Alıntı:
sinang Nickli Üyeden Alıntı
Demokrasi taraftarılarının Demokrasiyi bilmediklerini gördük.
Öncelikle ifade etmemiz gerekir ki biz insanlara demokrasiyi yahut demokratlığı öğretmekle memur değiliz.
Bir şeyin ifade ettiği mana önemli ise de şeklide önemlidir.Sedef içindeki inci sedef olmasaydı oluşur ve olgunlaşırmıydı.
Evet şeriat lazımdır,içtima-i hayatta da lazımdır,toplumlar da hayattar ve canlıdır,bunlarda İslam kurallarına göre tertib edilmelidir.
Lakin bazan olur ki avcılardan kurtulmak için ölü taklidi yapan balık gibi davranmak gerekir,bu tetbirdir,riyaya dönüşmedikçe uygun düşer. |
Yazılarımı okuduysan Şeriat Devleti istiyenlerin pek çoğunun "Allah'ın hükümleri ile hükmetmek adına nasıl Allah'ın hükümlerine muhalefet ettiklerini de görürsün.
Ayrıca bahsettiğin ölü balık takiyyesini kimse yutmuyor. Hem o takiyye uygulamaya gelince "düşmanın düşman elini öpme ve zalime boyun eğme" haline geldiği aşikardır.
Hal böyle olunca zalim takiyye yapanları ısırıyor, sonra dönüp dişinin kirasını istiyor. Geriye takiyenin elim ve dehşetli günahları kalıyor.
Oysa "Zalimler için yaşasın cehennem " ve "tükürün zalimin hayasız yüzüne" denir ve zalim seni yere düşürdüğü vakit sadece rıza-ı ilahiyi düşünüp ondan af dilemek yerinde hayasız yüzüne tükürür ve izzet-i diniye muhafaza edilir. Zalim ne kadar güçlü olursa olsun elinle düzeltemiyorsan, dilinle söylersin.. Allah adına buğz etmek ile yetinmek adına düşmanın düşman elini öpmek ve zalime ses çıkarmamak zulümdür.
Şeriat'ın birinci esası zalimlere dalkavukluk etmemektir. Biçarelere tahakküm etmemektir.
Zalimin vasfı odur ki, sen onun inacına gelesin ve onun dini ile amel edesin. Hal böyle iken sen takiyye yapsan onun inancına gelmiş gibi yapmaktır. Zalim iktifa etmez seni ölü balık gibi bekletmez kıpradatır da zalim ameline seni şerik eder. Bu nasıl bir şeriate uygun düşer.
Hem zalime karşı ölü balık misali miskinliği esas tutanlar kendi dindaşlarına cesur gözükmek ve münafık olmadığını göstermek adına riyakar bir hal alırlar. Bu nasıl şeriattır.
Ayette var "öyle musibetten kaçınız ki, geldiği vakit zalimlere mahsus kalmaz, masumlar ve mazlumlar da içinde yanar." çünkü zülme sessiz kalmışlar , miskin kalıp mazlumun yanında yer almamışlar. Mazlumu haklı görmek yetmez. Yanında yer almak var. Yanında yer almayıp ölü balık taklidi nasıl bir şeriattır.
Ham zalimin prensibi cidaldir. Cidal ise denizi bulandırır , bulanık denizde ölü balık taklidi olmaz. Ölünür de şehadet akla gelir mi bilinmez..
Hem zalime takiyye yapmak "dava için bireyler feda edilir" dedirtireceği için bir zulüm vaktinde davadaşını bırakıp " ben onlardan" değilim gibi zalim bir lafı dedirtitirir. İşte bunu yapmış takiyyeciler ortada bu nasıl bir şeriattır?
İşte zulme rıza aynızulümdür. Zülme sessiz kalmak ve zalimden korkup zalimin yanında yer alır gibi yapmak veya zalimin istediklerini takiye adına yapmak Allah'ın hükümleri ile hükmetmek değil bilakis "Zülme meyletmeyin o ateş sizide yakar" ayetinin tehdidine muhattabdır.
