+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Abdullah Hayderî

  1. #1
    muhammet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    muhammet isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    22.02.2007
    Yaş
    36
    Mesajlar
    812
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart Abdullah Hayderî

    Bağdâd'da yetişen büyük velîlerden. Ubeydullah Hayderî diye de bilinir. Büyük velî Mevlânâ
    Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin ilk hilâfet verdiği talebesidir. Doğum ve vefât târihleri kesin
    olarak bilinememektedir. Bağdâd'da doğdu ve orada vefât etti. On dokuzuncu yüzyılın ilk
    yarısında vefat ettiği tahmin edilmektedir.
    Küçük yaştan îtibâren aklî ve naklî ilimleri tahsîl eden Abdullah Hayderî büyük âlim oldu.
    Bütün ilimleri kendinde toplayıp, İslâmiyetin emir ve yasaklarıyla ilgili ince bilgileri elde etti.
    Fesâhat, belâgat ve edebiyât konularında önceki ve sonraki âlimlerin üstünü idi. Arapça,
    Farsça ve Türkçeye hâkim olup, "Zemahşerî" veya "Zamânın Harîrî'si" diye şöhret buldu. İlim
    ve edebiyâttaki bu yüksek derecesi sebebiyle Bağdâd'a Hanefî müftüsü olarak tâyin edildi.
    Senelerce müslümanların dînî sorularına cevap verip İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlattı.
    Hindistan'a giderek Şah Gulâm-ı Ali Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin mânevî sofrasından
    feyz alıp, insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatarak onların dünyâ ve âhirette
    seâdete, kurtuluşa ermelerine vesîle olmak vazîfesiyle Bağdâd'a gelen Mevlânâ Hâlid-i
    Bağdâdî hazretleri sohbetlerine Abdullah-ı Hayderî'yi de kabûl etti. Abdullah-ı Hayderî
    yüksek ilmine rağmen Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin önünde diz çöktü. Kısa bir
    müddet içinde Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinden istifâde ederek tasavvuf yolunda
    ilerledi. Bağdâd müftülüğünden ayrılarak hocasının hizmetinden ve sohbetlerinden ayrılmadı.
    Mevlânâ Hâlid hazretleri ona:
    "Abdullah su kırbasını yüklen. Bağdâd sokaklarında ve pazarlarda "Sebîl" diyerek insanlara
    su dağıt." buyurdu.
    Önceki makâm ve şöhretini düşünmeden hocasının emrini yerine getiren Abdullah-ı Hayderî,
    yirmi gün müddetle sırtına yüklendiği su kırbasıyla sokak sokak dolaşarak insanlara su
    dağıttı. Her şeyin görünüşüne bakan insanlar Abdullah-ı Hayderî'yi bu şekilde görünce
    hayretle birbirlerine, onun hakkında ileri geri sözler sarf ettiler. Fakat dünyânın makâmına,
    şöhretine önem vermeyen, insanların dedikodularına aldırış etmeyen Abdullah Hayderî
    kendisine verilen emri kusursuz olarak yerine getirmeye devâm etti. Sonra hocasının
    huzûruna geldi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri bu sefer:
    "Abdullah on gün de para ile su sat." buyurdu.
    Bu emre de îtirazsız uyan Abdullah-ı Hayderî, on gün müddetle su sattı. Böylece nefsinin
    istediklerini yapmamak, istemediklerini yapmak sûretiyle nefsini kötülüğü emretmekten,
    kalbini de kötü huy ve düşüncelerden temizledi. Abdullah-ı Hayderî'nin evliyâlık yolunda
    yüksek derecelere ulaştığını gören Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, ona bütün talebeleri
    arasında ilk olarak hilâfet verdi. Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî
    hazretlerini çekemedikleri için karşı çıkanlara reddiye yazarak, tarîkatların hak olduğunu
    ıkladı. Kitap, sünnet ve tasavvuf kitaplarındaki açık delilleri gösterdi. Yazdığı bu kitabı
    bütün büyük âlimler beğendiler.
    Abdullah-ı Hayderî devamlı hocasının yanında bulundu. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî
    hazretlerinin Süleymâniyye ve Şam'a gittiği sırada da yanından ve hizmetinden ayrılmadı.
    Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri Abdullah Hayderî ve diğer halîfeleriyle ve talebeleriyle
    birlikte Bağdâd'dan Şam'a gidiyorlardı. Şam hudutlarına geldikleri zaman Şemmen
    kabîlesinden Safvak bin Fâris diye meşhûr yol kesici, birçok yardımcılarıyla birlikte korkunç
    şekilde gelip kâfileyi soymaya teşebbüs etti. Safvak bin Hâris'in anlattığına göre pekçok
    yardımcılarıyla Mevlânâ Hâlid hazretlerinin kâfilesine hücûm ettikleri zaman, kâfileden
    [SIGPIC][/SIGPIC]

    "Allah'a ve âhirete iman eden, misafirine ikramda bulunsun.

    Allah'a ve âhirete inanan, komşusuna hürmet etsin.

    Allah'a ve âhirete inanan, ya hayrı söylesin ya da sussun!.."



    Hadis-i Şerif

  2. #2
    muhammet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    muhammet isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    22.02.2007
    Yaş
    36
    Mesajlar
    812
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart

    beyaz elbiseli, ata binmiş çok heybetli bir zat göründü. O zat soyguncuların gözleri önünde o

    kadar büyüdü ki, sanki dağ kadar oldu. Geçen kâfile ile soyguncular arasında bir engel teşkil

    etti. Soyguncular kâfiledekileri göremez oldular. Semâya yükselen büyük bir dağ misâli olan

    o zâtı görünce, soygunculara bir korku, bir titreme geldi, mızrakları ellerinden kendileri de

    hayvanlardan düştü. Bu hâdiseden sonra kâfilede Allahü teâlânın sevdiği velî kulları

    olduğunu anlayan soyguncular, hep bir ağızdan; "Aman, aman! Affedin!" diye bağrıştılar.

    Bunun üzerine kâfile eskisi gibi normal görünmeye başladı. Soyguncular kâfilede Mevlânâ

    Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini görünce, hepsi kusurlarının affını istediler. El ve ayaklarına

    sarılarak tövbe ve istigfâr ettiler.

    Bu yolculuk esnâsında Abdullah-ı Hayderî hazretleri gördüğü bir hâdiseyi şöyle nakletti:

    "Atlı bir Habeşînin kâfilemizi tâkib ettiğini gördüm. Habeşî bizi şiddetli baskısıyla

    korkutuyordu. Hemen şeyhim Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'ye durumu bildirdim. Efendimiz

    hemen yerden bir avuç toprak alıp onun yüzüne doğru attı. Habeşî artık görünmez oldu. Fakat

    bir müddet sonra, tekrar gözüktü. Pişman olmuş, perişan bir hâlde velîlerin sultanı hocamızın

    huzuruna gelerek boyun eğdi, diz çöküp af diledi ve tövbe etti.

    Abdullah Hayderî hocası ile birlikte tekrar Bağdâd'a döndü. Mevlânâ Hâlid hazretleri ona

    mutlak hilâfet verdi, Bağdâd'da insanlara İslâmiyetin emirlerini ve yasaklarını anlatarak

    Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmakla vazîfelendirdi. Abdullah-ı Hayderî hazretleri başta

    arkadaşları olmak üzere bütün Bağdâd halkına İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlattı. Pekçok

    insan sohbetinde bulunarak feyzinden istifâde etti. Hattâ Mevlânâ Hâlid hazretlerinin

    halîfelerinin çoğu evvelâ onun sohbetinde yetiştikten sonra Mevlânâ Hâlid hazretlerinin

    sohbetlerine kavuştular.

    Mevlânâ Hâlid hazretleri Bağdâd'dan Şam'a dönecekleri sırada kendilerinin ve Abdullah

    Hayderî hazretlerinin babasının yakında vefât edeceklerini işâret buyurarak Şam'a gittiler.

    Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri Şam'a döndükten bir müddet sonra vefât etti. Onun vefât

    haberi Bağdâd'a ulaşınca, bütün âlimler ve velîler ile halk çok üzüldü. Abdullah Hayderî

    hazretlerinin babasına Mevlânâ Hâlid hazretlerinin vefâtı haberini bildirmediler. Çünkü bu

    acı haberden dolayı fenâlaşabilir ve hastalığı fazlalaşabilirdi. Aradan üç ay geçince, o da vefât

    etti.

    Abdullah Hayderî Mevlânâ Hâlid hazretlerinin derece bakımından Şeyh Osman et-Tavîl'den

    sonra en yüksek halîfesiydi. Birçok kerâmetleri görüldü. Uzun seneler Bağdâd'da kalıp

    insanlara seâdet yolunu gösterdikten sonra orada vefât etti.

    1) Mecdi Tâlid Tercümesi; s.75

    2) Şems-üş-Şümûs Tercümesi; s. 45

    3) Hadâik-ul-Verdiyye; s. 260

    4) İslâm Meşhûrları Ansiklopedisi; c.1, s. 171
    [SIGPIC][/SIGPIC]

    "Allah'a ve âhirete iman eden, misafirine ikramda bulunsun.

    Allah'a ve âhirete inanan, komşusuna hürmet etsin.

    Allah'a ve âhirete inanan, ya hayrı söylesin ya da sussun!.."



    Hadis-i Şerif

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Abdullah Hayderî
    By muhammet in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.06.2007, 16:53
  2. Abdullah Bin Gâlib
    By muhammet in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12.06.2007, 15:15
  3. Abdullah Ayderûsî
    By muhammet in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.06.2007, 19:45
  4. Abdullah Bin Avn;
    By muhammet in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.06.2007, 06:40
  5. Abdullah B. Amr B. El-âs
    By muhammet in forum Ashab-ı Kiram Efendilerimizin Hayatları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.06.2007, 17:44

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.