 | Korkmak yahut Sevmek |  |
08.09.2007, 13:07
|
#1 (permalink)
| | Yeni Üye
cah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.09.2007 Yaş: 43 Mesajlar: 79 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | Korkmak yahut Sevmek Selamün Aleyküm
Foruma yeni üye olan bir kardeşiniz olarak, Allah(cc) den, Rızası peşinde koşanlardan razı olmanısını dilerim.
Müslüman olan her birey nerdeyse bilmektedir ki; Allahtan en çok Alimler korkarmış.Bu Kuran ayeti ile sabit bir bilgidir.Bu bilgiden yola çıkanların birçoğu, Takvayı da Allahtan en çok korkmak olarak anlar ve inanır.
Bu bağlamda Forum ehline sorulacak bir soru vardır, o ise şudur:
Allahtan en çok alimler korkar,amenna, ya Allahı en çok kimler SEVER?
...vesselam. | |
| |  | |  |
08.09.2007, 16:19
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005 Bulunduğu yer: Aşk`dan Yaş: 23 Mesajlar: 2.900 Tesekkür Etti: 10
16 Kunu Icin 27 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 62 | Bunu tadan bilir; tatmayan bilmez. (Eski Erzurum müftüsünün ifadesiyle “men lem tadmaz lem bilmez.” O, “Men lem yezuk lem ya’rif - Tatmayan bilmez” sözünü yarı Arapça yarı Türkçe bu şekilde ifade ederdi.)
İnsanın Allah’ı sevmesi iyi bir şeydir. Hususiyle insan, vicdan sistemiyle Allah’ı tam bilebiliyorsa O’nu delice sever. Çünkü sevginin biricik mahalli vicdandır. Vicdanın rükünlerinden biri olan zihin bildirir, latife-i Rabbaniye gösterir, irade O’nun muradına yönlendirir, akıl, sevgi esbabı üzerinde muhakeme eder, yürek ona önemli derinlikler kazandırır.
Bir insan, bütün bütün mecazi aşkla meşbu ve aşk-ı hakikiden mahrumsa mutlak bir şeyler yapılarak onun yüzü hakiki aşka döndürülmelidir. Bu, fani mahbubların fena ve zevalini göstermek suretiyle, onların içlerinde Baki-i Hakiki ve beka arzusu uyararak.. iman ve marifet hususunda derinleştirerek.. sözü-sohbeti hep evirip çevirip O’nunla irtibatlandırarak.. kalbin kiri-pası sayılan günahlardan, hatalardan uzak durarak Hak’la alaka kurabilir; alakasını güçlendirerek her şeyden elini eteğini çekip “Lâ uhibbu’l-âfilin - Ben, batıp gidenleri sevmem.” (En’am, 6/76) “Baki bir yâr isterim” deyip O’na yönelebilir. Hz. İbrahim (aleyhissalatu vesselam) gibi yıldız, ay, güneş hepsini tulû’, gurub ve mahiyetleriyle okur, bunların zeval bulup gitmelerini, bir doğup bir batmalarını ve batıp giden bu şeylerin kalbin alakasına değmediğini haykırır, herkese duyurur. Zaten bunlar, câmid ve cansız nesnelerdir; ne insanı duyar ne dinler ne de ihtiyaçlarına cevap verebilirler. Oysaki insan, öyle birine yönelmeli ki, her zaman O’nu görsün, duysun, dinlesin ve isteklerine cevap versin. Hatırat-ı kalbimi bilsin, dualarıma icabet etsin.. dünyevi-uhrevi taleplerimi yerine getirsin.. yalnızlığımı giderip bana enis olsun.. ebed arzularıma cevab-ı savap verip gönlümü şad etsin.. benim gibi bütün dost, ahbab, yârân ve yakınlarımı da âbâd etsin.. Evet, bana işte böyle bir Mabud, Sevgili, Yâr-ı vefâdâr ve her halime nigehban bir Dost lazım. Öyleyse bana aşk u alaka kurmak gerekir.
Molla Cami, bu hususu anlatırken, “Sadece biri sev, başkaları sevmeye değmez. Çünkü görünmüyorlar. Biri iste, başkaları istemeye değmez. Çünkü derde derman olamıyorlar. Biri söyle, başkalarını söylemek fuzulidir. Çünkü senin işine yaramaz.” demek suretiyle hakiki aşkın Allah’a karşı olan aşk olduğunu, insan Allah’tan gayri neye gönlünü verirse versin, bunların içinde bir burkuntu ve üzüntü bırakıp gideceğini vurgular ki, bu, herkesin meşk edip tekrarlaması icap eden bir husustur.
ilk yazdigimiz paragraftanda ve digerlerinden de bir sonuc cikardmak istesek bu sonuc tanimaya bilmeye dayanir kafirlerin allahi ve resulu sevmemeside tanimamalarindan kaynaklanmaktadir
rabbi en cok kim tanir?
iste o sever... 
__________________ İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim! | |
| |  |
08.09.2007, 16:26
|
#3 (permalink)
| | Yeni Üye
cah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.09.2007 Yaş: 43 Mesajlar: 79 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | Rabbini en çok tanıyan!..,
tanımak bilmek ile olur, bilen ise alimdir, o halde Allahı en çok bilen ondan en çok korkan olur, ayetle sabit olduğu üzre, bilemedin kardeşim... 
Not:Her kardeş kendisi en çok neyi sevdiğine ve neden sevdiğine baksın belki yol gösterici olabilir...vesselam | |
| |  | |  |
08.09.2007, 17:32
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 1.858 Tesekkür Etti: 60
60 Kunu Icin 84 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 15 | Bilmek başka tanımak başkadır kardeşim. Allah'ı herkez bilir herkez tanımaz.
Tanımak marifetullahtır. Kainattaki en büyük hakikat ise marifetullahtan gelen muhabbetullahtır.
Yani, Allah'ı tanıyan daha çok sever. Ne kadar az tanısa sevgi o kadar az veya taklidi olur. Yada aşk noktasında kalır.
Allah kendi güzelliğini görmek ve müştak(arzulu) istihsan edicilere(beğenenlere) göstermek için yaratmıştır. Allah kendini sıfat, isim ve efali ile tanıtır.İşte o isim ve sıfatları ne kadar iyi bilsek onu daha iyi tanırız. Tanıdıkça onun güzelliğini yani cemalini hem büyüklüğünü yani celalini daha iyi görür ve anlarız. Güzel olan ise sevilir.
Hem Allah'ın Rahmeti gazabını kuşatmıştır. Allah en çok Rahmeti ile kendini sevdiriyor.
Allah'tan korkmak günahlardan sakınmayı getirir. Günahtan sakınan takvalıdır. O zaman üstün olandır.
Her ikiside de Allah'ı tanımakla mümkün olur. Tanımayan Rahmeti bilmez. Rahmeti bilmeyen istenildiği gibi sevemez tanımayanda ise, korku ise taklididir.
Allah taklidi değil, tahkiki bir tanıma istiyor.
Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |  |  | |  |
08.09.2007, 17:46
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
alptraum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.01.2005 Bulunduğu yer: Aşk`dan Yaş: 23 Mesajlar: 2.900 Tesekkür Etti: 10
16 Kunu Icin 27 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 62 | Alıntı: cah Nickli Üyeden Alıntı
Rabbini en çok tanıyan!..,
tanımak bilmek ile olur, bilen ise alimdir, o halde Allahı en çok bilen ondan en çok korkan olur, ayetle sabit olduğu üzre, bilemedin kardeşim... 
Not:Her kardeş kendisi en çok neyi sevdiğine ve neden sevdiğine baksın belki yol gösterici olabilir...vesselam | ama söyle birseyde vardirki cehennemin kapisini ilk acip gireceklerde alimlerdir
benim yazimda bir yanlislik oldugunu görmüyorum kardesim kusura bakma eksiklikler olabilir ama duha kardesim eksikligimi cok güzel kapatmis rabbim ondan razi olsun
__________________ İmtisali cahidu fillah olubtur niyetim,
Dini islamın mücerred gayretidir gayretim.
Fazlı Hak ve hikmeti cündü ricalullah ile,
Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir niyetim.
Embiyau evliyaya istinadım var benim,
Lütfü Haktandır hemen ümidi fethu ve nusratım.
Nefsim ve malımla nola kılsam cihanda içtihad,
Hamdülillah var gazaya sad hazaran rağbetim.
Ey Muhammed! Mucizatın Ahmedi muhtar ile,
Umarım galib ola Edayı dine devletim! | |
| |  |
08.09.2007, 17:54
|
#6 (permalink)
| | Gast
Mesajlar: n/a Tecrübe Puanı: | duha kardeşimiz cok güzel acıklamış sevgiyi ve korkuyu dengelemek cok önemlidir.... onu tanıdıkça onu seversin....onu tanıdıkça onun azabından korkarsın...... hadis_i serifte Allah korkusundan ürperip tüyleri kalkanın ağaçtan yaprak dökülür gibi günahları dökülür...buyruluyor... Allah'ın sonsuz merhametin,şefkatin ve sevginin yanında büyük bir azap ve şiddet vardır..... | |
| |  | |  |
06.12.2007, 14:41
|
#7 (permalink)
| | Yeni Üye
cah isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 08.09.2007 Yaş: 43 Mesajlar: 79 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 2 | Alıntı: Duha Nickli Üyeden Alıntı
Bilmek başka tanımak başkadır kardeşim. Allah'ı herkez bilir herkez tanımaz.
Tanımak marifetullahtır. Kainattaki en büyük hakikat ise marifetullahtan gelen muhabbetullahtır.
Yani, Allah'ı tanıyan daha çok sever. Ne kadar az tanısa sevgi o kadar az veya taklidi olur. Yada aşk noktasında kalır.
Allah kendi güzelliğini görmek ve müştak(arzulu) istihsan edicilere(beğenenlere) göstermek için yaratmıştır. Allah kendini sıfat, isim ve efali ile tanıtır.İşte o isim ve sıfatları ne kadar iyi bilsek onu daha iyi tanırız. Tanıdıkça onun güzelliğini yani cemalini hem büyüklüğünü yani celalini daha iyi görür ve anlarız. Güzel olan ise sevilir.
Hem Allah'ın Rahmeti gazabını kuşatmıştır. Allah en çok Rahmeti ile kendini sevdiriyor.
Allah'tan korkmak günahlardan sakınmayı getirir. Günahtan sakınan takvalıdır. O zaman üstün olandır.
Her ikiside de Allah'ı tanımakla mümkün olur. Tanımayan Rahmeti bilmez. Rahmeti bilmeyen istenildiği gibi sevemez tanımayanda ise, korku ise taklididir.
Allah taklidi değil, tahkiki bir tanıma istiyor.
Muhabbetle | Bilmek demek tanımaya başlamak demektir....kişi ancak bilince tanıyabilir, bilmeden tanımak nasıl olsun, tanımanın şartı odurki önce bileceksin...
Günahtan sakınmak takva değildir, şeriata uymaktır...takva şerri olarak yükümlü olmamasına rağmen sırf Allahın hoşnut olduğunu yapmaktır.
Misal; birinci derece yakını öldürülen kişi, katil hakkında ya öldürülme yahutta kefaletle afvetme HAK kına sahiptir...burada takva ise, herşeye rağmen afvetmektir...
Allah elbetteki Rahmandır, lakin hangimiz Allahı arzu ettiğimiz gibi sevebiliyoruz, oysa Allah sevilmeyi seviyor.O halde neden sevemiyoruz?
Demekki O nu en çok sevebilmek bizim insiyatifimizde değil...eğer bizim elimizde ise, o halde hadi en çok Allahı sevelim ve kurtuluşa erelim.
Ne Allahı ne de Resulü arzu ettiğimiz gibi sevemiyoruz.
Neden?
Çünkü İnsan ancak muhatap olabildiği güzellik ölçüsünde sevebilir...bizim Allaha olan sevgimizi belirleyen şey, Allah tarafından muhatap edildiğimiz güzellik derecesidir...
Sizin yüreğinizde ki sevgi, ancak yüreğinizin muhatap olabildiği güzellik kadardır... | |
| |  |
06.12.2007, 18:14
|
#8 (permalink)
| | Super Moderator
bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2007 Bulunduğu yer: Binsekizyüzelli rakımdan Mesajlar: 2.611 Tesekkür Etti: 679
246 Kunu Icin 522 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 21 | Allah'ı en çok seven, O'na en çok taat ve ibadet edendir.
Selam ile
__________________ ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol, Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye bir sebep, bir yol, bir nefes ol...
sadece bir kul | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 19:44. | | |