+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Bişr-i Hafi Hz

  1. #1
    Uhud dağı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uhud dağı isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    02.07.2007
    Yaş
    28
    Mesajlar
    915
    Tecrübe Puanı
    37

    Standart Bişr-i Hafi Hz

    Nefeslerin buhar olup savrulduğu ilik donduran bir kış günü. Gün doğalı çok olmuştur ama genç adam yeni yeni doğrulur. Gözlerinde bir ağırlık vardır, şakakları zonklar. Hep öyle olur, eğlence ile geçen gecenin sabahı mahmurluk basar ve kulakları uğuldar. Karnı tok, sırtı pektir ama huzursuzdur. O sıra kapı çalınır. Hizmetçi koşup açar. Soğuk hava içeri girer köşeleri dolanır. Kapıdaki adam kadife yumuşaklığında bir sesle sorar ama duvarlar yankı yapar:

    -Bu ev kimin?
    -Merv reislerinden Haris Abdurrahman'ın.

    -Kendileri yoklar mı?

    -Yok ama oğlu var.

    -Bişr mi?

    -Evet.

    -Peki o hür müdür, kul mudur?

    -Elbette hürdür.

    -Hür olduğu belli, çünkü kul gibi yaşamıyor.

    -Anlayamadım?

    -Sen bu kadarını söyle, o anlar.

    Bişr fırlar ama meçhul ihtiyar yok olmuştur. Acaba adı menkıbelerde geçen Hızır aleyhisselam o mudur?

    Genç adam tutulur kalır. Bir an oyun ve eğlence ile geçen gecelerinden iğrenir. Kendine yeni bir istikamet çizecektir ancaaak.

    Ancak çevresi onu, ona bırakmaz. Öyle ya hem böylesine zengin hem bu kadar cömert arkadaş kolay bulunmaz. 'Yoldaşını bırakmak delikanlılığa sığmaz' der, eteğine yapışırlar. Koluna girer, meyhanelere sürüklerler. Yine o mâlum geceler, defler, kadehler, dümbelekler...

    Ama Bişr eski Bişr değildir. Ayakları işrethaneleri dolaşsa da gönlü hakikatleri arar.

    Bir gece ama şakır şakır yağmur yağan bir gece evine dönmektedir. Çamur içindeki bir kâğıt dikkatini çeker. Üzerinde besmeleyi görünce yerden alır. Çamurlarını siler, öper, koklar. Eve gelince gül yağları ile siler duvara asar. O gece Merv âlimleri rüyalarında Bişr'i görürler ki onların bile özlediği manevi ikramlar içindedir.

    Rabbinden haber var

    Ulema Bişri arar, sorar, mâlum yerlerde bulurlar. Onu dışarı çıkarırlar. Rengi sapsarıdır. Korkuyla sorar.

    -Siz burada... Hayrola?

    -Sana Rabbimizden haber var.

    -Biliyorum, bana çok kızıyor.

    -Aksine seni çok seviyor.

    -Ama nasıl olur?

    -Sen dün gece çamurdan bir kâğıt buldun mu?

    -Buldum.

    -Yerden aldın mı?

    -Aldım.

    -Öpüp kokladın mı.

    -Kokladım?

    -Güzel kokular sürüp duvara astın mı?

    -Astım.

    -İşte Allahü teâlâ da ismini temizlediğin gibi seni temizledi ve o kâğıda hürmet ettiğin için adını aziz kıldı.

    Bişr son kez meyhaneye girer, arkadaşlarıyla vedalaşır. O anı hatırlamak için hayatı boyunca yalınayak dolanır çünkü tevbe ettiğinde ayakları çıplaktır. İşte bu yüzden adı 'Hafi' (yalınayaklı) kalır.

    Nereden nereye

    O günden sonra ilim peşinde koşar. Önce dayısının medresesinde okur. Sonra Mekke, Kûfe, Basra ve Şam'a gider.

    Çok alim tanır, çok kitap okur, ilim meclislerine katılır, ezber yapar, notlar tutar. Nitekim Bağdat'a gelir. Fudayl bin İyad, Muafa bin İmran ve İmam-ı Malik ile birlikte bulunur. Maruf-i Kerhi Hazretleri ile dost ve sırdaş olur. Nurlu dergâhına birçok genç gelir gider ki Sırriy-i Sekati bunlardan biridir. Ahmed bin Hanbel, Bişr-i Hafi Hazretlerine karşı çok hürmetkârdır. Talebeleri sorarlar:

    -Efendim hadiste eşiniz benzeriniz yok, fıkıhta müctehidsiniz. Bişr gibi bir dervişin kapısında ne arıyorsunuz?

    -Evet hadis ve fıkhı ondan iyi bilirim ama o kalp ilimlerinde hepimizden iyidir.

    Birgün askerler bir mahkûmu meydana çıkarırlar. Suçu ağır olmalıdır. O kadar çok kırbaç vururlar ki derileri yarılır. Etlerinden sızım sızım kan sızar. Lâkin genç bir kere bile sesini çıkarmaz. Muhafızlar kan ter içinde kalır, nefeslenmek için dururlar. Bişr gence sokulup sorar:

    -Biliyor musun tahammülüne hayran kaldım.

    -Nasıl ağlayıp bağırabilirim ki. Kalabalığın içinde sevdiğim kız var ve şu an beni görüyor.

    -İyi ama Allah-ü teâlâ seni her an görüyor. Onun edebini gözetmeyi hiç düşünmedin mi?

    Genç öyle bir 'Allah' der ki kendinden geçer. Yüzlerce kırbaca direnen vücut bu aşka tâkat getiremez. Muhafızlar yanına koştuğunda çoktan can vermiştir.

    Hoca hekim olunca

    Bişr-i Hafi her hadiseden hikmet alır. Mesela Abadan civarlarında bir saralı görür ki, toprağa düşmüş çırpınmaktadır. Yanına varınca cüzzamlı ve kör olduğunu farkeder. Yaralarına üşüşen karıncalar etlerini koparmaktadırlar. Başını kucağına alıp su verir. Genç kendine gelince 'sen de kimsin?' diye sızlanır, 'hem Rabbimle arama niye girdin?'

    Aslında Bişr-i Hafi mükemmel bir tabibdir. Bitkileri ve baharatları çok iyi tanır ve onları ustalıkla kullanır. Otlardan köklerden mi yoksa dualarının bereketiyle mi bilinmez Allahü teâlâ onun hastalarına şifa dağıtır.

    Bir gün evine girerken tefekküre dalar. 'Bağdat'ta bunca insan var. Kimi Yahudi, kimi Hıristiyan. Ben ne yaptım ki bu devlete kavuştum? Onlar neyi yapmadılar ki mahrum kaldılar?' Böyle düşünürken sabah ezanları okunmaya başlar ki o hâlâ eşiktedir.

    Bişr-i Hafi ölümüne doğru birisinden ödünç gömlek alır ve kendi gömleğini bir fakire bağışlar. Hasılı ardından bir gömlek bile bırakmaz. O Bağdat'a geldikten sonra hayvanlar yerleri kirletmezler çünkü mübareğin yalınayak dolaştığını bilirler. Bağdatlılar hayvanların eskiye döndüklerini farkedince 'Eyvah' derler, 'Bişr-i Hafi ölmüş olmalı'

    Bişr-i Hafi buyurdular ki

    * İki şeyden kaçın: 'Çok yemekten ve çok konuşmaktan'

    * Dünyada aziz olmak isteyen diline sahip olsun. Şahitlik yapmasın, imam olmasın, ziyafetlere katılmasın.

    * Sabır Allah-ü teala'yı kullara şikayet etmemektir.

    * İnsanlar arasında tanınmak isteyen ahiretin tadını alamaz.

    * Şöhreti seven Allah'tan korkmaz.

    * Övülmekten hoşlanmak ahmaklıktır.

    * Sabır susmaktır. Konuşan, susandan daha fazla vera sahibi olamaz.

    * Kötü insanlarla arkadaşlık yapan iyi kimselere sui zan eder.

    * Dün öldü, yarın doğmadı, bugün can çekişiyor. Sen bu anı değerlendir.

    * Topal bir karınca düşünün. Bir buğday için saatlerce uğraşır, didinir, tam yuvasının ağzına getirir ki taneyi kuş kapar. Ölüm kuşu da böyledir. Kimse dünyadaki emeline kavuşamaz.
    Dünya zalim elinde tam ağlanacak andır.
    Müminlere şimdi mevsim-i hazandır.
    Bir an evvel derlenib de kendimiz olmazsak.
    Hak bilir-yok olup gideceğimiz ayandır.

  2. #2
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şuanda  online konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.793
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Bişr-i Hafi buyurdular ki

    * İki şeyden kaçın: 'Çok yemekten ve çok konuşmaktan'

    * Dünyada aziz olmak isteyen diline sahip olsun. Şahitlik yapmasın, imam olmasın, ziyafetlere katılmasın.

    * Sabır Allah-ü teala'yı kullara şikayet etmemektir.

    * İnsanlar arasında tanınmak isteyen ahiretin tadını alamaz.

    * Şöhreti seven Allah'tan korkmaz.

    * Övülmekten hoşlanmak ahmaklıktır.

    * Sabır susmaktır. Konuşan, susandan daha fazla vera sahibi olamaz.

    * Kötü insanlarla arkadaşlık yapan iyi kimselere sui zan eder.

    * Dün öldü, yarın doğmadı, bugün can çekişiyor. Sen bu anı değerlendir.

    * Topal bir karınca düşünün. Bir buğday için saatlerce uğraşır, didinir, tam yuvasının ağzına getirir ki taneyi kuş kapar. Ölüm kuşu da böyledir. Kimse dünyadaki emeline kavuşamaz.


    Çok çok güzel. Derin, etkin, gerçek...

    Ellerinize sağlık...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. bişr-i hafi hz.lerinin kısa biyografisi
    By yelken06500 in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.10.2007, 05:00
  2. Bişr-i Hafi Hz.lerinin Sözlerinden birkaçı
    By SUSKUN in forum Ata Sözleri ve Özlü Sözler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.09.2007, 18:51
  3. Şirki hafi
    By sinang in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 04.07.2007, 14:12
  4. İbn Teymiyye ve bişr cahile reddiye...
    By Ebu Zerr in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.06.2007, 16:06
  5. Bugünü düşünürüm - Bişr-i Hafi
    By seyfullah putkıran in forum Arşiv
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.10.2006, 20:45

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.