Adını yazmak;
Rezzak-ı alemin gönüllerin gergefine
ebem kuşağı renkleriyle
nokta nokta, harf harf işlediği adını...
Adını yazmak ,
Adını yazacak olmamdandır titreyişlerim..
Yüreğimde, Bu hep taze, Bu hep buruk ürperiş ondan
Kalemimdeki, divitimdeki heyecan
Kağıdımdaki intizar, Mürekkebimdeki
Sönmek bilmez yangını;vuslat ateşinin hep bundan...
Bana adını yazmak düşmüş
bu beyaz kağıtlara ey sevgili.
Yani ki seni yazmak.Sevda tohumunun çatladığı,
Tutku filizinin boy attığı, Sadakat meşalesinin yandığı
Evlerin en güzeli,Erkamın Eviyle seni yazmak.
O bir güldü;
şebnemlerinde bize rahmetle gülen bir kâinat sundu,
ve ardında güller bırakıp Rabbine döndü. Biliyor, ama hâlâ zakkumlar peşinde koşuyorum.
Onun dünyama getirdiği güzelliğin de, tüm bu güzelliğin onun elçiliğiyle geldiğinin de farkındayım. Zaten bu yüzden onu anlatmak istiyorum. Fakat sürekli gel-gitler ve kaç-göçler yaşanan; kâh onunla minare başına çıkan, kâh onsuz kuyu dibine inen bulanık hayatımla, anlatamamaktan korkuyorum.
Bu istek ve bu korkudur ki, hem onu yazma çabamı, hem de hâlâ hiçbir şey yazamayışım sonucunu getiriyor.
Onun nuru tüm âlemi aydınlığa bürümüştü; ne var ki, perdelenmiş gözümle, ben alacakaranlık kuşağını yaşıyorum.
Asra yemin ederim ki
İnsan gerçekten ziyan içindedir.
Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.
Asr(1,2,3)
Paylaş