Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Oku - Düşün - Anla

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Kıyamet günü nebilerin ve şehidlerin gıbta edeceği kimseler
Alt 20.06.2007, 07:50   #1 (permalink)
beyaz_ışık
Gast
 
Mesajlar: n/a
Standart Kıyamet günü nebilerin ve şehidlerin gıbta edeceği kimseler

Hz. Ömerin rivayetine göre, Resulullah (asm.) şöyle buyurmuştur:
Mutlaka Allah’ın kullarından bazı insanlar vardır ki, onlar ne Peygamber, ne de şehitlerdir. Fakat kıyamet gününde, Allah katındaki makamlarından dolayı nebiler ve şehitler onlara gıpta edecekler.”

Sahabeler dediler:
Ey Allah’ın Resulü bize haber ver, onlar kimlerdir?”

Resulullah:
Onlar öyle bir topluluk ki, aralarında bir akrabalık, alıp verecekleri mal- mülk olmaksızın Allah için birbirlerini severler. Hem, vallahi şüphesiz onların yüzleri pırıl pırıl nurdur. Şüphesiz onlar nur üzerindedirler. (İşleri nurdur) insanlar korktuğu zaman onlar korkmazlar, halk mahzun olduğu zaman onlar mahzun olmazlar” (1) buyurdu ve şu ayeti okudu: “iyi bil ki, Allah’ın velilerine, sevdiklerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”

Bir başka rivayet de şöyledir:
Mutlaka Allah’ın kullarından, nebilerin ve şehitlerin kendilerine gıpta edecekleri kullar vardır. Sahabeler tarafından denildi ki: Onlar kimlerdir ey Allah’ın Resulü, bize haber ver ki onları sevelim. Resulullah onların bu isteği üzerine, şöyle buyurdu: Onlar öyle bir topluluktur ki, aralarında mal (ticari ilişki) ve akrabalık olmaksızın birbirlerini severler. Onların yüzleri nurdur. Nurdan minberler üzerindedirler. Halk korktuğu zaman korkmamayı sürdürürler. İnsanlar mahzun oldukları zaman onlar üzülmezler” dedi ve sonra “Dikkat edin! Mutlaka Allah’ın evliyası için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.” ayetini okudu. (2)

Resulullah (asm.) kendisinden sonra gelecek ‘kardeşleri’ni bir başka hadis-i şerifte şöyle dile getirmişti. Ebu Hureyre’nin bildirdiğine göre, bir gün “Resulullah (asm.) kabristana geldi ve: “Ey müminler yurdunda yatanlar, selam üzerinize olsun. İnşaallah biz de size kavuşacağız buyurdu”. Sonra hasretle iç geçirerek: “Kardeşlerimi öyle göreceğim geldi ki” diye ekledi. Yanında bulunan sahabeler: “Ey Allah’ın Resulü biz senin kardeşlerin değil miyiz? dediler. Resulullah (asm.): “Sizler ashabımsınız, kardeşlerim henüz gelmiş değildir.” buyurdu.

Yukarıda geçen hadislerde olduğu gibi burada da Resulullah, ashabdan bir kısmı ile Medine kabristanı yanından geçerken kendisinden sonra gelecek “İhvanı’nı görme arzusunu” ve onlara olan hasretini ifade etmektedir. Çünkü dünyada onları görmesi mümkün olmayacaktır. Onlar Resulullah buradan göçtükten sonra, şu veya bu zamanda, Allah dilediğinde hayat sahnesine çıkacaklardır. Onlarla ancak ahirette görüşmek nasip olacaktır.

