Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Örtülen Gerçekler
Alt 23.12.2007, 22:08   #1 (permalink)
Üye
 
hanif_bir_kul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.03.2007
Yaş: 48
Mesajlar: 168
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
hanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 5
Standart Örtülen Gerçekler

ÖRTÜLEN GERÇEKLER
Dünya'da insanları
"robotlaştırma"da olağanüstü başarı gösteren
müslüman "güdücü"lerin başarısına bir göz atın!
Tarihte hiçbir devirde gerçekleşmemiş böylesine
"insanları robotlaştırma" evresi!.. Yetersiz
"güdücü"ler eliyle günümüzde yüzmilyonlarca
"müslüman robot" üretimi gerçekleştirilerek,
evrensel bir başarıya(!) imza atılmıştır!.
Yeryüzünde açığa çıkmış en muhteşem bilgi kaynağı
Kurân-ı Kerîm ve Yeryüzünde yaşamış en muhteşem
İnsan ve dahi sonsuzluğun en muhteşem Ruhu Hazreti
Muhammed (aleyhisselâm)'a tarihte hiçbir devirde
bu kadar zulmedilmemiştir…
Bu zulmü yapan, o muhteşem Zât'ı inkâr edenler
olsa, ne gam!.. Onlar zaten ne O'nu severler, ne
inanırlar, ne de "ne demiş" diye sorgularlar!.
Onları dile alıp da kınamak dahi zaman ve nefes
israfı olur!
Âlemlere rahmet olarak açığa çıkmış (irsâl olmuş)
o muhteşem Zât'a ve öğretisine zulmedenler,
maâlesef, ne yazık ki bir sürü Müslümandır!.
"Robotlaştırılmış Müslüman"lar!.
"OKU"mayan, ağzından çıkan kelimelerin anlamından
şuurunun haberi olmayan, aklını kullanmayan
kişiler!
Ne kadar korkunç bir vebâl altında olduklarını
farkedemiyecek ölçüde perdelilik ile yaşayan
"güdücü"ler!.
"Sakın düşünme!", "Hikmetini araştırma!",

"Sorgulama!", "Aklını kullanma!", "Nedenini
kurcalama!", "Anlamaya çalışma!" denerek
beyinlerinin işlevi, basîretleri köreltilen
Müslümanlar!
Kurân-ı Kerîm, "ilimle diri olun"; "yeryüzünde
halifesiniz (kadın-erkek ayrımsız olarak)";
"düşünün, misâllerle anlattıklarımızın neye işaret
etmekte olduğunu fark ve keşfedin", derken;
"güdücüler", insanları beyinsiz yaşama
programlamak için ellerinden geleni yapıyorlar,
taaa çocukluklarından başlayarak…
Artık o "robotlaşmış Müslümanlar", tıpkı hipnoza
girmiş insanlar gibi, "güdücü"lerinden gelen hitap
ve emir dışında hiçbir şeye kulak vermez
oluyorlar!.. Rasûlullah (aleyhisselâm)'ı bile,
"güdücü"leri nasıl anlamalarını istiyorsa öylece
kabulleniyorlar!.
"Teşbih"tir deyip, örtüyorlar!.. "Tenzih"tir deyip
ötelere yerleştiriyorlar!..
Kelimelerle boğuyorlar, insanları!.. Kelimelerin
işaret etmek istediği anlamlara, tefekkür yelkeni
açtırmak yerine!
"Bilgi", gereği kavranmak, işareti fark edilmek,
üzerinde düşünülüp yeni açılımlar edinilmek;
sonuçları hissedilip yaşanmak için, "anahtardır"!.
Bilgi, ezberlenip tekrar edilesi yük değildir,
hammallığı yapılası!
K
urân, "akıl sahibi insanlara" hitap eder;
"robotlaştırılmış", şuursuzca yaşayanlara değil!
Kurân isimli muhteşem bilgi kaynağı, insanlar
anlamını anlamadan, kuru kuruya ezberleyip tekrar
etsinler diye gelmemiştir!.
Robotlar namazın hareketlerini taklit edip Kurân'ı
ezbere okurken, Müslümanın robottan farkı ne
olacaktır?
"Robotlaştırılmış" olanlar, neslin kayıplarıdır!.
Geçip gidiyorlar veya gidecekler öylece de!..
Onları "neslin kayıpları" hâline getirenler,

yüklendikleri vebâlin azametini zerre kadar fark
edebilseler; bu işlevleriyle, O muhteşem insan
Allah Rasûlü ve son nebîsi Muhammed Mustafa
(aleyhisselâm)'a nasıl zulmetmekte olduklarını
fark edebilseler, belki de akıllarını
kaçırırlardı!.
Bir yandan "sevgili peygamberim ben seni çok
seviyorum" deyip; ardından da insanları, "aman o
bilgileri sakın okumayın, araştırmayın,
sorgulamayın, sonra kafanız karışır, imanınızdan
olursunuz" diyerek Rasûlullah'ın getirdiklerini
farketmekten anlamaktan, uzaklaştıranlar; büyük
çoğunlukla yaptıklarının veya söylediklerinin
nereye uzandığının bilincinde bile değillerdir!.
Ne var ki güdülenler bu yüzden kaybettiklerini
asla geri alamayacaklardır.! Sistemde mazerete yer
yoktur!
"La ilahe illallah"ın anlamını, "en büyük tanrı
bizim tanrı başka büyük yok!" ilkelliğiyle
Müslümanlara enjekte edip, Rasûlullah'ın tüm
düşündürtme işlevini ortadan kaldıran; sonsuza dek
en muhteşem bilgi kaynağı olarak kalacak Kurân'ı,
gökten gelmiş –pardon inmiş– "fermanname"
anlayışıyla örtüp işlevsiz hâle getirenlere daha
ne denebilir ki!.
Rasûlullah (aleyhisselâm), "halife"siniz
uyarısıyla "salât"ı yaşamayı (namazı ikameyi)
öğretirken… Bugün, her tarafta namaz kılan(?)
robotların(!) nasıl yatıp kalkacağının
programlanması bilgisi yayılıyor!!!
Tevhid anlayışının açıklayıcısı Allah Rasûlü ve
Nebîsi İbrahim aleyhisselam, "Rabbiy cealniy
mukıymes salati ve min zürriyetiy" yani, "Rabbim
bende salât yaşamayı oluştur; benden meydana gelen
nesillerde de" diye dua ederken; ve bu olay, bize
bir ibret ve tefekkür vesilesi olsun diye Kurân'da
vurgulanırken… Biz, yalnızca, "robotların
namazının" propogandasını yapıp; "salâtın


(namazın) nasıl yaşanılacağı" hakkında tek söz
etmiyoruz!
"
Din"in direği salât (namaz)!
"Müminin mirâcı salât (namaz)!
Şuurda yaşanılası bir muhteşem olay salât!.
Yalnızca bedensel hareketler değil!.
"La ilâhe illalah"ı kavrayamamış beyinler "Allah"
ismiyle işâret edileni anlayamaz!.
"Allah" ismiyle işâret edileni fark etmemişler,
HU'nun "EKBER"iyetinin anlamını hiç düşünemez!.
"Allah" ismiyle neye, nasıl işâret edildiğini
anlamamış "robotlaştırılmış"ların, "Bi-ismi Allah"
demesi de mümkün değildir; "Rahman-ir Rahîm"i fark
edebilmesi de!.
"Fatiha'sız namaz olmaz" vurgulamasının, olayın
sesli kelime tekrarı olmadığını anlattığını da
anlayamaz; düşünmekten – sorgulamaktan, anlamaya
çalışmaktan "KAFAN KARIŞIR!" diye perdelenmiş
olanlar!. Bunun anlamının, "Fatiha'nın mânâsını
idrak edip hissedip yaşamadan, namazın ikame
edilmiş olmaz"; uyarısı olduğunu hiç düşünmezler!
Yazık!.. Yüzmilyonlarca yazık!...
"Güdücü"ler ve "güdülen"ler, Allah'ın kendilerine
bahşetmiş olduğu en muhteşem bilgi "Kurân'ı
okumaktan", en büyük nimet "salâtı (namazı)
yaşamaktan" mahrum olarak gidiyorlar bu dünyadan,
öte yaşam boyutuna!.
"Kurân'ı OKUmayı", Arapça harfleri doğru telaffuz
etmek olarak düşünmenin ötesine geçemediklerinden;
öylece şartlandıklarından!.
"Salât"ı (namazı), tanrıya tapınmak, ya da
kibarcasıyla "Allah'a tâ'zim" olarak düşünmenin
ötesine geçemediklerinden; öylece
şartlandıklarından!.
"Allah'a ibadet içindir salât (namaz)"!.
"Tanrıya tapınmak için" değildir namaz!
"Allah'a ibadet", kulluğunun idrakında olmak
demektir!.

"KUL"luğunun idrâkında olmak demek; tüm
varlığının, vücudunun, "ben"liğinin, O'nun
esmâsından var olduğunu, bunun ötesinde mutlak bir
"hiç"likten ibâret olduğunu bilmek, hissetmek,
yaşamak demektir!. Esmâsına sınır koymamaktır
"KUL"luk!.. (Bunun anlamını çok iyi düşünmek
gerek; zirâ "şirki hafî" yani "gizli şirkin"
sebebi budur.)
"İhlâs" ve "Fâtiha" sûreleri, mümine bu gerçeği
kavratıp yaşatmak için gerekli olan her inceliği
açıklayan Kurân'ın, özü mahiyetindeki bilgiyi
ihtiva eder.
Bunların anlamını kavrayıp yaşayan, "ben"liğinin
hakikatine ererek, "ben"inin O mutlak vücutta
"yok"luğunu hissedip yaşar! Salâtı (namazı), ikâme
edilmiş olarak, mirâc olur!.. Mirâcı tamam olur!.
Tüm bu anlattıklarımız, daha, Rasûlullah
(aleyhisselâm) 'ın bize açtığı muhteşem
güzelliklerin kapısıdır
… İçeri girenler için,
hiçbir gözün görmediği, hiçbir dilin anlatmadığı
nîce güzellikler daha vardır!.
Dünyada basîreti kör olan, âhırette de kör
olacaktır!. Bu sistemin, "sünnetullah"ın
gerçeğidir!.
Allah kimin selâmetini dilemişse, o kişi bu
yazdıklarımızı iyi düşünür ve yaşamına ona göre
yön verir yeni baştan!.
"Huzuruna çıkan" hüsrandadır!.
"Huzurda olmanın sonuçlarını yaşayan", yanmaktan
azâd olmuştur!
"Huzurdan uzaklaştırılmışlığı" yaşayanın alâmeti,
çeşitli indî, nefsanî, şeytanî gerekçelerle
yaptığı dedikodu ve gıybetle ömür tüketmesidir!.
Lutfa ermişliğin sonucu, beş duyu kayıtlarından
azâde, tefekkürün kanatlarıyla, esmâ aleminin
özelliklerinin açığa çıkışını seyirdir!.
Gözünle, görebildiklerini seyrediyorsun…
Ya göremediğin diğer görünmezleri, mesafe


kaydından beri olarak diğer sistemlerdeki
yaşayanları görebilseydin; daha doğrusu
algılayabilseydin de, beynin o algıladıklarını da
görüntüye çevirebilseydi!..
Hele hele…
Algılama sisteminle, yalnızca yaşadığın sistemi
değil, galaksi veya evreni değil; tüm
semâlardakileri; yani katmanlardakileri; yani
hücreler boyutundaki bilinç türlerini yaygın ve
katmansal olarak; yani moleküler boyuttaki bilinç
türlerini yaygın ve katmansal olarak; yani atom
altı katmanların bilinç türlerini yaygın ve
katmansal olarak algılasaydın aynı anda da; beynin
onları da görüntüleyebilseydi!

SAYGILARIMLA
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ilginc gercekler beyza Konu Dışı 6 23.07.2008 14:05
Öyle gerçekler vardır ki, asel Oku - Düşün - Anla 0 09.05.2008 13:28
Aldanmalar Ve Gerçekler Mücahid Oku - Düşün - Anla 1 13.11.2007 12:26
Gercekler berfut Oku - Düşün - Anla 0 20.02.2007 11:37



WEZ Format +2. Şuan Saat: 19:46.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger