22.06.2007, 10:30
|
#11 (permalink)
| | Tercübeli Üye
casus021 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.01.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 25 Mesajlar: 1.251 Tesekkür Etti: 101
62 Kunu Icin 136 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 12 | Alıntı: metin mete Nickli Üyeden Alıntı
Ben simdi tekrar tekrar baktim acaba yanlislikmi var diye ama ne yazikki ayet öyle diyor yorum bana aid olsada ayet öyle diyor... | ayet ölüden farksız ifadesinde kulanmış bunu yani kafire ne kadar kuranı okursan oku onalar ölü gibidirler anlamazlar ifadesini kulanmıştır sizin ifade ettiginiz biçimde degildir siz diyorsunuz ki kuran dirileri korkutma ve uyarma içindir dogrudur fakat ölüyede birahmet için okunur yorum yapılırken yine eksik ve hatalı yapılmış burada ölüye fahde etmez ifadesi yoktur
__________________
En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)
| |
| |  | |  |
22.06.2007, 11:10
|
#12 (permalink)
| | AMEL-İ SALİH
bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.09.2006 Bulunduğu yer: Hayatın içinden Yaş: 27 Mesajlar: 1.471 Tesekkür Etti: 0
12 Kunu Icin 13 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 33 | Metin abi ölülere dua okunması ile ilgili çok hadis var..Ama siz hadis kabul etmediğiniz için başka bir yola başvurmak istiyorum..Mantık yoluna;
"Farzedelim ki ölecek bir kişi çok varlıklı..Ve ölmeden önce oğullarına miras yazıyo..Falanca yerde cami yapın,filanca yerde okul yapın,malımın şu kadarını
da fakirlere dağıtın.. Ve adam vefat ediyor.. Oğullarını onun bu istediğini
yerine getiriyor.Şimdi bu adam bu hayıra niyet etti..Ama vefat ettiği için bu niyetini gerçekleştiremedi..Sizce bu hayırın sevabı kime yazılır??Hayattaki oğullarına mı yoksa vefat eden kişiyemi?"
Şimdi önemli olan niyet etmek diyeceksiniz..Onu da açıklayalım..Siz namaz kılmaya niyet ettiğiniz zaman namazın sevabını alırmısınız?Hayır!..Yalnızca namazınızı eda ettiğiniz zaman o sevabı alırsınız..(Neden bu açıklamayı yaptım..Çünkü gelecek zamanda çocuklarının o vasiyeti yerine getireceği kesin değildir..Dünyanın bin türlü hali var)
Umarım yeterince açık olmuştur..Selametle abim!..
__________________ "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam) | |
| |  |  | |  |
22.06.2007, 11:54
|
#13 (permalink)
| | Tercübeli Üye
nurşeyma isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 07.04.2007 Yaş: 33 Mesajlar: 311 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | Alıntı: khan19556 Nickli Üyeden Alıntı
Ölmek üzere olan kişinin yanında kelime-i tevhîd ve kelime-i şehâdet okunmasına telkin denlir.
Ölmek üzere olan kişinin, sağ tarafına çevrilerek yüzünü kıbleye gelecek şekilde yatırmak müstehaptır. Bu durumda olan kişinin yanında, hatırlatmak amacıyla kelime-i tevhîd ve kelime-i şehâdet okunur. Hz. Peygamber, “ölülerinize (ölüme yaklaşanlara) lâ ilâhe illallah demeyi telkin ediniz” buyurmuştur (Müslim, Cenâiz 1, 2; Tirmizî, Cenâiz 7). Telkin yapılırken, “lâ ilâhe illallah” de, kelime-i şahedet, kelime-i tevhîd getir şeklinde bir yaklaşımda bulunulmamalı, yanında bunları söylemekle yetinilmelidir.
Ayrıca, ölmek üzere olan kişinin yanında Kur’an-ı Kerim, özellikle Yâ-sîn suresi okumak uygun olur.
