Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Müslümanlarin Ayrilik Nedenleri
Alt 31.01.2008, 01:56   #1 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Mücahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.03.2007
Bulunduğu yer: Tr
Yaş: 41
Mesajlar: 2.524
Tesekkür Etti: 12
28 Kunu Icin 43 Tesekkür Aldı
Mücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 131
Standart Müslümanlarin Ayrilik Nedenleri

Yeryüzünde yaratılmış olan insan türü önce kendisine bahşedilen vahiy nimetinin yönlendirdiği istikamette tek bir millet olarak yaşamını sürdürüyordu. Sonra hak ile batıl arasında iradeli tercihler sonucu oluşan kutuplaşma ve ayrılıklar başladı (10/19). Yanlış tercihlerde bulunanlar; kurtuluş, adalet ve mutluluk yolu olarak kendilerine lütfedilen dinlerini parçaladılar. Bu insanlar bölük bölük oldular. Ve her bölük kendini farklı kılan değerleriyle övünmeye başladı (30/32).

insanların ayrılığa düşmelerinin nedeni; heva ve heveslerini aşamamaları (25/43), kendilerine Rabbleri katından doğru yolu gösterecek ve şifa olacak kitaplar verilmesine rağmen aralarında yaşattıkları kıskançlıkları kıramamaları (2/213) ve dolayısıyle Allah'ın kitabını gereğince akledememeleriydi (2/44). Bir çok konuda ihtilaflar sökün etti. Ve sonra işlerini aralarında parçaladılar, çeşitli kitaplara ayırdılar (23/53). Yani dinlerini parça parça edip, grup grup oldular (6/159).

Kendisine kelimeler verilen (2/37) Adem(a)'dan bu yana tüm insanlık için kurtuluş yolu hep aynı olmuştur. Bu yolun özü ve adı birdir: Allah katında din islam'dır (3/19). Daha sonra oluşan tahrifatlara rağmen İbrahim(a)'in dininin adı da budur. Hz. isa'nın ki de. Tahrif olmuş din anlayışının ve cahili geleneğin çürümüşlüğü karşısında hayatı yeniden ıslah etmek ve insanları aydınlığa ulaştırmak üzere Hz. Muhammed'e tamamlanmış olarak vahy edilen (5/3) dinin adı da İslam'dır. Ama toplumsal yaşamda dile getirilen önceki ihtilaflar ve ayrışmalar Rasulullah(s)m vefatından sonra İslam dünyasında da varlığını göstermiş ve devasa sorunlara neden olmuştur.

Oysa yüce Rabbimiz Kur'an'ı Kerim'de müminlerin bilerek hakka şahitlik etmelerini istemişti (42/86). Onların kardeş olduğunu (49/10) ve Allah yolunda birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi sat bağlayacaklarını (61/4) ifade etmişti. Ayrılığa düşülmesini olumsuzlamıştı (42/14). Ve Kitapta, ihtilaflardan arınma yolunun Allah'a ve Rasul'üne yönelmek olduğu gösteriliyordu (4/59). Ayrıca kendilerine apaçık ayetler sunulduğu halde ihtilaflardan vazgeçmeyenleri kötü bir akibetin beklediği hatırlatılıyordu (3/105).

Rasulullah hayatta iken müslümanlar arasında bölünmelere neden olacak herhangi bir ihtilaf olmadı. Rasulullah müslümanların öğretmeni ve önderi idi. Ona itaat etmek müslüman olabilmenin zorunlu gereği idi (4/64). O müslümanlar arasında Allah'ın Kitabı ile hükmediyordu (4/105), onlara vahyin anlaşılması ve yaşanması hususunda şahitlik yapıyordu (2/143). Ve onun döneminde müslümanlar vasat bir ümmet olarak vahdeti oluşturmuşlar ve insanlara tevhidi hakikatlerin şahitliğini sosyal yaşam içinde gösterebilmişlerdi. Bununla birlikte Kur'an'ın mesajı evrenseldi. O her dönemde ve her iklimde yaşanabilecek vahyi ilkeler ve emirler diziniydi. Müslümanların daha sonraki dönemlerde de Kur'an'ın bildirdiği ve Rasulullah'ın uygulamasını gösterdiği doğrultuda; Allah'a topluca kulluk yapmak, aralarındaki işleri istişare ile halletmek, birlikte rüku etmek, zulüm ve saldırı karşısında topluca tavır almak, birbirlerine karşı merhametli ve bağışlayıcı olmak, kendilerinden olan ulu'l-emirlere uymak, ihtilaflarını Kur'an'ın hakemliğinde çözmek gibi toplumsal sorumlulukları devam etmekteydi. Güçlerin zayıflamaması içîn birbirleriyle çekişmeme!) ve kardeşlik hukuklarına dikkat etmeliydiler (8/46). Dağılıp ayrılmamanın yolu Allah'ın ipine sımsıkı sarılmaktı (3/103).

Ama Hz. Muhammed'in vefatından kısa bir süre sonra müslümanlar da önceki milletlerin başına gelen acı akıbeti yaşamaya başladılar. Ümmetin birlikteliğini zedeleyen bazı olumsuzluklar hissedilmeye başlandı ve peşi sıra vahyin ortaya koyduğu toplumsal yasalar varlığını gösterdi. Zira Rabbimiz kendinde bulunan güzel meziyetleri değiştirmedikçe bir millete verdiği nimeti değiştirmeyeceğini bildirmekteydi (8/53). Günümüzde olduğu gibi islam tarihi içinde de sürekli olarak gündeme getirilen "vahdet" konusu, aynı zamanda yitirilen bir birlikteliğin de ifadesi oluyordu.

ilk dönemlerde müslümanların coğrafi olarak çok hızlı bir biçimde yaygınlaşmaları, Kur'ani eğitimin ve kültürün o bölgelerdeki yaygınlaşmasını aynı hız ölçüsünde gerçekleştiremedi. Müslümanların kuvvet bulduğu ilk dönemlerde İslam'a girmek isteyen bedeviler konusundaki vahyi uyarı öğreticiydi: «Bedeviler dedi ki: "İman ettik." De ki: "Siz iman etmediniz, ancak 'İslam olduk' deyin. iman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederseniz, O, sizin amellerinizden hiç bir şeyi eksiltmez. Hiç şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir." Mümin olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Rasulü'ne iman ettiler, sonra hiç bir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler, işte onlar, sadık olanların ta kendileridir." (49/Hucurat, 14-15). Sonraları ise İslam'a yeni giren kişilerin atalarından öğrendikleri pagan anlayışları yeni kimliklerine taşımalarını giderici yaygın eğitim politikaları üretilemedi.

Bu vakıa yanında Kur'an nassları ile karşılaşılan olaylar arasında bağ kurma yetisine sahip yetenekli ve muttaki kişiler yönetimde etkin olamadılar. Kısa bir süre sonra emanet, ehline verilip işler istişare ile idare edileceğine, yönetim, saltanat gibi cahili bir kurumun tasallutu altına girdi. Cahili kültür ve kişisel ihtiraslar insanları Kur'an'ın aydınlığı karşısında köreltti. Müslümanların bazıları Kitab'ı okudukları halde Yahudi ve Hıristiyanlar gibi birbirlerini doğru bir temel üzerinde olmamakla suçlamaya başladılar (3/113). Bazıları da ellerinde vahiy bilgisini tutmalarına rağmen çekememezlik yüzünden birbirlerine düştüler (42/14). Kur'an'ın sunduğu kolaylık ve anlaşılırlık imkanları içinde vahye teslim olunacağına, farklılaşan değerler, cahili arzular, beşeri anlayışlar kendilerini Kur'an'la ifade etmeye çalıştılar. Bu noktadan sonra Kur'an'ın parça parça edilmesi (15/91) söz konusu idi.

Hicri birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü asırlarda "Makalat", "Firak", "Mile! ve Nihal" başlıklarıyla fırkalaşmaların ifadesi olan kitaplar yazıldı. Bu kitaplarda ümmetin bölünen parçaları kendi fırkalarının tezlerini oluşturmaya ve nassları kendi tezleri doğrultusunda tefsir etmeye gayret ettiler. Sosyal konumları vahyi ölçüler belirleyeceğine, vahyi ölçüler ve Hz. Muhammed'in sünneti, Kur'an ve Sünnet müdafaası iddiası altında önceden kazanılmış veya gasbedilmiş sosyal konumlara göre yorumlanmaya başlandı. Artık çoğu kişi için nassların yönlendiriciliği değil, nassların yönlendirilmesi söz konusu idi. Heva ve hevesler ön plana çıktı. Dillerini Allah'ın ayetleriyle eğip bükenler (3/78) çoğaldı. Kelimelerin yerleri değiştirildi (5/41). Allah'ın ayetlerini gizlemeye cüret edenler tövbe edip Rabbimizden af dileyeceklerine, lanetleneceklerini bile bile (2/159) bu tavırlarına gerekçe olacak bazı lafızlara yeni istilahi anlamlar yüklediler.

