost, Muhammed-il Mustafa ya yar olmustur. Kendisi bu güzellik ve hakikati, ancak Cafer-i Sadik Hazretlerine intisap ettikten sonra, ona tabi olduktan sonra, yakalamis ve onun için bu ask ve vecd halinden uzak geçen ömrünü, hüsrana ugramis olarak nitelendirmistir.
O manevi hallerden dolayımı zindanda şehid edilmiş!
Ayni sekilde, yine, mezhep sahibi olan, Imam-i Safi Hazretleri ve Imam-i Ahmet bin Hanbel-i Hazretleri de, Ümmi bir zât olan, Seyban-i Rai (ks) Hazretlerine müntesip olmuslardir.

Yine büyük Âlim ve Müfessir olan Imam Sarani Hz.leri de Ümmi bir zât olan Ali Havas (ks) Hz.lerine intisap etmistir. Hem Mezhep imamlarimiz da, hem de diger büyük ilim sahibi imamlarimizda da tarikat'a suluk edenler çoktur. Çünkü Tarikat Seriat'tan ayri bir sey degildir. Beraberlerdir.

Hakikate ve marifetullah'a ulasabilmek için ancak gerçek bir Mürsidi Kâmilin terbiyesinden geçmek gerektir.
[color="red"]Gerçeğe giden tek yol vahiyden geçer!
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xCOLOR]
 

Alt 03.12.2006, 16:44   #4 (permalink)
Tercübeli Üye
 
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005
Bulunduğu yer: Aşk`dan
Yaş: 23
Mesajlar: 2.966
Tesekkür Etti: 19
50 Kunu Icin 79 Tesekkür Aldı
alptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 63
Standart

İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,

Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.

Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,

Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.

Embiyau evliyaya istinadım var benim,

Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.

Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,

Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.

Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,

Umarım galib ola Edayı dine devletim.



Fatih Sultan Mehmed Hazretleri bu kasidesinde bunların hepsinden yardım istiyor.



b- Melâikelerin yardımı:

Cenab-ı Hakkın melekleri yardımcıdır. Bir kimse Cenab-ı Hakk'ın Esma'ül-Hüsnasından bir isim ile Hakka yalvarsa o ismin Hüddamı melek vardır. O ismi okuyanlara kimseye görünmeden yardım ederler. Her bir ismin böylece hüddamı isme bağlıdır. Fakat şu işim şöyle böyle olsun diye dünya işi için, esma çekmek haramdır. Ya küffar ile muharebede, veyahut dini için yarar şeylerde caizdir. İstanbul'u Gayyum Esması ile Ak Şemseddin ve Sultan Fatih Muhammed aldılar.



c- Ruhlar yardımı şudur:

Cenab-ı Hakk'ın sevdiği bir çok embiyalar, evliyalar vardır ki onlar ölmemiştir. Hala çağıranlara yetişirler. Her nerede olsalar ve her nereye çağırsalar, hemen yetişirler. İmdat etmeleri ve tasarrufları her zaman kıyamete kadar bakidir. Bunlar zamanlarında ehl-i tarikat idiler. Her birlerinin tarikleri vardır. Her kim tarikatı inkâr eder ise bunların yardımlarından mahrumdur. Kendi müslüman olupta bunlardan mahrum kalanlara, yazıklar olsun.



d- Diri olan evliyaların yardımı şudur:

Cenab-ı Hak yolunda çalışanlara öyle kuvvet verir ki dünyanın dört köşesinde hükmü yürür. Bunlardan neler zuhur ederse Peygamberlerinin büyüklüğündendir. Onun şanıdır. Ağası yiğit olunca etbağıda yiğit olur. Resulün kendi büyük ise ümmeti de büyük olur.



Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) kendi büyük ise ümmetide büyük olur demek: Yani 124 bin peygamber Kur'an-ı Kerim'de 28 tanesinin ismi geçer. İsmi geçen peygamberler diğerlerinden büyüktür. Bunun içinde altı tane ulul azim Peygamber vardır. Bunlarda 28 peygamber içinden en büyükleridir. Ulul Azim demek, yüksek, büyük demektir. Bu altı peygamber içinde bazıları dört tanesinin daha büyük olduğunu söylerler. Bu altının hepsinden ve dördünden en yükseği, en büyüğü Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)'dir. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) büyük ise ki bu muhakkaktır ve büyüktür. Kur'an'da hâtemen Nebiyyin dediği odur. Bütün Peygamberlerin baştacıdır. İşte Peygamber büyük olunca ümmeti de büyük olması lâzım dediği odur.

