Alıntı:
metin mete Nickli Üyeden Alıntı
112:4Hiç kimse onun dengi ve benzeri olmamıştır, olamaz."
|
Abi zaten tecelli diyor, benzeme demiyor.
Bir örnekle izah etmeye çalışayım.
Güneş; bir çiçek ve bir yağmur damlası düşünelim. Güneş Nur diğer her ikisi de Sani ismi ile yaratılmıştır.
Güneş, yedi rengini ve tonlarını dünyaya gönderir. Çiçek bu yedi rengin kabiliyetine göre bir veya bir kaçını gösterebilir. Oysa yağmur damlası 7 ana rengi gösteribilir kabiliyettedir.
Şimdi bir de ayna düşünelim. Ayna karşısına gelen bütün cisimlerin rengini olduğu gibi gösterir.
İşte, nasıl bir çiçeğin kabiliyetsizliği ile bir rengine bakarak güneş bundan ibarettir denmez. Yada ,su damlasına bakarak güneş sadece 7 ana renkten oluşur diyemeyiz. Ama aynaya bakarak da "bu ayna güneşin ta kendisidir veya güneşe benzemektedir,diyemeyiz.
İşte tüm mahlukat bir aynadır. İçinde görülen her şey deAllah'ın tecellileri mevcuttur. Ne Allah'tır, ne de ona benzemeketedir.
Mesela Fahr-ı Alem(a.s.v) bir aynadır ki Allah'ın esmasının tecellilerini ve belki cilvelerini ve belki tezahürlerini tüm mahlukattan en iyi gösterir, bir tarzda; güzellikte ve ahlakta yaratılmıştır.
İşte madem Allah kainatı kendi Cemal ve Celalini ayinelerde görmek ve göstermek için yaratmıştır ve madem her mahlukat kabiliyeti nispetince bir aynadır, madem Allah Cemalini ve CElalini o ayinelerde gösteriyor ,madem o ayinelerden en ekmeli ve ecmeli Muhamed Arabi (a.s.v)'dir, o zaman denilebilir ki "Allah kainatı onun için yarattı." Zira, en güzel tecelli ondadır.
Gerçi denilebilirki; Allah kainatı şu dışardaki ağacı göstermek için yarattı. Ancak, o zaman zihinler müşevveş olur mana kaybolur. Elbette en kabiliyetli ayna hangisi ise o söz onun için söylenebilir, o şeref ona aittir ve bu hikmetle söylenmiştir.
İşte tecelli benzemek değil. Budur.
Muhabbetle