+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Vampir Uygarlığı

  1. #1
    Enver İstek isimli Üye şimdilik offline konumundadır metin mete
    Üyelik tarihi
    28.12.2005
    Bulunduğu yer
    Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
    Yaş
    48
    Mesajlar
    3.971
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Vampir Uygarlığı

    Vampir Uygarlığı

    TARİHTEKİ VAMPİRLER


    Vampirler ne zaman başladı? Diğer bir çok efsane gibi başlangıç tarihi tam olarak bilinmiyor;ama vampir hikayesinin kanıtı Mezopotamya’daki Tigris (Dicle) ve Euphrates (Fırat) nehirlerinin yakınındaki Kildani’de, kil yada taş tabletlerin üzerine yazılmış Asur yazıtlarında bulunmuş olabilir. Kildaniler diyarına, İncil’de geçen Abraham'ın asıl evi olan "Ur of the Chaldeans" da denir.
    "Lilith", İbranilerin kutsal kitabında geçen muhtemel vampirlerden biridir ve kitapta tasvir edilmiştir.İsaiah'ın kitabında geçiyor olsa bile Lilith'in kökleri daha çok Babillilerin "demonolojisine" benzer.Lilith geceleri bir baykuş görüntüsüne bürünerek dolaşan bir canavardı.Avlanmak için yeni doğmuş çocukları ve hamile kadınları arardı. Lilith, geleneğe uygun olarak Adem'in,"Adem ve Havva" olmadan önceki karısıydı, ama daha sonra şeytanın tarafına geçti çünkü Adem'e itaat etmeyi reddetti.Bir takım olağandışı tutkuları vardı ve doğal olarak kötünün gözüyle bakıyordu.Ve sonuç olarak Adem 'in ve Havva'nın çocuklarına (yani tüm insan soyundan olanlara) saldıran bir vampire dönüştü.



    Vampirlerle ilgili söylenceler Akdeniz’deki Mısır, Eski Yunan ve Roma uygarlıkları boyunca süregelmiştir. Eski Yunanlılar, çocuklarını yiyen ve kanlarını içen strigae veya lamiae'ya inanırlardı. Lamia mitolojide Zeus'un aşığı olarak geçer, fakat Zeus'un karısı Hera ona karşı savaşmıştır. Lamia delirmiş ve kendi dölünü öldürmüştür. Daha sonra da geceleri diğer insanların çocuklarını da aynı şekilde öldürmek için avlanmıştır.

    Örneğin, Yunanlılar ve Romalılar tarafından bilinen bir hikaye Mennipus adında genç bir adamın düğününden bahseder. Düğünde tanınmış bir filozof olan Tyana'li Apollonius çok güzel olduğu söylenen gelini dikkatlice inceler. Apollonius sonunda gelini vampir olmakla suçlar ve hikayeye göre (daha sonra bu hikaye MS 1. yy’da Philostratus isimli bir akademisyen tarafından anlatılmıştır) gelin "vampirizm"i kabul eder. İddiaya göre Menippus ile evlenmesinin sebebi elinin altında içecek taze kan bulundurmak içinmiş.



    Vampir hikayeleri canavarların kiang shi. diye adlandırıldığı eski Çin'de de yer almaktadır. Aynı şekilde eski Hindistan ve Nepal'de de vampirlerin yaşadığı öne sürülmektedir (en azından efsanevi olarak . Mağara duvarlarındaki eski çağlara ait çizimlerde bir takım yaratıkların kan içtiği gösterilmiştir. Nepal’e ait "Ölümün Efendisi" elinde kanla dolu, kafatası şeklinde bir kadeh tutuyor ve kanla dolu bir havuzun önünde duruyor halde betimlenmiştir. Bu duvar resimlerinden bazılarının i.ö. 3000 yıllarına kadar dayanan bir geçmişi olduğuna inanılmaktadır. Rakshaslar, Vedas adı verilen eski kutsal Hindistan yazılarında tarif edilmiştir. Bu yazılarda (tahminen i.ö. 1500) Rakshaslar (yokediciler )vampirler gibi betimlenmiştir.Eski Hindistan hakkındaki bilgilere göre bir başka canavar daha vardı. Bir ağaçtan baş aşağı asılmış, yarasaya benzeyen ve kendi kanından yoksun bir canavar. Bu yaratığa 'Baital' deniliyordu.

    Diğer eski Asyalılar Malezyalılar gibi "Penanggalen" adındaki bir çeşit vampire inanıyorlardı.Bu yaratık insan başına sahipti ama bütün organları dışarıdaydı. Ve diğer insanların, özellikle de küçük kurbanlarının kanını içerek yaşardı.
    Tanınmış vampir yazarı Montague Summers'ın 1928'de yazılmış ve bir klasik olan "Vampir - akrabaları ve Yakınları” nda, İspanyol gezginlerin gelişinden önce vampirlerin Meksika'da yaşamış olabilecekleri söylenir. Ayrıca Arabistan'ın da vampirden haberdar olduğunu yazmıştır. Agul diye hitab edilen "Arap Geceleri Hikayeleri"nde vampir benzeri yaratıklar olduğunu yazmıştır; bu insan eti yiyen bir hortlaktır.



    Temeli ruhlara dayalı olan Afrika inançlarında da vampir efsanesine dair işaretler vardır. Caffre kabilesi bir ölünün tekrar geri dönebileceğine ve bir canlının kanıyla yaşayabileceği inancını benimsemiştir.

    Bir çok vampir hikayesinin olduğu eski Peru'da ,genç birinin kanının içilerek şeytanın müritlerinden biri olunacağına inanılırdı.
    Çok eskilere dayanan ölüm korkusu, büyü, hayat veren kan gibi olgular egzotik diyarlardan ve eski çağlardan günümüze kadar gelmiştir. Bugün ise vampirlerin evrimi hala sürmektedir.
    Konu bekir tarafından (14.04.2009 Saat 21:38 ) değiştirilmiştir. Sebep: Uygun olmayan resim silindi

  2. #2
    ayyüzlü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ayyüzlü isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    24.10.2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    695
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart

    Gece gece bu vampir konusunu nerden okudum ben, kabusum olmaz inş.
    ''Bir hayatki Sonu cennettir
    Sıkıntıdan ne çıkar?''

    ''Bir Hayat ki Sonu Cehennemdir
    Rahatından ne çıkar?''




    “Sen Yolcu Bu Yalan Dünya Hancıdır.
    Öyle Bir Gün Varki Yürekte Sancıdır.
    Yer Gök Bir Olup Da Hesap Sorulunca,
    En Sevdiğin Bile Senden Davacıdır..."

  3. #3
    mhmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mhmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    07.11.2006
    Mesajlar
    2.994
    Tecrübe Puanı
    41

    Standart

    Vampirler ile ilgili bu yazıyı okuyunca, "nasıl çıktı bu inanış" sorusuna bir cevap geliştirdim
    Yazıda genelde, çocukların kanı ile beslendiği anlayışından bahsediliyor. Demekki, Fİİİ tarihinde, anneler yaramaz çocukları korkutmak için, bizim zamanımızdaki "ÖCÜ" kavramını "vampir" diye adlandırmış ve böyle inandırmışlar. Sonra bu manyakça bir inanış haline gelmiş; geceleri çıkan, uçan, kaçan derken günümüzde filmlere bile konu olmuştur.
    O zamanın annelerini tebrik ediyorum

    Elinze sağlık metin abi.

    selametle..
    CİHAD: Fert, cemaat ve toplum bazında iyiliklerin yaşanır hale gelmesi, kötülüklerin kaldırılması için bütün gücümüzle hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzdır...

    heryazdığımiçinالله يعلم(ALLAH bİliR)diyorum...

  4. #4
    Enver İstek isimli Üye şimdilik offline konumundadır metin mete
    Üyelik tarihi
    28.12.2005
    Bulunduğu yer
    Gurbet,daimi gurbetin icinde gurbet
    Yaş
    48
    Mesajlar
    3.971
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Ya Mehmedim ne hayal ama bakiyorum onunla isgillendirdin ama hala canli Örnek Romanya Diktatörü vardi degilmi?

+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.