 | Demokrasi ve Şeriat |  |
23.11.2007, 23:41
|
#1 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.251 Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.314 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Demokrasi ve Şeriat Demokrasi temel olarak halkın kendi kendini yönetmesi demektir. Şeriat ise temel olarak İslam hukukudur. Peki demokrasi ve şeriat beraber olabilir mi? Bu konuda herkes kendi anladıklarını yazarsa daha gerçekçi bir nokta yakalanabilir zannediyorum Allah rahmet eylesin | |
| |  | |  |
24.11.2007, 01:08
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007 Bulunduğu yer: Ankara Yaş: 29 Mesajlar: 874 Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Demokrasi ve şeriat öncelikle kökenleri itibarı ile incelenmelidir...
Biri Allah kelamı diğeri insan kelamı...
Demokrasi dediğiniz şey doğduğu muhitte dahi tam olarak tanımlanamamış...
mesela demokrasi'de islam'a yer vardır ama islam'da demokrsiye yer yoktur...
tabi demokrasinin islam'a yer vermesi ise ancak demokrasi tanrılarının izin verdişği kadar iledir...
demokrasi daha çok puttan yapılan helvaya benzer, acıkınca yenilir...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
| |
| |  |  | 1. |  |
25.11.2007, 01:49
|
#3 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.251 Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.314 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | 1. Bana göre demokrasi, icad olduğu devirden beri hayli zamanlar geçmesine rağmen murad edilen noktaya gelememiş, izahında eksiklikler kalmış, teorisi ile pratikte sorunlar yaşamış bir sistem. Kiminin hürriyet, özgürlük veya insan hakları ile karıştırdığı bu sistem bir çok zamanda lüzümlü lüzümsüz, olur olmaz çok yerde insanların veya kurumların kaçamak noktası olmuş.
Demokrasiye sığınan herkes demokrasi var deyip bildiğini okumak istemiş ve istiyor. Yani bir kuralsızlık zinciri birbirini takip edip duruyor ve demokrasi denilen şey, her geçen gün yeni yeni kanunlar doğurmaya gebe.
Durum böyle olunca, her şeyi ile Allah'ın emirlerini koyan ve aksettiren şeriat ve islamla nasıl bir uyumluluk sağladığını anlayabilmek ise bence pek müşkil...
Peki neden, o zaman islamla demokrasi bağdaştırılmaya çalışılıyor, bu söylemlerin arkasında ne var?.. Yani haşa islamda, şeriatte bir eksiklikmi varki, onu demokrasi veya benzeri kavramlarla ilişiklendirmeye çalışıyoruz?.. | |
| |  |
25.11.2007, 09:29
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | Şeriat demokrasinin abisi hükmünde olup,olumlu davranışlarında onu destekler,yalnışlarında ise tekzip eder,uyarır.İslam hükmü tüm hükümleri ihata eder,çünkü o kudsi bir menşedendir. | |
| |
25.11.2007, 09:33
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | Şeriat demokrasiyinin olumlu tutumlarını onaylar,ihata eder,müsbetine cevaz eder,lakin hürriyet adına maneviyatı katlinede müsade etmez,uyarır. | |
| |  | |  |
26.11.2007, 11:39
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.135 Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Alıntı: Ebu Zerr Nickli Üyeden Alıntı
Demokrasi ve şeriat öncelikle kökenleri itibarı ile incelenmelidir...
Biri Allah kelamı diğeri insan kelamı...
Demokrasi dediğiniz şey doğduğu muhitte dahi tam olarak tanımlanamamış...
mesela demokrasi'de islam'a yer vardır ama islam'da demokrsiye yer yoktur...
tabi demokrasinin islam'a yer vermesi ise ancak demokrasi tanrılarının izin verdişği kadar iledir...
demokrasi daha çok puttan yapılan helvaya benzer, acıkınca yenilir... | Demokrasi ve İslam'ı incelediğimiz vakit mana-i ismi yerinde mana- i harfe bakılmalıdır.
Sen mana-i isme bakmışsın. Yani, İsme göre değerlendirme yapmışsın. Yani, pencereden bakman isteniyor, sen pencereden dışarı bakmak yerinde pencerenin kendisi ile ilgileniyorsun.
Önce demokrasi ne istiyor, İslam ne istiyor diye bakılsa mesele anlaşılır.
İslam ne istiyor?
İslam diyor "onların işleri şura iledir" diyor.
Peki şura ne yapar? Kur'an'da ve hadiste hükmü sarih olmayan işlerin hak ve hakikate uygun olması için yapılır. Peki, Şurada kimler olur? Elbette verilecek karardan dolaylı ve dolaysız etkilenen her kesimin temsilcisi olur? Yani cumhur-u avamın reyi ile seçilmiş cumhur-u ulema olur.
Demokrasi de ne vardır? Cumhur-u avamın reyi ile seçilmiş vekiller olur?
Peki, bunu neresi İslam'a aykırı? Tabi ki hiç bir yeri?
Peki, sorun nedir? Sorun Demokrasinin ne olduğunu anlamak yerinde demokrasi adına uygulanan metodlara bakmaktan kaynaklı bir yanlış var?
Demokrasi hürriyet getirir. Hürriyet ise imanın özelliğidir. İslam insanları hür bırakmıştır. Dini, dili, rengi, ırkı, fikri ne olursa olsun Rahman ismi gereği dünyada ona hayat hakkı tanır ve inançlarını ve fikirlerini başkasına ve kendine zarar vermediği sürece şuralarla belirlenmiş meşru dairede şahane hür yaşar, deniyor.
Hata şurdan kaynaklanıyor.
Müslümanlar Şeriat Devleti düşünüyor. Oysa Şeriat devleti yoktur. Şeriat sistemi vardır. İşte şeriat devleti demek Müslümanların şu an muzdarip olduğu haksızlıkları kendi yapması demektir. Yani, nasıl müstebitler baş örtüsünü yasaklıyor, bunu Kemalizm ideolojisi gereği yaptığını söylüyor. Müslümanlarda herkeze Şeriat ideolojisi bahanesi ile zorla kapatmak istiyor.
Peki fark var mı? Yok!
Siz diyebilirsiniz "Baş örtüsü farzdır nasıl fark yok"
İyi ama baş örtüsünün farzlığı Allah ile kul arasındadır. Cezası da mükafatı da Allah'a aittir. Hem hakikat olarak baş örtüsüs farzdır. Ama bu hakikat Müslümanlara aittir. Başını kapatmayan biri dese "benim inancımda farz değil" ne yapacaksın? Yine zorla kapatacak mısın? Elbette bazılarının tarif ettiği şeriat devletinde kapatacak. Peki şikayet ettiğini müstebitlerden ne farkınız kalacak?
Bu hal kafiri münafık yapmak değil mi? Peki bir kafir zorla "haram "diye kapansa kafirin mükafatı olacak mı? Kur'an "kafiride zorla kapat " diyor mu?
Şimdi sormak istiyorum "demokrasiye insanın hüküm koyması " diye karşı çıkanlar kendileri Kur'anda ve hadiste hükmü olmayan bir hüküm vermiş olmaz mı?
Selametle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |  |  | |  |
26.11.2007, 11:53
|
#7 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.135 Tesekkür Etti: 169
176 Kunu Icin 283 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Hem bakıyorum Şeriat Sistemi yerinde Şeriat Devletini savunanlar nasıl bir sistem olacağını net gösteremiyorlar.
Mesela, diyorlar "hüküm Allah'ındır"
Tamam ,ama Şia o hükmü başka anlamış, Sünni, Vahabi , Mutezile başka anlamış. Hangisinin anlayışı ile devlet kurulacak.
Şimdi bu yazıyı okuyan bir şia çıksa dese "Elbette şia anlayışı ile , çünkü hakiat odur"
Başka birisi de der "Hayır, hakikat sünninin anlayışıdır"
Peki, bu savaş tamtamı olmaz mı? Kur'an adına hareket ettiğini idia eden iki fırka ikisi de "Şeriat devleti istiyor. Her ikisi de "madem hakikat benim, şeriat devleti benim hakkım" diyor. Bu savaş biter mi? Bitmez ve bitmemiş. İşte Irak!
Ama Şeriat Sistemini iyi bilsek ve o sistemi anlamak için numune-i imtisal olan 147 Maddelik Medine Site devleti anayasasını incelesek sorun çözülür.
İşte o sistem Hürriyet-i Şer'iyeyi tarif eder. İşte Hürriyet-i şeriyede meşrutiyet-i meşruadır. Meşurutiyet-i meşruanın da bugünki çevirisi Demokratik, Hukuka dayalı, Adil, Laik (daha önce laiklik tarifini yapmıştım) Cumhuriyettir.
Demokratik bir devlete şianın da sünninide hristiyanında itirazı olmaz "Biz sizi tanışmanız için farklı milletlerde yarattık" ayetine hiç muhalif düşmez.
Şeriat Sisteminde medine site anayasasında görüleceği üzere şura olduğu için ve şurada nüfus oranında temsilci atandığı için galib olan çoğunluktur.
Yani, bir toplumda madem çoğunluk Sünni'dır galip olan İslam olur. Çoğunluk şia olsa yine galip olan Sünnidir. Zira, demokrasi var ve azınlık diye bir kavram yok. Söz hakkı ve hür yaşama hakkı var. Süniye şianın ahkamı, şiaya sünninin ahkamı dayatılmaz. Gerçek Demokrasi olan bir hristiyiyan memleketinde İslamlar azda olsa madem hürriyet var, galip olan yine İslam'dır
Evet madem dermokrasi var, o zaman galip olan İslam'dır.
Demokrasi arjantinde olsa galip olan İslam'dır.
Ancak, bazıların suduğu Şerat Devleti anlayışında "bölücülük var, fırkalaşma var. Kan var, kaos var.
Haşa sümme haşa Allah kan dökülecek bir devleti mi murad etmiş. Yoksa milletlri bir arada tutacak bir sistemi mi?
İşte bunun iyice düşünülmesi lazım
Selametle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |  |  | |  |
26.11.2007, 14:47
|
#8 (permalink)
| | Üye
elkaria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 25.11.2007 Yaş: 27 Mesajlar: 184 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | Alıntı: Duha Nickli Üyeden Alıntı
Demokrasi ve İslam'ı incelediğimiz vakit mana-i ismi yerinde mana- i harfe bakılmalıdır.
Sen mana-i isme bakmışsın. Yani, İsme göre değerlendirme yapmışsın. Yani, pencereden bakman isteniyor, sen pencereden dışarı bakmak yerinde pencerenin kendisi ile ilgileniyorsun.
Önce demokrasi ne istiyor, İslam ne istiyor diye bakılsa mesele anlaşılır.
İslam ne istiyor?
İslam diyor "onların işleri şura iledir" diyor.
Peki şura ne yapar? Kur'an'da ve hadiste hükmü sarih olmayan işlerin hak ve hakikate uygun olması için yapılır. Peki, Şurada kimler olur? Elbette verilecek karardan dolaylı ve dolaysız etkilenen her kesimin temsilcisi olur? Yani cumhur-u avamın reyi ile seçilmiş cumhur-u ulema olur.
Demokrasi de ne vardır? Cumhur-u avamın reyi ile seçilmiş vekiller olur?
Peki, bunu neresi İslam'a aykırı? Tabi ki hiç bir yeri?
Peki, sorun nedir? Sorun Demokrasinin ne olduğunu anlamak yerinde demokrasi adına uygulanan metodlara bakmaktan kaynaklı bir yanlış var?
Demokrasi hürriyet getirir. Hürriyet ise imanın özelliğidir. İslam insanları hür bırakmıştır. Dini, dili, rengi, ırkı, fikri ne olursa olsun Rahman ismi gereği dünyada ona hayat hakkı tanır ve inançlarını ve fikirlerini başkasına ve kendine zarar vermediği sürece şuralarla belirlenmiş meşru dairede şahane hür yaşar, deniyor.
Hata şurdan kaynaklanıyor.
Müslümanlar Şeriat Devleti düşünüyor. Oysa Şeriat devleti yoktur. Şeriat sistemi vardır. İşte şeriat devleti demek Müslümanların şu an muzdarip olduğu haksızlıkları kendi yapması demektir. Yani, nasıl müstebitler baş örtüsünü yasaklıyor, bunu Kemalizm ideolojisi gereği yaptığını söylüyor. Müslümanlarda herkeze Şeriat ideolojisi bahanesi ile zorla kapatmak istiyor.
Peki fark var mı? Yok!
