İskender el-Ekber Tâifesi:
Kendisini önce mehdî, sonra Resul ilân edip “Risâlet Nurları” isimli bir de -hâşâ- Allah tarafından kitap indirildiğini iddia eden mistik Mihr’cilerin tahrifi de rasyonalist 19’cuların tahrifiyle özde aynıdır.
İşte Kur’an’dan sonra dünyaya indirilen “Risâlet Nurları”ndan âyetler(!):
“Onlara aralarındaki anlaşmazlıkları halletmelerini söyle. Hepsi ile ayrı ayrı toplantı tertip et. Sonra Demirel, Erbakan, Türkeş ve Feyzioğlu kullarımızla toplan.” (Anlaşmazlık sûresi, s. 1)
“Bugün öğleden sonra Sanayi Bakanlığına git. Soner’in sağ tarafında sana yardımcı kıldıklarımızdan birini göreceksin. Ona bu satırları göster sana biat edecek.” (Mehdi suresi, s. 13)
“Beni defalarca gördün. Vaktiyle dayı beyin düştüğü hataya düşme. Beni defalarca gördün. Cibril’i, Muhammed kulumuzu, kendini de gördün.” (Allah Teâlâ, suresi, s. 15-16)
“Gördün ki sen uçtuğun zaman kimse senin uçtuğunun farkına varmıyor.” (s. 26) “Ey İskende el-Ekber hazretleri kulumuz. Evet, sen hakiki bir hazretsin. Bozoklu Han bir veli idi ve senin ceddindir, seyyiddir. Sen de seyyidsin, 12. imamsın, son imamsın.” (Tayyı Mekân suresi, s. 44) “Evet, şeytan senin voltajına dayanamaz. Dalga uzunluğu konusunu sana tekrar yazdıracağız.”
(s. 62)
Sayfa 12) «Seni alemlere yerlere ve göklere hakim tayin eyledik.»
(Sayfa 33) «Şimdi biz seni kâinata hakim tayin eyledik.»
(Sayfa 52) «Seni kâinatın hakimi olarak takdis ederiz.»
(Sayfa 54) «Seni kâinatın hakimi tayin ettik.»
Sayfa 37) «Hay olanların içinde en sevgili, en çok ilim ve marifet ihsan ettiğimiz kulumuzsun.»
(Sayfa 39) «Gelmiş - geçmiş bütün evliyanın ilmini aşacaksın»
(Sayfa 46) «Sen evliyanın başında gelmektesin.»
(Sayfa 48 ) «Bu güne kadar yetki verdiğimiz nasın toplam yetkilerine sahipsin.»
(Sayfa 51) «Sana bu güne kadar nasa verdiğimiz ilimlerin bütününü ihsan ettik.»
(Sayfa 60) «Nasa şimdiye kadar ihsan ettiğimiz şeylerin tamamını sana ihsan edeceğimize söz verdik.
(Sayfa 19) «Teheccüd sünnetleri bizim lüzûm gördüğümüz zaman kaldırmamızla kılınacaktır. Lüzûm görseydik seni her gece kaldırırdık.»
(Sayfa 35) «Akşam seni neden kaldırmadığımızı sorarsın, Bil ki biz kadir gecesi veya Mi'râç kandili gecesi özellikle affa ait bir şeyler yapmış olanları (onların) affını sağlamak için kaldırırız» Yine Ayrıca:
(Sayfa 35)'de «Seni kaldırıp kaldırmamak bizim bileceğimiz bir iştir.»
Sayfa 47) «Senin sabah namazına bu kitapta şimdi söyleyeceklerimizi yazman için bir işaret olsun diye kaldırmadık.
Allah'u Teâlâ'nın en büyük işareti, ikazı sabah namazına kalkmamakmış öyle mi? Ya diğer namazları da kılmazsa en büyük işaretler ilimler, o zaman mı başlayacak? Sabah namazına kalkmadığın hakkında bir yazı yaz, açıkla. Bizi ikna et. Acaba o işaretler ne işaretidir?
(Sayfa 48 ) «Senin için mahzun olmak yoktur.»
Sayfa 61'de «Bazı sabahlar namaza neden kaldırmadığımızı soruyorsun…Bize şükrünü ödemek için kendini helâk etmene izin vermeyiz.Biz keyfe mâ yeşâ'yız»
Allah'u Teâlâ'nın sümme haşa başka yapacağı bir şey yokta kullara emir, nehiy tebliğ de yok “bir tek sabah namazına kalkma, ibadetin fazlası günâhkârlar için, Mehdi'sin, şöyle uçtun, böyle kaçtın mı diyor? Bu dereceleri sabah namazına kalkmamakla, ibadetlerin fazlasını yapmamakla mı kazandın? Peygamberlerin, evliyaların, halktan üstün vasıfları saymakla bitmez. Senin de bir çok üstün vasıfların var. Bu üstün vasıfların içinden ne sen çıkabiliyorsun ne biz, ne de bizden sonraki gelecekler. Bu vasıfların içine düşen imkânı yok, çıkamaz.
Allah'u Teâlâ'ya karşı sabah namazına kalkıp kılanlar mı, yoksa kılmayanlar mı kendi kendini helâk ediyor? Helâklık Allah'u Teâlâ'nın emrini tutmakta mı yoksa tutmamakta mı? Ya Allah'u Teâlâ'nın emrini tutacaksın, ya da şeytanın emrini tutacaksın.
Bunlar gibi, baştan sona abuk-sabuk cümleler ve hezeyanlarla dolu olan bu kitapçık, bir gerçeği açık seçik ortaya koymuştur: İnsanlar eğer sâdık peygamberlerine tâbi olmazlarsa, onları arkalarına takacak sahte peygamberler çıkmaya devam edecektir. Eğer içinde şüphe bulunmayan Allah’ın vahyi Kur’an’a sarılmazlarsa, bu ümmetin içinden çıkan ya da çıkacak olan muharriflerin/tahrif edicilerin elleriyle yazıp ‘bu Allah’tandır’ diyerek piyasaya sürdürleri şeytanî vahiylerin tuzağına düşeceklerdir.
NADİRİLER Mehdi Resul