 | Fikrimize Ortak Olmayanlardan özür Dileriz |  |
05.08.2007, 08:14
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | Fikrimize Ortak Olmayanlardan özür Dileriz بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم Bazı (küçük) fer'î meseleler hakkında bize muhalif olanlardan özür dileriz. Aramızdaki bu basit ihtilâfın hiçbir zaman birbirimizi sevmeye, birbirimizle yardımlaşmaya, aramızdaki kalbî irtibata mani olmayacağına inanıyoruz. Çünkü hepimiz geniş islâm çatısı altında yaşıyoruz.Hepimiz de müslümanız. Mutmain olduğumuz hususu kabul ederiz. Kendimiz için neyi seviyorsak, müs-lüman kardeşlerimiz için de aynı şeyleri severiz.Öyleyse nedir bu ihtilaf? Bizim görüşlerimiz onlarca ve onların görüşü bizce inceleme mevzuu niçin olmasın? Anlaşmamız icab ediyorsa niçin tam bir dostluk içinde anlaşmıyoruz? Peygamberimizin Sahabeleri bile bazı mevzularda fetva verirken ihtilaf ediyorlardı.Fakat bu ihtilaf hiçbir zaman onları birbirlerinden ayırmamış aralarındaki rabıtayı kesmemiş, birbirlerini sevmelerine mani olmamıştır.Misal mi istiyorsun? İşte Kureyza kabilesinin bulunduğu yerde ikindi namazının kılınıp kılınmamasına dair aralarında çıkan ihtilâf... Sahabeler, peygamberimize en yakın ve hükümlerin delillerini en iyi bilenler oldukları halde ihtilâf ederlerse, artık bizler basit meselelerde ihtilaf yüzünden niçin çekişelim, kavga edelim? Allahü Tealâ'nın, kitabını ve Resulullah'ın sünnetini en iyi bilen mezhep imamları bile bazı meselelerde ihtilâf etmişlerdir. Şu halde bizim de ihtilâf etmemiz mümkündür.Şu da bilinmelidir ki: Eskiden insanlar ihtilâf ettiklerinde halifeye veya vekili olan valisine başvuruyorlardı. Halife veya vekili insanlar arasındaki bu ihtilafı ortadan kaldıran kesin hükmünü veriyordu.Fakat bugün halife bulunmadığından müslümanların bir alimi bulmaları, ihtilâflarını ona arzetmeleri gerekir. Çünkü halledilmeyen ihtilaf, anlaşamayan tarafları daha da büyük ihtilaflara sürükler. Müslüman Kardeşler, bütün bu hususları bilmektedirler. Bunun için kendilerine muhalif olanlara karşı en yumuşak davrananlardır. Herkesin kendine göre ilmi olduğuna ve her davada hem hak, hem de bâtıl taraflar olabileceğine inanırlar. Müslüman kardeşler Hakk'ı arar ve O'nu kabul ederler. Kendilerine karşı olanları yumuşaklıkla ikna etmeye çalışırlar. Eğer ikna olurlarsa mesele yoktur, ikna olmazlarsa yine de, müslüman olmaları dolayısıyle, kardeşlerimizdir. Allah'tan hem bizler hem de onlar için yardım niyaz ederiz. | |
| |  |  | |  |
05.08.2007, 10:21
|
#2 (permalink)
| | Gesperrt
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006 Bulunduğu yer: Bursa Yaş: 19 Mesajlar: 390 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Alıntı: sinang Nickli Üyeden Alıntı
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم Bazı (küçük) fer'î meseleler hakkında bize muhalif olanlardan özür dileriz. Aramızdaki bu basit ihtilâfın hiçbir zaman birbirimizi sevmeye, birbirimizle yardımlaşmaya, aramızdaki kalbî irtibata mani olmayacağına inanıyoruz. Çünkü hepimiz geniş islâm çatısı altında yaşıyoruz.Hepimiz de müslümanız. Mutmain olduğumuz hususu kabul ederiz. Kendimiz için neyi seviyorsak, müs-lüman kardeşlerimiz için de aynı şeyleri severiz.