Kur’an-ı Kerim’in sadece bir ciheti yoktur. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, “İnsana hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir, hem bütün insanın bütün hacatı maneviyesine merci olacak çok kitapları tazammun eden tek, cami bir kitab-ı mukaddestir. 1
Yani Kur’an-ı Mübin hayatımızı tanzim eder. Allah’a olan mesuliyetlerimizi gösterir, dünyaya geliş gayemizi, neler yapmamızı, nasıl ibadet edeceğimizi öğretir ve her şeyin hikmet ve mahiyetini anlatır. Hülasa Kur’an-ı Kerim bir zikir, fikir, dua ve davet kitabıdır.
Kur'ân-ı Kerimin tesir sahası sadece dünya ile sınırlı değildir. Onun mü'min ruhlara verdiği feyiz hayatta iken kalmaz, aynı şekilde kabir âleminde de devam eder, orada iken de ruhlarımızı şenlendirir, kabrimizde nur ve ışık olur.
Geçmişlerimizin ruhuna Kur'ân'dan nelerin okunması gerektiği hususunda Peygamberimiz (a.s.m.) şu tavsiyelerde bulunur: "Yasin, Kur'ân'ın kalbidir. Onu bir kimse okur ve Allah'tan âhiret saadeti dilerse, Allah onu mağfiret buyurur. Yâsin'i ölülerinizin üzerine okuyunuz."2
Bu hadis-i şerif, Yasin Sûresinin hem ölüm döşeğinde olan hastaya okunmasına, hem de ölmüş mü'minlerin ruhuna bağışlanmak üzere okunabileceğine işaret etmektedir.
Hz. Ebû Bekir'in (r.a.) rivayet ettiği şu hadis-i şerif de meseleyi açıklığa kavuşturmaktadır:
"Kim babasının veya anasının veya bunlardan birisinin kabrini Cuma günü ziyaret ederek orada Yasin Sûresini okursa, Allah kabir sahibini bağışlar."3
İslâm âlimleri, ölünün ruhuna Kur'ân okunduğu zaman peşinden bir dua ile ruhlarına bağışlanmasını tavsiye etmişler, Sahabiler de bu şekilde yapmışlardır. İmam-ı Beyhakî'nin bir rivayetinde, Abdullah bin Ömer'in ölülerin ruhuna Bakara Sûresinden okunabileceğini tavsiye ettiği anlatılmaktadır.4
Bir Fâtiha'nın veya okunan bir Yâsin'in bütün ölülerin ruhuna aynı şekilde hiç eksilmeden nasıl ulaştığını da Bedüzzaman'dan bir nakille öğrenelim:
"Fâtır-ı Hakim nasıl ki, unsur-u havayı; kelimelerin, berk (şimşek) gibi intişarlarına ve tekessürlerine (yayılma ve çoğalmalarına) bir mezraa (tarla) ve bir vasıta yapmış ve radyo vasıtasıyla bir minarede okunan ezan-ı Muhammedi (a.s.m.) umum yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi; öyle de okunan bir Fatiha dahi, meselâ, umum ehl-i imanın emvâtına (ölülerine) aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle manevî âlemde, mânevî havada çok manevî elektrikleri, manevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtri telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor.