Siz diyebilirsiniz "Baş örtüsü farzdır nasıl fark yok"
İyi ama baş örtüsünün farzlığı Allah ile kul arasındadır. Cezası da mükafatı da Allah'a aittir. Hem hakikat olarak baş örtüsüs farzdır. Ama bu hakikat Müslümanlara aittir. Başını kapatmayan biri dese "benim inancımda farz değil" ne yapacaksın? Yine zorla kapatacak mısın? Elbette bazılarının tarif ettiği şeriat devletinde kapatacak. Peki şikayet ettiğini müstebitlerden ne farkınız kalacak?
Bu hal kafiri münafık yapmak değil mi? Peki bir kafir zorla "haram "diye kapansa kafirin mükafatı olacak mı? Kur'an "kafiride zorla kapat " diyor mu?
Şimdi sormak istiyorum "demokrasiye insanın hüküm koyması " diye karşı çıkanlar kendileri Kur'anda ve hadiste hükmü olmayan bir hüküm vermiş olmaz mı?
Selametle | Said Nursi "Şeriat"ın neden ibaret olduğu hakkında da şunları söylüyor;
"Şeriat ta; yüzde doksan dokuzu ahlak, ibadet ve fazilete aiddir. Yüzde bir nisbetinde siyasete mütealliktir, onu da Ulü'l-Emirlerimiz düşünsünler!.." "Şeriat-ı garrânın bin kısmından bir kısmıdır ki siyasete taalluk eder. O kısmın ihmaliyle şeriat ihmal olunmaz..." sen bu sözleri temize cıkarmak için demokrasiyi savunuyorsun değil mi | |
| |  |  | |  |
26.11.2007, 17:02
|
#9 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.251 Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.314 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Alıntı: Duha Nickli Üyeden Alıntı
Demokrasi ve İslam'ı incelediğimiz vakit mana-i ismi yerinde mana- i harfe bakılmalıdır.
Sen mana-i isme bakmışsın. Yani, İsme göre değerlendirme yapmışsın. Yani, pencereden bakman isteniyor, sen pencereden dışarı bakmak yerinde pencerenin kendisi ile ilgileniyorsun.
Önce demokrasi ne istiyor, İslam ne istiyor diye bakılsa mesele anlaşılır.
İslam ne istiyor?
İslam diyor "onların işleri şura iledir" diyor.
Peki şura ne yapar? Kur'an'da ve hadiste hükmü sarih olmayan işlerin hak ve hakikate uygun olması için yapılır. Peki, Şurada kimler olur? Elbette verilecek karardan dolaylı ve dolaysız etkilenen her kesimin temsilcisi olur? Yani cumhur-u avamın reyi ile seçilmiş cumhur-u ulema olur.
Demokrasi de ne vardır? Cumhur-u avamın reyi ile seçilmiş vekiller olur?
Peki, bunu neresi İslam'a aykırı? Tabi ki hiç bir yeri?
Peki, sorun nedir? Sorun Demokrasinin ne olduğunu anlamak yerinde demokrasi adına uygulanan metodlara bakmaktan kaynaklı bir yanlış var?
Demokrasi hürriyet getirir. Hürriyet ise imanın özelliğidir. İslam insanları hür bırakmıştır. Dini, dili, rengi, ırkı, fikri ne olursa olsun Rahman ismi gereği dünyada ona hayat hakkı tanır ve inançlarını ve fikirlerini başkasına ve kendine zarar vermediği sürece şuralarla belirlenmiş meşru dairede şahane hür yaşar, deniyor.
Hata şurdan kaynaklanıyor.
Müslümanlar Şeriat Devleti düşünüyor. Oysa Şeriat devleti yoktur. Şeriat sistemi vardır. İşte şeriat devleti demek Müslümanların şu an muzdarip olduğu haksızlıkları kendi yapması demektir. Yani, nasıl müstebitler baş örtüsünü yasaklıyor, bunu Kemalizm ideolojisi gereği yaptığını söylüyor. Müslümanlarda herkeze Şeriat ideolojisi bahanesi ile zorla kapatmak istiyor.
Peki fark var mı? Yok!
Siz diyebilirsiniz "Baş örtüsü farzdır nasıl fark yok"
İyi ama baş örtüsünün farzlığı Allah ile kul arasındadır. Cezası da mükafatı da Allah'a aittir. Hem hakikat olarak baş örtüsüs farzdır. Ama bu hakikat Müslümanlara aittir. Başını kapatmayan biri dese "benim inancımda farz değil" ne yapacaksın? Yine zorla kapatacak mısın? Elbette bazılarının tarif ettiği şeriat devletinde kapatacak. Peki şikayet ettiğini müstebitlerden ne farkınız kalacak?