Bir deve kuşu yumurtası dendi mi, akla çok büyük yumurta gelir. Bir serçe yumurtası denildi mi, akla çok küçük bir yumurta gelir. Bir fil yavrusu denilse, akla çok büyük bir yavru gelir. Bir tavşan yavrusu denilirse, akla çok küçük bir yavru gelir. Soru:

- Bunları gördün mü? Cevab:

- Görmedim. Peki büyük-küçük olduğunu ne biliyorsun? Madem ki kendisi büyük yavrusu da büyük, kendisi küçük yavrusu da küçüktür.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) Hadîs-i şerifinde buyuruyor ki:

«Ben Allah'ın birliğine yemin ederim ki; sizler harbe gidip dağlar, ovalar, vadiler geçersiniz. Sizin evde hastadır, sakattır, ihtiyardır diye bıraktıklarınızın içinde bazı kimseler var ki, sizinle beraber o dağları, ovaları, o vadileri geçerler. Sizinle cephede harb ederler. Sizin zaferi kazanmanıza yardımcı olurlar. Lakin siz bilmezsiniz.
__________________
İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim!
 

Alt 03.12.2006, 17:20   #5 (permalink)
Tercübeli Üye
 
fetih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
fetih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 16.02.2007
Bulunduğu yer: Uzay İstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :)
Yaş: 30
Mesajlar: 2.080
Tesekkür Etti: 217
109 Kunu Icin 273 Tesekkür Aldı
fetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü birifetih Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 13
Standart

Alıntı:
umit2006 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
tasavvufçuların islami anlayışımıza getirdiği zararlar ortada!
Burada yazılanların ayetler ışığında islamla ilgisi olmadığı ortada!
Ama her ne hikmetse mürşide tapanlar inatla islamla bağdaştığını söylüyorlar!Onlara inanmayın ki ebedi hayatınızı ateşe atmayın!Açın Kur'anı,meali,tefsirleri okuyun,öğrenin gerçekleri ve hayatınıza tatbik edin!O zaman göreceksiniz ki bu anlatılanlar bambaşka bir din!Hemde insanı direkt olarak şirke götüren bir din!
Kendinizi,şeyhinizi,mürşidinizi vb nizi haklı çıkarmak için ayetleri eğip,büküyorsunuz ki bunların sonu cehennemdir!Ben sizi uyarayım!
bu kadar EDEPSİZLİĞE pes doğrusu başka sözüm yoktur ...
__________________
HizmeT NimettiR...

Gavs-ı Sani...
 

Alt 03.12.2006, 19:53   #6 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Aysegul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Aysegul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 15.05.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 932
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Aysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biriAysegul Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart

gerçekten ayıp!
__________________
Nisa Suresi 59
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resûl'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.
 

Alt 07.12.2006, 16:44   #7 (permalink)
Tercübeli Üye
 
metin mete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005
Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
Yaş: 45
Mesajlar: 3.071
Tesekkür Etti: 131
163 Kunu Icin 297 Tesekkür Aldı
metin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 25
Standart

Alıntı:
umit2006 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
tasavvufçuların islami anlayışımıza getirdiği zararlar ortada!
Burada yazılanların ayetler ışığında islamla ilgisi olmadığı ortada!
Ama her ne hikmetse mürşide tapanlar inatla islamla bağdaştığını söylüyorlar!Onlara inanmayın ki ebedi hayatınızı ateşe atmayın!Açın Kur'anı,meali,tefsirleri okuyun,öğrenin gerçekleri ve hayatınıza tatbik edin!O zaman göreceksiniz ki bu anlatılanlar bambaşka bir din!Hemde insanı direkt olarak şirke götüren bir din!
Kendinizi,şeyhinizi,mürşidinizi vb nizi haklı çıkarmak için ayetleri eğip,büküyorsunuz ki bunların sonu cehennemdir!Ben sizi uyarayım!
Selam Ümit yazin hosuma gitti ama eksik bunlari ayetlerle desteklese idin cok daha güzel olurdu!

İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı.
Bakara2/165

Onlara: «Allah'ın indirdiğine tabi olun!» dendiği zaman: «Hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa, onun ardınca gideriz.» diyorlar. Ya şeytan onları cehennnem azabına çağırıyor idiyse de mi onlara uyacaklar?
Lokman31/21

Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.
Enam6/51

Allaha emanet ol.
__________________
Ma ene Min`el Müsrikin

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.

Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı
.

Mahyaye ve Memati Lillah..


Hanife Müslimen...
 

Alt 07.12.2006, 16:51   #8 (permalink)
Tercübeli Üye
 
metin mete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005
Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
Yaş: 45
Mesajlar: 3.071
Tesekkür Etti: 131
163 Kunu Icin 297 Tesekkür Aldı
metin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 25
Standart

Alıntı:
fetih Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bu kadar EDEPSİZLİĞE pes doğrusu başka sözüm yoktur ...


Kur'ân okunduğu zaman, hemen susup onu dinleyin, umulur ki, rahmete nâil olursunuz.
Araf7/204

Selam fetih neden bu kadar kizdin anlamadim,biraz sakin okusa idin gercekten güzel birseyler yazmis kardesimiz.

Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?
Kalem68/36
Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?
Kalem68/37
O kitapta, «beğendiğiniz her şey sizindir» diye mi yazılı?
Kalem68/38
Yoksa, «ne hükmederseniz mutlaka sizindir» diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?

Kalem68/39
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.
Kalem68/45

Simdi farzi mahal bu soru sana soruldu!Buyur cevapla?
__________________
Ma ene Min`el Müsrikin

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.

Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı
.

Mahyaye ve Memati Lillah..


Hanife Müslimen...
 

Alt 07.12.2006, 16:54   #9 (permalink)
Tercübeli Üye
 
metin mete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005
Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
Yaş: 45
Mesajlar: 3.071
Tesekkür Etti: 131
163 Kunu Icin 297 Tesekkür Aldı
metin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekasımetin mete Gelecegin keskin Zekası
Tecrübe Puanı: 25
Standart

Alıntı:
Aysegul Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
gerçekten ayıp!

Selam Aysegül,Ayip olan Allaha davetmi? yoksa Kitabullaha davetmi?




Selam Yüzünü Hanif olan Ibrahimin Milletine dönenlere olsun.

Bir de: «yahudi veya hıristiyan olunuz ki, hidayet bulasınız.» dediler. Sen onlara de ki: «Hayır! Hanif olarak hakka tapan İbrahim'in Milletine(uyarız) ki, o hiçbir zaman müşriklerden olmadı
Bakara2/135
__________________
Ma ene Min`el Müsrikin

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.

Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı
.

Mahyaye ve Memati Lillah..


Hanife Müslimen...
 

Alt 07.12.2006, 17:00   #10 (permalink)
Tercübeli Üye
 
seyfullah putkıran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
seyfullah putkıran isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.09.2005
Bulunduğu yer: Ruhlar Aleminden
Yaş: 24
Mesajlar: 5.931
Tesekkür Etti: 9
25 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
seyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biriseyfullah putkıran Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 57
Standart

Alıntı:
umit2006 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
tasavvufçuların islami anlayışımıza getirdiği zararlar ortada!
Burada yazılanların ayetler ışığında islamla ilgisi olmadığı ortada!
Ama her ne hikmetse mürşide tapanlar inatla islamla bağdaştığını söylüyorlar!Onlara inanmayın ki ebedi hayatınızı ateşe atmayın!Açın Kur'anı,meali,tefsirleri okuyun,öğrenin gerçekleri ve hayatınıza tatbik edin!O zaman göreceksiniz ki bu anlatılanlar bambaşka bir din!Hemde insanı direkt olarak şirke götüren bir din!
Kendinizi,şeyhinizi,mürşidinizi vb nizi haklı çıkarmak için ayetleri eğip,büküyorsunuz ki bunların sonu cehennemdir!Ben sizi uyarayım!
yazın edebe aykırı olduğu için ceza aldınız. daha evvelki cezalara kulak asmadıız mesajları onaylananlar sınıfına alındız ama aynı davarnışları tekrarlardığınız için artık mesaj yazamıcaksınız sadec okuma işleminden yararlanabiliceksiniz...
__________________
Bin sene de okusam ne biliyorsun diye sorsalar bana ?
HADDİMİ BİLİRİM derim....

Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63)
 
Konu Kapatılmıştır

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim