14.11.2007, 16:44
|
#21 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.06.2007 Bulunduğu yer: Ankara Yaş: 29 Mesajlar: 874 Tesekkür Etti: 17
18 Kunu Icin 32 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | herkes ittifak ettiği ile hesap günü hesap verecek...
__________________
Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)
| |
| |
14.11.2007, 16:56
|
#22 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.098 Tesekkür Etti: 147
160 Kunu Icin 260 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Evet biz Hürriyet-i Şer'iye'nin tesisi için, Zulmün dünyadan kalkması için zalim kafirlere karşı;Tek bir Allah'a inanan ve ahiret gününe iman etmiş, hayırlı işler yapan ve zulm etmeyen her Mü'minle ittifak çabasındayız.
Demek biz Mü'minlerle haşr olacağız, inşaallah Elhamdülillah bu Rabbimizin bize lütfudur.
Selametle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |
14.11.2007, 19:13
|
#23 (permalink)
| | Tercübeli Üye
casus021 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.01.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 25 Mesajlar: 1.252 Tesekkür Etti: 102
62 Kunu Icin 136 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 12 | bekir kardeş senin bahsettigin amentü ile bizim bahsettigimiz amentü bir degil biz kuranı kerimdeki bakara suresinin son yaetleri olan amentüden bahsediyoruz sen ise olayı farklı yorumlayım ona göre yazıyorsun simdiki ve bundan önceki yahudi ve hrıstıyanları kuran bize güzel bir bicimde anlatmıştır fakat siz bunu farklı tarafa çekim olayı bu yönde baglmak istemişsiniz ve baglamışsınız bu konuda bilmediginiz hakikaten ortadadır ve bu konuda ısrarcı cabalarınızda boştur ve yersizdir
__________________
En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)
| |
| |  | Duha'ya |  |
19.11.2007, 17:53
|
#24 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.195 Tesekkür Etti: 1.457
589 Kunu Icin 1.224 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Duha'ya Değerli Duha
Nefis her insanda mevcuttur, nefsimi yenebilmişim desem yalandır, ne mutlu nefsinin esiri olmayanlara...
Siz amentü konusu ile diyalog konusunu karıştırmayın. Konumuz amentü. Diyalog için diğer mesajda yazışalım.
Size bir soru? Biliyorsanız da bilmiyorsanız da Allah adına yemin ederek yazın.
Vatikan ve vatikanın önde gelenleri sadece "Allah bir, resulü Hz. İsa hak" mı diyorlar, yoksa "teslis" inancına mı iman ediyorlar? | |
| |  | casus021'e |  |
19.11.2007, 18:11
|
#25 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.195 Tesekkür Etti: 1.457
589 Kunu Icin 1.224 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | casus021'e Alıntı: casus021 Nickli Üyeden Alıntı
bekir kardeş senin bahsettigin amentü ile bizim bahsettigimiz amentü bir degil biz kuranı kerimdeki bakara suresinin son yaetleri olan amentüden bahsediyoruz sen ise olayı farklı yorumlayım ona göre yazıyorsun simdiki ve bundan önceki yahudi ve hrıstıyanları kuran bize güzel bir bicimde anlatmıştır fakat siz bunu farklı tarafa çekim olayı bu yönde baglmak istemişsiniz ve baglamışsınız bu konuda bilmediginiz hakikaten ortadadır ve bu konuda ısrarcı cabalarınızda boştur ve yersizdir | Sayın casus021 abi benim amentüm, sizin amentünüz ve bugün ki yahudi ve hıristiyanlarınamentüsünü bir yazarmısınız, tüm form ehli bir anda okuyabilsin? | |
| |  | |  |
19.11.2007, 18:45
|
#26 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.098 Tesekkür Etti: 147
160 Kunu Icin 260 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Alıntı: bekir Nickli Üyeden Alıntı
Değerli Duha
Nefis her insanda mevcuttur, nefsimi yenebilmişim desem yalandır, ne mutlu nefsinin esiri olmayanlara...
Siz amentü konusu ile diyalog konusunu karıştırmayın. Konumuz amentü. Diyalog için diğer mesajda yazışalım.
Size bir soru? Biliyorsanız da bilmiyorsanız da Allah adına yemin ederek yazın.
Vatikan ve vatikanın önde gelenleri sadece "Allah bir, resulü Hz. İsa hak" mı diyorlar, yoksa "teslis" inancına mı iman ediyorlar? | Değerli kardeşim, ben kimsenin imanını bilemem. İman kalblerdedir. Ben ancak ele bakarım. Yani amele...
Avrupaya baktığımızda inkişaf eden hürriyet vesilesi ile ziyadesi ile kendi dinlerini sorguluyorlar. Sayısız Rahip ve sıradan Hristiyan teslis inancını red etmiş durumdadır. Elbette çoğu hala kafir ve hala teslis inancına sahip.