Bu hal kafiri münafık yapmak değil mi? Peki bir kafir zorla "haram "diye kapansa kafirin mükafatı olacak mı? Kur'an "kafiride zorla kapat " diyor mu?
Şimdi sormak istiyorum "demokrasiye insanın hüküm koyması " diye karşı çıkanlar kendileri Kur'anda ve hadiste hükmü olmayan bir hüküm vermiş olmaz mı?
Selametle | Sayın Duha Konuyu yine belli teorilere uydurmaya çalışıyorsun. Diyorsun ki : Demokrasi de ne vardır? Cumhur-u avamın reyi ile seçilmiş vekiller olur? Peki, bunu neresi İslam'a aykırı? Tabi ki hiç bir yeri?
Peki, sorun nedir? Sorun Demokrasinin ne olduğunu anlamak yerinde demokrasi adına uygulanan metodlara bakmaktan kaynaklı bir yanlış var? Demokrasi hürriyet getirir. Hürriyet ise imanın özelliğidir. İslam insanları hür bırakmıştır. Dini, dili, rengi, ırkı, fikri ne olursa olsun Rahman ismi gereği dünyada ona hayat hakkı tanır ve inançlarını ve fikirlerini başkasına ve kendine zarar vermediği sürece şuralarla belirlenmiş meşru dairede şahane hür yaşar, deniyor. Oysa: Demokras sınırsız özgürlükler getirir, insanın, zamanın ve zeminin hazmettiği her şey demokrasi özgürlüğüne sığar. Ama İslam’ın şeraiti Allah’ın emirleri ve Peygamber’in hadisleri ile çok büyük bir şekilde kurallandırılmış, sınırlandırlmış ve değiştirilemezdir. İslam insanı dinini deçmekte hür bırakır ama İslam’a ters fiiliyatlara da müdahale eder. Karıştırmayın. Diyorsun ki: Müslümanlar Şeriat Devleti düşünüyor. Oysa Şeriat devleti yoktur. Şeriat sistemi vardır. İşte şeriat devleti demek Müslümanların şu an muzdarip olduğu haksızlıkları kendi yapması demektir. Yani, nasıl müstebitler baş örtüsünü yasaklıyor, bunu Kemalizm ideolojisi gereği yaptığını söylüyor. Müslümanlarda herkeze Şeriat ideolojisi bahanesi ile zorla kapatmak istiyor. Oysa: Şeriat devleti demek Şeriatı kanun yapmış devlet demektir, ikisi de aynı kapıya çıkar. Şeriat Allah’ın kanunudur. Allah haksızlık ve zulüm yapmaz. Bu sözleriniz çok sakat, çok. Dünya da yaşayan herkes Allah’ın kuludur, Allah şeriatı emretmiş, haşa sen mi öğreteceksin Allah’a adaleti ve hürriyeti!
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| |  |  | |  |
26.11.2007, 17:17
|
#10 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.251 Tesekkür Etti: 1.566
637 Kunu Icin 1.314 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Alıntı: Duha Nickli Üyeden Alıntı
Hem bakıyorum Şeriat Sistemi yerinde Şeriat Devletini savunanlar nasıl bir sistem olacağını net gösteremiyorlar.
Mesela, diyorlar "hüküm Allah'ındır"
Tamam ,ama Şia o hükmü başka anlamış, Sünni, Vahabi , Mutezile başka anlamış. Hangisinin anlayışı ile devlet kurulacak.
Şimdi bu yazıyı okuyan bir şia çıksa dese "Elbette şia anlayışı ile , çünkü hakiat odur"
Başka birisi de der "Hayır, hakikat sünninin anlayışıdır"
Peki, bu savaş tamtamı olmaz mı? Kur'an adına hareket ettiğini idia eden iki fırka ikisi de "Şeriat devleti istiyor. Her ikisi de "madem hakikat benim, şeriat devleti benim hakkım" diyor. Bu savaş biter mi? Bitmez ve bitmemiş. İşte Irak!
Ama Şeriat Sistemini iyi bilsek ve o sistemi anlamak için numune-i imtisal olan 147 Maddelik Medine Site devleti anayasasını incelesek sorun çözülür.
İşte o sistem Hürriyet-i Şer'iyeyi tarif eder. İşte Hürriyet-i şeriyede meşrutiyet-i meşruadır. Meşurutiyet-i meşruanın da bugünki çevirisi Demokratik, Hukuka dayalı, Adil, Laik (daha önce laiklik tarifini yapmıştım) Cumhuriyettir.
Demokratik bir devlete şianın da sünninide hristiyanında itirazı olmaz "Biz sizi tanışmanız için farklı milletlerde yarattık" ayetine hiç muhalif düşmez.
Şeriat Sisteminde medine site anayasasında görüleceği üzere şura olduğu için ve şurada nüfus oranında temsilci atandığı için galib olan çoğunluktur.
Yani, bir toplumda madem çoğunluk Sünni'dır galip olan İslam olur. Çoğunluk şia olsa yine galip olan Sünnidir. Zira, demokrasi var ve azınlık diye bir kavram yok. Söz hakkı ve hür yaşama hakkı var. Süniye şianın ahkamı, şiaya sünninin ahkamı dayatılmaz. Gerçek Demokrasi olan bir hristiyiyan memleketinde İslamlar azda olsa madem hürriyet var, galip olan yine İslam'dır
Evet madem dermokrasi var, o zaman galip olan İslam'dır.
Demokrasi arjantinde olsa galip olan İslam'dır.
Ancak, bazıların suduğu Şerat Devleti anlayışında "bölücülük var, fırkalaşma var. Kan var, kaos var.
Haşa sümme haşa Allah kan dökülecek bir devleti mi murad etmiş. Yoksa milletlri bir arada tutacak bir sistemi mi?
İşte bunun iyice düşünülmesi lazım
Selametle | Öncelikle şura yapılması Kur'an da vardır ama bir tefsir okuyalım ki nedir? -Ve onlar ki Rableri için davete uymakta ve namazı dürüst kılmaktadırlar. Allah iman ve itaat için Peygamber tarafından yapılan davete Ashab-ı Kiram'ın bey'atları ve uymaları gibi bey'at ve dinin direği olan namazı kılmakla cemaat ve toplumu sağlam tutanların İşleri de aralarında Şûrâ'dır. İşleri, buyrukları zorbalıkla değil, aralarında danışıkla, görüşlerine başvurma iledir. Kendi işlerine kendileri sahiptir, başkalarının elinde esir değil, aralarında dayanışmasız, toplumsuz, darmadağınık ayrı da değil, toplanıp sözü bir etmesini bilirler. Birbirlerinin görüşlerine başvurmalarının şekli de görüş ileri sürmek yeteneği olan, toplumun görüşlerini temsil edebilecek ictihad sahibi "hall ü akd" erbabının (meseleleri düşünüp çözüme bağlayacak kimselerin) toplanıp müzakere etmesiyledir. Resulullah (s.a.v.) "İş hususunda onlarla müşavere et." (Âl-i İmran, 3/159) âyetinin mânâsı uyarınca, savaşla ilgili meselelerde müşavere ederdi. Ondan sonra da ashab gerek onda gerek hükümlere dair meselelerde müşavere ettiler. Hz. Peygamber'in vefatı üzerine halife seçimi, ehli riddetle (dinden dönenlerle) savaş, dedenin mirastan pay alması, şarap içenlere vurulacak "had cezasının" sayısı ve Irak'ta fetholunan arazilerin ahkamı vs. gibi meseleler hep bu kabildendir. Şüphe yok ki hükümlere dair müşavere, hakkında kesinlik ifade eden bir nass bilinmeyip az çok ictihada elverişli olan veya tatbikatı çalışmaya bağlı hususlardadır. Şûra müzakereleri (görüşmeleri) icmâ meselelerinin aslını teşkil eder. Buradan da anlaşıldığı gibi şura bu gün demokrasi dediğimiz şey değildir. Ayrıca Senin bu iddialarına göre Allah'ın hükmü insanların reyine kalmış, haşa o zaman Allah niye Allah? O bu alemi başıboş bırakmak için mi yarattı? Eğer Allah'ın kulu, Allah'ın emrine biat etmeyecekti ise Allah bunca hükmü niye koydu, Peygamber ve sahabi o kadar çileyi neden çekti. Bence siz ya ne dediğinizi bilmiyorsunuz, ya da sapkınlık içindesiniz. Allah sizi uyandırsın!
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol... sadece bir kul | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 08:52. | | |