Sahabeler, onun hasretini bir nebze olsun söndürmek için, kendilerinin ona olan yakınlıklarını bildiklerinden, “Biz senin kardeşlerin değil miyiz?” diye sormuşlardır. Fakat Resulullah (asm.) onlara “Ashab” diğerlerine “ihvan”(kardeş) ünvanı vermiştir. Resulullahın devrinde onu görenler, sohbet edenler sahabe veya ashab diye anıldığı ve ashab sözü onlar için çok kullanıldığı gibi ihvan, kardeş veya kardeşler sözü de sonra gelecekler arasında çok kullanılacak, belki de onlar hangi ırktan veya beldeden olursa olsun birbirlerine “kardeş!” diye hitap edeceklerdir. İslam ve imanla birbirlerini soy kardeşten daha çok sevecekler, mesleklerinin esası, kardeşlik olacak, birbirlerine en fedakar kardeş, en civanmert arkadaş olacaklardır. Yani sonradan geleceklerin en önemli özellikleri ve mesleklerinin en mühim esası, İslâm kardeşliği olduğu için, Resulullah (asm.) onlara kardeş, ihvan, kardeşler ünvanını vermiş, bu kimselerin sonlarının iyi olacağına, imanla kabre gireceklerine de bir işaret vardır. (3)

Resulullah “kardeşlerim henüz gelmiş değillerdir” buyurunca, sahabeler daha dünyaya gelmeyen kimseleri Resulullahın hiç görmeden nasıl tanıyacağını, ahirette nasıl bileceğini düşünmeliler ki, şöyle sordular:
Peki ya Resulullah! Sen ümmetinden henüz dünyaya gelmemiş olan bu kimseleri nasıl bileceksin?”

Resulullah bunun üzerine şöyle sordu:
Bir kimsenin alnı ve ayakları ak nişanlı bir atı bulunsa, onu siyah ve boz atlar arasında iken tanıyabilir mi?”

Sahabeler:
“Evet” dediler.

Resulullahın o ak bahtlı kimseleri, alnında akı, ayaklarında sekisi bulunan atlara benzetmesi gösteriyor ki, bu kimseler beş vakit namazlarını sürekli kılan, büyük günahları terk eden kimselerdir. Ayette belirtildiği gibi(4) onların alınlarında imanlarının ve secdelerinin izi ve işareti olan bir nur ve beyazlık olacaktır.

Hadis-i şerifin devamında şu husus dile getirilir:


İşte o kardeşlerimde abdestlerinden hasıl olan nur sebebi ile abdest uzuvları pırıl pırıl parlayarak mahşere gelirler. Ben ise onları Kevser havuzumun yanında beklerim. Dikkat edin, bir kısım kimseler de şaşkın develerin kovalandığı gibi kevser havuzumdan kovulur. ‘Buraya gelin’ diye onlara seslenirim. Denilir ki, ‘onlar senden sonra hal ve durumlarını değiştirdiler.’ Ben de o zaman, ‘helak oldular, helak oldular’ derim.” (6)


Kaynaklar:
1. Mecma‘ût-Tefasir (Lubabu’t-Te’vil) III, 267; Hak Dini IV, 2731; Tefsiru’l-Kurani’l-Azim, II, 422-423; III, 291 (Nur Sûresi 35. ayeti tefsir edilirken, Nur üzerinde olan kimse hakkında: “kelamı nurdur, ameli nurdur, medhali nurdur, mahrecleri nurdur, kıyamet gününde dönüşü nura cennetedir” açıklaması yapılır. Ayrca bk. Hak Dini IV, 2730; Yunus, 64. ayeti ile ilgili olarak yüzleri nur, nurdan mimberler üzerinde olan müminlerden, Allah’ın evliyasından bahsedilmektedir. Ayrıca bk. Tefsiru’l-Kurani’l-Azim II, 423. Her muttaki Allah’ın evliyasıdır. Yine yüzleri nur olan kimselerin, onlar olduğu belirtilir. Ayrıca, III, 291: O Allah velilerinin, kelamları nur amelleri nur, medhalleri nur, mahrecleri nur, varacakları yer cennet de nurdur.
2. Tefsiru’l Kurani’l-Azim II, 422; Hak Dini IV, 2731; Riyazu’s-Salihin s. 874.
3. Bu Hadis-i şerifin sonunda bu kimselerin kevser havuzuna geleceklerinden söz edildiğine göre bunlar imanla kabre girecek saidlerdendirler.
4. Fetih, 48/29.
5. Ankebut 29/45.
6. el-Tac no. 1645 (Müslim, Nesei); Kırk Hadis, s. 27.
  Alıntı ile Cevapla

