Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Helak edilen kavimler
Alt 11.01.2008, 09:41   #1 (permalink)
kuranyeter
Gast
 
Mesajlar: n/a
Standart Helak edilen kavimler

selam
uzun süredir bu helak edilen kavimleri düşünüyorum,hepsinin helak edilme sebebleri kuranda ALLAH tarafından bize bildiriliyor.örnek lut kavmi salih resulun kavmi,musave şuayb ın kavmi.bu kavimlerin helak edilme nedenlerişu anki toplumlarda daha fazlasıyla var.
peki bu toplum neden aynı sebeblerden 1 tanesi dahi helak sebebiyken şimdi bütün sapıklıkların tamamı olmasına rağmen helak edilmiyor
lut kavmi sapık bir kavimdi salihin kavmi allahın yarattığı ayeti olan hayvanlara yapılan zulum,musa nın kavmi insanları köleleştiren bir düzene sahipti,şuayb ın kavmi ölçüve tartı da haksızlık yapan bir kavimdi şimdi bunların hepsi var ve net olarak gözüküyor,AMA HELAK OLMUYOR,NEDEN.



selam ve dua ile
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.01.2008, 10:05   #2 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Elifnisa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Elifnisa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 29.10.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 877
Tesekkür Etti: 226
118 Kunu Icin 277 Tesekkür Aldı
Elifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 11
Standart

Peygamber Efendimiz (asm.) ümmetinin helâk olmaması için Allah’a (cc.) çok yalvardı. Bu yalvarmalarının en mühimi de Veda Haccı’nda, Arafat ve Müzdelife’de oldu. Bu iki mübarek yerde O, Allah’ın ilham ettiği ölçüde pek çok şey diledi. Hatta, kul haklarının affı için dahi yalvardı, yakardı.

Evet O Sultanlar Sultanı’nın, ümmet-i Muhammed’in helâk olmaması mevzuunda pek çok yalvarış ve yakarışları olmuştu. Bunu Sahabe-i Kiram’a şöyle anlatıyor:

“Ben, Rabbimden, benim ümmetimi helâk etmemesini istedim. Rabbim benim bu duamı kabul buyurdu. Dedi ki: ‘Onların helâki kendi aralarında olacaktır. Günah işledikleri zaman ben onları birbirine düşürecek ve vurduracağım.’ Ben bunun da kalkmasını diledim; ama Rabbim, bunu kaldırmadı.”

Evet, iradeleri ile halledecekleri bu mesele kaldırılmamıştı... Başka kavimler günah işledikçe semavi ve arzi afetler onları kırıp geçirecek; ama Ümmet-i Muhammed cürüm işledikçe birbirine düşecek, ittihat ve ittifakları bozulacak, ihtilaflarla hırpalanacaklar. İşte, Resul-i Ekrem (asm.) bunun kalkmasını Rabbinden çok diledi; ancak, Cenab-ı Hak -hikmetini kendi bilir- bunu kaldırmadı.

İşin doğrusunu Allah bilir.


Alaaddin Başar (Prof.Dr.)
__________________
“Bu din garip başladı, garip devam edecek ve garip bitecektir. Ne mutlu o gariplere.” (Müslim, İbn-i Mace)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.01.2008, 13:33   #3 (permalink)
kuranyeter
Gast
 
Mesajlar: n/a
Tecrübe Puanı:
Standart

selam elifnisa
De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. * ahkaf 9
kendisine ve bize ne yapılacağını bilmediğini söyleyen bir resul bizi nasıl helaktan kurtarır,eğer bu konu hakkında bir cevap verirseniz bunun kurandışı bir kaynak olmamasına dikkat edin çünkü kuran yeter.
selamve dua ile
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.01.2008, 14:04   #4 (permalink)
AMEL-İ SALİH
 
bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.09.2006
Bulunduğu yer: Hayatın içinden
Yaş: 27
Mesajlar: 1.471
Tesekkür Etti: 0
12 Kunu Icin 13 Tesekkür Aldı
bcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 33
Standart

"Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı beğendim."(Maide 3)

-Cenab-ı Allah bu ayet ile dinini tamamladığını buyuruyor..Gerekli uyarılar yapılmış ve bu uyarılar son ve hak din olan Kur'an-ı Kerim'de açıkça belirtilmiştir..Her dönemde olduğu gibi bütün kavimler kendi kendilerini helak etmişlerdir..Şeytanın vesveselerine boyun eğmiş, dünya hayatını oyun ve eğlence yeri olarak görmüşler, kendi elleriyle yaptıkları putlara tapmışlardır..

Günümüz insanları da helak olmaktadır..Allah'ın rahmetinden uzaklaştıkça arayış içine girmekte, amaçsız ve asalak gibi yaşadıkları içinde devamlı isyan etmektedirler..Bir insanın helak olması için başına taş yağması ya da kuru ota çevrilmesi gerekmez..Benliğini yitirmekte helak olmakla eşdeğerdir..
__________________
"Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)


  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.01.2008, 16:48   #5 (permalink)
AMEL-İ SALİH
 
bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.09.2006
Bulunduğu yer: Hayatın içinden
Yaş: 27
Mesajlar: 1.471
Tesekkür Etti: 0
12 Kunu Icin 13 Tesekkür Aldı
bcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 33
Standart

"O peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Allah onlardan bir kısmı ile konuşmuş, bazılarını da derece derece yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya açık mucizeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs ile güçlendirdik. Allah dileseydi o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de içlerinden kimi iman etti, kimi de inkar etti. Allah dileseydi onlar savaşmazlardı; lakin Allah dilediğini yapar."(Bakara 253)
__________________
"Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)


  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.01.2008, 16:57   #6 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Elifnisa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Elifnisa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 29.10.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 877
Tesekkür Etti: 226
118 Kunu Icin 277 Tesekkür Aldı
Elifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 11
Standart

Belkide haklısınız, her seyin doğrusunu Allah bilir elbette...
ama peygamberimiz insanları çok severdi, amcası okadar kötülük yaptığı halde onun için oturup ağlardı. mesela onu taşlayanlar için bir kez beddua bile etmedi. onlar için dua etti. oysa Allahım bu insanları helak et deseydi Allah bu isteğini yerine getirmezmiydi?
elbetteki şefaatide sadece Allahtan bekleriz ama peygamberimizin yaşam tarzıda örnek olmalı. zararsız ve kuranı kerime ters düşmüyorsa neden hadisleri yerine getirmeyelimki?
__________________
“Bu din garip başladı, garip devam edecek ve garip bitecektir. Ne mutlu o gariplere.” (Müslim, İbn-i Mace)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.01.2008, 16:59   #7 (permalink)
kuranyeter
Gast
 
Mesajlar: n/a
Tecrübe Puanı:
Standart

selam
geçmiş kavimlerin yaptığı sapkınlıkların hepsinden daha büyük bir sapkınlık olduğu zaman helak olucaktır, şu an kitap üzerinde çok açık bir ihtilaf yokmu,bu bir sapkınlık değilmi, peki helak neden olmuyor denilebilir oda olur ama öncesinde bu sapkınlığı net olarak bize anlatacak,ve sapkınlıktan sonra saflar belli olduktan sonra,helak olucak,allahın yol ve yönteminde bir değişiklik bulamayız

BAKARA 213
İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, peygamberleri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi. Onlarla beraber, anlaşmazlığa düştükleri konularda, insanlar arasında hükmetsinler diye gerçeği taşıyan kitabı hak olarak indirdi. O kitapta anlaşmazlığa düşenler, o kitap kendilerine verilmiş olanlardan başkaları değildi. Bunlar, kendilerine açık kanıtlar geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık/doymazlık/azgınlık/denge noktasından sapma/yalancılık/zulüm/kibir/zinakârlık yüzünden, çekişmeye girmiştir. Sonra Allah kendi izniyle, inananları, üzerinde tartışmaya girdikleri gerçeğe tekrar ulaştırdı. Allah, dilediği kişiyi/dileyeni dosdoğru yola iletir.