Ancak şu var ki; Vatikan içinde ayinlerde istisnasız Çevşen okutulmaktadır. Bir zaman Said Nursi İstanbul'daki Fener kilisesi başpiskoposunu makamında ziyaret ediyor. Ona soruyor ;"Allah'ın bir olduğuna ve Hz. İsanın onun oğlu değil de Peygamberi olduğuna şehadet ediyor musun?" Piskopos şehadet ediyor. Üstad'ta "o zaman bunu ilan et" diyor. Piskopos "Canından endişe ettiği için" ilan edemiyeceğini söylüyor. Üstad daha bir şey demeden çıkıyor.
İşte kardeşim biz Nurcuların dialogtan anladığı budur. Amentüde ittifak etmekle kalmayıp bunu açıkça ilan etmeden kabul etiyoruz. Ancak elbete bu teslis inancını terk edipte ilan etmekten imtina edenleri bütün bütün yüz üst bırakacakta değiliz.
Ancak, bu gün 2000 senedir hiç olmadığı kadar Avrupa Hristiyanları bir değişim içinde ve Hristiyanlığı yırtmak için uğraşıyorlar. Hristiyanlıktan yani Cristianizm'den yani Haçlı olmaktan geçip İsevileşiyorlar. Elbette bu zorlu bir süreçtir. Elbette küçük bir toplulukta sigara gibi küçük bir adeti terk ettirmek bu kadar müşkülken 2000 senedir kökleşmiş hurafelerle dolu Hristiyanlık dinini saflaştırmak kolay değildir.
Hem Hz. İsa'nın nüzül edeceğine itikadı olan herkez bilir ki O'nun(a.s) geliş amacı Hristiyanlığı saflaştırmak ya hakiki İsevi dinine inkılap etirmek veyahut İslam'a dönüştümektir. Ömrümüz yeterse göreceğiz ki Hristiyanlar tamamen hurafelerden istifa edecek Endülüs Devletinde Müslüman ve Musevilerin kurduğu Asr-ı saadete bedel bir saadet ve barış dönemine girilecek.
Bakınız şuan Emperyalist Hristiyanlar ile Siyonist Yahudiler biribirinin dinlerinin doğasına muhalefeten bir ittifak içinde. Bu şer ittifakı ancak Küresel bir İslam ve Küresel bir İsevilik dini-i hakikisi ile ittifak ile mümkündür. Hem Kur'an -mealen- demiş "Siz kendinize daha yakın olarak kendilerine Hristiyanız diyenleri bulacaksınız."
Buraya bir araştırma yazısı koyuyorum. Okursan çok müşkülün hal olur.
Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |  |  | |  |
19.11.2007, 18:47
|
#27 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.098 Tesekkür Etti: 147
160 Kunu Icin 260 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Savaşların, maddî ve manevî anarşi selinin azgın dalgalarıyla boğuşan insanlık, bir can simidi arayışındadır. Bu kurtarıcı ise, asırlardır her dinden ve ırktan insanı potasında eritebilen İslâm'ın hoşgörü ve diyalog anlayışından başka bir şey olmasa gerek. Fakat, ne yazık ki, müslümanların bile bu kıymetli hazinenin tam olarak farkında olduğu söylenemez. Bu sebeple; günümüz müslüman’ı, çevresini kuşatan her din ve ırktan fert ve topluluklara karşı nasıl bir tavır takınacağını bilmemenin şaşkınlığı içerisinde bocalamaktadır. Bu şaşkınlık ve bocalama, ölçüsüzlüğü netice vermekte; laiklik perdesi altında dinsizliği, demokrasi perdesi altında diktatörlüğü ön plana çıkaran; diyalogdan uzak ve hoşgörüsüz tavırlarıyla dikkatleri çektikleri halde, müslüman kesimden sonsuz bir hoşgörü ve anlayış bekleyen; dinde lâkayt, muhakeme-i akliyeden mahrum şahıslara karşı ya ifrat ya da tefriti doğurmaktadır.
İslâmiyet’in bir istikamet, adalet, hak, hukuk, orta yol dini olduğu nazara alınacak olursa, elbette onun her kim olursa olsun herkese belli prensipler çerçevesinde diyalog, dostluk, muhabbet ve hoşgörü elini uzatıyor olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. İşte aşağıda gelecek olan bölümlerde İslâm'ın dünya toplumlarında yaşayan her kesimden insanlara diyalog ve hoşgörüsünün çerçevesi çizilmeye çalışılacaktır.