Öyleyse nedir bu ihtilaf? Bizim görüşlerimiz onlarca ve onların görüşü bizce inceleme mevzuu niçin olmasın? Anlaşmamız icab ediyorsa niçin tam bir dostluk içinde anlaşmıyoruz? Peygamberimizin Sahabeleri bile bazı mevzularda fetva verirken ihtilaf ediyorlardı.Fakat bu ihtilaf hiçbir zaman onları birbirlerinden ayırmamış aralarındaki rabıtayı kesmemiş, birbirlerini sevmelerine mani olmamıştır.Misal mi istiyorsun? İşte Kureyza kabilesinin bulunduğu yerde ikindi namazının kılınıp kılınmamasına dair aralarında çıkan ihtilâf... Sahabeler, peygamberimize en yakın ve hükümlerin delillerini en iyi bilenler oldukları halde ihtilâf ederlerse, artık bizler basit meselelerde ihtilaf yüzünden niçin çekişelim, kavga edelim? Allahü Tealâ'nın, kitabını ve Resulullah'ın sünnetini en iyi bilen mezhep imamları bile bazı meselelerde ihtilâf etmişlerdir. Şu halde bizim de ihtilâf etmemiz mümkündür.Şu da bilinmelidir ki: Eskiden insanlar ihtilâf ettiklerinde halifeye veya vekili olan valisine başvuruyorlardı. Halife veya vekili insanlar arasındaki bu ihtilafı ortadan kaldıran kesin hükmünü veriyordu.Fakat bugün halife bulunmadığından müslümanların bir alimi bulmaları, ihtilâflarını ona arzetmeleri gerekir. Çünkü halledilmeyen ihtilaf, anlaşamayan tarafları daha da büyük ihtilaflara sürükler. Müslüman Kardeşler, bütün bu hususları bilmektedirler. Bunun için kendilerine muhalif olanlara karşı en yumuşak davrananlardır. Herkesin kendine göre ilmi olduğuna ve her davada hem hak, hem de bâtıl taraflar olabileceğine inanırlar. Müslüman kardeşler Hakk'ı arar ve O'nu kabul ederler. Kendilerine karşı olanları yumuşaklıkla ikna etmeye çalışırlar. Eğer ikna olurlarsa mesele yoktur, ikna olmazlarsa yine de, müslüman olmaları dolayısıyle, kardeşlerimizdir. Allah'tan hem bizler hem de onlar için yardım niyaz ederiz. | Bismillah.
Allah(c.c) razı olsun yazı için.
Hepimiz müslümanız elhamdulillah,amenna.
Peki şu bahsettiğiniz orta yol işi nasıl olacak,merak ediyorum.Verdiğiniz örnekler maalesef durumu özetler nitelikte değil.Ashab hepsi birden aynı fırkadan idi,aralarındaki itilâflar ilmi itilâflardı.
Şimdi,durumu örnekleyen örnekler sunalım.
Ben Ehl-i Sünnet'im,Hânefi'yim.
Bir insan ele alalım Ehl-i Şiâ'nın herhangi bir kolundan.
Benim mezhebime göre muta nikahı zinâ ile eşdeğer birşey,ama onda câiz.
Ortada iki kesin fark var.Bir helal bir de haram.
Hangisi doğru ? Benim iman edip emin olduğum ehl-i sünnet yoluna göre benimki doğru onunki yanlış,onun iman edip emin olduğu ehli şia yolunun o koluna göre de onunki doğru.Bunun ortası var mı ?
Başka bir örnek.
Bir selefiyi ele alalım.
Kabir ziyaretlerinde Fatiha okumak için "bidat" der,Benim mezhebim ise Sünnet sayar.
Ortada iki kesin fark var.Biri bidat biri Sünnet.Hangisi doğru ?
Benim mezhebime göre benimki doğru,ona göre onunki.Orta yol neresi ?
Said Havva ve İslamoğlu'cuları ele alalım,onlara göre insan eşrefi mahluk değil,benim mezhebime göre insan yaratılmışın en şereflisi ve Hazreti Muhammed(s.a.v) bu varlık tâhtının sahibi,En üstü.
Bana göre doğru bu,ona göre doğru farklı.Bunun ortası neresi ?
Yazdıklarımı yanlış anlamayın.Ben Ehl-i Sünnet'im,Hânefi'yim,Tasavvuf yolunda yol almaya gayret ediyorum.Bununla birlikte lübnan savaşında 33 gün savaşı takip edip Hizbullah'a da dua ederim,Seyid Nasrallah'ın konuşmalarını da dinlerim.
Hakkın her zaman yanında olmak icâb eder.Ama açık söyleyeyim,ben kalkıp da saygı yahut herhangi başka duygular ile ibn-i teymiye s.kutup ali şeriati m.islamoğlu h.e.benna v.b şahısları okumam desteklemem savunmam da.
Hani bunun ortası ?