selam ve dua ile
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.01.2008, 17:07   #8 (permalink)
Super Moderator
 
bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007
Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan
Yaş: 45
Mesajlar: 3.251
Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.314 Tesekkür Aldı
bekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biribekir Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 10
Standart

Alıntı:
kuranyeter Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
selam elifnisa
De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. * ahkaf 9
kendisine ve bize ne yapılacağını bilmediğini söyleyen bir resul bizi nasıl helaktan kurtarır,eğer bu konu hakkında bir cevap verirseniz bunun kurandışı bir kaynak olmamasına dikkat edin çünkü kuran yeter.
selamve dua ile

Değerli kardeşim

Alıntı yaptığınız ayetin meali ile türlü türlü manalara varabilirsiniz. Ancak, bu ayet daha önce de kavimlerin, peygamberlerin geldiğini, kavimlerin akibetinin ne olduğunu ve kendi kavmi hakkında da nelerin olacağı hakkında Allah'tan gayrı bir bilenin olmadığını beyan ediyor.

Peygamber bir kavme Allah'ın emirlerini iletir, onlara bu konuda bilmediklerini bildirir, amel eden kurtarır, amel etmeyene peygamber şefaat etmez, etse de Allah ya kabul eder, ya etmez, her şey O'nun hükmündedir.

Ama sizin sorduğunuz soru kuram olarak yanlıştır.
__________________
ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila



Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol,
Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...


sadece bir kul


  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.01.2008, 17:30   #9 (permalink)
Tercübeli Üye
 
Elifnisa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Elifnisa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 29.10.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 877
Tesekkür Etti: 226
118 Kunu Icin 277 Tesekkür Aldı
Elifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biriElifnisa Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 11
Standart

"Ey iman edenler, Allah'a itaat edin; peygambere itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah'a ve Resulüne döndürün."1 Şayet Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız. Bu, hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir.2" {Nisa: 59}

1.
Bu ayet, İslâm'ın bütün dini, kültürel ve siyasî sisteminin temelini teşkil ettiği gibi, sistemin kurulması için de, ilk ve en önemli düsturdur. Bu ayetten aşağıdaki prensipler çıkarılabilir:

1) İslâm sisteminde, tek gerçek otorite olan Allah'a itaat edilmelidir. Bir müslüman her şeyden önce Allah'ın kuludur, diğer bütün özellikleri, bu niteliğinden sonra gelir. Bu nedenle bir fert veya toplum olarak bütün müslümanlar, ilk olarak Allah'a bağlıdırlar, tüm diğer bağlar bu bağa boyun eğmek zorundadır. Çünkü tüm insanlar Allah'a verdikleri söze (ahid) sadık kalmak zorundadırlar. Başka birisine bağlılık ve itaat, ancak Allah'a itaati engellemeyecekse kabul edilir. Bu aslî bağlılık ve ahde aykırı olan tüm öteki bağlılık ve ahitler geçersizdir. Hz. Peygamber (s.a.s) bunu bir hadisinde şöyle açıklamıştır: "Yaratıcıya isyan (itaatsizlik) olan yerde, yaratıklardan hiçbirine itaat edilmez."

2) İslâm dininin ikinci önemli prensibi Hz. Peygamber'e (s.a.s) itaat ve bağlılıktır. Bu itaat peygamberlik kurumunun bir gereği değil, bilâkis Allah'a itaat etmenin tek çıkar yoludur. Allah'ın Rasulüne (s.a.s) itaat edilmelidir. Çünkü O, Allah'tan gelen emir ve direktiflerin elde edilebileceği tek kaynaktır. O halde biz ancak O'nun Rasûlüne (s.a.s) itaat ederek Allah'a itaat edebiliriz. Çünkü itaatin başka bir yolu yoktur. Bunun aksine Rasûl (s.a.s) ile aradaki bağı koparmak, O'nu gönderen Hakim'e başkaldırmak demektir. Bir hadis-i şerif'te bu konuyu şöyle açıklar: "Kim bana itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur, kim de bana isyan ederse Allah'a isyan etmiş olur." Aynı konu bu surenin 80. ayetinde 'de vurgulanmıştır.

3) Bu birinci ve ikinci bağlılıktan sonra bunlardan daha aşağı derecede yer alan bir bağlılık daha vardır. Bu, müslümanların kendi aralarında seçip yetki verdikleri yöneticilere bağlılıktır. "Ulil-emr" (kendilerine yetki verilenler) kelimesi çok geniş kapsamlıdır. Müslümanların herhangi bir işinin başında olan herkesi kapsar. Din alimleri, düşünürler, politik liderler, yöneticiler, mahkemelerdeki kadılar, kabile başkanları ve buna benzer kimseler. Kısacası, müslümanlar arasından seçilip kendilerine yetki verilen herkese itaat edilmelidir. Onlar a) Müslümanlardan oldukları b) Allah'a ve Rasûlü'ne itaat ettikleri sürece, onlara karşı gelip, müslümanların toplum hayatındaki barışı bozmak doğru değildir. Bu iki şart onlara itaat edilmesinin ön şartını oluşturur. Bunlar hem ayette açıkça ortaya konmuş, hem de Hz. Peygamber (s.a.s) tarafından açıklanmıştır. Aşağıda şartların gerekliliğini belirten Hz. Peygamber'den (s.a.s) birkaç hadis zikrediyoruz:

a) "Emrettiği şey günah olmadığı sürece, bir müslümanın kendilerine yetki verilen yöneticilerin emirlerine, hoşlansın veya hoşlanmasın, itaat etmesi gerekir. Eğer emir ona günah olan bir şeyi yapmasını emrederse, o yöneticiyi dinlememeli ve emirlerine de itaat etmemelidir." (Buhari, Müslim)

b) "Günah olan bir konuda bir kimseye itaat etmek haramdır. İtaat ancak doğru olan şeylerde zorunludur." (Buhari, Müslim)

c) Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: "Sizin başınızda doğru olduğu kadar yanlışı da uygulayan yöneticiler bulunacaktır. (Böyle bir durumda) Kim yanlış olan şeylerden nefret ederse, sorumluluktan kurtulacaktır, kim de bu yapılan yanlışlardan hoşlanmazsa (cezadan) kurtulacaktır." Ashabdan bazıları: "Böyle yöneticilere karşı savaşmayacak mıyız?" diye sorunca Hz. Peygamber (s.a) "Namazı kıldıkları müddetçe, hayır" diye cevap vermiştir. (Müslim)

Yani, eğer namazı terkederlerse bu onların Allah'a ve Rasûlü'ne isyan ettiklerinin açık bir göstergesi olacaktır.

d) Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: "Sizin en kötü yöneticileriniz, sizin nefret ettiğiniz ve sizden nefret eden ve sizin beddua ettiğiniz ve size beddua eden yöneticilerdir." Ashabdan bazıları: "Ey Allah'ın Rasûlü, böyle yöneticilere karşı başkaldırmayacak mıyız?" diye sorunca, Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurdu: "Aranızda namazı ikame ettiği müddetçe, hayır."

Bir öncekinde koşulan namaz şartı bu hadiste daha açık bir şekilde belirlenmektedir. "c" hadisinde, ferdi olarak namaz kılan bir yöneticiye karşı ayaklanılmaması gerektiği hükmü çıkıyor. Fakat "d" hadisinde yöneticilerin İslâm toplumunda namazı ikame edip onun temel direklerden biri yapmaları şart koşuluyor. Bu bir başka hadiste de şöyle ifade ediliyor: "Hz. Peygamber (s.a) bizden bazı şeylerle ilgili olarak bağlılık yemini aldı. Bunlardan biri de, başımızdaki yöneticilerde apaçık küfür alâmetleri görmeden onlara karşı gelmememizdi. O (küfür alâmetlerini gördüğümüz) zaman Allah huzurunda (başkaldırmamız için) geçerli bir nedene sahip olabiliriz." (Buhari-Müslim)


4) Mutlak ve sürekli bir prensip olarak konulan dördüncü husus ise, Allah'ın emirlerinin ve Hz. peygamber'in (s.a.s) sünnetinin, hükümlerin tespitinde ve İslâm dininde tek ve nihaî otorite olduğu noktasıdır. O halde müslümanlar arasında veya yönetici ile yönetilenler arasında herhangi bir mesele ortaya çıktığında, hepsi birden Kur'an ve Sünnet'e başvurmalı ve O'nun verdiği karara boyun eğmelidirler. Bu nedenle İslâm'ı, diğer İslâm-dışı sistemlerden ayıran ana sebebin, Allah'ın Kitab'ını ve Rasûlü'nün (s.a.s) sünnetini nihaî otorite olarak kabul edip, bu ikisine başvurulması ve onların hükmüne boyun eğilmesi olduğunu söyleyebiliriz.

Bazı insanlar bu ilkenin derin anlamı konusunda şüpheye düşerler. Hayatın bir çok yönü olduğu (örneğin, Demiryolları, PTT, Belediye vs.) için ve ne Allah'ın Kitabı'nda ne de Rasûlü'nün (s.a.s) Sünneti'nde bunlarla ilgili hiçbir bilgi ve düzenleme olmadığı için, böyle bir ilkenin uygulanmasının çok zor olduğunu söylerler. O halde bu kadar çeşitli konularda karşılaştığımız sorunlara nasıl çözüm bulacağız? Bu şüphe, onların İslâm'ın temel ilkesini tam anlamıyla kavramamış olmalarından kaynaklanır. İslâm, Allah'ın Kitab'ının ve Rasûlü'nün (s.a.s) sessiz kaldığı konularda istenilen şekilde davranmayı serbest bırakmıştır. Bir müslümanla, bir gayri müslimi ayıran fark, ikincisinin kendisini mutlak bir şekilde özgür hissetmesi, birincisinin ise kendisini Allah'ın kulu olarak kabul edip, ancak İslâm'ın serbest bıraktığı konularda kendisini özgür hissetmesidir. Müslüman olmayanlar her konuda kendileri hüküm verirler ve ilâhî bir rehbere ihtiyaçları olmadığına inanırlar. Bunun aksine müslümanlar, her şeyde Allah ve Rasûlü'nün (s.a.s) rehberliğine müracaat ederler ve onların kararına uyarlar. Fakat eğer belli bir konuda ne Kur'an'da, ne de Sünnet'te bir hüküm bulamazlarsa, o zaman doğru olduğuna inandıkları herhangi bir şekilde davranmakta serbesttir. İslâm'ın belli bir konuda susması, o konuda davranış özgürlüğünün varolduğuna bir işarettir.

2. Bu ayetin ilk bölümünde Kur'an, İslâmî bir yapının dört asıl ilkesini ilân eder ve ikinci bölümde bu ilkelerin altında yatan hikmeti öğretir. Müslümanlara, gerçekten müminler iseler bu dört ilkeye uymaları emredilir, aksi takdirde onların şehadetleri şüpheli olur. Daha sonra onlara hayat sistemlerini, refahlarının dayanağını teşkil eden bu dört temel ilkeye dayandırmaları öğretiliyor. Çünkü sadece bu ilke, onları bu dünyada doğru yola götürüp ahiret'te de mutlu bir hayata ulaştırabilir.

Bu tavsiyenin, Yahudilerin ahlâkî ve dinî durumlarını eleştiren pasajdan sonra geldiğine ve müslümanları belirsiz bir şekilde onların kötü durumlarına karşı uyardığına dikkat edilmelidir. Bu, şu anlama gelir: Ne zaman bir toplum Allah'ın Kitab'ı ve Rasûlü'nün Sünnet'ini fırlatıp atar, Allah ve Rasûlü'ne (s.a.s) isyan eden lidere uyar, Kitap ve Sünnet'in hüküm vermesini istemeksizin yönetici ve dinî liderlere düşüncesizce itaat ederse, İsrailoğulları'nın kötü akıbetine uğramaktan kurtulamaz. ]

Alıntıdır.
__________________
“Bu din garip başladı, garip devam edecek ve garip bitecektir. Ne mutlu o gariplere.” (Müslim, İbn-i Mace)
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11.01.2008, 19:06   #10 (permalink)
AMEL-İ SALİH
 
bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.09.2006
Bulunduğu yer: Hayatın içinden
Yaş: 27
Mesajlar: 1.471
Tesekkür Etti: 0
12 Kunu Icin 13 Tesekkür Aldı
bcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 33
Standart

Cenab-ı Allah sonsuz merhamet sahibi olduğu için yolunu şaşıran her topluma peygamberler göndermiş ve uyarılarda bulunmuştur..İnsanoğlu Allah'ın rahmetinden uzaklaştıkça O'nu akletmede zorlanmış ve yaşadıkları toplumun içerisinde inançlarını muhafaza edememişlerdir..

Şeytanın nefsi ile verdiği sınav iki olasılık üzerinedir..
1-Hz.Adem'e secde etmek
2-Hz.Adem'e secde etmemek

Hz.Adem(a.s)'ın sınavı ise; "Yasak ağaca yaklaşıp yaklaşmaması üzerinedir"..Hz.Adem(a.s)'in namaz kılması ya da oruç tutması ile ilgili Kur'an-ı Kerim'de hiçbir ayete rastlayamıyoruz..Çünkü Hz.Adem(a.s)'dan istenilen sadece yaptığı günaha tövbe etmesidir..

Buradan şu sonuç çıkıyor. Eğer her peygamber Allah'ın nazarında eşit olsaydı her dönemde istenilen ibadetlerin aynı olması gerekirdi.Böyle bir durum olmayacağına göre ve her çağda sınavın zorlaştığı da göz önüne alınırsa Hz.Muhammed(s.a.v)'in diğer peygamberlere göre daha sabırlı ve daha üstün meziyetlere sahip olması gerekir..

İşte Hz.Muhammed(s.a.v)'in diğer peygamberlerden üstün olma sebebi budur..Hiçbir peygamberin güzel ahlakı insanlar tarafından bir yere not edilipte günümüze kadar ulaşmış değildir..Kur'an da geçen bütün peygamberlerin mükemmel bir ahlaka sahip olduğunu sadece Kur'an-ı Kerim'den öğrenebilirsiniz..Hadislere itibar etmeyen kimselerin peygamberimizin ahlakı ile ilgili rivayetleri bir nebze ciddiye alabileceğini düşünüyorum..
__________________
"Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)


  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Üzerine Yemin Edilen At yavuzburak Konu Dışı 0 29.01.2008 19:08
Kör edilen askerler ekreme Oku - Düşün - Anla 8 30.09.2007 01:32
Helak Edici Yedi Şey: Ebu Zerr Oku - Düşün - Anla 0 20.06.2007 20:47
En nefret edilen 10 icat mehmet_16 Konu Dışı 11 20.03.2007 21:44
"yarincliar Helak Oldu" nakkad Arşiv 2 25.09.2006 02:18



WEZ Format +2. Şuan Saat: 05:34.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger