+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 12 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 16

Konu: Sigara İçmenin Hükmü Nedir?

  1. #1
    ARZ_7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARZ_7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.02.2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    762
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart Sigara İçmenin Hükmü Nedir?

    Her ne kadar başka bir konu altında sigaranın hükmü tartışılsa da anlatılmak istenen mesele tamamen başka bir şeydi. Konuyu başka tarafa çektiğim için konuyu açan abimizden özür diliyorum.

    Sigara hakkında bir çok hüküm verilmiş.. Hala verilmeye devam ediyor. Konu hakkında görüş ve delillerimizi sunmak için böyle bir başlık açılabilir sanırım..

  2. #2
    Peris Misafir

    Standart

    Tartışılan konuyu okuduğunda sevindirici yanı o ki, sigaraya şiddetle karşı çıkanlar özellikle gencler.

  3. #3
    ARZ_7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARZ_7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.02.2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    762
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Sigara ile Redd'ül Muhtar ın sigara bölümünden kesitler aktarılmıştı. Sadece Emir'e itaat konusu çıkarılarak bir aktarma yapılacak olursa;

    «Tütün ilh...» Derim ki: Âlimlerin tütün hakkındaki fikirleri karmakarışıktır. Bazıları mekrûh, bazıları
    haram bazıları da mubâh olduğunu söylemişlerdir. Bu hususta müstakil kitaplar da yazılmıştır.
    Şurunbulâli'nin Vehbâniye Şerhi'nde şu hüküm yer almaktadır: «Tütünü satmak ve içmek
    yasaklanır. Onu oruçlu iken içen bir kimsenin orucu kesinlikle bozulur.»
    Efendimiz Abdulgani En-Nablusî'nin muhterem pederi allame Şeyh İsmail Nablûsî,
    Şerhu'd-Durer'de: «Koca hanımını sarımsak ve soğan yemekten ve ağzı kokutan, her şeyden men
    edebilir» naklini yaptıktan sonra dedi ki: «Bu kaidenin muhtevası onu tütün içmekten de men
    edebileceğidir. Çünkü o da ağzı kokutur. Hele koca tütün içmiyorsa. Allah bizi tütünden muhafaza
    eylesin. Onu içmenin men edilmesini meşayihimizin şeyhi El-Mesîrî ve başkası da fetvaları ile
    uygun görmüşlerdir.»
    Büyük âlim Şeyh Aliyyu'l-Echûrî El-Mâlikî tütünün helâl olduğuna dair bir risale yazmıştır. O
    Risale'de: «Kendisine güvenilir dört mezhebin İmamlarından olan bazı kimseler onun helâl
    olduğuna dair fetvâ vermişlerdir.» diyor.
    Ben derim ki: Onun helâl olduğuna dair Abdulgani En-Nablûsî hazretleri de bir risale yazmıştır. Ona

    «Es-Sulh Beyn'l-İhvânfî İbâhat-i Şurbi'd-Duhân» adını vermiştir. Ve çok güzel olan teliflerinin bir
    çoğunda da bu bahse dokunmuştur. Onun haram veya mekrûh olduğunu söyleyenlerin başına
    kıyameti koparmıştır: «Çünkü haram veya mekrûhluk Şer'î iki hükümdür. Onların delilleri lâzımdır.
    Tütün meselesinde böyle bir delil yoktur; ve çünkü onun sarhoşluk verici veya gevşetici bir zararı
    tespit edilmemiştir. Başka bir zararı da tespit edilmemiştir. Belki onun bir çok yararı tespit
    edilmiştir. Binaenaleyh o: «eşyada aslolan ibâhadır» kaidesinin kapsamına giriyor. Eğer onun bir
    kısım insana zarar verdiği farzediliyorsa, bundan, onun herkese haram olması gerekmez. Çünkü bal
    da safrası gâlip olan kişilere zarar verir. Hatta çoğu zaman onları hasta düşürür. Halbuki katî nass
    ile balın şifa olduğu sabit olmuştur. İhtiyat Allah'a iftira edip de delil gerektiren hurmiyet veya
    kerâhet hükmünü vermekte değildir. Belki asıl olan ibâhadır. Rasul-ü Ekrem Şeriatı tebliğ eden
    olmasına rağmen, «kötülüklerin annesi» olan hamrın haram olduğunu katî nass ininceye kadar,
    söylememiştir. Öyle ise insanoğluna en uygun olan sigara, tütün kendisine sorulduğunda ister
    tütün içenlerden olsun, ister bu zayıf kul ve aile efradının her ferdi gibi içmeyenlerden olsun, «o
    mubahtır» demek uygundur. Fakat onun kokusu tabiatlar bakımından kerih görülüyor. Binaenaleyh
    o Şer'an değil, tab'an mekruhtur.»
    Ve böylece sözü uzun uzadıya sürüp gidiyor. İşte bu hükmü aynı zamanda burada şarihin kelâmı da
    vermektedir. Çünkü şeyhi En-Necm'in ibaresinden sonra hemen Eşbâh'ın ve bir de şeyhi
    El-İmâdî'nin kelâmını getirdi. Her ne kadar Ed-Durru'l Muntekâ'da : «Kesinlikle haramdır» denilmiş
    ise de. Fakat onun haramlığı zatından dolayı değildir. Belki bu hususta sultanın yasağı yani sultan
    onu kullanmayı yasaklamış olduğundandır. Bunun hakkında kelâm ileride gelecektir.

    «O gevşeticidir ilh...» Kâmûs'ta: «FETERA CİSMUHÛ FUTURAN (cismi gevşedi), yani mafsalları
    yumuşadı ve zayıf düştü» demektir. Gurab vezninde olan Futâr kelimesi gevşemenin başlangıcıdır.

    «O harâmdır ilh...» Bu Şâfiîlerden nakledilene muhaliftir. Çünkü onlar: «Karının sigara nafakası
    kocaya vâciptir» demişlerdir. Ebussuûd.
    Binaenaleyh onlar İbn-i Hacer'in görüşünü zayıf olarak zikrettiler. Mezhep onun herhangi bir başka
    sebep olmaksızın kerâhet-i tenzihiye ile mekruh olduğudur. Ve zikretmişlerdir ki: «O, kocanın
    boynuna ancak kadın tütün içmeyi âdet edinmişse vâcip olur. Eğer kadının tütünü terk etmesi
    kendisine zarar vermiyorsa vacip olur. O zaman meyveler kabilindedir. Ama kadın onu terk ettiği
    zaman zarar görecekse o tedavi kabilindendir ve kocaya lâzım gelmez.» T.

    «Veliyyulemrin yasaklamasıyla beraber kesinlikle o harâm olur ilh...» Abdulgani En-Nablûsî dedi ki:
    «Keşke bilseydim, Veliyyulemr'in iki emrinden hangisi tutulur? Acaba halka tütünü terk etmesini
    gerektiren emri mi yoksa tütünden vergi alma emri mi? Çünkü vergi almak şeklindeki dolaylı emri,
    hakikatte onu kullanmaya dair olan bir emirdir. Bununla beraber veliyyulemrlerden maksat, âyet-i
    celîlede, en sıhhatli görüşlere göre âlimlerdir. Nitekim bu durumu El-Aynî, Şerhu'l-Kenz'in : «Çeşitli
    meseleler»in sonunda zikretmiştir.
    ...
    Cevâhir Şerhi'nde şöyle denilmektedir. Şeriatın mubâh gördüğü konularda İmama itaat etmek
    vâciptir. Bu ise, faydası ammeye dokunan konularda olur. Cihâd Bahsi'nde masiyet olmadığı
    sürece emrin itaat etmek gereğini de fukahâ açıkça belirtmişlerdir.
    Tatarhaniye'de de şu ifadeler yer almaktadır:
    «Emîr askere bir şeyi emrettiği zaman askerden birisi ona isyan ederse hemen onu cezaya
    çarptırmaz. Belki ona nasihat eder. Eğer o özürsüz olarak tekrar ona isyan ederse, o zaman cezaya
    çarptırır, edeplendirilir.» Özetle.
    El-Bîrî Tatarhâniye'nin bu ibaresinden şu hükmü çıkarıyor: «Tâûn ve benzeri bir sebepten ötürü,
    emîr birkaç gün oruç tutulmasını emrederse onun emrini yerine getirmek vâcip olur.»
    Ben derim ki: Hazânetu'l-Fetâvâ'nın ibaresinden açıkça şu hüküm anlaşılmaktadır: Ancak İmamet
    şartlarının kendinde bulunduğu bir kimsenin itaatı lüzumludur.
    Ve Tatarhâniye'deki bu hüküm, Arifi Billah Abdulgani En-Nablûsî'nin kelâmını teyit eder. Fakat
    El-Hamevî, Haşiyesi'nde bu şartların aranması Veliyyiemrin iş başına getirilmesinin sıhhatliliğine
    değil, günahın ref'i için gerektiğine delâlet eden ifadeler vardır. Oraya müracaat et.
    «Çünkü insan bedenine zarar verebilir ilh...» Gerçek şudur ki, bu, kullananların değişmesiyle
    değişen bir hükümdür. T.

    «Asıl olan ibâha veya tevakkuftur ilh...» Şâfiî ve Hanefîlerin cumhuru katında birinci görüş, tercih
    edilen görüştür. Nitekim bunu İbnu'l-Hemâm «Tahrîru'l-Usûl» eserinde açıkça belirtmiştir.

    «Ondan bitkilerin hükmü anlaşılıyor ilh...» Bitkilerin hükmü, seçilen fetvâya binaen mubâhlıktır.
    Veya onlar hakkında tevakkuf edilecektir. Müellifin bu ibaresinde tütünün sarhoş edici veya
    gevşetici veya zarar verici olduğunun kabul edilmediğine işaret vardır. Aksi takdirde onu zikredilen
    kaidenin kapsamına sokmak sıhhatli olamaz. Bunun için «uyan» diye emir vermiştir.

    «Şeyhimiz El-İmâdî «Hediye»sinde bunu kerih görmüştür ilh...» Ben derim ki: El-İmadî'nin
    kelâmında açıkça görülen tahrimen mekruh olduğu ve onu daimi bir şekilde kullananın fâsık
    olduğudur. Çünkü o El-Cemaa faslında dedi ki: «Faiz yemekle veya haramlardan bir şey işlemekle
    veya bizim zamanımızda bir bid'a olarak ortaya çıkan duhan (tütün) gibi mekruh bidatlardan bir şey
    üzerinde ısrarla devam etmekle meşhur olan bir İmama namazda uymak mekruhtur. Hele sultan
    «bu iş işlenmesin» diye emir vermişse (bilhassa mekruhtur.)»
    Efendimiz Abdulganî En-Nablûsî 'El-Hediye Şerhi'nde bu görüşü, hulasasını daha önce takdim
    ettiğimiz bir şekilde reddetmiştir. Binaenaleyh Şâirin bunu sarımsak ve soğan gibi görmesi,
    tartışılır bir hükümdür. Çünkü bu, El-İmâdî'nin kelâmına uygun değildir. Evet, onu zikredilenlere
    yani sarımsak ve soğana ilhak etmek, insafın ta kendisidir. Ebussuud Efendi dedi ki: «Böylece
    kerâhet, tenzihiye olur. Kerâhet-i tenzihiye ile mekruh olan bir şey, ibâhe ile bir araya gelir.»
    T. dedi ki: «Ebussuudun fetvasından anlaşılıyor ki, bu soğan ve sarımsağın mescitte kerahet-i
    tahrimiye ile mekruh olması, sarımsak ve soğan hakkında varid olan nehiyden ötürüdür. Tütün ise
    bunların ikisine ilhak edilmiştir. Zahir şudur ki; onun kullanılması kıraat halinde mekruhtur. Çünkü
    onu kullanmak Allah Kitabı'nın tazmini halleder etmektir.»
    Konu ARZ_7 tarafından (14.01.2010 Saat 23:19 ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    ARZ_7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARZ_7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.02.2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    762
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Devletin sigara ile ilgili yasağı malum..
    Konu ARZ_7 tarafından (15.01.2010 Saat 15:12 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    ARZ_7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARZ_7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.02.2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    762
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Yani devletin yasakladığı, ve her sigara paketinin üzerine sağlığa zararlıdır, sigara içmek öldürür gibi uyarılar yaptığı halde;

    - Sigaranın zararı kişilere göre değişir,
    - Sigaranın zararlarını anlatan resimleri sigara düşmanlığı yapanlar çıkarmıştır, diyerek zararını görmezden gelmek...

    Devlette sigaranın üzerindeki uyarıları yazarak sigara düşmanlığı yapıyor heralde.. Bu uyarıları yaparken hiçbir hekime danışmamış sanırım..

  6. #6
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.793
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Fakih fıkhı işletmiş, fazla söze hacet yok.

    Konumuz sigaranın zararları mı?..

    Devlet?..





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  7. #7
    Peris Misafir

    Standart

    Bilimsel araşdırmalara göre nikotin beyine 7 saniyeye ulaşıyor.Bu da heroinin beyine ulaşma hızından iki defa çok.Sigaranın alışkanlık yaratması bunun tam ispatı. Yoksa kimse sigaranı zararını bile-bile tadının ve ya kokusunun “güzelliğinden” dolayı içmiyor.



    “……... “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz?..........”(Bakara suresi 61.ayet)

  8. #8
    ARZ_7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARZ_7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.02.2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    762
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Fakihler eğer zarar varsa ve hekim yasaklıyorsa, ona göre hüküm veriyorlar..

  9. #9
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.793
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı ARZ_7 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Fakihler eğer zarar varsa ve hekim yasaklıyorsa, ona göre hüküm veriyorlar..
    İmamı Gazali (ra) nin güzel bir eseri var. Okumanı tavsiye edrim. Fıkıhta hükmün nasıl koyulması gerektiğinin metodu üzere.

    Bir not: Domuz etinin gerekli işlemlerden geçirildikten sonra tıbben sağlığa hiç bir zararı yoktur.





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  10. #10
    ARZ_7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ARZ_7 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.02.2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    762
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Alıntı bekir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İmamı Gazali (ra) nin güzel bir eseri var. Okumanı tavsiye edrim. Fıkıhta hükmün nasıl koyulması gerektiğinin metodu üzere.

    Bir not: Domuz etinin gerekli işlemlerden geçirildikten sonra tıbben sağlığa hiç bir zararı yoktur.
    Niçin domuz eti yemiyorsunuz sorusuna verilen dört cevabın biri de sağlığa zararlıdır deniyor. Ve bu dört cevap eleniyor. Sağlığa zararlı olmasına, bir takım ameliyelerden sonra zararsız hale getirildiği ifade ediliyor. Ve bir müslümanın domuz etini yememesini sırf Allah rızasına, Allahın emrine bağlıyor.

    Evet hakkında nass sabit hükümlerde sağlığa zararı bir hikmetten ibarettir. Fakat hakkında nass olmayanlar için sağlığa zararlı olmasına göre hükümün değişmesi olabilir. Bunu aktardığımız fıkıh kitaplarında gördük..

    Zararlı olduğundan haramdır demek de ilmi bir söz değildir. Çünkü, zarar verene haram olur. Zarar vermeyene haram olmaz. Hanefi âlimlerinden şeyh Muhammed Nihriri, uzman doktorun sözü ile veya tecrübe ile zarar verdiğini anlayan kimseye tütün içmek haram olur. Böyle kesin anlaşılmadıkça, helal olduğuna fetva vermiştir. Tütün hakkında bir hadis yoktur.

    Hakkında hadis (nass) yoktur. O yüzden sağlığa zarar yönünden hüküm değişiklik arz etmektedir. Fakat domuz eti hakkında nass vardır. Sağlığa zararlı veya faydalı olmasına bakılmaz.

+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.