+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Abdullah Bin Hubeyk

  1. #1
    muhammet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    muhammet isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    22.02.2007
    Yaş
    36
    Mesajlar
    812
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart Abdullah Bin Hubeyk

    Evliyânın büyüklerinden. İsmi Abdullah bin Hubeyk bin Sâbık, künyesi Ebû Muhammed,
    nisbesi el-Kûfî, el-Antâkî'dir. Kûfe'de doğdu. Antakya'da yaşadı. Doğum ve vefât târihleri
    bilinmemektedir.
    Abdullah bin Hubeyk büyük âlim Yûsuf Esbât'ın derslerinde yetişti. İlim ve feyz aldı.
    Tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin yolunu tâkib etti. Zühd ve
    takvâda üstün bir dereceye yükseldi. "Bu ümmet içinde Yahyâ aleyhisselâmın zühdüne sâhib
    zât" diye meşhûr oldu.
    Abdullah bin Hubeyk hazretleri amel ve ibâdete büyük önem verir ibâdetlerdeki ihlâs
    üzerinde dururdu. Edeb, havf ve recâ, ümidle istek, haramlardan sakınma, nefse düşmanlık,
    kalp temizliği; üzerinde durduğu diğer önemli hususlardır.
    Horasan'dan Feth bin Şehraf isminde bir sevdiği geldi ve kendisinden nasîhat ricâ etti.
    Buyurdu ki:
    "Ey Horasanlı! Dilinle yalan söyleme, gözünle harama bakma. Kalbinle müslüman kardeşine
    hased etme. Kin tutma ve iyi şeyler arzu et. Eğer böyle yapmazsan, sonunda bedbaht
    olursun."
    Allahü teâlânın sonsuz ihsânına rağmen günah işlemekte ısrar edenleri; "Sana iyilik edene
    bile kötülük ediyorsun. Kötülük edene nasıl iyilik edebilirsin." diyerek, gafletten uyandırırdı.
    Kendisine; "Ne kadar ilim tahsil etmeliyiz?" diye soruldu. Cevap olarak; "İyi ile kötüyü
    birbirinden ayıracak kadar olsun öğreniniz." buyurdu.
    Abdullah bin Hubeyk hazretleri tama', aç gözlülük etmekten, insanları sakındırır ve;
    "Tamahkâr, aç gözlü insan tama' zincirine bağlanmış ölüye benzer. Kalbteki tama' kalbi
    mühürler, mühürlü kalb ise ölüdür. Mü'min tamahkâr olmaz. Nefsin şehvet ve arzularına
    uymaz." buyururdu.
    Ümid ve korku hakkında ise şöyle buyurdu: "Korkunun en faydalısı günah işlemene engel
    olan, elden kaçırdığın fırsatlar için uzun uzun üzülmene sebeb olan ve geriye kalan ömür
    içinde seni devamlı olarak düşündüren korkudur. Ümidin en faydalısı ise amel etmeni
    kolaylaştırandır.
    Ümid üçe ayrılır: 1) İyi amel yapıp kabul edilmesini umanın ümidi. 2) Kötü iş yapıp ve tövbe
    ederek affedilmesini umanın ümidi. 3) Devamlı günah işleyip de kendisini Allahü teâlânın
    affedeceğini umanın ümidi. Bu ümid makbûl değildir."
    Amel ihlâs ve sıdk hakkında buyurdu ki:
    "Amelde ihlâs amelden daha zordur. Kul kendisiyle Allahü teâlâ arasındaki hususlarda tam
    olarak sıdk, doğruluk üzere bulununca Allahü teâlâ onu gayb hazînelerine vâkıf kılar."
    "Allahü teâlâ kalbleri kendini anmak için yarattığı hâlde, insanlar onları şehvet, istek ve arzû
    ile doldurmuştur. Kalplerden şehvetin izini silecek şey yalnız Allahü teâlânın korku ve
    sevgisidir."
    Abdullah bin Hubeyk hazretleri işlediği amele güvenenleri; "İşlediğin fazîletli amele
    güvenerek azâb olunmaktan korkmazsan helâk olursun." diye îkâz edip uyarırdı.
    Kur'ân-ı kerîmi ezberlemiş olanların isyân ve günâha düşmesine şaşar ve şöyle derdi:
    Ehl-i Kur'ân bir günâh işleyeceği zaman göğsündeki Kur'ân-ı kerîm lisân-ı hâl ile ona şöyle
    seslenir: "Allahü teâlâya yemîn olsun ki sen beni bu iş için ezberlemedin!" O günahkâr kişi
    eğer bu sesi duyabilecek olsa Allahü teâlâdan hayâ ederek düşer can verirdi.
    Abdullah bin Hubeyk hazretleri en büyük ilâhî cezânın duâ ve ibâdetin lezzetinin kalbten
    alınması olduğuna inanırdı. Boş şeylerle uğraşmanın, lüzumsuz şeylere kulak vermenin
    kalpteki ibâdet ve tâattan zevk alma duygusunu söndürdüğüne inanır, kendisini sevenleri
    gönül uyanıklığına teşvik ederdi.
    Buyurdular ki:
    "Kim, Allahü teâlânın rızâsı için nefsini ayıplarsa, Allahü teâlâ onu gazâbından korur."
    "Kötü ve yanlış sözleri çok dinlemek, tâatın, ibâdetin tadını kalbden siler."
    "Yarın sana zarar verecek şeyler için keder ve gam içinde bulun. Âhiret saâdetini harâb eden
    şeyler için üzül. Yarın sana fayda vermeyecek şey için sevinme!"
    "En faydalı korku, insanı, günahlardan ve kötülüklerden alıkoyanıdır. İnsana, boşuna geçen
    ömrü için üzülmek yaraşır. Kalan ömrünü de iyi kıymetlendirmesi lâzımdır."
    "Kalbime uygun gelmeyen, içime rahatlık vermeyen bir şeyi terk ederim."
    Biri nasîhat istediğinde rivayet ettiği hadis-i şeriflerle cevab verirdi.
    "Kişinin mâlâyânîyi (boş ve faydasız şeyleri) terk etmesi, onun müslümanlığının
    güzelliğindendir."
    Yine buyurdu ki:
    Ebû Hüreyre radıyallahü anh rivâyet etti. Birisi Resûlullah efendimize sallallahü aleyhi ve
    sellem gelerek: "Yâ Resûlallah! Dünyâlık elde etmek gâyesi ile gazâya giden kimse için ne
    buyurursunuz?" diye sordu. Resûlullah efendimiz; "Onun için ecir (sevap) yoktur."
    buyurdular. Ebû Hüreyre bu durumu Eshâb-ı kirâm arasında anlatınca onlar; "Belki sen bunu
    Resûlullah efendimizden iyi anlamadın." dediler. Bunun üzerine Ebû Hüreyre hazretleri
    tekrar Resûlullah efendimizin yanına döndü ve bu husûsu sordu. Resûlullah efendimiz üç
    kerre; "Onun için ecir yoktur." buyurdular.
    Enes bin Mâlik'den rivâyet etti. Birisi Resûlullah efendimize geldi; "Yâ Resûlallah! Kıyâmet
    ne zaman?" diye sordu. Resûlullah efendimiz; "Kıyâmet koptu (farz et). Onun için ne
    hazırladın?" diye sordu. O zât; "Fazla bir şey hazırlamadım. Fakat ben, Allah ve Resûlünü
    seviyorum." dedi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz; "Senin için tahmîn ettiğin vardır.
    Sen sevdiğin ile berâbersin." buyurdu.
    Abdullah bin Hubeyk'e; "İyi insanları nasıl ayırd edebiliriz?" dediler. Cevâben buyurdu ki:
    "İyi insanların güzel âdetlerinden birisi, Allahü teâlâyı gece gündüz anmalarıdır. O'nu anma zikir
    kalb ve dille olur. Ancak kalbin zikri daha üstündür." Sonra;
    "Kalblerinizi, Allahü teâlâyı anmakla diriltiniz. Onun korkusuyla doldurunuz. O'nun sevgisiyle
    nurlandırınız. O'na kavuşma arzusuyla sevinçlendiriniz ve biliniz ki; O'na olan sevginiz derecesinde
    yükselir, niyetlerinizin doğruluğu ile, nefsinizi kahreder, şehvetlerinizi yenip amellerinizi temiz
    kılabilirsiniz." buyurdu.
    Bilhassa helâl lokma yemeğe çok dikkat ederdi. Buyurdu ki:
    "Beş şey vardır, kalp katılaştığı zaman onun ilacı olur: Birincisi, sâlih kimselerle görüşmek ve
    onların meclisinde bulunmak. İkincisi, Kur'ân-ı kerîmin mânâsını şünerek okumak. Üçüncüsü,
    karnını doyurmayıp, helâldan az bir şey yemekle yetinmek. Zîrâ helâl yemek kalbi aydınlatır.
    Dördüncüsü, Allahü teâlânın kâfir ve günahkâr için hazırladığı acı azâbı ve tehdidini düşünmek.
    Beşincisi, kendisini Allahü teâlâya kulluk vazifesini yapmakta âciz ve noksan görmek, bununla
    berâber Allahü teâlânın lütuf ve ihsânını şünmektir. Bu tefekkür olup, bundan hayâ meydana
    gelir. Tefekkürden bir kısmı da şunlardır: Allahü teâlânın seni, her şeyinle, içini dışını bildiğini her
    an O'nun seni gördüğünü düşünmek, dünyâ hayâtını, dünyâ hayâtının meşgûliyetlerinin
    çokluğunu, dünyâ hayâtının çok çabuk geçtiğini, âhiretin ve nîmetlerin devamlı olduğunu akıldan
    çıkarmamak, işte tefekkür dünyâya düşkün olmayıp, âhirete rağbet etmek gibi meyveler verir.
    Ölümün geleceğini, fırsatı kaçırdıktan sonra pişmanlık olacağını şünmek. Böyle tefekkürün
    meyvesi; uzun emel sâhibi olmamak, amellerini düzeltmek, âhirete hazırlık yapmaktır."
    1) Hilyet-ül-Evliyâ; c.10, s.168
    2) Nefehât-ül-Üns; s.118
    3) Tabakât-üs-Sûfiyye; s.141
    4) Risâle-i Kuşeyrî; s.99
    5) Tabakât-ül-Kübrâ; c.1, s.83
    6) Sıfat-üs-Safve; c.4, s.254
    7) Tezkiret-ül-Evliyâ; c.2, s.4
    8) Keşf-ül-Mahcûb; s.128
    [SIGPIC][/SIGPIC]

    "Allah'a ve âhirete iman eden, misafirine ikramda bulunsun.

    Allah'a ve âhirete inanan, komşusuna hürmet etsin.

    Allah'a ve âhirete inanan, ya hayrı söylesin ya da sussun!.."



    Hadis-i Şerif

  2. #2
    zeynep_hearty Misafir

    Standart

    rabbim razı olsun...selam ve dua ile..

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Abdullah-i Ensârî
    By muhammet in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 09.06.2007, 16:27
  2. Abdullah Bin Dînar
    By muhammet in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.06.2007, 19:42
  3. Abdullah-i Dehlevî
    By muhammet in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.06.2007, 21:35
  4. Abdullah Bin Avn;
    By muhammet in forum Evliya ve Ulema'nın Hayatları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.06.2007, 06:40
  5. Abdullah B. Amr B. El-âs
    By muhammet in forum Ashab-ı Kiram Efendilerimizin Hayatları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.06.2007, 17:44

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.