Kiyamet Günü Nebilerin Ve şehitlerin Gibta Edeceği Kimseler
Alt 31.01.2008, 09:42   #2 (permalink)
Tercübeli Üye
 
gizemli_0 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
gizemli_0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 01.04.2007
Yaş: 22
Mesajlar: 802
Tesekkür Etti: 21
5 Kunu Icin 13 Tesekkür Aldı
gizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı birigizemli_0 Asırı Söhretli ve itibarlı biri
Tecrübe Puanı: 55
Standart Kiyamet Günü Nebilerin Ve şehitlerin Gibta Edeceği Kimseler

Hz. Ömerin rivayetine göre, Resulullah (asm.) şöyle buyurmuştur:
Mutlaka Allahı'ın(c.c) kullarından bazı insanlar vardır ki, onlar ne Peygamber, ne de şehitlerdir. Fakat kıyamet gününde, Allah katındaki makamlarından dolayı nebiler ve şehitler onlara gıpta edecekler;

Sahabeler dediler:
Ey Allah'ın Resulü bize haber ver, onlar kimlerdir?

Resulullah:
Onlar öyle bir topluluk ki, aralarında bir akrabalık, alıp verecekleri mal- mülk olmaksızın Allah için birbirlerini severler. Hem, vallahi şüphesiz onların yüzleri pırıl pırıl nurdur. Şüphesiz onlar nur üzerindedirler. (İşleri nurdur) insanlar korktuğu zaman onlar korkmazlar, halk mahzun olduğu zaman onlar mahzun olmazlarr1; (1) buyurdu ve şu ayeti okudu: iyi bil ki, Allah'ın velilerine, sevdiklerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Bir başka rivayet de şöyledir:
Mutlaka Allah'ın kullarından, nebilerin ve şehitlerin kendilerine gıpta edecekleri kullar vardır. Sahabeler tarafından denildi ki: Onlar kimlerdir ey Allah'ın Resulü, bize haber ver ki onları sevelim. Resulullah onların bu isteği üzerine, şöyle buyurdu: Onlar öyle bir topluluktur ki, aralarında mal (ticari ilişki) ve akrabalık olmaksızın birbirlerini severler. Onların yüzleri nurdur. Nurdan minberler üzerindedirler. Halk korktuğu zaman korkmamayı sürdürürler. İnsanlar mahzun oldukları zaman onlar üzülmezlerr1; dedi ve sonra r0;Dikkat edin! Mutlaka Allah'ın evliyası için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar ayetini okudu. (2)



Resulullah (asm.) kendisinden sonra gelecek kardeşlerini bir başka hadis-i şerifte şöyle dile getirmişti. Ebu Hureyrenin bildirdiğine göre, bir gün Resulullah (asm.) kabristana geldi ve: Ey müminler yurdunda yatanlar, selam üzerinize olsun. İnşaallah biz de size kavuşacağız buyurdur. Sonra hasretle iç geçirerek: Kardeşlerimi öyle göreceğim geldi kir1; diye ekledi. Yanında bulunan sahabeler: Ey Allah'ın Resulü biz senin kardeşlerin değil miyiz? dediler. Resulullah (asm.) Sizler ashabımsınız, kardeşlerim henüz gelmiş değildir.r1; buyurdu.

Yukarıda geçen hadislerde olduğu gibi burada da Resulullah, ashabdan bir kısmı ile Medine kabristanı yanından geçerken kendisinden sonra gelecek İhvanırnı görme arzusunur1; ve onlara olan hasretini ifade etmektedir. Çünkü dünyada onları görmesi mümkün olmayacaktır. Onlar Resulullah buradan göçtükten sonra, şu veya bu zamanda, Allah dilediğinde hayat sahnesine çıkacaklardır. Onlarla ancak ahirette görüşmek nasip olacaktır.