"Hem nasıl ki, bir lamba yansa, mukabilindeki binler aynaya, her birine tam bir lâmba olur. Aynen öyle de, Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, her birine tam bir Yâsin-i Şerif düşer.5
Zaten kabirdeki yakınlarımız devamlı surette bizden yardım beklemektedir. Bizden gelecek bir dua, bir Fatiha, bir İhlâsla nefes alabileceklerini bilmektedir. Çünkü kabir o kadar çetin şartlarla iç içedir ki, en küçük bir mânevî yardım dahi onun ruhunu serinletecektir. Bir hadiste Peygamber Efendimiz şöyle buyururlar:
"Ölen kimse kabrinin içinde boğulmak üzere olup da imdat isteyen kimse gibidir. Babasından yahut kardeşinden veya dostundan kendisine ulaşacak duayı beklemektedir. Nihayet dua kendisine ulaştığında bu duanın sevabı ona dünya ve dünyada bulunan her şeyden daha kıymetli olur. Muhakkak ki, hayatta olanların ölüler için hediyeleri dua ve istiğfardır."6
1- Sözler. S.340
2- Müsned, 5:26
3- İbni Mace Tercemesi, 4:274
4- Beyhaki, 4:56
5- Şualar, s.576
6- Mişkatü’l- Mesabih, 1:723 | ölüm ânı geldiğinde iman etmeyecek ve Allah'a inanmayacak bir babayiğit gelmemiştir henüz dünyaya, Firavn bile ölürken Musa'nın Rabbine iman ettikten sonra, Siz meseleyi anlık gördüğünüz için, ölürken getirilecek bir şehadetin veya, ölünün üzerine yapılacak dini bir vecibenin herşeyi temize çıkaracağına inanıyorsunuz, hayatını pislikler içinde geçirmiş birine, bin kez şehadet getirtseniz, bin yasin okuyup, öleceği mekanı Kur'an mushafları ile donatsanız ve götürüp mekkenin toprağına gömseniz ne mana teşkil eder, sonuçta Ebu cehiller ve Lehepler de o topraklarda yatar.. Kişinin, kazandığı ile gideceği gerçeği neden hiç aklınıza gelmez, terekede azık yoksa, bu insanı zemzemlerle yıkasanız ve altın kefenlere bulasanız ne verebilirsiniz, şunuda söyleyim, dinde zorlama olmayacağı için, ölüm anında zorla şehadet getirtme eylemlerinide nafile olarak görüyorum, kalbinde Rabbine kavuşmanın heyecanını taşıyorsa kişi, siz zorlamasanızda yapacağını yapar zaten, ama, akifin dediği gibi, ölülere üfleme kitabı olarak algılanan Kur'anın.. Hayata uygulanamaması sonucu, bari ölülere yarasın mantığıyla yapılan bu eylemler, hayatında Kur'an olmayan birine ne katacaktır, bunu hep birlikte mahşerde göreceğiz elbette..
__________________ 24/1 Şanı yücedir o kudretin ki, hakla bâtılı ayıran o Furkan'ı, bütün âlemler için bir uyarıcı olsun diye kuluna indirdi. 3 Böyleyken O'nun dışında bir takım ilahlar edindiler. Hiçbir şey yaratamaz bunlar. Kendileri yaratılmışlardır zaten. Kendi benlikleri için bile ne bir zarara güç yetirebilirler ne bir yarara. Ne bir ölüme güçleri yeter ne bir dirime ne de kabirden çıkarıp hesap sormaya.
30 Resul der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular." | |
| |  |
22.06.2007, 12:05
|
#14 (permalink)
| | Tercübeli Üye
chamdali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.04.2006 Mesajlar: 551 Tesekkür Etti: 2
9 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | Ölüm başlıbaşına bir nasihattir ve ölümden sonra geride kalan insanlar daha duyarlı olurlar. İşte bu zamanlar okunan Kur'an ayetleri daha fazla tesir edebilir. Dolayısı ile ölüm hadisesinden sonra geride kalan dirilere Kur'an okumak gerekir. Bu hassas zamanlarda Kur'an'ın diriltici soluğunu geride kalanlara ulaştırmak gerekir. Tıpkı "telkin"de olduğu gibi. O da ölü kabre konduktan sonra dirilere dönüp onlara nasihat etmektir. Ancak zamanla ölüye nasihate dönüşmüş.
__________________ Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme... (17/36) | |
| |  | |  |
22.06.2007, 12:05
|
#15 (permalink)
| | Tercübeli Üye
khan19556 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 11.01.2007 Bulunduğu yer: Sancağın düştüğü yerden Yaş: 28 Mesajlar: 1.010 Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 16 | Alıntı: nurşeyma Nickli Üyeden Alıntı
ölüm ânı geldiğinde iman etmeyecek ve Allah'a inanmayacak bir babayiğit gelmemiştir henüz dünyaya, Firavn bile ölürken Musa'nın Rabbine iman ettikten sonra, Siz meseleyi anlık gördüğünüz için, ölürken getirilecek bir şehadetin veya, ölünün üzerine yapılacak dini bir vecibenin herşeyi temize çıkaracağına inanıyorsunuz, hayatını pislikler içinde geçirmiş birine, bin kez şehadet getirtseniz, bin yasin okuyup, öleceği mekanı Kur'an mushafları ile donatsanız ve götürüp mekkenin toprağına gömseniz ne mana teşkil eder, sonuçta Ebu cehiller ve Lehepler de o topraklarda yatar.. Kişinin, kazandığı ile gideceği gerçeği neden hiç aklınıza gelmez, terekede azık yoksa, bu insanı zemzemlerle yıkasanız ve altın kefenlere bulasanız ne verebilirsiniz, şunuda söyleyim, dinde zorlama olmayacağı için, ölüm anında zorla şehadet getirtme eylemlerinide nafile olarak görüyorum, kalbinde Rabbine kavuşmanın heyecanını taşıyorsa kişi, siz zorlamasanızda yapacağını yapar zaten, ama, akifin dediği gibi, ölülere üfleme kitabı olarak algılanan Kur'anın.. Hayata uygulanamaması sonucu, bari ölülere yarasın mantığıyla yapılan bu eylemler, hayatında Kur'an olmayan birine ne katacaktır, bunu hep birlikte mahşerde göreceğiz elbette.. | Bir insan küfür üzereyse yanında hatimde indirseniz -Allah en doğrusunu bilir- o kişiye fayda etmez.Bunda hem fikiriz.
Fakat hayatını Allah ve Resulunün muhabbetiyle geçirmiş birisine , sekerat anında Allah hayırlı bir kaç dost gönderemez mi...
Bazen olur ki bir padişahın huzuruna bir nazır (bakan) çıkamazken , o padişahın sevdiği bir tebası adi ve basit bir adamı padişahla görüştürür.
Allah hakedene böyle dostlar gönderip en çetin zamanında yarenlik edecek insanları ihsan edemez mi.Elbette ki edebilir ve hadisler buna işaret eder.
__________________ [SIGPIC][/SIGPIC]"Sevdiğim bir gelinin bana hediye edildiği veya erkek bir çocuğumun doğduğu müjdesinin verildiği gece benim için, muhacirlerden oluşan bir müfreze içinde olup sabahında düşmanla karşılaşmayı beklediğim ayaz ve buzlu bir gece kadar güzel değildir" "Sabaha kadar sağnak halinde devam eden yağmurun altında kalkanımı elime alıp düşmana baskın yapmayı beklediğim bir gece kadar bana ümit veren bir amelim yoktur" Halid bin Velid | |
| |  |  | |  |
22.06.2007, 12:11
|
#16 (permalink)
| | Tercübeli Üye
nurşeyma isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 07.04.2007 Yaş: 33 Mesajlar: 311 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 3 | Alıntı: khan19556 Nickli Üyeden Alıntı
Bir insan küfür üzereyse yanında hatimde indirseniz -Allah en doğrusunu bilir- o kişiye fayda etmez.Bunda hem fikiriz.
Fakat hayatını Allah ve Resulunün muhabbetiyle geçirmiş birisine , sekerat anında Allah hayırlı bir kaç dost gönderemez mi...
Bazen olur ki bir padişahın huzuruna bir nazır (bakan) çıkamazken , o padişahın sevdiği bir tebası adi ve basit bir adamı padişahla görüştürür.
Allah hakedene böyle dostlar gönderip en çetin zamanında yarenlik edecek insanları ihsan edemez mi.Elbette ki edebilir ve hadisler buna işaret eder. | Allah'ın gücünü tartışmaya delil yapmak beni üzer, Allah'ın edemeyeceği şey mi var? O zaman bende şunu sorayım, Allah firavnu cennete bir peygamberini Cehenneme gönderemez mi? Meseleyi Allah'ın gücüne getirirsek, inanın işin içinden çıkamayız, Lakin, mesele ne padişahlık ne vezirliktir, Mesele, ADİL ve HAKİMLERİN HAKİMİ olan Allah'ın hiçkimseye zerre torpil yapmayacağı ve ayrım-gayrımda bulunmayacağına kesin imandır.. Yine söylüyorum, Kişinin terekesinde yeterli azık yoksa, ne Allah'tan ne başkasından torpil beklemeye hakkı yoktur.. İradenin ve imtihanın sırrı tam da burada yatmaktadır işte..
__________________ 24/1 Şanı yücedir o kudretin ki, hakla bâtılı ayıran o Furkan'ı, bütün âlemler için bir uyarıcı olsun diye kuluna indirdi. 3 Böyleyken O'nun dışında bir takım ilahlar edindiler. Hiçbir şey yaratamaz bunlar. Kendileri yaratılmışlardır zaten. Kendi benlikleri için bile ne bir zarara güç yetirebilirler ne bir yarara. Ne bir ölüme güçleri yeter ne bir dirime ne de kabirden çıkarıp hesap sormaya.
30 Resul der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular." | |
| |  |  | |  |
22.06.2007, 13:10
|
#17 (permalink)
| | Üye
kafkaskartali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 10.06.2007 Bulunduğu yer: Almanya Yaş: 38 Mesajlar: 107 Tesekkür Etti: 0
0 Kunu Icin 0 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | Alıntı: bcetin811 Nickli Üyeden Alıntı
Metin abi ölülere dua okunması ile ilgili çok hadis var..Ama siz hadis kabul etmediğiniz için başka bir yola başvurmak istiyorum..Mantık yoluna; "Farzedelim ki ölecek bir kişi çok varlıklı..Ve ölmeden önce oğullarına miras yazıyo..Falanca yerde cami yapın,filanca yerde okul yapın,malımın şu kadarını da fakirlere dağıtın.. Ve adam vefat ediyor.. Oğullarını onun bu istediğini yerine getiriyor.Şimdi bu adam bu hayıra niyet etti..Ama vefat ettiği için bu niyetini gerçekleştiremedi..Sizce bu hayırın sevabı kime yazılır??Hayattaki oğullarına mı yoksa vefat eden kişiyemi?" Şimdi önemli olan niyet etmek diyeceksiniz..Onu da açıklayalım..Siz namaz kılmaya niyet ettiğiniz zaman namazın sevabını alırmısınız?Hayır!..Yalnızca namazınızı eda ettiğiniz zaman o sevabı alırsınız..(Neden bu açıklamayı yaptım..Çünkü gelecek zamanda çocuklarının o vasiyeti yerine getireceği kesin değildir..Dünyanın bin türlü hali var) Umarım yeterince açık olmuştur..Selametle abim!.. | salavati serifde bir duadir. Ahzab 56 Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevat getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin ibrahim 40.
Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!
Burada daha dogmamis kisiler icin dahi dua ediyor Ibrahim a.s Efendimiz
Ayrica salat ve selamda duadir.
selametle | |
| |  |
22.06.2007, 14:01
|
#18 (permalink)
| | Tercübeli Üye
chamdali isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.04.2006 Mesajlar: 551 Tesekkür Etti: 2
9 Kunu Icin 17 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 4 | Alıntı: kafkaskartali Nickli Üyeden Alıntı
salavati serifde bir duadir. Ahzab 56 Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevat getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin | Kafkaskartalı bu çeviri yanlış olmuş. Meallendirirken eğer kelimeye arapça karşılık verilecekse aynen muhafaza edilmeli. Burada vahim bir hata yapılmış. Hem tekil olan salat kelimesi çoğula dönüştürülmüş hem de "salavat getirmek" şeklinde yarı arapça yarı türkçe çorbaya dönmüş. Diyanet Vakfının mealinden başka meallere bakarsanız farklı çeviri örnekleri görebilirsiniz.
__________________ Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme... (17/36) | |
| |  | |  |
22.06.2007, 14:10
|
#19 (permalink)
| | Tercübeli Üye
casus021 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 30.01.2007 Bulunduğu yer: istanbul Yaş: 25 Mesajlar: 1.251 Tesekkür Etti: 101
62 Kunu Icin 136 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 12 | burada ölüye kuran okunurken ona imana gelmesi için okunmaz sadece hayır ve kuranın hayrını almasıdır yani bir rahmettir ölüye diri olanada kuran rahmettir işte ALLAH burada sadece diri olana rahmet etmiyecegi ölüyede rahmet edecegidir diri olana faydasıda iman ve inanç noktasındadır egerki diri olan buna inanmaz ise ölüden farksız olur ne anlatırsan anlat bir şey ifade etmez fakat kafir olanlar için geçerlidir mümin ise daha farklıdır çünkü o her şeyei anlar ve faydası dokunur ölü olana ve diri olanda fayda eder kuran diri olan mümin hem kuranda faydalanır vve ona göre hareket eder ölü ise rahmetinden faydalanır ve kuranın söylemiş oldgu haktırder ve hiç bir peygamber ölü olan insanlara teblide bulunmamıştır fakat onlar için hak olan kitaptan okumuş ve onlara dua etmişlerdir bunun içinde bizde onlara ALLAHın rahmet etmesi ve kabir azabını kaldırmasıiçin okur ve dua ederiz ve bunda hiçbir sakıncada yoktur
__________________
En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)
| |
| |  |  | |  |
22.06.2007, 14:30
|
#20 (permalink)
| | AMEL-İ SALİH
bcetin811 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.09.2006 Bulunduğu yer: Hayatın içinden Yaş: 27 Mesajlar: 1.471 Tesekkür Etti: 0
12 Kunu Icin 13 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 33 | Alıntı: nurşeyma Nickli Üyeden Alıntı
ölüm ânı geldiğinde iman etmeyecek ve Allah'a inanmayacak bir babayiğit gelmemiştir henüz dünyaya, Firavn bile ölürken Musa'nın Rabbine iman ettikten sonra, Siz meseleyi anlık gördüğünüz için, ölürken getirilecek bir şehadetin veya, ölünün üzerine yapılacak dini bir vecibenin herşeyi temize çıkaracağına inanıyorsunuz, hayatını pislikler içinde geçirmiş birine, bin kez şehadet getirtseniz, bin yasin okuyup, öleceği mekanı Kur'an mushafları ile donatsanız ve götürüp mekkenin toprağına gömseniz ne mana teşkil eder, sonuçta Ebu cehiller ve Lehepler de o topraklarda yatar.. Kişinin, kazandığı ile gideceği gerçeği neden hiç aklınıza gelmez, terekede azık yoksa, bu insanı zemzemlerle yıkasanız ve altın kefenlere bulasanız ne verebilirsiniz, şunuda söyleyim, dinde zorlama olmayacağı için, ölüm anında zorla şehadet getirtme eylemlerinide nafile olarak görüyorum, kalbinde Rabbine kavuşmanın heyecanını taşıyorsa kişi, siz zorlamasanızda yapacağını yapar zaten, ama, akifin dediği gibi, ölülere üfleme kitabı olarak algılanan Kur'anın.. Hayata uygulanamaması sonucu, bari ölülere yarasın mantığıyla yapılan bu eylemler, hayatında Kur'an olmayan birine ne katacaktır, bunu hep birlikte mahşerde göreceğiz elbette.. | Nurşeyma ablam zaten hayatı boyunca kalbinde zerre kadar iman taşımayan insanın kabrine gelip yasin okumaya tenezzül edecek dostu da yoktur akrabasıda..Ben şu ana kadar bir ateistin mezarının başına gidipte Kur'an okuyan bir Allah'ın kulu görmedim..(defneden hoca hariç)
Burda kaçırdığınız bir nokta var..Hayatta herşey vesileden ibarettir..Kabirin başında merhuma dua okuyan kimse, o duayı okurken kişinin güzel huylarını, geçirdiği güzel günleri, ya da herhangi bir hayırını düşünerek okur.."İyiki öldün de senden kurtuldum" niyetiyle kimse yasin okumaz..Ben babamın kabrini sık sık ziyaret ederim ve bolca Kur'an okurum..Ben babamın vesilesiyle dünyaya geldim ve onun vesilesiyle İslam oldum..Ona kabrine gidipte bana bu yönde vesile olduğu için Allah'ın huzurunda şükretsem; babam adına Rabbim hoşnut olmazmı???
Evet benim sınavım kendi yolumu ben seçerim..ama dinim konusunda altyapıyı oluşturan babamdır..Ona olan borcumu kabrine gidip Kur'an okuyarak ödüyorum..Sizde yapın gerçekten hoşnut olacaksınız..Selametle!..
__________________ "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi". (İmam-ı Azam) | |
| |  | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 01:23. | | |