Zurück   IslamForum Ne Olursan Ol Gel > Islamforum Turkish > Genel Islam Konular

Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil

Yaşayan Kur'an Olabilmek
Alt 31.05.2007, 20:59   #1 (permalink)
Üye
 
hanif_bir_kul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 22.03.2007
Yaş: 48
Mesajlar: 166
Tesekkür Etti: 0
1 Kunu Icin 1 Tesekkür Aldı
hanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevherhanif_bir_kul islenmemis bir mücevher
Tecrübe Puanı: 5
Standart Yaşayan Kur'an Olabilmek

Allah "İnsanları ve cinleri ancak kendisine kulluk etsinler diye" yaratmıştır. (51/56) yaratılışın ve yaşamın tek gayesinin "kulluk" olduğunun yegane belirleyicisi Allah'tır. Bu nedenle, Allah yaratılıştan itibaren insanlara tabi olacakları, öğüt alacakları, arınacakları vahiy ve elçiler göndermiştir. Bu. kulluğun gerçekleşmesi ve hesap günü (Din günü)nün anlam kazanması için gereklidir.

Allah'a kulluğun, Allah'ın istediği şekilde gerçekleşmesini engelleyici çeşitli etkenler olagelmiştir. Bunlar atalarının dininde ısrar etmekten, bilimsel davranmaktan, akletmemeye, heva ve hevese uymaya kadar uzanmaktadır. Hepsinin de temelinde yatan etken, vahyin (Kur'an) gerektiği gibi değerlendirilip gereken önemin verilmeyişinden kaynaklanmaktadır. Bu. Kur'an'ın bizim hayatımızdaki konumu ve önemi ile doğrudan ilgilidir. Kur'an'ın Allah'ın istediği anlamda değerlendirilememesi sonucu farklı kulluklar, farklı yaşantılar ve farklı anlayışlar kaçınılmaz olarak doğmuştur ve doğmaktadır. Bu nedenle Allah'a kulluğun Allah'ın istediği anlamda gerçekleşmesi, Kur'an'ın bilmek, onu kavramak ve onu bütünlüğü içinde değerlendirebilmekle mümkündür. Bu inananda bütünsel olarak Kur'ani bir düşüncenin ve anlayışın doğması demektir. Ayrıca bu düşünce bütünlüğünün oluşması için her türlü şartlanmışlıklardan, etkilerden, bilgi birikimlerinden uzak olarak ayetlerin Kur'an bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi diğer gerekli bir şarttır.

Kur'ani düşüncenin oluşması için gerekli bu şartlarla birlikte Allah katında Müslüman olmanın ölçüsü olan diğer bir şart Kur'an'ın yaşanmasıdır. Allah'ın ayetlerinin iman edenlerce yaşanması bunun daha iyi kavranmasını ve gereken önemin verilmesini sağlar. Yani Kur'an'ın gerektiği şekilde değerlendirilmesi ve öneme sahip olması bizzat "Kulluk" ile mümkündür. Entelektüel düzeyde bir Kur'an çalışması, düşünce ve anlayış, o insanlara Allah'ın istediği gibi bir kulluk oluşturmadıktan sonra Allah nazarında pek öneme sahip olmasa gerektir.

Peygamberlerin mücadelesine ve Kur'an'ın Alak Suresinden son ayetine kadar devam eden seyrine bakıldığında, mutlak olarak insanlardan iman etmek ve yalnız Allah'ı Rab olarak tanımak ile birlikte belli davranış ve yaşayış içinde olmaları istenmektedir. Bu "kulluk" ve "yalnız Allah'a ibadet edilmesi" ilkesi etrafında örülmektedir. "Allah'ı tekbir etmek" (74/3) "yalanlayanlara boyun eğmemek" (68/8). "yalnız Allah'ı vekil tutmak" (73/9) "Çok yemin eden, alçak diliyle iğneleyen, çekiştiren, hayra engel olan, aşırı giden suç isleyen zorbaya, kendisine mal ve oğullar verilen kaba kimseye boyun eğmemektir (68/10-14). "Salatı ikame etmek zekat vermek" (73/20), "Kişiliği temizlemek, çoğalmasını umarak iyilikte bulunmamak" (74/5-6), "yetimin hakkını gözetmek", "adaletli olmak", "zina etmemek..." Tüm bunlar kul olabilmek için gerekli olan şartlardır.

