Erkeklerin, sarıya ve kırmızıya boyanmış kumaşları giymesi, -kerahiyye bâbında geçtiği üzere mekruhtur. Çünkü İbn. Ömer (Allah onlardan razı olsun): «Hz. Peygamber (s.a.v.) «Sarıya boyanmış elbiseyi giymeyi nehyetti ve siz kırmrztdan sakının. Çünkü o şeytanın» kıyafetidir, buyurdu» demiştir.
Süslenmek (güzel görünmek) müstehaptır. Allah (c.c.): «Allah'ın kulları için çıkardığı zîneti kim haram kıldı de» âyetiyle süslenmeyi mübah kılmıştır. Peygamber (s.a.v.)'de birgün üzerinde değeri bin dinar olan bir ridâ ile çıkmıştır.
İ Z A H
«Kırmızıdan sakının...» Bu ifade Zeylai de şöyledir: «Siz kırmızılıktan sakının, çünkü o şeytanın kıyafetidir.»
«Süslenmek müstehaptır.» Hz. Peygamber (s.av.) şöyle buyurmuştur : «Allah (c.c.) kuluna nimet
verdiği zaman nimetinin eserini onun üzerinde görmeyi ister.» İmam Ebû Hanife kıymeti dörtyüz dinar olan ridâ giyer ashabına da böyle emreder ve: (İnsanlar size rahmet gözüyle bakarlar» derdi.
İmam Muhammed de değerli elbiseler giyer ve «Benim, hanımlarım ve câriyelerim var,
süsleniyorum başkasına bakmasınlar diye süsleniyorum» derdi.
Şeyh'a: «Hz. Ömer, üzerinde şu kadar yama bulunan gömlek giymezmiydi» denildi. O da: «Bunu bir hikmete binâen yaptı; O müminlerin emiri idi, Vâlileri kendisine uyarlardı, Belki onların malı olmaz da müslümanlardan alırlardı.» cevabını verdi. Zahire özetle.
«Üzerinde, değeri bin dinar... ilh...» Şârih, Musannıfa tabi olmuştur. Zeylaî'deki ibare «bin dirhem» şeklindedir.


LinkBack URL
About LinkBacks





Alıntı



Paylaş