+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Peygamberimizin Vefatının Ashab-ı Kiram Üzerindeki Tesiri

  1. #1
    ..:naz:.. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ..:naz:.. isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.03.2007
    Bulunduğu yer
    her bi yerden :)
    Yaş
    25
    Mesajlar
    729
    Tecrübe Puanı
    20

    Standart Peygamberimizin Vefatının Ashab-ı Kiram Üzerindeki Tesiri

    Rasûlüllah (s.a.s.)'in vefât ettiği hemen duyuldu. Bu haber, ashâb-ı kirâm üzerinde derin üzüntü meydana getirdi. Daha sabahleyin ayağa kalkmış halde görmüşler, iyileşiyor diye sevinmişlerdi. Beklenmedik acı haber, herkesi şaşkına çevirdi. Yola çıkmak için hazırlanan Üsâme ordusu da ordugâhtan döndü, kumandanlık sancağı Rasûlüllah (s.a.s.)'in kapısı önüne dikildi. Hicrette Rasûlüllah (s.a.s.)'in Medine'ye girdiği gün, en büyük bayram sevinci yaşanmıştı. Bugün en büyük acı ve mâtem yaşanıyordu. Münâfıklar ise, "Muhammed hak peygamber olsaydı, ölmezdi..." gibi küstahça sözler söylemişler, ortalığı bulandırmışlardı. Bu duruma sinirlenen Hz. Ömer, kılıcını çekerek:
    -Rasûlüllah (s.a.s.) ölmemiş, bayılmıştır. Kim Muhammed öldü derse, boynunu vururum, diyordu. Böyle bir hengâmede metânetini muhâfaza edebilen sâdece Hz. Ebû Bekir oldu.(450) Acı haberi öğrenen Hz. Ebû Bekir, kimseye bir şey söylemeden, doğru kızı Hz. Âişe'nin odasına girdi. Rasûlüllah (s.a.s.)'in yüzündeki örtüyü kaldırdı, iki gözünün arasını hürmetle öpüp ağladı.(451)
    -Anam, babam sana fedâ olsun. Allah'ın sana takdir ettiği ölüm geçidini geçtin. Fakat Allah sana ikinci bir ölüm tattırmayacaktır, dedi. Sonra, âilesini teselli edip ayrıldı.
    Ömer halka hâlâ "Rasûlüllah ölmedi, öldü diyenin boynunu uçururum" diye hitâbediyordu. Hz Ebû Bekir minbere çıktı. Halk, Hz. Ömer'i bırakıp, Hz. Ebû Bekir'in etrâfında toplandı. Ebû Bekir Cenâb-ı Hakk'a hamd ve senâ ettikten sonra:
    -Sizden her kim Muhammed (s.a.s.)'e tapıyorsa, iyi bilsin ki, Muhammed (s.a.s.) öldü. Her kim Allah'a kulluk ediyorsa, iyi bilsin ki, Allah bâkîdir, asla ölmez," dedi. Sonra şu anlamdaki âyetleri okudu.
    "Muhammed ancak bir peygamberdir. O'ndan önce de nice peygamberler geçti. Eğer o ölür, veya öldürülürse geri mi döneceksiniz. Her kim geri dönerse, Allah'a hiç bir zarar vermez. Allah şükredenlerin mükâfatını verecektir." (Âl-i İmrân Sûresi, 144)
    "Ey Muhammed, şüphesiz sen de öleceksin, onlar (müşrikler) de ölecek." (ez-Zümer Sûresi, 30)
    Ashâb, o derece şaşkınlık içindeydi ki, bu âyetleri sanki önceden hiç duymamışlar, ilk defa Hz. Ebû Bekir'den işitiyorlardı. Hz.Ebû Bekir'in sözlerini ve âyetleri dinleyince herkes kendine geldi.(452) Evet, peygamber de olsa herkes ölecekti. İşte, iki cihânın serveri, peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammad (s.a.s.)'de ölmüştü.

    HZ. EBÛ BEKİR'İN HALÎFE (DEVLET BAŞKANI) SEÇİLMESİ

    Hz. Ebû Bekir'i dinledikten sonra, ashâbın heyecânı yatıştı. Aynı gün Benî Saide sofasında toplandılar. Hz. Ebû Bekir'i halife seçtiler. (1 Rabiulevvel 11 H./ 27 Mayıs 632 M.)

    RASÛLÜLLAH (S.A.S.)'İN TEÇHÎZ VE DEFNİ

    Rasûlüllah (s.a.s.)'in cenâzesi, halîfe seçimi yapıldıktan sonra, salı günü yıkanıp hazırlandı. Bu vazîfeyi en yakın akrabası yaptı. Son hizmetinde bulunabilmek isteyen herkes, Hz. Âişe'nin odası önünde toplanmıştı. Bu yüzden Hz. Ali odanın kapısını kapattı, içeriye kimseyi almadı. Yalnızca ensar adına Bedir mücâhidlerinden Havlî oğlu Evs içeri alındı.
    Rasûl-i Ekrem (s.a.s.)'in mübârek vücûdu, bir sedir üzerine konuldu. Dış elbisesi soyuldu. Yıkama işini bizat Hz. Ali yaptı. Amcası Abbâs ile oğulları Abdullah, Fazl ve Kusem, cesedin çevrilmesine yardımcı oldular. Üsâme ile azadlı kölesi Şukran da su döktüler. İç gömleği çıkarılmayıp vücûdu üzerinden oğulduğu için Hz. Ali'nin eli Rasûlüllah (s.a.s.)'in mübârek vücûduna dokunmamıştır.(453)
    Cenâzelerde genellikle görülen koku ve nahoş şeylerden hiçbiri O'nda yoktu. Bu yüzden Hz. Ali:
    -Hayâtında da pâksın, ölümünde de pâksın, diyerek yıkadı. Sonra üç parça beyaz pamuk bezi ile kefenleyip(454) odanın kapısı açıldı.
    Rasûlüllah (s.a.s.)'in mübârek cesedi, sedirin üzerine konulmuştu. Önce erkekler, sonra kadınlar, en sonra da çocuklar ayrı ayrı namazını kıldılar Rasûlüllah (s.a.s.) hayâtında olduğu gibi ölümünden sonra da herkesin imâmı olduğu için, O'nun cenâze namazında kimse imâm olmadı. Hz Âişe'nin odası küçüktü. Bu yüzden namaz, gece yarısına kadar devâm etti.
    Rasûlüllah (s.a.s.) Efendimiz: "Cenâb-ı Hak, peygamberlerin ruhunu, onların defnedilmesini istediği yerde kabzeder," buyurmuştu.(455) Bu sebeple Rasûlüllah (s.a.s.)'in kabri, Hz Âişe'nin odasında, üzerinde son nefesini verdiği döşeğin serildiği yerde, Ensâr'dan Ebû Talha tarafından kazıldı. Salıyı Çarşambaya bağlayan gece yarısı defnedildi. (2/3 Rabiu'l-evvel 11 H-28/29 Mayıs 632 M.) Mübârek cesedini, kabri saâdete Hz. Ali, Fazl, Üsâme ve Avf oğlu Abdurrahman indirdiler. Hz.Âişe:
    -Biz Rasûlüllah (s.a.s.)'in defnedilğini, çarşamba gecesi gece yarısı duyduğumuz kürek seslerinden anladık, demiştir. (456)


    (450) İbn Hişâm 4/305; Tecrid Tercemesi, 11/30-31
    (451) Mehmet Raif, Muhtasar Şemâil-i Şerif Tercemesi, 266, İst, 1304
    (452) Bkz. el-Buhârî, 5/142-143; Tecrid Tercemesi, 11/31-32; İbn Hişâm, 4/306
    (453) İbn Hişâm, 4/312-313
    (454) el-Buhârî, 2/75; Tecrid Tercemesi, 4/422 (Hadis No: 627)
    (455) İbn Hişâm, 4/314; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 5/266
    (456) İbn Hişâm, 4/314
    Hayatını "sonra"lara bağlayan "keşke"lere mahkumdur...

  2. #2
    rusen_alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    rusen_alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    11.03.2007
    Bulunduğu yer
    ruhlar aleminden
    Yaş
    29
    Mesajlar
    1.478
    Tecrübe Puanı
    50

    Standart

    Allah razı olsun kardeşim..............

  3. #3
    Ebu Zerr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ebu Zerr isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    08.06.2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    872
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    Ebû Bekir Cenâb-ı Hakk'a hamd ve senâ ettikten sonra:
    -Sizden her kim Muhammed (s.a.s.)'e tapıyorsa, iyi bilsin ki, Muhammed (s.a.s.) öldü. Her kim Allah'a kulluk ediyorsa, iyi bilsin ki, Allah bâkîdir, asla ölmez," dedi...

    Acaba, Ebubekr burada ne demek istedi?
    Bir mesaj mı veriyordu?
    O'na tapan birileri mi vardı?
    O tapan birileri Ebubekr döneminde irtidad edenler olmasın?
    Bu arada, sahabe olmak için O'nu (sav) görmek yeterlimiydi?
    Eğer yeterli ise Ebubekr döneminde irtidad eden sahabeler ne olacak, öyle değil mi, o mürtedler Rasulullah (sav)'ı görmediler mi ?
    Müslümanım, müslümanlardanım demek kadar insanı özgür kılan bir söz yoktur ve olamazda. Bu söz, Rabbimizin vahyinden bizim dillerimize ve gönüllerimize nakş olan yüce bir anlam. Bu sözün anlamlandırılmış hali insan. Bu söz ile insan yaratılmışlar arasında seçkin bir vaziyet alıyor. Ahsen-i takvim makamından nakkaşlık vazifesini icra ediyor. Vahyi nakş ediyor muzdarip gönüllere. (Ahi Evran)

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.04.2008, 15:28
  2. Tevhidin Meyveleri Ve Hayat üzerindeki Tesiri
    By sinang in forum Oku, Düşün, Anla
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04.02.2008, 18:37
  3. Radyosyon Tesiri
    By Uhud dağı in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31.08.2007, 18:30
  4. Esma-i Ashab-ı Kiram (Ridvanullahi aleyhim ecmain)
    By beyaz_ışık in forum Ashab-ı Kiram Efendilerimizin Hayatları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.07.2007, 19:44
  5. Ölümü Hatırlamanın Kalbe Tesiri
    By ayna44 in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 11.06.2007, 22:34

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.