Alıntı:
kizilanka01 Nickli Üyeden Alıntı
Selam
Ben varım. Ben "İslam ümmetindenim". Bütün peygamberler önce hanif müslüman kardeşlerim ondan sonra da manevi atalarımdır.
|
Şu cevabınızda ki amacı anlayamadım.
Ancak Ümmet kelimesini tarif etmek lazım
Ümmet'in kelime manası;Cemaat, kavim, taife dir. Buna göre şu tanımlar çıkar.
1)Bir hakim milletin ashabından olan hey'et-i içtimaiye.
2)Bir peygambere inanıp onun yolundan giden insanların hepsi. Ümmet-i İcabet
3)Bir peygamberin Hakka davet ettiği cemaat. Ümmet-i Davet
4)Bir memleketin kanunlarını kabul eden her ırk, din, fikir sahibi millet.
5)Bir amaca ve davaya gönül vermiş cemaate dahil olan herkez.
1)Birinci tanıma göre TBMM bir ümmettir.
2)Bir Peygambere inana onun yolunda gidenler örnek İslam'ı kabul edenlerdir. Bu tanıma göre Hz. Muhammed(a.s.m)'nin ümmetiyiz ve hatta İslam Ümmeti'de denilebilir.
Elbette biz tüm Peygamberle inandık ve iman ettik. Elbete onların da ümmetiyiz. Ama biz birinci olarak Hz. Muhammed(a.s.m)'nin ümmetiyiz. Biz onunla indirilmiş ve geçmiş Peygamberlerin dinin tasdik ve tekammül ettiren dine icabet ettik.
Şimdi beşinci maddede "bir cemaate dahil olan herkezin" ümmet kelimesinin sözlük anlamına göre ümmet olarak adlandırlıması icab eder. Kelime olarak doğru olsada aslında yanlıştır. Zira, Ümmet bir şeair kelamıdır. Yani, avam tarafından "Bir Peygambere inanan ve onun yolunda giden" tarifi kullanılmaktadır. Hal böyle olunca mesela Nakşibendi veya Nurculara ümmet demek bir fitne kapısıdır.
Daha basit bir ifade ile anlatayım
Beşiktaş bir cemaattir. Beşiktaşlı herkez Beşiktaş Ümmetidir. Ancak Beşiktaşın içinde Çarşı Grubu vardır. Çarşı grubu Beşiktaş Ümmetinin içindel ayrı bir Ümmettir. Şimdi birisi Beşiktaş Ümmetine dahil olmayıp Çarşı Ümmetine dahil olduğunu söylese ne kadar tuhaf kaçacaktır.
İşte aynen öyle biz Hz. Muhammedin dinine icabet ettik. Elbette onun ümmetiyiz. Elbete diğer Peygamberlerin'de ümmetiyiz. Ancak, Mükellef olduğumuz birinci umde O Zat(a.s.m) nin ümmeti olduğumuzu beyan ve ilandır. Aksi en basit ifade ile abes ile iştigaldir.
3) Bir Peygamberin hakka davet ettiği cemaat.
İşte Hz. İbrahim(a.s) zamanının insanlarını dine davet etmiş. O zamanlar onun davetine kim dahilse Hz. İbrahimin Ümmetidir. Aynen bu zamanda tüm Peygamberimizin tüm insanlığa davet sunması gibi. Her bir insan bu ümmete dahildir ve bu davetten sorumludur. Oysa Hz. İbrahim gibi sair Peygamberler insanlığa şamil bir davet yapmamış, kendi kavmini davet etmiş ve diğer kavimler bu davete icabetten sorumlu tutulmamışlardır.
Hal böyle olunca Ümmet-i Muhammed Hz. İbrahimin davetine icabet etmek ile mükellef olmadığı için Hz. İbrahimin ümmeti olduğunu söylemez. Zira, tabi olduğu ve icabet ettiği Peygamber Hz. İbrahimin dinini zaten içeren ve tamamlayan bir davet sunmaktadır. Bu hal bir Nakşibendinin Muhammed(asm) ümmetinde değilde Nakşi Ümmetinde olduğunu söylemesi ile aynı abesliktedir.
Kur'an'da geçen Hanif İslam tabirinde Hz. İbrahime ümmet olma davetinden ziyade eski kötü alışkanlıklarından vaz geçme çağrısıdır. Zira, Hanif demek;" Eski kötü hallerinden vazgeçip hakka ve doğruluğa yönelen." kimse demektir. Bu halde Kur'an bize Hz. İbrahimin Ümmetinin yaptığı gibi eski kötü alışkanlıklarımızdan vaz geçme çağrısı yapmaktadır. Hanif Müslüman sıfatını takınmamızı istemektir. Bize örnek vermektedir.
Yoksa Hz. Muhammedin Ümmetinden değilde Hanif Müslüman olduğunu söylemek eksiktir. Hem Hanif Müslümanlığı'da içine katan Hz. Muhammedin ümmeti olma sıfatı daha güzel ve daha büyük bir makamdır. Hem zaten Hanif Müslümanlık vasfı bu devirde Hz. muhammed(a.s.m) ümmetinin vasıflarından biridir. Hz. Muhammed(a.s.m) nin sıfatlanmak zorunda olduğu sıfatları takınmak varken, sadece o sıfatların biri ile anılmayı istemek nasıl uygun bir davranış olur. Üstelik Hanif Müslüman ve İbrahim Ümmeti tabirini kullanmak adına Ümmet-i Muhammed tabirinden vaz geçmek delaletin ta kendisidir.
4)dördüncü maddeye örnek ise Türkiye vatandaşlarıdır. Ayrıca bu tanım Peygamberimiz tarafından Medine Site Devleti anayasasında kullanılmış ve o site devleti anayasasını kabul eden Yahudi veya Müşrik ve Hristiyan ve Müslümanlara Ümmet adını vermiştir.
Elbette biz artık buna ümmet demiyor vatandaş diyoruz. Vatandaş yerinde ümmet kullanılsa yanlış olmaz. Ancak dedik ya artık Ümmet kelimesi sembol olmuş ve Hz. Muhamed(a.s.m) a tabi olan ve Onun(a.s.m) yolunda giden anlamında kullanılmaktadır. Hal böyle olunca biz Müslümanlar Ümmet kelimesini sadece Hz. muhammed(a.s.m)nin yolunda olduğumuzu ilan için kullanırız. Aksi fitnedir.
5)Sözlük anlamı itibari ile ümmet kelimesi her türden meslek grubuna, bir davaya gönül vermiş her türden oluşum ve cemaat için kullanılabilir. Ancak büyük bir fitne kapısıdır ki asla kullanmıyoruz.
Muhabbetle