Sahabeler, onun hasretini bir nebze olsun söndürmek için, kendilerinin ona olan yakınlıklarını bildiklerinden, r0;Biz senin kardeşlerin değil miyiz? diye sormuşlardır. Fakat Resulullah (asm.) onlara Ashabr diğerlerine ihvan (kardeş) ünvanı vermiştir. Resulullahın devrinde onu görenler, sohbet edenler sahabe veya ashab diye anıldığı ve ashab sözü onlar için çok kullanıldığı gibi ihvan, kardeş veya kardeşler sözü de sonra gelecekler arasında çok kullanılacak, belki de onlar hangi ırktan veya beldeden olursa olsun birbirlerine kardeş! diye hitap edeceklerdir. İslam ve imanla birbirlerini soy kardeşten daha çok sevecekler, mesleklerinin esası, kardeşlik olacak, birbirlerine en fedakar kardeş, en civanmert arkadaş olacaklardır. Yani sonradan geleceklerin en önemli özellikleri ve mesleklerinin en mühim esası, İslâm kardeşliği olduğu için, Resulullah (asm.) onlara kardeş, ihvan, kardeşler ünvanını vermiş, bu kimselerin sonlarının iyi olacağına, imanla kabre gireceklerine de bir işaret vardır. (3)

Resulullah kardeşlerim henüz gelmiş değillerdir buyurunca, sahabeler daha dünyaya gelmeyen kimseleri Resulullahın hiç görmeden nasıl tanıyacağını, ahirette nasıl bileceğini düşünmeliler ki, şöyle sordular:
Peki ya Resulullah! Sen ümmetinden henüz dünyaya gelmemiş olan bu kimseleri nasıl bileceksin?

Resulullah bunun üzerine şöyle sordu:
Bir kimsenin alnı ve ayakları ak nişanlı bir atı bulunsa, onu siyah ve boz atlar arasında iken tanıyabilir mi?

Sahabeler:
Evetr dediler.

Resulullahın o ak bahtlı kimseleri, alnında akı, ayaklarında sekisi bulunan atlara benzetmesi gösteriyor ki, bu kimseler beş vakit namazlarını sürekli kılan, büyük günahları terk eden kimselerdir. Ayette belirtildiği gibi(4) onların alınlarında imanlarının ve secdelerinin izi ve işareti olan bir nur ve beyazlık olacaktır.

Hadis-i şerifin devamında şu husus dile getirilir:


İşte o kardeşlerimde abdestlerinden hasıl olan nur sebebi ile abdest uzuvları pırıl pırıl parlayarak mahşere gelirler. Ben ise onları Kevser havuzumun yanında beklerim. Dikkat edin, bir kısım kimseler de şaşkın develerin kovalandığı gibi kevser havuzumdan kovulur. Buraya gelinr diye onlara seslenirim. Denilir ki, onlar senden sonra hal ve durumlarını değiştirdiler. Ben de o zaman, helak oldular, helak oldular derim. (6)
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünya Salih Kimseler İçin İyi, Kötü Kimseler İçin İse Fena Bir Yurttur bekir Oku - Düşün - Anla 0 22.06.2008 15:57
1907’de Ölenlere Gıbta Ediyorum... mhmt İslami Makaleler 1 22.02.2008 20:14
Kıyamet, Mahşer Günü ve Sonrası gercekislam Genel Islam Konular 2 01.12.2007 23:18
Onu Kimseler tarif edemedi.. berr Resul-i Ekrem (S.a.v) Efendimiz 2 07.08.2007 12:40
Peygamberimize neden"nebilerin sonuncusu"denilmişt khan19556 Oku - Düşün - Anla 0 23.03.2007 13:23



WEZ Format +2. Şuan Saat: 20:26.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger