+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 12 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 16

Konu: Ilımlı İslam(!) Fetvaları 1 "Et"

  1. #1
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.793
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Ilımlı İslam(!) Fetvaları 1 "Et"

    Bu bölümde günümüz İslam alimlerinin irad ettikleri şüpheli fetvaları münazara edeceğiz inşallah...

    Hayrettin Karaman Hoca'nın internet sitesinde bir okuyucu sorduğu soruda et meselesi işlenmiş. Hoca cevap yazıyor.


    "Dinsizler ile putperestlerin veya bâtıl (Ehl-i Kitab'ın dinleri gibi, şimdi bozulmuş bile olsa asıl Allah'tan gelmiş olan dinlerden başka) bir dine inananların kestikleri hayvanları müslümanlar yemezler; burası doğrudur. Ehl-i Kitabın kendi dinlerine göre öldürüp yedikleri -domuz gibi türü müslümanlara haram olanlar dışındaki- hayvanları yemek ise müslümanlara helaldir (Mâide: 5/5). Ehl-i kitabın Allah ve peygamber inancı müslümanlarınkinden farklıdır; Allah'ın sıfatları ile ilgili yanlış, batıl inançları vardır, ancak kurban veya etlik keserken -sıfatlar hakkında yanlış inanç ve bilgi sahibi de olsalar- Allah'ın adını zikrederler, putperest olmadıkları için Allah'tan başka bir tanrının (putun) adını anmazlar; kestiklerinin yenmesi için işte bu yeterli görülmüştür (Azîmâbâdî, Ebû Dâvûd şerhi, V, 12). İnandıkları başka bir tanrının veya putun adını anmamak şartıyla, ya henüz alışmadıkları veya unuttukları için Allah'ın adını anmayı unutanlara, ihmal edenlere (böyle yapmış olmaları ihtimali bulunanlara) gelince bunların kestiklerini yerken "yiyenlerin besmele çekmeleri" istenmiştir (Ebû Dâvûd, Udhiyye, 18 vd.). "


    Hoca Efendi yukarıda ki beyanında bu gün ki Hıristiyan ve Yahudilerin kestikleri etin helal olduğunu, bunun Maide 5/5 de beyan edildiğini, Ehl-i Kitabın Allah ve Peygamber inancının Müslümanlardan farklı olduğunu, Allah'ın sıfatları ile alakalı yanlış bilgi sahibi olduklarını, yine de Allah'ın adını zikrettiklerini put adı zikretmediklerini beyan ederek delalet etmiş.

    Biz de bu izaha için diyoruz ki;

    Kur’an ın muhatap aldığı Ehli Kitaba mensup iki kavmin, sahih Tevrat ve İncil’le amel etmiş olan o devirdeki Yahudi ve Hıristiyanlardır.

    Kur’an daha sonra bahsedilen ehli kitabın hangi haller de küfre battığını da açıklıyor.

    Maide 73
    Andolsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu. Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır.

    Tevbe 30
    Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (yalan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!

    Ehli Kitap içinde istisna edilen bir grubun varlığını ise yine Kur'an şöyle vermekte:

    Ali İmran 113
    Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

    Yine Kur’an diyor ki:

    Ali İmran 110
    Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.

    Burada, yoldan çıkmalarına rağmen ehli kitap olarak nitelendirilmeleri, o kavmin böyle isimlendirilmiş olması ve de toplumun onları bu isimle tanıdığı içindir. Yoksa, ayet o günkü Ehli Kitab’ın ve devamının da artık yoldan çıkanlar olduğunu açıkça ifade ediyor.

    Durum böyle olunca bu günkü Hıristiyan ve Yahudilerin kestiklerinin nasıl helal kılındığı anlaşılamaz bir haldir...
    Konu bekir tarafından (06.12.2009 Saat 20:49 ) değiştirilmiştir.





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  2. #2
    cemal1982 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    15.07.2010
    Yaş
    29
    Mesajlar
    7
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Hocam merak ettiğim konu ise, şu hıristiyan ve yahudiler ve diğerleri, şu zamanda 2010 yılı zamanında hıristiyanlar halen daha Hz. İsa'yı Allah'ın oğlu olduğunu düşünüyorlar, ve hep hac olarak amin derlerken "kutsal ruh ve oğul adına" dediklerini duyuyoruz...( haşa) fakat bunlar halen daha günah işliyorlar dimi? neden bu gerçekleri anlamak istemiyorlar, neden Kur'anı- kerimi bilmek istemiyorlar, Kuranı kerimin ingilizcesi mevcuttur değilmi? daha birçok şey var mesela aklıma gelenlerden Hindistandaki insanların öküze tapmaları, budistlerin öküze ineğe tapmaları beni şoke ediyor açıkçası, japonlar dünyanın en zeki insanları neden İmana gelmiyorlarki bu mahlukat?

  3. #3
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.793
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Bu sorunun cevabı olsa her kes iman ederdi...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  4. #4
    cemal1982 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    15.07.2010
    Yaş
    29
    Mesajlar
    7
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Haklısın Bekir bey...Cevapını diğer tarafta alacaz inşallah...

  5. #5
    şiatun ali isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    25.05.2010
    Yaş
    29
    Mesajlar
    121
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    ehli kitabın kestigi helaldir.maide suresi 5inci ayetine gore.o zaman ki ehli kitapda teslise inanıyordu kafirlerdi ama kestikleri helaldi ve hakkı hayatları vardı.ama müşriklerinn hakkı hayatı yoktu.elmalılı hamdi yazır şirki ikiye ayırıyor.ve ehli kitabın şirki ile putperestlerin şirki bir değil diyor.

  6. #6
    sumisali isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    03.04.2009
    Mesajlar
    1.938
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Allah yahudi ve hıristiyanlardan başka insan grubuna mesaj iletmediği noktasından insan gruplarının mazereti olmasın diye k.kerim'i vahyetmiştir.
    Vahyetmesi yeterli kalmamış her insan grubunun kendi dillerine çevirebileceği potansiyelde hazırlamış. aksi takdirde bugün araplar dışındaki her insan grubu yine Rabbimiz bize kendi dilimizde anlayabileceğimiz bir kitap vahyetmedin onun için biz salihler olarak sana kavuşamadık diyebilirlerdi ve Allah onların eline mazeret vermiş olurdu bu duruma rağmen inkarda şartlananlarısrar edenlerin akibeti ancak şiddetli bir azaptır.

  7. #7
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.793
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Alıntı şiatun ali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ehli kitabın kestigi helaldir.maide suresi 5inci ayetine gore.o zaman ki ehli kitapda teslise inanıyordu kafirlerdi ama kestikleri helaldi ve hakkı hayatları vardı.ama müşriklerinn hakkı hayatı yoktu.elmalılı hamdi yazır şirki ikiye ayırıyor.ve ehli kitabın şirki ile putperestlerin şirki bir değil diyor.
    Ehli Kitabı iyi tahlil etmek lazım...

    http://www.islamforum.net/genel-isla...tiyan-kim.html





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  8. #8
    radikal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    radikal isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    10.02.2007
    Bulunduğu yer
    Gönül aleminden
    Yaş
    38
    Mesajlar
    2.637
    Tecrübe Puanı
    147

    Standart

    Günümüzde ehlikitap kavramı bütün hristiyanlar için geçerli olamaz. Belki münferit olarak; sapıkça fikirleri mantığı ile bir kenara ayırarak, hem Hz.İsa (a.s.)'a hem de Kur'an hükümlerine saygı ile yaklaşıp amel etmeye çalışan Hz. İsa (a.s.) aşığı İsevi belki vardır. Fakat bu sayının belki milyonda bir tane olduğuna inanıyorum.

    Çünkü;

    Gerçek bir İsevi, şartlar her ne olursa olsun peygamberinin öğretisinden dışarı çıkamaz. Çıktığı takdirde imanlı olamaz. İsa (a.s.) da kendisinden sonra zamanın efendisinin geleceğini ve O'na (s.a.v.) uyulmasını istediği halde hala bu işareti görmüyor veya görmezden geliyorsa, o kişiye ehli kitap denilebilir mi ?

    Teslis inancı taşıyan hiç bir hristiyan için "ehli kitap" tabirini kullanamayız. Kullandığımız takdirde kendi imanımıza zarar vereceğimiz (ki Allah korusun) zarar vereceğimiz aşikardır.
    Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!

  9. #9
    şiatun ali isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    25.05.2010
    Yaş
    29
    Mesajlar
    121
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Fakat, Şia, Fars Aleviliği, Müslümanlığa karşı kin ve nefretini Hz. Ali'ye de yansıtır FETHULLAH GULEN

    hristiyanlara gelince diyalogda biz gelince bu laf ne bu iftira ne

  10. #10
    radikal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    radikal isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    10.02.2007
    Bulunduğu yer
    Gönül aleminden
    Yaş
    38
    Mesajlar
    2.637
    Tecrübe Puanı
    147

    Standart

    Şirk; herhangi bir konuda birşeyi, bir başka şeye ortak etme, ortak kılma hali. Mesela şirket; ticari bir mantıkta birbirlerine ortak olma, ortaklık halidir. Mesela bazı toplumlarda alınan ikinci hanım, birinci hanımın şeriki'dir, yani ortağıdır. Bu örnekleri böyle çoaltabiliriz.

    Şimdi bu açıklamadan sonra ikinci bölümde şu noktayı da iyi anlayalım. Putperestler şirk koşmaz. Koşamaz! O neden ile merhum Elmalılı Hamdi hoca bu noktaya işaret ediyor. Putperest bir kişi; Allah (Celle celauhu) diye bildiğimiz yaratanı tanımadığı için, taptığı putunu herhangi bir varlığa ortak olarak görmüyor. Bu neden ile putperest şirkte bulunmuyor kendine göre. Hatta hiç bir şirke de girmiyor. Çünk ilah onun açısından sadece kendi putu. Bize göre; bu konuda görülmesi gereken nokta, o kişinin tevhid gerçeğini bilmemesinden dolayı bir kafirliği sözkonusudur. Bize göre şirkte ve kafirlikte bulunuyor olmasıdır. Ama kendine göre o putperest hiç bir şeyi kendi putuna ortak görmediği için kndisi şirkte değildir. Hatta o kişiye göre de biz tevhid olgusundan uzaktayız.! Onun tevhid anlayışından uzaktayız.

    Fakat; ehli kitabın şirki başkadır. O; hem Allah (Celle celauhu) diye bir varlığa, bir yaratıcıya inanıyor, bir de bu inançtan sonra kalkıyor; O Yaradan'a (Celle celaluhu) bir ortak güç tayin ediyor. Yahudiler (haşa) Üzeyir Allah'ın oğludur diyor, hristiyanlar da (haşa) Allah, üçün üçüncüsüdür diyerek şirk'e yani Allah'a (Celle celauhu) bir ortak tayin ederek küfür'e giriyor. Bu akide de tevhide uzak bir yaklaşımdır. O neden ile bize göre; bu grup da tevhidden uzaktır.

    Şimdi durup hem birinci örnekteki putperestlerin tevhide uzaklığını hem de ikinci örnekte bulunan hristiyan ve yahudi toplumunun tevhide olan uzaklığını kıyasladığımız zaman, her iki grubun da tevhid anlayışının farklılığından dolayı bir olmadığını görürüz. Rahmetli Elmalılı Hamdi hocamız bu neden ile farklılığı belirtmiştir. Her ikisinin de tevhid bozukluğu olgusu farklıdır, biri şirk koşarken tevhidi bozulmuş, diğeri yekten tevhidi kaldırarak bozulmuştur.

    Tevhidi bozanın da doğal olarak kestiği et yenmez, çünkü Allah'ın adını o kestiğinin üzerine anmadan kesmiştir. Oysa Allah (Celle celauhu) bize kesilen herhangi bir nimet üzerine kovulmuş olan şeytandan Allah'a sığınarak ve o kesilene Allah'ın adını anarak kesmemizi emr buyurmuştur.

    Putperest bir kişi hayvan keserken ne diyecek (Örneğin): İlahım Hubel! bu kestiğim adağımı kabul et.
    Şimdi bu eti kim yer ? Sadece putperest yer. Hristiyan ve yahudi dahi yemez, çünkü Allah'tan başka bir isim andı.

    Yahudi keserken (örneğin): Ey Üzeyir'in babası Rab! bu kestiğim adağımı kabul et.
    Şimdi bu kesilen eti kim yer ? Sadece yahudiler ve (haşa ve sümme haşa) Üzeyir'in (a.s.) Allah'ın oğlu olmasından rahatsızlık duymayan hristiyanlar yer.

    Hristiyan keserken (örneğin): Ey İsa Rab! bu kestiğim adağımı kabul et.
    Şimdi bu kesilen eti kim yer ? Sadece hristiyanlar ve (haşa ve sümme haşa) İsa (a.s.)'nın Allah'ın oğlu olmasından rahatsızlık duymayan yahudiler yer.

    Toplayalım şimdi:
    1. kesileni sadece putperest yer.
    2. kesileni putperest, yahudi ve hristiyanlar yer.
    3. kesileni putperest, yahudi ve hristiyanlar yer.

    Müslüman nerede şimdi bu ortamda ? Müslüman hiç bir yerinde bulunmaz doğal olarak. Çünkü hiç biri keserken "Yaradan Rabb'in adı ile, O ortaklıktan münezzehtir ve mülük O'nundur ve O'na hiç bir şey ortak da olamaz" diyerek kesilmediği için bu etlerin hiç birine el dahi sürmez. O neden ile hayrettin amca sadece dünyalığı için ahiretini yakan boş bir çuval yada kitap yüklü bir merkeb hükmünden öteye gidemez.


    Bay fetulah ise; yaptığı iftira neticesinde müfteri olmayı göze almışsa, bu o'nu bağlayan bir konudur. Müslümanların geneline şamil değildir. En azından benim fikrime fersah fersah uzaktır. Şia da kendine göre haksızlık yapmıştır, ehli sünnet içinde yer alan bazı gruplarda. Her yapılan yanlışı bu bizdendir diyerek göz yummak veya herhangi bir reddiye de bulunmamak kişinin kendi imanının olgunluğunu veya hamlığını gösterir. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Doğru olanı karşı cenahtaki kişi dahi söylese ve bunun doğruluğunu kabul etmek sadece erdemdir. Kaldı ki, Ehli sünnet ile şia; her konuda hemfikirken sadece halifelik konusunda fikren karşı karşıya gelmişse, bu Allah'ın (Celle celauhu) vereceği hüküm ile netleşecektir. Bizler, kalkıp da Allah'ın (celle celauhu) yerine hüküm verme yarışına girersek, bizzat kendimizi Allah'ın (celle celauhu) ortağı ilan etmiş oluruz ki, (haşa ve sümme haşa) işte o zaman bizim de kestiğimiz yenmez hükmüne girer.
    Derdi; Allah'ın (cc) rızası olanlara selam olsun!

+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.