İlke olarak kulluğun ve salih amelin olması, Kur'an'ın tüm ayetlerine gereken önemin verilerek bizzat pratik edilmesi ile mümkündür. Kur'ani bilgi, Kur'ani eylemi mutlaka beraberinde getirmelidir. Kur'ani bir eylem ve davranışı ortaya koymayan Kur'ani bilgi soyut ve yarım kalır. Bunlar Müslüman kimliğin oluşmasının evrelerini oluşturmaktadırlar. Ayrıca Kur'ani eylemlerin zaman ve mekan gibi etkenler bahane edilerek ileriye atılması, geciktirilmesi mümkün değildir.

Eğer insanlar yaptıkları her hareketten, geçirdikleri her saniyeden "Allah'a gereği gibi kul olup olmadıkları" ölçüsüyle hesaba çekileceklerini kavramış olsalar Kur'an ile olan kopukluklarını gidermiş. Kur'ani eylemi doğurmuş olurlar. Allah'ın istediği gibi bir kulluğun yani "yaşayan Kur'an olabilmenin şartı Kur'ani bir düşüncenin ortaya konması, ayetlerin yaşanmasıdır.




  Alıntı ile Cevapla

Bir Varmis Birde yokmus hesabi ile
Alt 26.02.2008, 19:16   #2 (permalink)
Tercübeli Üye
 
metin mete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
metin mete isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: 27.12.2005
Bulunduğu yer: Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
Yaş: 45
Mesajlar: 2.691
Tesekkür Etti: 14
16 Kunu Icin 31 Tesekkür Aldı
metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)metin mete Site üyelerince oyu 1000i geçti :)
Tecrübe Puanı: 18
Standart Bir Varmis Birde yokmus hesabi ile

Allah "İnsanları ve cinleri ancak kendisine kulluk etsinler diye" yaratmıştır. (51/56) yaratılışın ve yaşamın tek gayesinin "kulluk" olduğunun yegane belirleyicisi Allah'tır. Bu nedenle, Allah yaratılıştan itibaren insanlara tabi olacakları, öğüt alacakları, arınacakları vahiy ve elçiler göndermiştir. Bu. kulluğun gerçekleşmesi ve hesap günü (Din günü)nün anlam kazanması için gereklidir.

Allah'a kulluğun, Allah'ın istediği şekilde gerçekleşmesini engelleyici çeşitli etkenler olagelmiştir. Bunlar atalarının dininde ısrar etmekten, bilimsel davranmaktan, akletmemeye, heva ve hevese uymaya kadar uzanmaktadır. Hepsinin de temelinde yatan etken, vahyin (Kur'an) gerektiği gibi değerlendirilip gereken önemin verilmeyişinden kaynaklanmaktadır. Bu. Kur'an'ın bizim hayatımızdaki konumu ve önemi ile doğrudan ilgilidir. Kur'an'ın Allah'ın istediği anlamda değerlendirilememesi sonucu farklı kulluklar, farklı yaşantılar ve farklı anlayışlar kaçınılmaz olarak doğmuştur ve doğmaktadır. Bu nedenle Allah'a kulluğun Allah'ın istediği anlamda gerçekleşmesi, Kur'an'ın bilmek, onu kavramak ve onu bütünlüğü içinde değerlendirebilmekle mümkündür. Bu inananda bütünsel olarak Kur'ani bir düşüncenin ve anlayışın doğması demektir. Ayrıca bu düşünce bütünlüğünün oluşması için her türlü şartlanmışlıklardan, etkilerden, bilgi birikimlerinden uzak olarak ayetlerin Kur'an bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi diğer gerekli bir şarttır.
Kur'ani düşüncenin oluşması için gerekli bu şartlarla birlikte Allah katında Müslüman olmanın ölçüsü olan diğer bir şart Kur'an'ın yaşanmasıdır. Allah'ın ayetlerinin iman edenlerce yaşanması bunun daha iyi kavranmasını ve gereken önemin verilmesini sağlar. Yani Kur'an'ın gerektiği şekilde değerlendirilmesi ve öneme sahip olması bizzat "Kulluk" ile mümkündür. Entelektüel düzeyde bir Kur'an çalışması, düşünce ve anlayış, o insanlara Allah'ın istediği gibi bir kulluk oluşturmadıktan sonra Allah nazarında pek öneme sahip olmasa gerektir.

Peygamberlerin mücadelesine ve Kur'an'ın Alak Suresinden son ayetine kadar devam eden seyrine bakıldığında, mutlak olarak insanlardan iman etmek ve yalnız Allah'ı Rab olarak tanımak ile birlikte belli davranış ve yaşayış içinde olmaları istenmektedir. Bu "kulluk" ve "yalnız Allah'a ibadet edilmesi" ilkesi etrafında örülmektedir. "Allah'ı tekbir etmek" (74/3) "yalanlayanlara boyun eğmemek" (68/8). "yalnız Allah'ı vekil tutmak" (73/9) "Çok yemin eden, alçak diliyle iğneleyen, çekiştiren, hayra engel olan, aşırı giden suç isleyen zorbaya, kendisine mal ve oğullar verilen kaba kimseye boyun eğmemektir (68/10-14). "Salatı ikame etmek zekat vermek" (73/20), "Kişiliği temizlemek, çoğalmasını umarak iyilikte bulunmamak" (74/5-6), "yetimin hakkını gözetmek", "adaletli olmak", "zina etmemek..." Tüm bunlar kul olabilmek için gerekli olan şartlardır.

İlke olarak kulluğun ve salih amelin olması, Kur'an'ın tüm ayetlerine gereken önemin verilerek bizzat pratik edilmesi ile mümkündür. Kur'ani bilgi, Kur'ani eylemi mutlaka beraberinde getirmelidir. Kur'ani bir eylem ve davranışı ortaya koymayan Kur'ani bilgi soyut ve yarım kalır. Bunlar Müslüman kimliğin oluşmasının evrelerini oluşturmaktadırlar. Ayrıca Kur'ani eylemlerin zaman ve mekan gibi etkenler bahane edilerek ileriye atılması, geciktirilmesi mümkün değildir.

Eğer insanlar yaptıkları her hareketten, geçirdikleri her saniyeden "Allah'a gereği gibi kul olup olmadıkları" ölçüsüyle hesaba çekileceklerini kavramış olsalar Kur'an ile olan kopukluklarını gidermiş. Kur'ani eylemi doğurmuş olurlar. Allah'ın istediği gibi bir kulluğun yani "yaşayan Kur'an olabilmenin şartı Kur'ani bir düşüncenin ortaya konması, ayetlerin yaşanmasıdır.
__________________
Ma ene Min`el Müsrikin

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.

Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı
.

Mahyaye ve Memati Lillah..


Hanife Müslimen...
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hanif Olabilmek Hakikatullah Genel Islam Konular 5 25.04.2008 15:55
Yaşayan Kur'an chamdali Kitap ve Dergi Tavsiyeleri 0 18.06.2007 22:08
Allah düşmanları;yaşayan ölüler E R H A N Arşiv 5 26.02.2007 12:46
Yaşayan Kuran: Türkçe Meal-Tefsir chamdali Kitap ve Dergi Tavsiyeleri 0 23.11.2006 23:14
Yaşayan Fosiller tsancar Arşiv 0 17.08.2005 14:20



WEZ Format +2. Şuan Saat: 00:58.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

Template-Modifikationen durch TMS
IslamForumAd Management RedTyger