 | Akil... |  |
07.06.2007, 21:50
|
#1 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.947 Tesekkür Etti: 109
118 Kunu Icin 207 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 22 | Akil... kelimesinin bazı sözlük anlamlarına bir bakalım : akıl :1- İnsanda bulunan ve vücuttaki yeri , işleyişi kaydedilemeyen ,düşünce,anlama ve tedbir alma hassası,us 2-idrak,anlama,fehim,kavrayış,zeka 3-düşünce,fikretme 4-sadece maddi şartlara göre , duyuların verilerini dikkate almadan belli kalıplar içinde dar ve hesabi düşünme 5-hafıza,hafıza kuvveti 6-rey,tedbir,tavsiye,görüş akıl fiilin lalasıdır:akıl hareketlerimizi yönlendirir,akıl hareketlerimize hocalık eder. akl-evvel:Allah , yaradılıştan olan akıl,en yüksek derecede anlayış akl-ı kül: tabiatta görülen ilahi nizam akl-ı selim: doğru karar verebilen ,selamete eren akıl,sağduyu aklın miskalesi ilimdir: akıl ilmi ölçü alır. İslam fıtratı üzerinde yaratılan ve Dünya ya bu vaziyette gelen insanoğlunun , beraberinde getirdiği bir akıl-fıtrat proğramı vardır.bu proğram akl-ı kül ile örtüşmekte , yaradılış amacı gereği kendisini yaratanın verdiği misyonu üstlenmektedir.bu üstlenme aşağıdaki Ayetlerde açıkça görülmektedir: 7 Araf 172-173-174: hem de Rabbin , Adem oğullarından bellerindeki zürriyetlerini alıp ta,onları kendi nefislerine şahit tutarak : '' Ben sizin Rabbiniz değil miyim?(dedi)onlarda: evet Rabbimizsin ,şahit olduk dediler.(bu şahit tutuşumuzun sebebi )kıyamet günü:bizim bundan haberimiz yoktu.dememeniz içindir. yahut '' atalarımız daha önce ortak koştular.biz onlardan sonra gelen bir nesildik, şimdi o batıl yolu kuranların yaptıkları yüzünden bizi helak mı edeceksin? '' DEMEYESİNİZ ! işte biz ayetleri böylece açıklarız.umulur ki inkardan Tevhide dönerler. peki bu misyonu üstlenmiş olma hali ve beraberinde getirmiş bulunduğu yeterli donanım,Muvahhid olmak için Adem oğluna yeterli olmakta mıdır?yaşadığımız pratik hayat bize bunun yetmediğini göstermektedir... fabrikasından ilk üretildiğinde bir takım özellik ve donanımlara sahip ancak proğram gerektiren bilgisayara benzetelim bir an için.işte buna benzer şekilde İslam fıtratıyla Dünya ya donanımlı gelen insanın mükellefiyetini icra edecek ,halifelik görevini yerine getirmesini sağlayacak BİR İLAHİ PROĞRAMA ihtiyacı vardır.bu proğram korunmuş,çelişkisiz,batını olmayan,açık ,net,kendi kendini açıklayan,kullara bilmece-bulmaca çözdürmeyen ,uyulduğunda cehennemden kurtarıp cennete kavuşturacak,tek başına yeterli,nakıslığı olmayan bir meşru yaşam klavuzu olmalıydı.tıpkı Kur'an'ı Kerim gibi.her şeye kadir olup her şeyi bilen Yüce Allah'ın elbette buna gücü yetecek ti ve elbette bizi kurtaracak olan bu proğramı bize göndermeyi unutacak değildi. 12 Yusuf 111: andolsun onların ( geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin)kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır.bu Kur'an uydurulabilecek bir hadis ( söz ) değildir.ancak o kendi önündekinin tasdiki ,herşeyin açıklayıcısı ve iman edecek topluluk için bir hidayet ve bir rahmet tir. Yüce Rabbimiz korumasına almış olduğu, Kur'an'ı Kerim ilahi proğramını , kendisinden hikmeti dileyerek , ihlasla ve takvayla okuyup anlamamızı , AKLIMIZA ,KALBİMİZE,RUHUMUZA nakış gibi işleyip yüklememizi istemektedir bizden.yaradılışta beraberimizde getirmiş olduğumuz donanım, o zaman gerçek ve meşru işlevini yerine getirmiş / tamamlamış olacaktır.bunu başarabilen salih kulların aklı, kalbi,kulağı,gözü,duyuları bu proğramın yönlendirmesiyle çalışacağından en az hata ile kulluğunu tamamlama bahtiyarlığına erecektir. tabi ki hidayet Allah' tan dır. bu ilahi proğramın sürekli okunan ve sürekli yüklenip , devamlı güncellenen özelliği de vardır.gündelik yaşamını sürdüren insan , her gün yeni bir şeyler öğrenmekte , akl-i melekelerini gelştirmektedir.bu durumda benimseyip aklına yüklediği ayetlere ,şüphesiz her gün daha geniş bir perspektiften bakacak, yani ayetin anlamını en güncel uyarsamalarıyla bulacaktır.tıpkı yeni yeni keşfedilen bazı bilimsel verilerin , ilgili ayetlere farklı bakışla baktırması gibi. peki bütün bu güzellikler olacakken lanetli şeytan tatil mi yapacak?tabi ki boş durmayacak.görevini layıkıyla yapmaya çalışacak elbette: 1-öncelikle Kur'an ilahi proğramının anlaşılamaz bir kitap olduğunu , aklımızın onu anlamaya yetmiyeceğini ,-onu kendi aklımızla anlıyamıyacağımızı , ancak ve ancak 80 ham ilim, 150 yan ilim okumuş, mutlaka ve mutlaka meşhur olup ,çok çok iyi bilinecek kimselerden öğrenebileceğimizi, 2-Kur'an ilahi proğramının yetersiz olduğunu , hadislerin Kur'an daki eksikliği tamamladığını , hadisler olmazsa idi İslam ın eksik kalacağını,maazanallah bu ilahi dinin kaybolup yok olmaması için sünnet'i seniyyeye, sımsıkı yapışmamız, zinhar o sözleri Kur'an a aykırı, kendi içinde çelişkili bile görsek yinede en kuvvetli şekilde yapışmamız gerektiğini, 3-ayetlere bakarsak bile hemen karar vermememiz gerektiğini,çünkü bazı ayetlerin Peygamberin hadisiyle neshedilip geçersiz sayıldığını, 4-korunmamış hadislerin bize verecekleri süper karartan gözlüklerle Allah tarafından korunmuş olan ayetlere bakıp o prosedürle ayetleri yorumlamamız gerektiği, 5-eğer hadisler, mezhepler, cemaatler, tarikatlar bilmem ne fırkalar yüzünden hala bu dinden istifamızı vermemişsek ve hala Kur'an ı okumayı bırakamıyorsak , o zaman beyin hücrelerimizden bir tanesine bir ayet yüklemişsek, mutlaka yanındaki komşu hücreye bu ayet ve bir sonraki hadisle çelişecek hadisler yerleştirmeyi ve daha bir çok iğva edecek ilhamı dostları üzerinden bize tavsiye ve emirde bulunur.böylelikle dinimizi parça parça etmeye, bizi şaşkınlığa düşürmeye çalışır. AKLETMEYELİM Mİ? İSLAM= Kur'an + hadisler+ içtihadlar+ kıyas'ı fukaha vs.vs. formülünü kutsallaştırıp yüz yıllardır uygulayan 1.5 milyarlık ''ben İslam ım '' diyen alemin bir kaç milyonluk Allah ve Peygamber düşmanı vahşi ötesi insan(!) tarafından uğratıldıkları zulmün karşısındaki şu zelil durumuna bakmak / görmek her şeyi açıklamıyor mu?Dünya nın öbür ucundan Irak' a gelen coni yaratığının , '' yolda gözüme kestirdiğim Irak ' lı kadına zorla evinde tecavüz ettim'' itirafı hala akletmemizi, nerede yanlışlıklar yapıldığını düşündürtmüyorsa , o halde Allah ' ın emri gelene kadar bu azabı hep birlikte çekip, bekleyeduracağız. daha Dünya ya gelmeden mezhebimiz,emir ve görüşlerine '' bila kaydu şart '' uymamız gereken din büyüklerimiz, Ayet lerin batını, hatta batınının batınını soracağımız meşhur ulema hepsi eksiksiz belirlenmiş ve ama içtihad kapısı ( o neyse ) kapatılmış. ehl'i sünnetin iddia ettiği kütüb-ü sittedeki peygamber sözlerini imamiye şiası reddetmekte, imamiye şiasının iddia ettiği el Kuleyni'nin usul-u kafi deki peygamber sözlerini ehl-i sünnet reddetmekte,vehhabilerin iddia ettiği Ahmet ibn-i Hanbel' in müsned deki hadisleri diğerleri reddetmektedir.bunlar İslam zannettikleri dinlerini parça parça etmişler ve hala ilahi dinin bu olduğunu iddia edebilmektedirler.bunlar Allah ' ın kendilerine vermiş olduğu o güzelim aklı ne zaman kullanmayı düşünüyorlar?yoksa cehennemde yanarken acıyı daha iyi hissedebilmek için mi bekletiyorlar.inşaallah daha önce akıllarını kullanıp, yalnız Kur'an dan sorumlu olduklarını akledip , tevbe eder ve kurtulurlar/ kurtuluruz.aksi halde: Yunus 100: Allah'ın izni olmadıkça hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir.akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır. Enfal 22: çünkü yeryüzünde debelenenlerin Allah katında en kötüsü , gerçeği akıllarına koymayan o sağır ve dilsizlerdir. İsra 41: biz bu ikazı bu Kur'an da türlü şekillerde açıkladık ki , düşünüp akıllarını başlarına alsınlar.oysa bu onların ancak ürkekliğini arttırıyor. Taha 126: Allah : '' öyle , sana ayetlerimiz geldi de sen onları unuttun.bugün de böyle bırakılacaksın. Taha 128: yurtlarında yürüyüp durdukları kendilerinden önceki nice nesilleri helak etmemiz kendilerini doğru yola sevketmedi mi? muhakkak bunda ibret alacak akıl sahipleri için bir çok deliller vardır. Enbiya 10: andolsun ki, size öyle bir kitap indirdik ki , bütün şanınız ondadır, hala akıllanmayacak mısınız? Yasin 62: böyle iken yüceliğime karşı o ( şeytan) içinizden birçok nesilleri yoldan çıkardı.o zaman akıllarınız yok muydu? Zümer 18: onlar ki sözü dinler, sonrada en güzelini uygularlar.işte onlar Allah' ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır. sözün en güzeline davet etmek / edilmek , bu yetmez mi? Bakara 85 : ............................Yoksa siz Kitab 'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? sizden öyle davrananların cezası Dünya hayatında ancak rüsvaylık ; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir.Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |  |  | |  |
08.06.2007, 12:22
|
#2 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.090 Tesekkür Etti: 139
159 Kunu Icin 259 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Zümer 18:
onlar ki sözü dinler, sonrada en güzelini uygularlar.işte onlar Allah' ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.
sözün en güzeline davet etmek / edilmek , bu yetmez mi?
Akıl ile nakil muaraza ettiği vakit aklı esas nakil tevil olunur. Akıl tanım olarak "kavramlar arasında bağ kurma yeteneğidir." Şu mübarek ayetin emri ile kişi önce söyelenler arasında nakili esas almak, ancak akıl ile muaraza ettiği vakit aklı esas almak ve nakli tevil etmek gerekir.
Aslında ayette Rahmet'ten gelen Hidayet'in hangi şartlarda verildiği söylenmiştir.
Birinci cümlede birinci şart verilmiş; "söz dinlemek". Söz dinlemeyen hakikatperest değildir. Hakikatperest olmayan cerbeze peşinde koşar. Cerbeze hakkı batıl batılı hak görür ve gösterir. Aldanır ve aldatır. Aldanan ve aldatan kalbi bozuk bir firavundur ki "anlama kabiliyeti alınmış mütekebbir bir zekadır.
Söz dinleyen hakikatbin bir Zattır ki kalbi hak ve hakikat için çarpar. Niyeti karıştırmak değildir. Söylenenleri dinler kalbi karnalık olmadığı için akıl feneri ile hakikati arar. Kalb ve akıl birlikte hareket eder. Cerbezeye girmez, nefisini araya katmaz. Bilmek istediğini değil gerçeği görmek ister.
Bu noktada üstüne düşeni yapmıştır. Artık Rahmeten perdesiz gelen Hidayet yada gerçeği bulmak ona nasip olur. Akılın ayete sonda zikredilmesi ise birinci derecede Adl ismi gereği insanın gerekeni yapması yani " saf ve temiz bir kalple, nefsten; tarafgirlikten, ard niyetten, kibirden azade bir vaziyette sözü dinledikten sonra akletmesi gereğini vurgu yapmak içindir. (doğrusunu Allah bilir)
Hem ayette aklın hidayetin bir sebebi olmadığını görmekteyiz. Hidayetin akıl ile değil söz dinleme ile sembolize edilen hakikat perest olma yani temiz ve kibirden azade, hakikat için nefisini aradan çıkarmış, cerbeze ve cidalden uzak bir Zata Rahmetten perdesiz ve sebesiz verilir. Zaten bu kişilerin güzel bir akıla sahip oldukları belirtilir. Bu hidayetin temiz bir kalb ve temiz bir akıl ile mukarin olduğunu , beraber geldiğini gösterir. Yani, hidayetin illeti akıl değildir. Hal böyle olunca akla güven doğru olmaz. Aklın akıl olması için kalbi temizleme ve onu söz dinler hale getirmek gerekir. Ta akıl temizlensin. Hidayet gelsin.
En müthiş maraz ve musibetimiz, cerbeze ve gurura dayanan eleştiridir. Eleştiriyi eğer insaf işletirse, hakikati bulur. Eğer gurur işletse etse, tahrip eder, parçalar.
Oysa her iki adam da akıl sahibidir.Hatta bazen gurur işleten, cerbezeli adam daha keskin bir zekaya sahip oluyor. İşte ayet birinci dereceden söz dinlemeyi ve söz dinliyenin insaflı olduğunu ima ediyor. İnsaf ise kalbidir. Akli değildir. Demek akıl esas değildir. Esas olan kalb ve aklın birlikte istihdamıdır.
Şimdilik bu kadar
Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |  |  | |  |
08.06.2007, 15:10
|
#3 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.090 Tesekkür Etti: 139
159 Kunu Icin 259 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Zümer 18:
onlar ki sözü dinler, sonrada en güzelini uygularlar.işte onlar Allah' ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.
sözün en güzeline davet etmek / edilmek , bu yetmez mi?
Şu ayette sanki cerbezeye taş atılıyor. Hidayetin akıldan önce söz dinlemekle olduğunu, söz dinlerken de temiz bir kalb gerektiğine ima -belki- işaret ediyor. Kibirden, taragirlikten ve nefsin oyunlarından azade bir zatın dinlediği sözün en güzelini alıp uyguladığını söylüyor. Hakikatperestliğe işaret ediyor.
Hidayetin akıldan çok hakikatperest olan saf ve temiz kalblilere verildiğini söylüyor. Ben sanki bu ayette akıl hidayet pınarının önünü tıkayan taşları ayıklayıcı vazifesine sahip olduğunu anlıyorum.
Aklını pınarını Hidayetin künganı zannedenlerin cerbezeye bulaştığını anladım. Zira, söz dinlemek kalb işidir. Sözün en güzelini uygulamak akıl işidir. Birisinden biri eksik olsa; sözü eleştirmek için dinlese veya kendini haklı çıkarmak için dinlese, ona sadece akıl feneri kalır ki hak batıl, batıl hak gibi gözükecektir. Hidayet pınarının yolunu açacak yerde tıkayacaktır.
İşte ayette kalb ve akıl ayağı ile hakikate ulaşılabileceğini, akletmek yerine aklına güvenenlerin sözün en güzeline davet edemiyeceğini, tarafigirlik, nefs ve kibir ile bozulan kalbin sözü iyi dinleyemiyeceği gibi cerbezeye ve belki fitneye bulaşabileceğini anladım. Cidal dahi burdan çıkar.
Ne dersiniz?
Muhabbetle
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |  |
08.06.2007, 19:48
|
#4 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.947 Tesekkür Etti: 109
118 Kunu Icin 207 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 22 | Ve muhakkak ki o, hem senin için, hem kavmın için bir şereftir ve ileride ondan mes'ul olacaksınız
ZUHRUF suresi 44
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| |
08.06.2007, 20:14
|
#5 (permalink)
| | Tercübeli Üye
Duha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 12.12.2006 Yaş: 37 Mesajlar: 2.090 Tesekkür Etti: 139
159 Kunu Icin 259 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 20 | Alıntı: metin mete Nickli Üyeden Alıntı
Ve muhakkak ki o, hem senin için, hem kavmın için bir şereftir ve ileride ondan mes'ul olacaksınız
ZUHRUF suresi 44 | Ve muhakkak ki o, hem senin için, hem kavmın için bir zikirdir(şereftir, hatırlatıcıdır) ve ileride ondan mes'ul olacaksınız 
Abi Nedemek istedin 
__________________
Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.
| |
| |
08.06.2007, 23:08
|
#6 (permalink)
| | Tercübeli Üye
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 28.12.2005 Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet Yaş: 45 Mesajlar: 2.947 Tesekkür Etti: 109
118 Kunu Icin 207 Tesekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 22 | Selamün Aleyküm,Ben sadece ne ile sorumlu oldugumuzu bununda yolunun akil ile olacagini söyledim,Ayet sorumlulugumuzu hatirlatan cok acik bir dil ile anlattigi icin vermistim.Rahmana emanet ol.
__________________ Ma ene Min`el Müsrikin
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı. Mahyaye ve Memati Lillah.. Hanife Müslimen... | |
| | | Seçenekler | | | | Stil | Normal |
Yetkileriniz
| Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok HTML-Kodu Kapalı | | |
Benzer Konular | | Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj | | Akil | berfut | Oku - Düşün - Anla | 0 | 29.11.2007 10:17 | | Akil-eden-kalp | hekim | Genel Islam Konular | 0 | 25.09.2007 22:46 | | Akil ! | yelken06500 | Oku - Düşün - Anla | 0 | 23.09.2007 02:41 | | Akil Emniyeti | muhammet | Genel Islam Konular | 0 | 17.05.2007 04:32 | | Akil | selinay25 | Genel Islam Konular | 2 | 30.04.2007 22:08 | | WEZ Format +2. Şuan Saat: 09:46. | | |