Bir Allah(c.c) dostu (Ehli Sünnet) mevdudi için mertudi diyor,siz mevdudi'yi öve öve bitiremiyorsunuz.Hani bunun ortası ?
Velhasılı kelâm,
Efendimiz(s.a.v) Ümmet'in 73 fırkaya ayrılacağını,bunlardan bir tanesinin kurtulacağını buyurmuşlardır.
Bana kalırsa,orta yol,doğru yoldan başka yolda olamaz.
Allah(c.c) cümlemizi dosdoğru İslâm yolunda eylesin ve şaşırtmasın inşaAllah.
Vesselam. | |
| |  |  | |  |
05.08.2007, 11:05
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
sinang isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.09.2006 Yaş: 31 Mesajlar: 937 Tesekkür Etti: 0
2 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 29 | Değerli kardeşim şu saydığınız isimlerin niyetini öncelikle öğrenmek lazımdır.Hasan el benna,Ali şeriati veya Mevdudiyi dahi ele alsak ortak noktaları olduğu gibi farklılıklarıda hiç az değildir.Ortak noktaları az lakin değeri büyük,farklılıkları çok ama değeride küçüktür,dersek doğruda olur.Bunlardan hiçbiri Allah ikidir demiyor bu büyük değerde bir ortaklıktır.Ehli sünnette böyledir,bu bir övünç kaynağı desende karşındakini hakir görme kaynağı olamaz.Ehli sünnet içindede buhari gibi imamlar çıkmışlar ve şuan ki icmaya ters düşünmüşlerdir.Mesela Kur'anı abdestsiz okumakla ilgili buhari r.a görüşü farklıdır.O zaman imam buhari ehli sünnet değildir,yine zahirilerin mevzulara bakışıda farklılık arz ediyordu ki bunlarda ehli sünnet değil o zaman,yine caferi sadık r.a fikirleride biraz değişik idi.Halbuki bu saydığım ya sahabe ya tabiindir.Bu farklı bir konudur,diyemezsin ki bu kişilerin ilmi yoktu veya doğru yolda değillerdi.İlme teşvik ediyorlarsa insanları hak ve hakikat adınadır,taassub nevinden doğru yolda da yürüsen ittihad edemezsin.Asgari müştereklerde buluşulması gerekiyorsa bu en önemli konulardan aşığıya doğru iner gider,önemli olan ihlas yapılan bir çalışmadır,duadır.Peygamber efendimiz sav. fırkalar ile ilgili öylede söylemişsede anlayacağımız şudur hakka açık olan,yapıcı olan,ihlaslı davranan kazanır. | |
| |  |
05.08.2007, 12:02
|
#4 (permalink)
| | Gesperrt
Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.07.2006 Bulunduğu yer: Bursa Yaş: 19 Mesajlar: 390 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | Alıntı: sinang Nickli Üyeden Alıntı
Peygamber efendimiz sav. fırkalar ile ilgili öylede söylemişsede anlayacağımız şudur hakka açık olan,yapıcı olan,ihlaslı davranan kazanır. | Bu yorum yanlış,
Çünkü şâyet böyle olsa,
Selefisi de Vahhabisi de Şiisi de de kendisine göre ihlâslı davranıp hakka çağırıyor.
Geriye 73 tane bozuk fırka,ne kalıyor ? Hiçbirşey. | |
| |  | |  |
06.08.2007, 10:05
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
rusen_alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.03.2007 Bulunduğu yer: ruhlar aleminden Yaş: 26 Mesajlar: 1.444 Tesekkür Etti: 0
4 Kunu Icin 4 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 45 | Allah razı olsun Sinang kardeşim, güzel bir konuya değinmişsin, bizim dinimiz tevhid dinidir, merkezde bu kelime vardır, tevhidi benimseyen herkesi kardeş olarak kabul etmemiz gerekiyor, Cenab-u Allah, her türlü fitneyi, bozgunculuğu yasaklamıştır, o halde aramızdaki belli fikri noktadaki ayrılıklardan ötürü birbirimize husumet beslememeliyiz, esasen husumet besleyen kişi de islamdan nasibini almamış demektir, Mevlana'ya birisi gelmiş sorar " Sen 73 mezheptenmişsin , bu doğru mu " der, Mevlana da " Evet, seni de kapsıyorum " der.
Hele hele günümüzde sun'i gündem yaratarak ayrılıklara düşmek çok yanlış, zaten bir çok birimiz var, Rabbimiz bir, dinimiz bir, peygamberimiz bir, kılbemiz bir, ve bir bir bir, bir çok bir, bu kadar birlikten sonra birlik olmak gerekiyor, Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının.Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının.Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir” (Hucurât, 49/12)
“Ey iman edenler! Eğer fâsıkın biri size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurât, 49/6).
“ (Ey iman edenler ) Hep birlikte Allah’ın ipine sarılın; parçalanmayın. Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmiş ve O’nun nimeti sayesinde kardeş olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah ayetlerini size böyle açıklar ki, doğru yolu bulasınız” (Al-ı İmran, 3/102,103).
“Allah ve Resûlü’ne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra korkuya kapılırsınız da gücünüz elinizden gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir” (Enfal, 8/46)
__________________ Bir soğuk , bir garip , bir mavi sızı...... | |
| |  |
06.08.2007, 12:18
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
radikalislam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.02.2007 Bulunduğu yer: Gönül aleminden Yaş: 34 Mesajlar: 1.441 Tesekkür Etti: 161
52 Kunu Icin 144 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 104 | En doğru yol sırat-ı müstakim yoldur. Hepinizin haklı olduğu konu var. Hakkınız da var. Ama, bu konudan sakının! Çünkü niyetiniz her ne kadar halis de olsa, şuan benim inandığım alim; en üstünü! mantığı ister istemez sizi saracak. Ve yine ister istemez, ard niyet taşımasanızda karşıdaki insan için muteber olan alimi kötülüyormuş gibi bir anlam doğacak. İnsanda bu tür duygular hem hayal kırıklığı yaşatıyor, hemde müslüman kardeşine olan saygısını zedeliyor. Şeytan her fırsatı kolluyor yani.
Dostça, kardeşce, arkadaşca veya hizmetkarınız olarak yani her nasıl algılıyorsanız beni, o oranda dikkate alın sözümü.
__________________ Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun! | |
| | | Bu Konu Icin radikalislam Kardesimize Tesekkür Edenler: | |
06.08.2007, 14:04
|
#7 (permalink)
| | Yeni Üye
kardelence isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 29.07.2007 Yaş: 25 Mesajlar: 28 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 0 | ellerine salık güzel ögüt verdiniz kardeşimize ,,,,,doruya hatalar biz kullara mahsuz hatanızı bilip mütevazu olmaktalazım | |
| |
06.08.2007, 15:18
|
#8 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.03.2007 Bulunduğu yer: Tr Yaş: 41 Mesajlar: 2.527 Tesekkür Etti: 12
20 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 131 | Allah razı olsun cümle tevhid erlerinden ve onları önyargısız sevenlerden.Dua ile
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye... | |
| |  | .. |  |
06.08.2007, 15:47
|
#9 (permalink)
| | Tercübeli Üye
tahsiye72 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 06.08.2006 Yaş: 36 Mesajlar: 357 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 9 | .. insan sayısı kadar düşünce sayısı vardır bu normaldir önemli olan Rabbimiz bir Peygamberimiz bir Kuranımız bir bu bir ler etrafında birleşip tevhidi oluşturmak önemlidir bu harika tespiti yıllar önce mürşidimden işittim sizlerle paylaşmayı uygun gördüm | |
| |  | |  |
06.08.2007, 16:09
|
#10 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Mücahid isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 17.03.2007 Bulunduğu yer: Tr Yaş: 41 Mesajlar: 2.527 Tesekkür Etti: 12
20 Kunu Icin 35 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 131 | Sevgili tashiye kamil mü'min zaten La diyerek reddetmiş İLLALLAH diyerek birlemiştir yani nefsinde tevhidi sağlayan müslümanların sosyal yaşamda karşılaştıkları ifrat ve tefrir engel oluyor cihanı çevreleyen tevhidin tesisine bu noktada sanırım müslümanların parçaları bütünleyerek tevhide ulaşmaları şart.Temel sorun Akidede yaşanan tevhidin şu veya bu sebepten sosyal hayata yansıtılamayışı ki buda din ve dünya işlerinin yani amel ile teorinin arasının açılmasına islamın sosyal yaşamlara nüfuz edememesine neden olmakta.Sosyal tevhidin yani amelde birlemenin sağlanmasıda en az akidede tevhidin sağlanması kadar elzemdir müslümanlar için.Rabbim nefslerimize hükmetmeyi nasib etsin.Dua ile
__________________
[SIGPIC][/SIGPIC] Suskunluğum aseletimdendir...
Her lafa vercek bi cevabım var elbet...
Lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
Birde söyleyene bakarım adammı diye... | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 05:05. | | |