+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Depremi Hissedenlere Farz: ÂYÂT NAMAZI

  1. #1
    Caferi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Şairi
    Üyelik tarihi
    23.05.2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    575
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Depremi Hissedenlere Farz: ÂYÂT NAMAZI

    Az önce istanbul biraz sallandı.



    C: Âyât namazı iki rekattır; her rekatında beş rüku ve iki secde vardır. Âyât namazının şer’an farz olmasının sebepleri ise, güneşin ve ayın sadece bir bölümünün de olsa tutulması, deprem ve halkın genelinin korktuğu ilahî nişanelerin, örneğin; normal olmayan kara, kızıl, sarı rüzgarlar, aşırı karanlık, gökyüzünde bazen görülen ateş, yıldırım ve gökten gelen korkutucu seslerin meydana gelmesidir. Ay, güneş tutulması ve deprem dışındaki olaylara, eğer korkunç olmazsa veya halkın çok azı korkarsa itibar edilmez.
    S.728: Âyât namazı nasıl kılınır?
    C: Bir kaç şekilde kılınabilir:
    1- İnsan niyetten sonra tekbir getirir, bir Fatiha ve bir sureyi tam olarak okur. Rükuya gider ve rükudan doğrulur. Yine bir Fatiha ve bir sure okuyarak tekrar rükuya gider, sonra yine doğrularak bir Fatiha ve bir sure okuyarak rükuya gider ve bu iş her rükudan önce bir Fatiha ve bir de sure okumak suretiyle beş defa tekrarlanır, beşinci rükudan doğrulduktan sonra secdeye giderek iki secde yapıp, ikinci rekat için ayağa kalkar ve ikinci rekatı da birinci rekat gibi kılar, iki secdeden sonra teşehhüd okuyup selam verir.
    2- Niyetten sonra tekbir getirir, bir Fatiha suresini ve surenin bir ayetini okur. Rükuya gider ve rükudan doğrulur. Sonra (Fatiha’yı okumaksızın) aynı surenin sonraki ayetini okuyarak tekrar rükuya gider, sonra yine doğrularak aynı surenin daha sonraki ayetini okuyarak rükuya gider; beşinci rükuya kadar böyle devam eder ve beşinci rükudan önce ayetlerini okuduğu sureyi tamamlar, sonra beşinci rükuya gider, sonra da iki secde yapıp ikinci rekat için ayağa kalkar ve ikinci rekatı da birinci rekat gibi kılar, teşehhüd okuyup selam verir. Her rekatta surenin bir ayetini okumak istediğinde her rekatın başlangıcında okuduğu Fatihay'la yetinir ve onu birden fazla okuyamaz.
    3- Rekatların birini yukardaki iki şekilden birine uygun olarak ve diğer rekatı diğer şekilde yerine getirir.
    4- Birinci kıyamda ayetini okuduğu sureyi mesela ikinci kıyamda veya üçüncü kıyamda ya da dördüncü kıyamda tamamlar. Bu durumda başını rükudan kaldırdıktan sonra, sonraki kıyamda Fatiha'yı yeniden okuması peşinden beşinci kıyamdan önceyse bir sureyi tamam olarak veya bir surenin bir ayetini okuması gerekir; ancak, beşinci kıyamdan önce bir surenin bir ayetiyle yetinirse beşinci rükuya gitmeden önce o sureyi tamamlaması gerekir.
    S.729: Âyât namazını farz kılan şeyler bir şehirde meydana gelirse, âyât namazı sadece o şehrin halkına mı farzdır? Yoksa, bunu bilen her mükellefe farz mıdır?
    C: Âyât namazını farz kılan şeyler bir şehirde meydana gelirse âyât namazı sadece o şehirin halkına ve o şehirle bir sayılabilecek kadar yakın olan yerlerin halkına da farzdır.
    S.730: Deprem vuku bulduğu esnada baygın olan bir kişi deprem bittikten sonra ayılırsa üzerine âyât namazı farz olur mu?
    C: Deprem vuku bulduktan sonra hemen ayılır ve depremin vuku bulduğunu anlarsa âyât namazı kılması farz olur ve aksi durumda farz olmaz.
    S.731: Bir bölgede deprem vuku bulduktan sonra genelde o bölgede -kısa bir müddet içinde- onlarca hafif yer sarsıntıları meydana gelir; bu durumda, âyât namazı açısından hüküm nedir?
    C: İster şiddetli olsun, ister hafif; her deprem için bir âyât namazı farzdır.
    S.732: Sismoloji istasyonu hafif yer sarsıntılarının vuku bulduğunu ilan eder ve oturduğumuz bölgede kaç kere vuku bulduğunu da bildirir, ama biz, depremin vuku bulduğunu hissetmezsek bu durumda üzerimize âyât namazı farz olur mu?
    C: Deprem vuku bulduğunda ve ona yakın olan bir zamanda şahsen onun farkına varmazsanız size âyât namazı farz olmaz.
    En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

    "De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23.

    Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed

    Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati.
    Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle.

  2. #2
    Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    08.06.2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    872
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    Caferi kardeşim her halde bu sizin mezhepte farz...
    Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)

  3. #3
    Caferi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Şairi
    Üyelik tarihi
    23.05.2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    575
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Evet Ehlibeyt mektebine göre farzdır.

    Hz. imam Musa Kazim /a.s/ söyle buyurmuslardır.

    "Hz. Resulullah'ın oglu ibrahim vefat ettiginde güneslin
    yüzü tutulmustu. Halk; "Resulullah'ın oglunun
    vefatından dolayı günefl tutulmustur" seklinde söylenti
    yapmaya basladılar. Bunun üzerine Resulullah /s.a.a/
    minbere çıkıp Allah'a hamd-u sena ettikten sonra söyle
    buyurdu "Ey insanlar günes ve ay Allah'ın ayetlerindendirler;
    onlar, Allah'ın emriyle hareket eder ve ona
    itaat ederler. Onlar kimsenin ölümünden veya hayatı
    ndan dolayı tutulmazlar. Eger onların her ikisi veya
    birisi tutulursa, namaz kılın." daha sonra Hazret minberden
    inerek ayât namazını kıldılar."
    Furu'ul Kafi, c. 3, s. 463, El-Vesail, c. 5, s. 143..
    En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

    "De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23.

    Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed

    Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati.
    Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle.

  4. #4
    Caferi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Caferi isimli Üye şimdilik offline konumundadır Forum Şairi
    Üyelik tarihi
    23.05.2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    575
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Hz. Aişe (r.ah.) şöyle anlatır:
    Resulüllah (a.s.) zamanında bir defa Güneş tutuldu. Allah Resulü halka namaz kıldırmak üzere kıyama durdu ve kıyamı çok uzattı. Sonra rükuya vardı, rükuyu da çok uzattı. Sonra başını kaldırıp kıyamı (yine) çok uzattı. Bu ikinci kıyam birinci kıyamdan kısa sürdü. Sonra tekrar rükuya vardı ve rükuyu çok uzattı. Ancak bu rükuda, önceki rükudan kısa idi. Daha sonra secdeye vardı. Sonra ayağa kalkıp, kıyamı uzattı. Bu, ilk kıyamdan az sürdü. Sonra rükuya varıp rükuyu uzattı. Bu rüku da ilk rüku'dan az sürdü. Sonra secde etti. Sonra güneş açılmış olduğu halde Resulüllah (a.s.) namazdan çıktı ve halka hutbe irat etti. (Bu hutbede) Allah'a hamd ve sena ettikten sonra şöyle buyurdu: "Şüphesiz Güneş ve Ay Allah'ın (kudretini gösteren) ayetlerindendir. Bunlar, bir kimsenin ölümü ya da doğumu için tutulmazlar. O halde siz bunu (Güneş veya Ay tutulmasını) gördüğünüzde hemen tekbir getirin. Allah'a duaya koyulun, namaz kılın, sadaka verin. Ey Muhammed ümmeti! Allah'a yemin olsun ki erkek veya kadın kulunun zina etmesinden dolayı Yüce Allah'tan daha kıskanç hiçbir kimse yoktur. Ey Ümmet-i Muhammed! Allah'a yemin olsun ki eğer benim bildiğimi sizler bilseydiniz, şüphesiz çok ağlar az gülerdiniz. (Sözüme kulak verin.) tebliğ ettim mi?"
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1499



    Esma bt. Ebu Bekr (r.ah.) şöyle anlatır:
    "Resulüllah (a.s.) zamanında Güneş tutuldu. Aişe namaz kılarken, yanına girdim. İnsanlara ne oluyor ki, hep namaz kılıyorlar? dedim. (Güneş tutulduğunu anlatmak için) gök yüzüne doğru başı ile işaret etti. Bu bir ayet (yani azap veya Kıyamet alâmeti) mi? diye sordum. Başı ile "evet" diye işaret etti. (Bunun üzerine ben de namaza durdum). Hz. Peygamber (a.s.) kıraatı oldukça uzattı. Nihayet bana baygınlık geldi. Yanıma bir kırba su almıştım. Ondan başıma ve yüzüme su dökmeye başladım. Sonra Güneş açılmış olduğu halde Resulüllah namazdan çıktı, Allah'a hamd ve senadan sonra insanlara şöyle hitap etti: "Şu makamda, Cennet ve Cehenneme varıncaya kadar daha önce görmediğim her şeyi gördüm. Bana vahy olundu ki, siz kabirlerde Mesih Deccal (yüzünden çekilecek) imtihanlara benzer, yahut ona yakın (ravi: Esma, bunun hangisini şöylediğini bilmiyorum, dedi), bir imtihan geçireceksiniz. (Kabirde) herhangi birinize gelinerek ona; bu adam hakkında ne biliyorsun? diye sorulacak. Mümin yahut yakîn sahibi (aradaki ravi: Esma, bunun hangisini söyledi, bilmiyorum, dedi) olan kimse: "O Muhammed'dir (a.s.) O, Allah'ın Resulüdür. Bize delillerle hidayet getirdi. Bizde davetini kabul ve ona itaat ettik" diyecek. Bu söz üç defa tekrarlandıktan sonra, o kimseye: "Sen rahat uyu! O zata inandığından şüphemiz kalmamıştır. Binaenaleyh yat da rahatına bak" denilecek. Şayet o kimse münafık ise yahut kalbinde şüphe varsa (ravi: Esma, hangisini söyledi bilmiyorum, dedi) o, bu soruya karşı: "Bilmiyorum! İnsanlardan işittim, birşeyler söylüyorlardı, ben de söyledim" cevabını verecektir.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1509


    Abdullah b. Amr b. As (r.a.) şöyle anlatır:
    "Resulüllah (a.s.) zamanında Güneş tutulduğunda insanlar namaz toplayıcıdır nidasıyla namaza çağrıldılar ve Allah Resulü (a.s.) önce iki rüku bir secde yaptı, sonra kalkıp, yine iki rüku bir secde yaptı. Sonra da Güneş açıldı."
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1515

    Ebu Mesûd Ensari'nin (r.a.) naklettiğine göre:
    Allah Resulü (a.s.): "Şüphesiz Güneş ile Ay Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Allah, bunların tutulmasıyla kullarını korkutur. Güneş ve Ay insanlardan hiçbir kimsenin ölümünden dolayı tutulmazlar. Bu korkutucu ayetlerden bir şey gördüğünüzde, bu hâl ortadan kalkıncaya kadar hemen namaza durup, Allah'a dua ediniz" buyurmuştur.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1516

    Ebu Musa (r.a.) şöyle anlatır:
    Hz. Peygamber (a.s.) zamanında Güneş tutuldu. Bunun üzerine Peygamber, bunun Kıyamet alâmeti olmasından korkarak telaşla kalktı ve Mescide geldi. O zamana kadar hiçbir namazda görmediğim en uzun kıyam, rüku ve secdelerle namaz kıldırdı. Sonra şöyle buyurdu: "Yüce Allah'ın gösterdiği bu alâmetler hiç kimsenin ne ölümünden, ne de doğumundan dolayıdır. Ancak Yüce Allah bu alâmetlerle kullarını uyarır. Siz bunları gördüğünüzde hemen Allah'ı zikre, O'na yalvarmaya ve O'ndan bağışlanma dilemeye koyulun."
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1518

    Abdullah b. Ömer'in (r.a.) haber verdiğine göre:
    Resulüllah (a.s.): "Şüphesiz Güneş ve Ay hiçbir kimsenin ne ölümünden, ne de doğumundan dolayı tutulmazlar. Fakat bunlar, Allah'ın (kudretine delalet eden) alâmetlerinden ikisidir. Bunların tutulduklarını görünce hemen namaza durun" buyurmuştur.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1521

    Muğire b. Şu'be (r.a.) şöyle anlatır:
    Resulüllah (a.s.) zamanında (Peygamber'in oğlu) İbrahim vefat ettiği gün Güneş tutuldu. (Halk, Güneş İbrahim'in ölümünden dolayı tutuldu, dediler). Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.): "Güneş ve Ay, Allah'ın alâmetlerinden iki alemettir. Bunlar hiç bir kimsenin ne ölümü ve ne de doğumundan dolayı tutulmazlar. Bunların tutulduklarını gördüğünüzde hemen Allah'a dua ediniz ve bu durum ortadan kalkıncaya kadar namaz kılınız" buyurmuştur.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1522
    En doğrusunu Allah (c.c.) bilir.

    "De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, isteğim ancak yakınlarıma sevgidir..."Şura/23.

    Allahumme salli ala Muhammed’in ve Âl-i Muhammed

    Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati.
    Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle.

  5. #5
    Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    08.06.2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    872
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    Evet Ehlibeyt mektebine göre farzdır.
    Biz de bir şeyin farz olabilmesi için Subutu kat'ı delaleti kat'î ya da Subutu kat'î delaleti zanni olması gerekir. Subutu zanni farz olmaz...

    Husuf ve kusuf namazı biz de nevafildir...
    Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. :::::: 54 Farz::::::
    By bekir in forum İslamda İlk Adımlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.02.2008, 22:06
  2. Farz
    By bekir in forum Temel İlmihal Bilgileri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.12.2007, 02:10
  3. Farz-ı ayn..Farz-ı kifaye
    By NUAYMAN in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.05.2007, 00:03

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.