Hem zalime takiye nasıl yapılır? Iraktaki gibi mi? SAddama karşı ABDnin yarında yer alarak mı? Yani, ilk önce Saddamdan kurtulmak için zalimin kanlı elini öpüyorsun. Sonra o zalimin kanlı elini yeneceğini düşünyorsun. Gülünç!
İşte bu takiyye düpedüz "zafer Allah'a aittir" Kur'ani emrine muhalefettir. Zaferi kendine ait görmektir. Hem Allah'ın Cebbar ve Kadir olduğunu unutup zilletli bir amele düşmektir.
Elbette zalim ile mukabele etmek demek önüne atılıp canını feda etmek değildir. Elbette temkindir ve temkin asla takiyye değildir. Hem belki gizlenmektir ,ama asla zülümü geçicide olsa kabul eder bir vaziyete girmek demek de değildir.
Circis(a.s) gibi yapmaktır. İlk inanan 40 kişi numune-i imtisaldir. Yada 27 senesini zulüm içinde geçiren Said Nursi gibi işlemektir.
İşte kardeşim, sözde Şeriat Devleti hayali olanların pek çoğu asla bir sistem ve amaç için Kur'ani bir yol sunamıyorlar. Bilakis Şeriat Devleti adına Allah'ın hükümlerinin bazılarını terk etmekle veya uygulama sahalarını ortadan kaldırmakla cinayet işliyorlar. Dehşetli musibetlere tutuluyorlar.
Hem takiyye amaç için yalan söylemek veya zalimin gücü karşısında zulmüne rıza gösterir bir vaziyet takınmak veya zalimin kutaslarını öpmek değildir. Takiyye kendi fırkasının hakkı gördüğü Şeriat Devleti adına diğer fırkaların katlini vacip görerek zalim ile muvakkat bir iş birliği niyet ile sözde cihatta değildir.
Takiyye iki ayrı doğruyu gerektiği yerde kullanmayı bilme sanatıdır. Asla yalan söylemek takiyye değildir.
Evet Şeriat lazımdır ve Şeriatın en basit bir kaidesi için bin ruhumum olsa feda ederim. Ama zalimin zulmü karşısında takiyye yapan ve amaç için her yol mübah diyen ve Şeriatı kendi fırkasının hakkı görenlerin Şeriat anlayışı gibi olan için değil.
İşte ben öyle bir şeriat özlemliyorum ki Allah'ın hiç bir hükmü kaldırılmasın. Allah'ın kendi koyduğu hükümleri icra etme muradını ortadan kaldırmasın. "Onlar hakkı tavsiye eder" ve aranızda ihtilafa düştüğünüz meselerde hakikati size Allah bildirecektir" ayetleri hükmünü icra etsin.
Ancak, tarif edilen şeriatlere bakıyorum da Allah'ın hükümleri ile hükmetmek adına "Onlar Kitabın bir kısmını kabul ederler" tehdidine muhatab oluyorlar.
Hasılı;İstibdat nerden gelirse gelsi zülümdür. Hürriyet-i şer'iye olan cumhuriyet adalet ve şeriattır. Reis Peygamberin yolunda gitse cumhur-u reistir. Yoksa Peygamberimize uymayan cumhur-u reis olsa da hayduttur. Bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilaftır. Bu üç düşmanı sanat, marifet ve ittifakla yenebiliriz. Yoksa cumhur-u reisin kerametli bir evliyası olmasını istemek ve sanata ve marifete bakmayıp sırf bir adamı dindar diye cumhur-u resi yapmak caiz değilidir. Elbette emir'ül müminin dindar olsa gerektir. Ancak, biz Mü'minlerin emirinden bahsetmiyoruz ve bir devletin yöneticisinden bahsediyoruz.
Bir zaman Demokrasi Deccaldir diyen bir adamın kitabını okudum. Kendini Emirü'l Müminin ilan etmiş. Oysa bu zevat Almanyada ikamet ediyor ve neşriyatlarını Türkiye'de dağıtıyorlar.
Sebep olarakta Almanyanın daha ögürlükçü bir ülke olduğunu söylüyorlar. Heyhat demokrasiyi deccal gören ve kendini Müminlerin Emiri ilan eden zat Demokrasinin nimetlerinden faydalanıyor.
Selametle