|
Bu konuyu hazmettirmek adına ağır ağır ilerlemeyi düşünmüş, bu arada bazı mihrakların, Hadislerin değerini küçümsemek adına Kur’an da ne denli ince bir tahrif yolu izlendiğini forum ehlinin fark edip edemeyeceğini test etmeyi amaçlamıştım.
Ancak bu arada konuya başka zaviyeden yaklaşımlar olunca, yön değişti. Ancak konuyu şimdi asıl mecrasına çevirmek istiyorum.
Edip Yüksel. Beyefendiler hayli ilim yapmış bir zattır. Kitaplar yazmış, modern din tasarımları ile uğraşmış ve bu arada da türetmeye çalıştıkları yeni anlayışa göre yeni bir Kur'an meali yazmayı ve bu mealde de kendi anlayışlarına uygun çeviri yapmayı ihmal etmemişlerdir.
Konumuz Lokman Suresinin 6. ayeti. Ayetin latin harflerle yazılışı aynen şöyle ve okunuş da aynı:
Bismillahirrahmanirrahim
Ve minen nasi mey yeşteri lehvel hadisi li yüdille an sebilillahi bi ğayri ilmiv ve yettehizeha hüzüva ülaike lehüm azabüm mühin.
Burada değinmeye çalışacağımız, ayetin can alıcı kısmı "levhel hadisi" kısmıdır.
Bu konuda Türkiye de çeviri yapan yirmi civarında ki mealcinin çevirisi hemen hemen aynı ki, şöyle:
İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmî delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.
Levhel hadis, bu çevirilerde hep "boş laf" veya "lâf eğlencesi " diye de geçer.
Bu ayetle alakalı hanif alim Edip Yüksel ise ( ki bu zattır haniflerin büyük ilmi şahikaları ) her fırsatta inkar etmeye çalıştıkları Hadisleri halk arasında önemsizleştirmek adına , Kur'an ın mealinde nasıl bir ince tahrif yolu izlemiş bakın …
Edip Yüksel in çevirisi.
İnsanlardan bazısı var ki, halkı bilgisizce ALLAH'ın yolundan saptırmak ve onu hafife almak için " temelsiz hadislere " sarılırlar. Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Evet, " temelsiz hadislere " Burada bu ifadeyi savunan şunu diyecektir. Efendim hadis söz demektir, burada asılsız, tutarsız söz denmek istenmiştir.
Hayır, bu cevap bir kaçış ve aklanma cevabından öte olmaz. Çünkü;
1- Mealler, zaten günümüz insanının azami derecede anlayabileceği lisan ile yazılmaya çalışılmıştır. Meali de meal etmek olmaz. Ancak meal dili ağır ise, örneğin Elmalılı nın mealleri eski zamanlarda çeviri yapıldığından iki kez sadeleştirilmiştir. Ancak henüz daha çok yeni olan ve günümüz Türkçesinin kullanıldığı Yüksel in mealine böyle bir kılıf uymaz.
2- Hadis kelimesini anlamaya çalışan insanların araştırmalarında ne çıkar karşısına? bakalım
a: Lügat > hadîs: Peygamberimizin sözü.
b: Sözlük > hadis: Hz. Muhammed'in söz ve davranışları.
c: Terim > hadis : Peygamber (s.a.s)'in sözleri, fiilleri, takrirleri ile ahlâkî ve beşerî vasıflarındarı oluşan sünnetinin söz veya yazı ile ifade edilmiş şekli. Bu mânâda hadis, sünnet ile eş anlamlıdır.
Şimdi google den arayalım, hadis yazıp soralım…
d : e: f: g: h: …> ard arda onlarca site çıkar önünüze ve hepsi de Peygamberimizin sözleri manasında açıklamalar yapar.
e : sokaktaki adam > hadis: Peygamberimizin sözleri
Tüm bunlardan görülen ve çıkan şudur.
Edip Yüksel , taifesini ve mealini okuyanları şartlandırma adına reddettiği hadisleri ( reddetmezse dini kafasına göre yaşayamayacak çünkü) , lafzen reddedemeyeceği ve mana yönüyle bozmakta olduğu Kur’an da da nehyettirmek adına ince bir kurnazlık yapmış, bilene “bu söz anlamında kullanılmış” diyerek sıyırmış, bilmeyene de “bakın Allah Kur’an da bile Hadislere uymayın” argümanını kullanmıştır.
İşte tahrifçilerin ince oyunlarından biri daha…Eğer ben sui zan etmiyorsam, bu çok ciddi bir mesuliyettir.
Allah sırati müstakımden ayırmasın.
__________________
ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila
Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol,
Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...
sadece bir kul
|