Rasulullah'm irtihalinden bir süre sonra, öncelikle toplumsal yönetimi ellerinde tutan kişileri doğrudan ilgilendiren "fısk". "zulüm", "iman", "adalet", "kader" gibi akaidi boyutu olan kavramların yorumlanmasında kötü niyetlerin ve cahili kültürlerin saptırıcılığı devreye girdi. Bu tartışmalar, kesin bilgiden ve vakıadan uzak olarak soyut ve Kur'ani ölçülerle çelişen bir tarzda kelami, felsefi, tasavvufi tartışma boyutlarına uzadı. Gaybın bilgi ve anahtarları Allah'ın yanında iken, gaybi konularda farazi tartışmalar ve içtihadlar yapıldı. Allah Kitab'ında itikadi konularla ilgili yeterli bilgi ve ölçü vermiş iken, bununla yetinmeyenler, farazi içtihatlarından doğan itikadi mezhepleriyle müslümanların bölünmüşlüğünü daha da artırdılar.

Sözkonusu olumsuzluklar yanında her fırka «fırka-i naciye» olduğu iddiasıyla diğer grupları dışlama ve tekfir etme hastalığına yakalandı, işbaşına geldikten sonra bozgunculuk yapan (2/205) iktidar sahipleriyle mücadele etmek ve zulmedenlere eğilim göstermemek (11/113) gibi yükümlülüklerini müslümanların çoğu unuttu. Yüce Rabbimiz tabii ki bozgunculuk yapanı ıslah edenden ayırt edecekti (2/220). işlerini kendi aralarında farklı kitaplar halinde parçalayıp-bölenler (23/53) gibi Kur'an'ı terkedilmiş (25/30) bir durumda bırakanlar, yaptıkları haksızlıklardan sonra tevbe edip hallerini ıslah edeceklerine (5/39), diğer grupları bid'atçılık ve bozgunculukla suçlamaya devam ettiler. Ayrılıklar katmerleşti. islam tarihi ile ilgili rivayetlere bakılacak olursa, öyle anlar yaşandı ki, küffar karşısında dökülecek kanlar, adeta iç savaşa dönüşen mezhep kavgalarında heder edilir oldu. Ümmetin dirlik ve düzenliği bozuldu. Ümmet bilincini yaşatan tevhidi inanç, İslam dünyasında görünebilir bir şekilde toplumsal gücünü yitirdi. Rabbimizin «Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.» (42/12) hitabıyla yaptığı tavsiyeye uyulmadı. Birbirleriyle çekişen müslümanlar çözülüp yılgınlaştılar. Rüzgarları kesildi (8/46).

Ama her dönemde bozukluklar, çetin ve olumsuz şartlar karşısında topukları üzerinde geriye dönmeyen, Allah'ın ipine sımsıkı sarılan, salih amellerine devam eden ve tevhidi mücadelenin yılmaz taşıyıcılığını yapan muvahhid ve inkılapçı insanlar var olageldi. Onlar ümmetin en hayırlıları idiler (98/7). Lakin onlar uzun bir dönem toplumsal değişimi (13/11) sağlayabilecek yeterli bir oluşumu gerçekleştiremediler. Fakat bununla birlikte Allah'ın kitabı önündeki engelleri kaldırmak ve tevhidi duyarlılığı taşıyıp-yaygınlaştırmak konusunda çok önemli adımlar attılar. Bu adımlar sayesindedir ki Kur'an'ın, hayatımızın bütün alanlarını yönlendiren, okunur-anlaşılır bir kitap olduğu; islam'a olan şekli bağlılıklarla müslüman kimliği taşıyan insanların yeniden ıslahı, bilinçlendirilmesi; ve vahdet sorunu, birliğini kaybetmiş ve batılı kafir güçlerin fikri, siyasi, ekonomik alanlarda fiili kuşatması altına girmiş islam coğrafyasının gündemini oluşturmaya başladı. Ve artık müslümanların gaflet ve cahilliklerinden yararlanan dünya egemen şirk güçleri ve yerli sultaları eskisi kadar rahat değillerdi. Egemenlikleri tehlikeye girebilirdi. Bunun için de, İslami uyanışı sindirmeli ve İslami hareketi bölmeli idiler.

Fakat bugün müslümanların var olan farklılıklarının ve ayrılıkların nedenleri iyi kavranmalıdır. Bugün insanlığın islam'a, müslümanların da birliğe şiddetle ihtiyacı var. Tabii ki "vahdet" soyut temennilerle kurulmaz. Vahdet, var olan ayrılıklardan uzaklaşma emelini içermekle birlikte, ayrılıkların üreme kaynaklarını kurutmayı da amaçlamalıdır. O halde ayrılıkların kaynakları yani hastalığın nedenleri iyi teşhis edilmelidir. Bugün muvahhid ve inkılapçı bir yöneliş içinde olan müslümanların ve İslami hareketlerin aralarında var olan farklılıkların temel nedeni emperyalist güçlerin desiseleri değildir. Temel neden: Yukarıda ayetler ışığında değindiğimiz ayrılıklar ve tarihi arka plândır.

Kültürümüzü, alışkanlıklarımızı, duygularımızı Kur'an'ın aydınlığıyla tarihi karanlıkların tasallutundan ve bencilliklerden arındırmalı, aynı tarih içinde güç bulan her türlü şirkin, zulmün ve haksızlığın karşısında yükselen tevhidi mücadele çizgisini iyi kavramalı ve bu çizgiyi kalınlaştırarak daha da yaygınlaştırmalıyız. Allah, ayrılığa düşülen konularda Kıyamet Günü hükmünü verecektir (22/69). Ayrılıklardan kurtulabilmek için topluca Allah'ın ipine sarılmalıyız ve bölünmemeliyiz (3/103).

«Bu, benim dosdoğru olan yolumdur, şu halde ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak yollara uymayın.» (6/En'am,153)

«Bu indirdiğimiz mübarek bir Kitap'tır. Şu halde ona uyun ve korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz.»
(6/En'am,155)










__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]

Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 02.02.2008, 02:07   #2 (permalink)
Tercübeli Üye
 
mhmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
mhmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 07.11.2006
Mesajlar: 2.593
Tesekkür Etti: 176
118 Kunu Icin 222 Tesekkür Aldı
mhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 26
Standart

abi alıntılı olarak bi yazı hazırlamıştım.. lakin, sayfa yenilememem ve kopyalamamam yüzünden gitti.. neyse buna da şükür..

Allah razı olsun.. yazı hakkaten okunacak ve üzerinde düşünülecek bi yazı..bir kitabın özeti adete..

selametle..
__________________
CİHAD: Fert, cemaat ve toplum bazında iyiliklerin yaşanır hale gelmesi, kötülüklerin kaldırılması için bütün gücümüzle hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzdır...

heryazdığımiçinالله يعلم(ALLAH bİliR)diyorum...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 06.02.2008, 20:40   #3 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Serhan Eğeryılmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Serhan Eğeryılmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.05.2007
Yaş: 21
Mesajlar: 389
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Serhan Eğeryılmaz islenmemis bir mücevherSerhan Eğeryılmaz islenmemis bir mücevherSerhan Eğeryılmaz islenmemis bir mücevherSerhan Eğeryılmaz islenmemis bir mücevherSerhan Eğeryılmaz islenmemis bir mücevherSerhan Eğeryılmaz islenmemis bir mücevherSerhan Eğeryılmaz islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 5
Standart

Selamın Aleyküm.Allah'a hamd olsun.Selam Muhammed Mustafa ve onun yakınlarına olsun.Müslümanların bir tek ayrılık nedeni vardır,o neden olduğu için müslümanlar birleşemiyorlaro sorunda şudur,Kuran-ı Kerim'in ve Resulullah'ın sünnetinin terkidir.Selamın Aleyküm.
__________________
Selamın Aleyküm.Arkadaşlar,bana cevap verecekseniz yada soru soracaksanız özel mesajdan sorunuzu sormanızı ya da cevabını göndermenizi rica ederim.Konunun adresini de gönderin ki o yeri bulabileyim.Bana özel mesajlarınızda atmış olduğunuz soru yada cevaplarınızı da yazarak kendi yazımın üstünde yazacağım inşallah.Selamın Aleyküm
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 00:59   #4 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Mücahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.03.2007
Bulunduğu yer: Tr
Yaş: 41
Mesajlar: 2.524
Tesekkür Etti: 12
28 Kunu Icin 43 Tesekkür Aldı
Mücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biriMücahid Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 131
Standart

Alıntı:
Serhan Eğeryılmaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamın Aleyküm.Allah'a hamd olsun.Selam Muhammed Mustafa ve onun yakınlarına olsun.Müslümanların bir tek ayrılık nedeni vardır,o neden olduğu için müslümanlar birleşemiyorlaro sorunda şudur,Kuran-ı Kerim'in ve Resulullah'ın sünnetinin terkidir.Selamın Aleyküm.
Üstad bunu söylemek bişey ifade etmiyor...Zira herkes aynı şeyi söylüyor.Önemi olan ne yapılıyor ihya hareketi adına.Selametle
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC]

Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 01:08   #5 (permalink)
Gesperrt
 
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006
Bulunduğu yer: Bursa
Yaş: 19
Mesajlar: 386
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Suffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce TanınıyorSuffiyun Adı herkesce Tanınıyor
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Yazıyı yazanı,yazının kaynağını ekleyebilir misiniz ?
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 03:31   #6 (permalink)
Tercübeli Üye
 
mhmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
mhmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 07.11.2006
Mesajlar: 2.593
Tesekkür Etti: 176
118 Kunu Icin 222 Tesekkür Aldı
mhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı birimhmt Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 26
Standart

Alıntı:
Serhan Eğeryılmaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamın Aleyküm.Allah'a hamd olsun.Selam Muhammed Mustafa ve onun yakınlarına olsun.Müslümanların bir tek ayrılık nedeni vardır,o neden olduğu için müslümanlar birleşemiyorlaro sorunda şudur,Kuran-ı Kerim'in ve Resulullah'ın sünnetinin terkidir.Selamın Aleyküm.
afedersin kardeş...
yazıyı okuduğuna eminmisin..
senin dediklerinin Ayetlerle izahı zaten var o yazıda da..?

selametle..
__________________
CİHAD: Fert, cemaat ve toplum bazında iyiliklerin yaşanır hale gelmesi, kötülüklerin kaldırılması için bütün gücümüzle hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzdır...

heryazdığımiçinالله يعلم(ALLAH bİliR)diyorum...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 10:47   #7 (permalink)
Yeni Üye
 
esma_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.05.2007
Yaş: 25
Mesajlar: 67
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
esma_ Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 2
Standart

biliyorum artık sıkıldınız zira çok fazla tartışıldı bu sitede lakin sormak istiyorum mezheplerle ilgili görüşlerimizi değiştirmiyor mu bu yazı
__________________
YA BİR YOL BUL
YA BİR YOL AÇ
YA DA YOLDAN ÇEKİL!!!
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 15:09   #8 (permalink)
Yeni Üye
 
esma_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.05.2007
Yaş: 25
Mesajlar: 67
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
esma_ Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 2
Standart

Alıntı:
Suffiyun Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kaynak : Haksözhaber

Haksözhaber nasıl bir gruptur ?
Mezhepsiz,reformist bir gruptur.
Dileyen araştırabilir.
zaten mezheplerle ilgili ciddi kaygılarım olduğu için sormuştum
__________________
YA BİR YOL BUL
YA BİR YOL AÇ
YA DA YOLDAN ÇEKİL!!!
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07.02.2008, 15:16   #9 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 874
Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Ebu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biriEbu Zerr Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart

Haksöz "İslam kimliğini" cesurca savunan, yıllardır tağutun baskıları karşısında savrulmayan nadide müslümanlardan müteşekkildir...Fikriyatı gayet açık olup, kuran ve sünnet eksenlidir...Her ne kadar aşırı bulduğum bazı hususları olsa da muhterem kardeşlerimdir...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ayrilik şiiri ebubekr Şiirler 0 10.02.2008 15:34
Hz. Osman Müslümanlarin Safinda gizemli Hz. Osman (R.A) Hakkında 0 21.08.2007 09:09
Hangi Ayrilik??? ..:naz:.. Şiirler 2 28.04.2007 18:23
Evrim teorisinde müslümanlarin.... hüma-gül Genel Islam Konular 25 22.04.2007 14:18
...:::ayriliğin Nedenleri:::... HaNiF Arşiv 105 20.08.2006 15:49



WEZ Format +2. Şuan Saat: 05:35.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger