Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Üzüldüm kırıldım
Alt 08.10.2007, 19:49   #1 (permalink)
Yeni Üye
 
SibelK isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2007
Yaş: 35
Mesajlar: 11
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
SibelK Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart Üzüldüm kırıldım

öncelikle herkesin Kadir gecesinin mübarek olmasını diliyorum

buakşam yemeğinden sonra eşimle aramızda geçen bir konu idi
Allahın varlığı
bana dedi ki inanmıyorum tamam varmış bir zamanlar belki ama baktı gördü artık başedemiyoor bırakıp gitti
öyle üzüldüm ki
hiçbir güç gelse beni inandıramaz dedi
dedimki bak insan birseye inanmak zorunda
anlatmaya çalıştım
ama yetemediim tabii
hoş eşimde sabit fikirli onu fikrinden vazgeçirmek mümkün değil
üzüldüüm
kırıldııım
Allahıma yalvardım
onu doğru yolu çevirmesi için

neden diyor onca insan ölüyor
madem var neden müdahale etmiyoor
üstelik iki çocuğum var beniim

gecelerin en yücesindeyiz
dualarınızı eşimin doğru yola gelmesi yolundan esirgemeyin olurmuu
Allah sevgisini yüreğine koysun

......
çook kırıldıım çook üzüldüüüm
ne yapacağımı bilemediim biran
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.10.2007, 19:52   #2 (permalink)
Yeni Üye
 
SibelK isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2007
Yaş: 35
Mesajlar: 11
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
SibelK Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Allahın varlığına inanmayan bir baba
çocuklara müdahale etmemesi konusunda sürekli telkinde bulunuyorum amaaaa

çocuklar şimdi küçük yaa büyüdüğündeee


hee ben islamı yeterince yaşıyormuyum
hayır çalıştığım içinbu çokta mümkün olmuyor zaten .......
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.10.2007, 20:46   #3 (permalink)
Tercübeli Üye
 
ayyşe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ayyşe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 09.06.2007
Bulunduğu yer: bilmem...bir garip halden...
Yaş: 19
Mesajlar: 731
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
ayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacanayyşe Artık ünlü biri... o bir isik sacan
Tecrübe Puanı: 7
Standart

Allah sizin ve eşinizin yardımcısı olsun
__________________
başka
kapı var mı
gidecek?
haydi durma ara!!
ama nafile,

...::illâ ALLAH illâ ALLAH::...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.10.2007, 20:57   #4 (permalink)
AMEL-İ SALİH
 
bcetin811 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.09.2006
Bulunduğu yer: Hayatın içinden
Yaş: 27
Mesajlar: 1.475
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
bcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biribcetin811 Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 31
Standart

Alıntı:
neden diyor onca insan ölüyor
madem var neden müdahale etmiyoor
üstelik iki çocuğum var beniim
Rabbim eşinize ilim,bilim ihsan etsin inşallah..Kapıyı çalmazsanız malesef açan olmaz kardeşim..Öncelikle büyük bir sabır ve metanetle kapıya vurmanız gerekiyor..Gaybın kapısının anahtarları namaz ve oruçtur..
Neden onca insan ölüyor bir düşünün..Toprak kavgası, kan davası, siyaset hatta futbol vs...Gördüğünüz gibi herşey sebepler dahilinde gerçekleşir..Allah(c.c) herşeyi ezeli ilmi ile görür ve bilir..Seçim yapma hakkını bizlere bırakmıştır..Rabbim bizleri doğru yoldan ayırmasın inşallah..
__________________
"Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam)


  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.10.2007, 21:04   #5 (permalink)
Yeni Üye
 
SibelK isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2007
Yaş: 35
Mesajlar: 11
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
SibelK Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

Alıntı:
bcetin811 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Rabbim eşinize ilim,bilim ihsan etsin inşallah..Kapıyı çalmazsanız malesef açan olmaz kardeşim..Öncelikle büyük bir sabır ve metanetle kapıya vurmanız gerekiyor..Gaybın kapısının anahtarları namaz ve oruçtur..
Neden onca insan ölüyor bir düşünün..Toprak kavgası, kan davası, siyaset hatta futbol vs...Gördüğünüz gibi herşey sebepler dahilinde gerçekleşir..Allah(c.c) herşeyi ezeli ilmi ile görür ve bilir..Seçim yapma hakkını bizlere bırakmıştır..Rabbim bizleri doğru yoldan ayırmasın inşallah..
ben sizleri anlıyorum
amaa yaa eşim........

anlamıyor
anlamak istemiyorr
takınmış bir at gözlüğü
görmüyooo......
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.10.2007, 21:23   #6 (permalink)
Tercübeli Üye
 
alptraum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005
Bulunduğu yer: Aşk`dan
Yaş: 23
Mesajlar: 2.870
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
alptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı birialptraum Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 61
Standart

Allah bu dünyada birseyleri yaratirken hayirli neticeler vermesi icin yaratmistir
mesela;
ateşin yaratılması hayırdır. Ancak bir insan gidip elini ateşin içine sokarsa ateş o insan hakkında şer olmuş olur. Halbuki Allah ateşi, insanlar onunla ihtiyaçlarını görebilsinler diye yaratrmıştır. Ancak o insan kandi iradesiyle elini ateşe sokmuşsa artık Allah neden bu ateşi yaratmış, neden bu ateş benm elimi yaktı, Allah neden buna müsade etti gibi bir iddiada bulunmaz. Çünkü Allahın kainatta koymuş olduğu kanunlar vardır. Ona riayet edersen menfaat elde edersin, riayet etmezsen zarar görürsün. Bu misaller çoğaltılabilir.

İnsana gelince, Kuranı Kerimin ifadesi ile Allah insanları kendisine ibadet etsinler diye yaratmış ve kötülüklerden, fuhşiyattan, azgınlıklardan uzak durmasını emretmiş ve buna uymayanları şiddetli bir azabla cezalandıracağını buyurmuş ve yüz binden fazla Peygamber göndererek insanları herhususta ikaz etmişlerdir.

Ancak vazifesini yapmayıp ve bu emirleri dinlemeyip hiçe sayan insanlar elbette bu yapıklarının cezasını çekecektir.

Allahın bu dünyada kötülüklere direk engel olmaması ise imtihan dünyasında olmamızdandır. Bu dünya bir imtihan salonudur ve yanlış yapana da doğru yapanada müsade edilmiştir. Eğer yanlış yapanlara müdahale olmasaydı bu imtihan salonunun bir anlamı olmazdı.

Sevap işleyenlarin başına güller saçılsaydı ve günah işleyenlarin başına da dikenler atılsaydı, artık bu dünya bir imtihan salonu olmaktan çıkacaktı.

Musibete uğrayan kişiye gelince bu musibet netice itibariyle o insan hakkında rahmet olacaktır. Eğer günahları varsa onlara keffaret olacaktır. Günahı yoksa gelecekte işleyeceği günahlara keffaret olacaktır. Ayrıca başına gelen bu musibetler belkide onun Cennete gitmesine vesile olacaktır. Yani Allah o musibetzede kuluna rahmetiyle muamele edecek, vereceği mükafatlar o musibeti hiçe indirecektir.

Bizler olayların iç yüzünü bilemediğimiz için zahiren kötü olan bir olayı hemen kötüye yorumlayıp neden bu böyle oldu, neden şöyle oldu diye itiraz etmekteyiz. Elbette bela ve musibet istenilmez. Ancak geldiği zamanda isyan değil sabredip şükretmek ve mükafatını düşünüp kahrında hoş lutfunda hoş diyebilmektir. Bu kulluğun üst mertebesidir.

Her musibet kahır değidir; her musibeti, her hastalığı yahut her felaketi mutlaka bir kahır tecellisi olarak görmemek lâzım.

Bir hadis-i şerifte de şöyle buyruluyor:

“Belâların en büyüğü peygamberlere, sonra evliyaya, sonra diğer has kullara gelir.”

Belâ, denilince “musibetlerle imtihan olmayı” anlıyoruz. Ağır imtihanların neticeleri de büyüktür. Memur imtihanıyla, meselâ kaymakamlık imtihanında sorulan sorular elbette bir değil. Birincisi ikinciden ne kadar kolaysa, ikincinin sonucu da birinciden o kadar önemli.

Konuyla ilgili harika bir tespit: “Kaderin her şeyi güzeldir, hayırdır. Ondan gelen şer de hayırdır. Çirkinlik de güzeldir.” ( Sözler)

İnsan öncelikle kendi bedenini şöyle bir gözden geçirmeli. Her organını ayrı ayrı düşünmeli. Ve sormalı kendi kendine: Hangisinin yeri, şekli, büyüklüğü, vazifesi en güzel şekilde takdir edilmemiş? Sonra kendi ruh dünyasına intikâl etmeli ve aynı düşünceyi o âlem için de sürdürmeli: Hafıza mı gereksiz, hayal mi? Sevgi mi fazlalık, korku mu?

Beden bütün organlarıyla bir bütün teşkil ettiği ve ancak o zaman fayda sağladığı gibi, ruh da bütün duyguları, hissiyatı ve lâtifeleriyle bir bütün. O da ancak böylece netice verebiliyor. İnsan ruhundan, akıl ve hafızayı çekip alsanız hiçbir fonksiyon icra edemez olur. Endişe duygusunu alsanız tembelleşir; ne dünyasına çalışır ne âhiretine. Korkuyu çıkarsanız, hayatını koruyamaz hale gelir. Sevgi hissi taşımasa, hiç bir şeyden zevk alamaz.

İşte insanın, hem bedeni hem de ruhu en güzel ve en hikmetli bir şekilde tanzim edilmiş. Buna “bedihi kader” deniliyor. Aynı şekilde, insanın bir ömür boyu başından geçen hâdiseler de nizamlı ve intizamlı. Buna da “mânevî kader” denilmekte. Bedihi kader, mânevî kaderden haber veriyor. Her ikisinin de her şeyi güzel... Elbette ki, cüz’i iradeyle işlenen günahlar, isyanlar hariç.

Mânevî kaderin irademiz dışındaki tecellileri karşısında, aciz bir kul olarak, ne yapacağımızı şaşırdığımız, bocaladığımız zaman, hemen bedihî kadere ve ondaki sonsuz hikmetlere nazar etmeliyiz. Meselâ, anne rahmindeki rahimane terbiyemizi hatırlamalıyız: O dönemde İlâhî hikmet ve rahmet bizi en güzel şekilde terbiye ediyordu ve biz olanların hiçbirinin farkında değildik.

Şimdi de aynı rahmetin başka cilveleriyle yaşıyoruz.

“Allah’a karşı hüsn-ü zan ibadettir.” hadisinden dersimizi tam alarak, bizi o gün öylece besleyen, büyüten ve her şeyimizi en güzel şekilde tanzim eden Rabbimizin rahmetine itimat etmeliyiz. Karşılaştığımız her hâdiseyi bir imtihan sorusu olarak değerlendirmeli ve nefsimizin hoşuna gitmeyen olaylarda da bir rahmet tecellisi aramalıyız. İnsan sadece nefsini ölçü aldı mı yanılır. Bir gencin nefsi, okula gitmemek ve oyun oynamaktan yanadır. Ama akıl bunun karşısına çıkar. İstikbâldeki güzel makamları, yahut çekeceği sıkıntıları gösterir, onu oyundan vaz geçirir. Demek ki, nefis için güzel olan, akıl için güzel olmuyor.

Kalp ise apayrı bir âlem. O, iman ile nurlanırsa, her şeyi ve her hâdiseyi İlâhî isimlerin birer tecellisi olarak görür. “Allah’ın bütün isimleri güzel olduğu gibi, onların bütün cilveleri, bütün tecellileri de güzeldir.” gerçeğine ulaşır. Artık bu bahtiyar kul için, çirkinlik diye bir şey kalmaz ortada.

“Kahrın da hoş, lütfun da hoş.” diyenler, bu makama varmış bahtiyar insanlardır. Bu zatlar, “Allah onları sever, onlarda Allah’ı” sırrına ermişlerdir.

Nur Küllayatında, güzellik iki kısımda incelenir: “Bizzat güzel” ve “neticeleri itibariyle güzel” diye. Bu sınıflandırmaya bazı örnekler verebiliriz: Gündüz bizzat güzeldir, gecenin de kendine göre ayrı bir güzelliği vardır. Biri uyanıklığı, diğeri uyumayı andırır. İkisine de ihtiyacımız olduğu açık değil mi?

Öte yandan, meyve bizzat güzeldir, ilâç ise neticesi itibariyle güzel.

İnsanın muhatap olduğu hâdiseler de ya gece gibidir, yahut gündüz gibi. Sıhhat gündüzü andırır, hastalık ise geceyi. Hastalığın günahlara kefaret olduğu, insana âczini ders verdiği, kulluğunu ikaz ettiği, kalbini dünyadan kesip Rabbine çevirdiği düşünülürse, onun da, en az sıhhat kadar büyük bir nimet olduğu görülür. Sıhhat bedenin bayramıdır, hastalık ise kalbe gıdadır.

“Gece ve gündüz” bu kâinatta aralıksız faaliyet gösteren “celal ve cemal” tecellilerinin sadece bir halkası. Elektriğin eksi ve artı kutupları, gözün karası ve akı, kanın al ve akyuvarları gibi daha nice halkalar var. İç dünyamızda ve dış âlemde bu ikililerle kuşatılmışız ve her birinden ayrı faydalar ediniyoruz.

Konuyla yakından ilgili bir âyet-i kerimenin meâli şöyledir: “Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız, halbuki o, hakkınızda bir hayırdır. Ve olur ki, bir şeyi seversiniz, halbuki hakkınızda o bir şerdir.” ( Bakara Sûresi, 216)
Âyet-i kerime cihatla ilgili, ama hükmü umumî. Ve bu âyetle bir başka “ikili” nazarımıza veriliyor: Harp ve sulh. Sulh yani barış gündüz gibidir, herkesin hoşuna gider; harp ise geceyi andırır. Ama gerektiğinde harp etmeyenlerin istikbâlleri kararır, nesilleri daimi bir zulmete boğulur. Cihatta şehit olanlar ise bir anda velayet makamına çıkarlar ve kaybettikleri dünya hayatı onların bu yeni hayatları yanında gece gibi kalır.

Ölümden daha ileri bir musibet düşünülebilir mi? Âyet-i kerime, nefsin hoşlanmadığı bu olayın altında büyük hayırlar bulunduğunu haber vermekle, dünyanın diğer belaları, hastalıkları, felaketleri için bizlere büyük bir teselli vermiş olmuyor mu?

Bir hadis-i kutsî: “Rahmetim gazabımı geçti.”

Bu hadis-i kutsîye şöyle bir mânâ verilmiştir: “Her musibetin altında Allah’ın nice rahmet cilveleri vardır ki, o musibetin verdiği elemleri, acıları geçmiştir.”

Ebediyet yanında ömür bir an gibi de kalmıyor. Bu kısa hayatta başımıza gelen hastalıklar, belâlar, sıkıntılar ebedî hayatımız hakkında hayırlı oluyorsa, ne gam! Sonsuza göre yetmiş-****en yılın ne hükmü var?!.. Bu dünyanın bütün fânî belâları ve sıkıntıları ebedî saadet yanında hiç hükmünde kalmıyor mu?

Ama, insanın nefsi, peşin zevkin tâlibidir; istikbâle nazar etmez. O saha, akıl ve kalbe aittir. Az önce de değindiğimiz gibi, her musibet mutlaka “kahır” değildir. Nefsimizin hoşuna gitmeyen ve fâni dünyamızı karartan olaylar: Ya İlâhî bir ikazdır, bizi yanlış yoldan geri çevirir. Veya, günahlarımıza kefarettir; acımızı bu dünyada çektirir, ebedî âleme bırakmaz. Yahut, insan kalbini geçici dünya hayatından, Allah’a ve âhirete çevirmeye bir vasıtadır.

Öte yandan, musibetler insan için sabır imtihanıdır; bu imtihanı kazanmanın mükâfatı ise çok büyüktür.

Son olarak, bunlar İlâhî bir tokat, bir kahırdır. Umumî musibetlerde bunların hepsinin de hissesi olabilir. Bir grup için kahır, bir başkası için ikaz, bir diğeri için günahlara kefaret...

Münferit belâlarda ise, bize göre en selâmetli yol, şu olsa gerek: Musibet kendi başımıza gelmişse, nefsimizi suçlayalım; onu tövbeye sevk edelim. Başkalarına gelen belâ ve âfetleri ise onların terakkilerine vesile bilelim. Böylece hem nefis terbiyesinde yol kat etmiş, hem de başkaları hakkında kötü düşünmekten kurtulmuş oluruz.
__________________
İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim!
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.10.2007, 21:29   #7 (permalink)
Yeni Üye
 
SibelK isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.10.2007
Yaş: 35
Mesajlar: 11
Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
SibelK Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 0
Standart

bazen diyorum
düşünüyorum
bir müsibet bin nasihattan iyidir diyee
diyorumkii
işte biran olsaa öyle birseyi yaşasa
sonra dese Allahım ben ne yaptıım

ama olmuyoo
olmuoor olmuyoor
  Alıntı ile Cevapla

Allah(rahman Ve Rahim)
Alt 08.10.2007, 22:20   #8 (permalink)
Tercübeli Üye
 
yelken06500 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
yelken06500 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.09.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 687
Tesekkür Etti: 1
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
yelken06500 Tanınma yolunda
Tecrübe Puanı: 1
Standart Allah(rahman Ve Rahim)

Alıntı:
SibelK Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
öncelikle herkesin Kadir gecesinin mübarek olmasını diliyorum

buakşam yemeğinden sonra eşimle aramızda geçen bir konu idi
Allahın varlığı
bana dedi ki inanmıyorum tamam varmış bir zamanlar belki ama baktı gördü artık başedemiyoor bırakıp gitti
öyle üzüldüm ki
hiçbir güç gelse beni inandıramaz dedi
dedimki bak insan birseye inanmak zorunda
anlatmaya çalıştım
ama yetemediim tabii
hoş eşimde sabit fikirli onu fikrinden vazgeçirmek mümkün değil
üzüldüüm
kırıldııım
Allahıma yalvardım
onu doğru yolu çevirmesi için

neden diyor onca insan ölüyor
madem var neden müdahale etmiyoor
üstelik iki çocuğum var beniim

gecelerin en yücesindeyiz
dualarınızı eşimin doğru yola gelmesi yolundan esirgemeyin olurmuu
Allah sevgisini yüreğine koysun

......
çook kırıldıım çook üzüldüüüm
ne yapacağımı bilemediim biran
sevgili din kardeşimiz mümin korku ile ümit arasındadır nasıl ki yaradan size iman bahşetmiş ve ona ulaşmanızı size kolay kılmış tam zıt olarakta eşinize nasip etmemiş ..bundan şikayetçi olacağınız tek kapı RABBÜL ALEMİNİN kapısıdır.yine nasıl ki siz anlamaz ve görmez diyorsanız o da aynı şiddetlenesıl olur ve nasıl inanılır düşüncesinde.o böyle yaptıkça şeytan ona yaptığını daha da süslenmiş olarak gösteriyor yani azdıkça azgınlığı daha da artıyor..siz en iyisimi PEYGAMBERİN(SAV) vahiy geldikten sonra onun, anlatmanın yanında kullandığı yaşamak yani ihlas sabır ve tevekkül halini elden bırakmayın.o direndikçe sizde sabrınızı daha da arttırın.çünkü kalpleri çeviren ALLAH(CC)dır.

ama şunu da unutmayın dünya dua üzerine döner.ona reddedecek konuşmalardan uzak tutun ona fırsat vermeyin halinizi de herkeze açmayın büyük bir sabırla tevekkül edin.

biz din kardeşlerinin duasını yanında bulursun inş.
hz.Ömer'i hatırlayın hz. halid bin velid'i

ALLAH(CC) YAR VE YARDIMCIN OLSUN
__________________
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Yüce ALLAH’ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O’ndan korkman ve günahları itirafın nerede? Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu? O’nu HAK tarafına çağırman nerede?
Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.10.2007, 22:46   #9 (permalink)
Super Moderator
 
bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007
Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan
Mesajlar: 2.278
Tesekkür Etti: 32
14 Kunu Icin 39 Tesekkür Aldı
bekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biribekir Olagan üstü biri
Tecrübe Puanı: 11
Standart

Alıntı:
SibelK Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
öncelikle herkesin Kadir gecesinin mübarek olmasını diliyorum

buakşam yemeğinden sonra eşimle aramızda geçen bir konu idi
Allahın varlığı
bana dedi ki inanmıyorum tamam varmış bir zamanlar belki ama baktı gördü artık başedemiyoor bırakıp gitti
öyle üzüldüm ki
hiçbir güç gelse beni inandıramaz dedi
dedimki bak insan birseye inanmak zorunda
anlatmaya çalıştım
ama yetemediim tabii
hoş eşimde sabit fikirli onu fikrinden vazgeçirmek mümkün değil
üzüldüüm
kırıldııım
Allahıma yalvardım
onu doğru yolu çevirmesi için

neden diyor onca insan ölüyor
madem var neden müdahale etmiyoor
üstelik iki çocuğum var beniim

gecelerin en yücesindeyiz
dualarınızı eşimin doğru yola gelmesi yolundan esirgemeyin olurmuu
Allah sevgisini yüreğine koysun

......
çook kırıldıım çook üzüldüüüm
ne yapacağımı bilemediim biran
Bazen insanlar yaşadıklarından dolayı bu tür şaşkınlıklara girebilirler, Allah kimseyi şaşırtmasın.
O'na iyi davranın ve zıtlaşmayın, muhakkak kazanırsınız.
O'n da da muhakkak sizin bildiğiniz, bize meçhul bir çok güzellikler var
O'na dua edin, çok sabredin, Allah'ı çok zikredin, sadaka verin
Zamanı gelince muhakkak düzelecektir veya Allah ne dilerse o olacaktır
Bizim de dualarımız eşiniz ve sizinle beraber
  Alıntı ile Cevapla

Alt 08.10.2007, 23:34   #10 (permalink)
Moderator
 
samanyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
samanyolu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 19.03.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 33
Mesajlar: 1.101
Tesekkür Etti: 27
24 Kunu Icin 68 Tesekkür Aldı
samanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacansamanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacansamanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacansamanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacansamanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacansamanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacansamanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacansamanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacansamanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacansamanyolu Artık ünlü biri... o bir isik sacan
Tecrübe Puanı: 7
Standart

Allah eşinizi doğru yola yöneltsin inşallah. bu mübarek gecede dualarım sizinle
__________________
Verirler ben acizim,kudret senin dedikçe
Verenin şanı büyük,sen iste istedikçe
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim



WEZ Format +2. Şuan Saat: 07:24.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger