+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Peygamberimizin Sabrı

  1. #1
    ..:naz:.. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ..:naz:.. isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.03.2007
    Bulunduğu yer
    her bi yerden :)
    Yaş
    25
    Mesajlar
    729
    Tecrübe Puanı
    20

    Standart Peygamberimizin Sabrı

    Pekçok hâdise insanın arzu ve isteği dışında gelişir. İnsan sıkıntıya düşer, üzülür, zulme uğrar, başına musibet ve felaketler gelebilir. Ancak başa gelen her şey Allah'tan olduğuna göre, ilk anda görülmese de, neticesi itibariyle o musibette insan için bir fayda gözetilmiştir.

    İşte, insan karşılaştığı bir hâdisede onun içindeki hayırlı neticeyi düşünüp içine sindirmelidir ki, tedirgin olmasın. Bunu anlayınca tahammül edip bekler; Allah'a tevekkül eder, kendisini olayların akışına kaptırmaz. İşte bu davranışın adı sabırdır.

    Diğer taraftan, bazen olur, pekçok nimetten istifade eder. Olaylar arzu ettiği şekilde gelişir. Birçok nimete sahip olur, yahut kendisinde bulunup da başkasında olmayan bazı nimetleri hatırlar, bir lütuf olarak kendisine verildiğini idrak eder. Böylece, verilen nimetleri, verenin emri yolunda kullanacağını anlar, şükreder.

    İşte olgun insan, üzücü olaylar karşısında anında sabır silâhını kullanır. Başına daha büyük bir musibet gelmediği için Rabbine şükreder.

    Peygamberimiz sabır kahramanı olduğu gibi, şükür deryasıdır da. Çünkü en büyük bela ve musibetler onun başına gelmiş; bununla birlikte en büyük nimet ve imkânlar da kendisine verilmiştir.

    Bir hadiste ifade buyurduğu gibi, "En çok musibet ve meşakkate uğrayanlar, insanların en hayırlıları ve olgunlarıdır."

    Peygamberimiz de insanların en olgunu ve en hayırlısı olduğundan, imtihan için, Cenab-ı Hak en çetin musibetleri ona vermiştir.

    Efendimizin hayâtını gözden geçirdiğimizde, en çok onun bela ve musibetlere uğradığını görürüz. Daha dünyaya gelmeden babasını kaybetmiş; altı yaşında annesinin, iki sene sonra dedesinin vefatını görmüştü. Peygamberliğini müteakip düşmanlarına karşı kendisini koruyan amcası Ebû Talib'in ve en çok desteğini gören hanımı Hz. Hatice'nin vefatına şahit olmuştu. Hz. Fatıma'dan başka bütün çocukları, ya küçük yaşta veya genç yaşta vefat etmişlerdir.

    Bütün bu musibetler Peygamberimizin gözlerini yaşartmış, fakat onun ağzından kaderi suçlayıcı biçimde tek bir söz duyulmamış, bir feryat işitilmemiştir. Bu felâketler karşısında asla sarsılmamış, yılgınlık duymamış, sadece sabretmiştir.

    Peygamberliğinden sonra ise, insanları kurtuluşa çağırdığı için kendi kavmi, kabilesi ve yakın akrabaları tarafından ölümle tehdit edilmiş, işkence yapılmış, hakarete maruz kalmış, alaya alınmıştır. Bununla kalınmamış, varlığına tahammül edemeyenler, onu öldürmek için plân kurmuşlardır.

    Bu kadar eziyetlere sabreden Peygamberimiz, sonunda doğup büyüdüğü, elli yıl hayâtını geçirdiği vatanını terk etme mecburiyetinde kalmıştır. Müşrikler, hicretine de engel olmak için her türlü yola başvurmuşlar; fakat kurdukları bütün tuzaklar sonuçsuz kalmıştır. Aradan fazla bir zaman geçmeden de ordular düzenleyerek üzerine yürümüşlerdir.

    Peygamberimiz müşriklerle yaptığı bu savaşlarda bir hayli zor anlar yaşadı, hayatî tehlikeler atlattı. Medine'yi savunmak için hendek kazdı, günlerce aç kaldı. O halde dahi en küçük bir bıkkınlık göstermeden sabır ve metanet gösterdi. Çünkü o biliyordu ki, sabreden, zafere erecektir.

    İnsan geçici olan musibetlere dayanabilir, fakat peş peşe, arka arkaya gelen zincirleme felâketlere sabretmesi oldukça güçtür. İşte Peygamberimiz, hayâtı boyunca her çeşit musibete uğradığı halde, sabır ve azminden, tevekkül ve itimadından hiçbir şey kaybetmemiştir. Felâketler arttıkça onun da dayanma gücü artmıştır.

    Bu sabrı sonunda düşmanlar dize gelmiş, yılmışlar, bazıları da düşman oldukları İslâmı kabul ederek, sonunda Peygamber safında yer almışlardır.
    Hayatını "sonra"lara bağlayan "keşke"lere mahkumdur...

  2. #2
    Üyelik tarihi
    21.06.2007
    Bulunduğu yer
    BURSA
    Yaş
    25
    Mesajlar
    120
    Tecrübe Puanı
    6

    Standart

    gunumuzde imanımızı korumak için en gerekli şey galiba: SABIR
    Ama sabrımız TESLİMİYET penceresinde olursa inanın çok zor değil!
    dua ile...
    DÜNYADAN NASİBİMİZ:
    *İYİ BİR HANE (EV)
    *İYİ BİR BİNEK (ARABA)
    *SALİH(A) BİR EŞ

  3. #3
    impulse101 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    impulse101 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    07.07.2007
    Yaş
    18
    Mesajlar
    1
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    doğrudur sabır en büyük nimettir..

  4. #4
    talha_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    talha_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    06.03.2007
    Bulunduğu yer
    simeranyadan..!
    Mesajlar
    1.226
    Tecrübe Puanı
    36

    Standart

    s.a...saqolun efendim selametle.......



    Hz. Habbab b. Eret'ten (r.a.) :

    Allah'ın Resulü (s.a.v) Ka'be'nin gölgesinde başını, yastık gibi yaptığı bir örtüye koyduğu sırada ona durumumuzu şikayet ettik.

    "Bize Allah'tan yardım dilemiyecek misin, bize dua etmiyecek misin?" dedik.

    Bunun üzerine Allah'ın Resulü (s.a.v):

    "Sizden önceki ümmetlerde (işkence edilen) mü'min, kazılan bir toprak çukurunun içine konulduktan sonra bir testere getirilip başı üzerine konularak kafası ikiye bölünür, ayrıca kemiğe dayanıncaya kadar etine demir taraklar batırılırdı. Ama bunların hiçbiri onları dininden döndürmezdi. Allah'a yemin ederim ki bu "iş" de gerçekleşecektir. Öyle ki Sana'dan Hadramavt'a giden bir yolcu Allah'tan başka - koyunları için de kurttan başka -hiç bir kimseden korkmayacaktır. Ama siz acele ediyorsunuz dedi." (Buhari 4/249; Ebu Davud; Nesaî)
    FİLİSTİN..


    Acılar var bende duvağı açılmamış..


    bekle.


    Sana onları adayacağım...

    m.islamoğlu




    SÜNNETİ REDDETMEK YAHUDİLERE HİZMETÇİLİKTİR...!

  5. #5
    lotus isimli Üye şimdilik offline konumundadır Üyeliği durduruldu
    Üyelik tarihi
    30.03.2007
    Yaş
    34
    Mesajlar
    533
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Allah razı olsun kardeşim. Emeğinize sağlık...

  6. #6
    Yalanmış Misafir

    Standart

    Allah razı olsun.

  7. #7
    ..:naz:.. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ..:naz:.. isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.03.2007
    Bulunduğu yer
    her bi yerden :)
    Yaş
    25
    Mesajlar
    729
    Tecrübe Puanı
    20

    Standart ::Sabırla İlgili Ayetler::

    Bakara Suresi 45. ayet

    Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir


    Bakara Suresi 156. ayet


    O sabredenler, kendilerine bir bela geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler.

    Bakara Suresi 155. ayet

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber! ) Sabredenleri müjdele !

    Nahl Suresi 126. ayet

    Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

    Bakara Suresi 177. ayet

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekat verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakiler ancak onlardır



    Al-i İmran Suresi 15. ayet (Toplam 200 ayet)

    (Resulüm!) De ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takva sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın hoşnutluğu vardır. ALLAH kullarını çok iyi görür.


    Al-i İmran Suresi 200. ayet

    Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat göster


    Nahl Suresi 127. ayet

    Sabret! Senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı kederlenme; kurmakta oldukları tuzaktan kaygı duyma!


    Mümin Suresi 55. ayet

    (Resulüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
    Hayatını "sonra"lara bağlayan "keşke"lere mahkumdur...

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Sabrı Tavsiye
    By Elifnisa in forum Kavramlar ve İçerikleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.01.2008, 22:29
  2. Seyfullah Putkıran'nın terbiyesi ve sabrı
    By unzurna in forum Oku, Düşün, Anla
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.03.2007, 14:35
  3. Peygamberimizin son saniyeleri
    By gelincik tarlası in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.02.2007, 15:49
  4. Belâlara sabrı ile meşhur Peygamber
    By seyfullah putkıran in forum Genel Islam Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.12.2006, 07:58

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.