Kur’ân’ın Ehl-i Kitaba Ayrıcalıklı Yaklaşımı
Kur'ân-ı Kerim'de, Mu'cemü'l-Müfehres'ten tesbit edebildiğimiz kadarıyla yirmi dört âyet-i kerimede ehl-i kitaba hitap vardır. Bir âyette “ehl-i İncil” tabiri, birçok âyette de “Yahudi ve Nasara” isimleri zikredilmektedir. Bu hitaplardan; Allah'ı tümden inkâr eden ateistler ile, Allah'a inanıp sıfatlarında hataya düşen ehl-i kitap arasında bir ayırım olduğu göze çarpmaktadır. Kur'ân-ı Kerim'de ehl-i kitaba ayrıca hitap edilmesi ise, hakkı bilip de gizledikleri, bir gün bu hakkı kabul etme ihtimalleri bulunduğundan dolayı olabilir. Bu sebeple, onlarla ilgili âyetlerde “ikaz” noktasının ağırlık kazandığını görüyoruz. “Ey ehl-i kitap! Niçin Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?”[1] “Ey ehl-i kitap! Niçin hakkı bâtıl ile karıştırıyorsunuz? Bildiğiniz halde hakkı gizliyorsunuz?”[2] gibi âyetlerde, onların uyarıldıkları görülmektedir. Dikkat edilirse, en son zikrettiğimiz âyet-i kerime mealinde; “bildiğiniz halde” tabiri geçmektedir. Gerçekten de, ‘ehl-i kitap’ hitabına mazhar olan hıristiyanlar ve yahudiler, Tevrat ve İncil'de âhirzaman peygamberinin geleceğine dair müjdeleri bilmekte, ama o geldikten sonra çeşitli sebeplerden dolayı inkâr yoluna sapmaktaydılar. Tevrat ve İncil'in bu kadar tahrif edilmesine rağmen, Hüseyin-i Cisrî gibi bir alimin “Risale-i Hamidiye”sinde yüz on dört işareti o semavi kitaplardan çıkarması[3], bu “bildiğiniz halde” tabirinin halen geçerli olduğunu göstermektedir. Bundan da anlaşılmaktadır ki, müşrikler ve ateistler ile ehl-i kitap arasında bir farklılık bu bakımdan söz konusudur. Nitekim, -onların bu bilgilerine istinaden- Kur'ân-ı Kerim onları, doğru olan inanca gelmeye çağırmakta ve şöyle seslenmektedir: “Eğer ehl-i kitap iman etseydi onlar için daha hayırlı olurdu.”[4]
Bu temenniden sonra bir başka âyet-i kerimede de nasıl iman etmeleri gerektiği dile getirilmektedir: “Ey ehl-i kitap! Sizin ile bizim aramızda eşit olan kelimeye gelin: Allah'tan başkasına ibadet etmeyelim, Allah'a hiçbir şeyi şirk koşmayalım. Allah'ın dışında birbirimizi Rab edinmeyelim.”[5]
Devam edecek. Yazı çok uzun olduğu için zihinler yorulmasın diye ara ara dercetmek istedim.
Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |  |
19.11.2007, 18:54
|
#28 (permalink)
| | Tercübeli Üye
asilnur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 18.10.2007 Bulunduğu yer: Istanbul Yaş: 36 Mesajlar: 358 Tesekkür Etti: 0
4 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | Duha kardeş Allah senden razı olsunnn...
__________________
:)MARİZ BİR ASRIN HASTA BİR UNSURUN REÇETESİ İTTİBA I KURANDIR.:cool::cool::cool::cool::cool::cool::cool ::cool::cool: | |
| |  | Sayın Duha'ya |  |
19.11.2007, 19:01
|
#29 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Yaş: 45 Mesajlar: 3.195 Tesekkür Etti: 1.457
589 Kunu Icin 1.224 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 10 | Sayın Duha'ya Değerli Arkadaş'ım
Kısa ve net bir soruya kısa ve net bir cevap istedim. Neden kırk dereden su getiriyorsunuz?
Sormadığım şeyleri cevaplamayın lütfen. Vatikan ve vatikanın önde gelenleri sadece "Allah bir, resulü Hz. İsa hak" mı diyorlar, yoksa "teslis" inancına mı iman ediyorlar?
Teşekkür | |
| |  | |  |
19.11.2007, 19:17
|
#30 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.098 Tesekkür Etti: 147
160 Kunu Icin 260 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Alıntı: bekir Nickli Üyeden Alıntı
Değerli Arkadaş'ım
Kısa ve net bir soruya kısa ve net bir cevap istedim. Neden kırk dereden su getiriyorsunuz?
Sormadığım şeyleri cevaplamayın lütfen. Vatikan ve vatikanın önde gelenleri sadece "Allah bir, resulü Hz. İsa hak" mı diyorlar, yoksa "teslis" inancına mı iman ediyorlar?
Teşekkür | Alıntı: Duha Nickli Üyeden Alıntı
Değerli kardeşim, ben kimsenin imanını bilemem. İman kalblerdedir. Ben ancak ele bakarım. Yani amele...
Avrupaya baktığımızda inkişaf eden hürriyet vesilesi ile ziyadesi ile kendi dinlerini sorguluyorlar. Sayısız Rahip ve sıradan Hristiyan teslis inancını red etmiş durumdadır. Elbette çoğu hala kafir ve hala teslis inancına sahip. |
Bu cevab kafi gelmedi mi?
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 18:10. | | |