+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Boykot !

  1. #1
    nur-baku isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    27.07.2009
    Mesajlar
    19
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Boykot !

    Muhterem Müslümanlar

    Sözlerime, Filistin’deki mazlum kardeşlerimizle dayanışma

    kermesini düzenleyenlere, bu kermese maddi ve manevi katkıda

    bulunanlara ve burada bulunmakla bizleri sevindiren siz

    misafirlere teşekkür ederek başlamak istiyorum.

    Hani bir söz vardır:

    Acılar paylaşıldıkça azalır, mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.

    Yapılan mitingler, protesto yürüyüşler, konuşmalar ve yazılan

    yazılar Filistin Direnişine büyük katkıda bulunmuştur. Gazze’deki

    kardeşlerimize direnişde yalnız olmadıkları hissini kazandırmıştır.

    Bunu Filistin’in tek meşru hükümeti kabul ettiğimiz HAMAS’ın

    birçok yetkilisi ve Filistinli kardeşlerimiz ifade ediyorlar.

    22 günlük soykırım hareketinden sonra, 1500 şehid, 6000 kadar

    yaralı ve yerle bir edilmiş bir Gazze bırakmalarına rağmen

    Yahudiler yine durmadılar. Yine katlediyor, yine yıkıyor, yine

    zulmediyorlar. Şimdi de Batı Şeria’da kan içmeye başladılar.

    Değerli Misafirler!

    Bugün burada üzerinde durmak istediğim konu Boykot.

    Boykot nedir?

    İngilizceden ithal edilmiş bir kelime olan boykot: 1. Sosyal ve

    iktisadî ilişkileri kesme. Şahsa, kuruluşa veya devlete karşı

    uygulanabilir bir protesto şekli. Geçici olarak iş veya ders

    bırakma olarak tarif edilir.

    Boykot benim nazarımda kılıç çekmeden, kurşun atmadan, kan

    akıtmadan düşmanı bozguna uğratmanın araçlarından biridir.

    Nisa Suresi’nin 140’ncı Ayet-i Kerimesi boykotun delilidr.

    “Allah size Kitab (Kur'an)da: "Allah'ın âyetlerinin inkâr

    edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir

    söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz

    de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah,

    münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” (4

    Nisa 140)

    Bugün onlar, yani kafirler Allah’ın ayetlerini inkar ettikleri ve

    onlarla alay ettikleri gibi daha da ileri gidiyor ve Allah’ı ananları

    ve Allah’a iman edenleri ortadan kaldırıyor ve zulmediyorlar.

    Bunları burada belirttikten sonra gelelim boykotun çeşitlerine:

    1. Ekonomik boykot.

    Kafirlerin bu yaptıklarına karşılık, biz yinede onları besliyor,

    ayakta tutuyoruz.

    Birincisi: Onların banka ve bankalarına yatırdığımız paralarla.

    Allah Teâlâ’nın haram kıldığı, Rasulullah Aleyhi-s Selamın

    “...her türlüsü ayaklarımın altındafır diyerek” yasakladığı faiz

    sistemini ayakta tutan banka ve bankerleri de biz ayakta

    tutuyoruz.

    İkincisi: Katil Ülkelerin ürettikleri malları satın alarak onları

    zenginleştiriyor ve güçlü olmalarını sağlıyoruz. Bu

    gorilleştirdiğimiz haydutlar bu kez bizi yoketmeye kalkıyorlar.

    Üçüncüsü: Onlara mal satarak. Stratejık mallarımızı kafirlere

    sattığımız takdirde bu malların bize karşı kullanılmasını

    engelleme şansını kaçırmış oluruz.

    Allah’a ve Rasulü’ne iman edenlere karşı zulüm, işkencenin her

    türlüsünü tatbik etmekten geri durmayan, Müslümanları toptan

    yokeymeye azmadan kafir ve münafıklara karşı boykot silahını

    kuşanmak zorundayız. Eğer Allah’a ve O’un Rasulü’ne

    inanıyorsak, mutlak surette kafir ve münafıklara karşı elimiz,

    dilimiz, malımız, canımız ve kalbimizle cihad etmeliyiz.

    Müslümanlara karşı savaşan ülkelerin mallarını satın almayacak

    ve onlara stratejik mallarımızı satmayacağız.

    Filistindeki Gayrimeşru İsgal Devleti İsrail, ABD ve Diğer Katil

    devletleri nasıl ayakta tuttuğumuzu daha iyi anlayabilmek için bir

    misal vermek istiyorum.

    ABD’nin casus teskilatı CIA bir araştırma yapmış. Sonuçlar

    tüyler ürpertecek kadar acı.

    Rapora göre dünyada bir milyar dört yüz milyon insan sıgara

    kullanıyor. Bu tiryakilerin dört yüz milyonu müslüman. Philip

    Morris adlı Yahudi Sigara Firması müslümanlardan günde 800

    milyon dolar ciro yapıyor. Bu paranın % 10’unu kâr kabul

    etmişler. Bu da günde 80 milyon dolar ediyor. Her yahudi firma

    gibi Philip Morris de Filistin’deki Yahudi İşgal Devleti İsrail’e %

    12 oranında vergi ödemek zorundadır. Bu da günde 9,6 milyon

    dolar ediyor.

    Bu rakamlar günlük. Aylık ve yıllık rakamları bir düşün. Şu

    rakamlar sadece Philip Morris aracılığı ile ABD ve Yahudilere

    hediye ettiğimiz paralar. Bir de genel olarak düşünürsek

    kardeşlerimizin ve kendimizin katillerini bizler ayakta tutuyor ve

    onlara Müslümanları katletmeleri için adeta teşvik ediyoruz.

    Ondan sonra katledilen Müslümanlar için ah vah edecek ve

    gözyaşı dökeceğiz. Bu olsa olsa timsah gözyaşları akıtmaktır.

    Kardeşlerim sakın bana kızmasınlar ama bu bir gerçek.

    Allah’a çok şükür sıgara kullanmıyorum.

    Benim evine ve kursağıma 20 seneden beri Coca Cola girmiyor.

    MC Donal’s’ın kapısının nereden açıldığını asla görmedim.

    Herkes elinden geleni yaapacak ve KATİL Siyonistleri, ve

    onşların yandaşlarını durdurmak için gücünü sonuna kadar

    kullanacaktır.

    Yahudi Firmalar Ne Kadar Zarar Etti?

    09 Şubat 2009 tarihli bir habere göre, Gazze katliamı nedeniyle

    İsrail'i destekleyen firmalara karşı başlatılan boykot nedeniyle

    Siyonist firmaların "370 milyar dolar" civarında zarar ettiği

    açıklandı.

    Dünyada pazar paylarını araştıran şirketler tarafından yapılan bu

    açıklamada, en büyük boykot eylemini sırasıyla Hindistan'ın (127

    milyar dolar), İran'ın (62 milyar dolar) ve üçüncü olarak

    Türkiye'nin (26 milyar dolar) gerçekleştirdiği kaydedildi.

    Boykotun devam etmesi halinde, adı geçen firmaların, çok zor

    duruma düşeceği, hatta iflas edebileceği kaydedildi.


    2. Siyasi Boykot:

    Siyasi boykotun iki boyutu vardır.

    Birincisi, Müslümanların başındakı namus, şeref, iman ve adalet

    yoksunu idarecilere karşı uygulayacakları boykot.

    Allah Teâlâ: Nisa Suresinin 59. Ayeti’nde “Ey iman edenler!

    Allah’a itaat edin. Rasulullah’a itaat edin ve sizden olan Ulu’l

    Emre de...” buyuruyor.

    Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmediği için kafir olan...

    Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmediği için fasık olan...

    Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmediği için zalim olan bir

    idarci benim babam dahi olsa ona itaat itmem caiz değildir.

    Böyle bir idareciyi gaspettiği makamdan indirmek

    Müslümanların vazifesidir.

    İkincisi de, Müslüman olmayan devletlerin idarecilerinden

    Müslümanlara karşı alacakları tavırlara, yapacakları eylemlere

    karşı her türlü protesto şeklini uygulamak, hatta psikolojik savaş

    metodları ile zulmünden vazgeçirmek gerekir.

    3. Medya Boykotu:

    Son yüzyılda insanımızın imanı, şerefi, ahlakı medya yolu ile

    elinden alındı. Radyo, gazete ve Televizyonun yıkıcı ve ahlaksız

    yayınları ile insanımızın ımanı, namusu ve şerefi eilnden alınmış,

    düşünemz, akledemez hale getirilmiştir.

    Burada bize düşen görev, bu iletişim araçlarının yıkıcı

    faaliyetlerine son vermek için çaba sarfetmektir. Oumayarak,

    dinlemeyerek, ve seyretmeyerak reytınglerini düşürmek, para

    vermeyerek iflasın eşiğine getirmek güzel bir boykot olur.
    “Evet, her söylediğin doğru olmalı,
    fakat her doğruyu söylemek doğru değildir!"

  2. #2
    nur-baku isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    27.07.2009
    Mesajlar
    19
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Düşünün bir kere!

    Adamın gazete, radyo ve Televizyonu her dakika Allah’ın dinine

    saldırıyor ve küfrediyor, benim müslümanımda bu adamlara para

    veriyor.

    Adam kalkıyor, “Başörtülülere yüz milyon verseniz soyunurlar,

    iki yüz milyon verseniz bilmem ne yapar” diye yazı yazıyor ve bu

    adamın yazı yazdığı gazete benim müslümanımın evinde boy

    gösteriyor.

    Okuma kardeşim, okuma!

    Adam kalkıyor, İslam hakkında kitap yazıyor, bir de adını İslam

    İlmihali koymuş.

    Orada batılılardan bahsederken “İngiliz fizik alimi.. Fransız

    kimya alimi... diye saygı ile söz ederken, Müslümanların

    alimlerine karşıda ağıza alınmayacak küfürler sarfediyor.

    Böyle adamlar da boykot edilmeli, hatta yanlışlarını düzeltmeye

    yanaşmazlarsa, bütün insanlığın karşısında zelil edilmelidir.

    Allah’ın dinine karşı her türlü pervasızlığı yapanlara maddi ve

    manevi her türlü yardımı yapıyoruz, sonrada Allah bize niye

    yardım etmiyor” diye isyana kalkışıyoruz.sen Allah düşmanlarına

    her türlü yardımı yap, onları gorilleştir ve sıkışıncada “Allah bize

    yardım etmiyor” diye suçu yaratana at.

    Yalan haber veren, iftira ve hakaret eden gazete, dergi, kitap,

    radyo ve televizyonlar protesto edilmeli ve maddi ve manevi

    boykot kıskacına alınmalıdır.


    4. Sosyal Boykot:

    Sosyal boykotun şimdiki adı mahalle baskısıdır. Kafirlerin baskısı

    ile imanından, şerefinden, namusundan ve ahlakından taviz veren

    insan tipi ortaya çıktığı gibi, bu baskı ve zulümlerin neticesinde

    davasına daha bir sadık, imanı daha kuvvetli hale gelen insan tipi

    de ortaya çıkmaktadır.

    Müslümanlar, içeride ve dışarıda Allah’a ve Allah’a iman

    edenlere karşı savaşan kafir ve münafıklara karşı sosyal boykot

    uyguladıkları ve bu boykotu da onlara hissettirdikleri zaman, o

    insanların hareket ve hakaretlerine engel olurlar. Bu da

    insanımızı kötülüklerden korumada bize fayda sağlar.

    Şimdi de boykot sayesinde hürriyetlerine kavuşan devletlere bir iki

    misal verelim:

    Hindistan Ahmet bin Ebu Kelam ve Mahatma Gandi

    Ahmet bin Ebu Kelam, Hicaz bölgesinde doğmuş, El-Ezher

    Üniversitesini bitirmiş ve İngiliz istibdadını yıkmak için

    Hindistan’a yerleşmiş bir Müslüman Alim. Cesur, korkusuz ve

    Allah’dan başkasının hükmünü tanımayan bir Müslüman...

    Mahatma Gandi kendi sırtındaki ingiliz elbiselerini çıkarıp

    atarak, ipini kendi eli ile eğirdiği ve kumaşını kendisinin

    dokuduğu elbiseleri giyerek İngiliz İşgalcilere karşı boykotu

    iliklerine kadar yaşayan bir hindu.

    İngiltere bakıyor ki, toprak sahibi olmak isterken boykot

    yüzünden mal satılmıyor ve İngiltere batacak. Bu durumda tası

    tarağı toplayıp kaçmak zorunda kalıyor.

    Güney Afrika ve Mandela

    Siyahı Lider Nelson Mandela Güney Afrika’nın hürrüyeti için 28

    yıl hapis yattı. Beyaz diktatörlüğe karşı zenci isyanın lider idi

    Mandela, 28 yıllık hayatına karşı halkına hürriyeti tattırmayı

    başardı.

    Mandela, beyazların hakimiyetine razı olsa, 28 yıl hapis yatmayı

    göze almasa, ülkesine baünsızlığı kazandırabilir miydi? Asla!...

    Muhterem Müslümanlar!

    Bebek katiline kucak açan İtalya Hükümetine geri adım attıran

    sebep ne idi? O zaman İtalyan mallarını boykot çağrıları yapılmış

    ve bu çağrı İtalyan Hükümeti’ni nasıl da pes ettirmişti.

    Şimdi siz, herhangi bir ülkenin haritasını benim önüme koyunuz.

    Bir buçuk milyarlık İslam Alemi’nin bana desteklemesi halinde

    birkaç ay içerisinde Allah Teâlâ’nın yardımı ile o ülkeyi dize

    getirmeye hazırım.

    Çünkü kafirler aç kalmaktan korkar, fakirlikten korkar, zevk ve

    sefadan mahrum olmaktan korkar. Bizimde boykatta

    kararlılığımız sayesinde Allah Teâlâ onları zelil eder. Yeter ki

    bizler vazifelerimi ve sorumluluklarımızı bilelim.

    Filistin’den size iki güzel haberim var.

    HAMAS Siyasi Büro Yöneticisi Ziyad Ebu Zeyd anlatıyor:

    “Kudüs'de küçük bir bodrum katını 100 bin dolara yaşlı bir

    Filistinliden almak istiyorlar. Satmayınca 2 milyon dolara kadar

    çıkıyorlar ama o; “Eğer bir belge getirirseniz ancak o zaman

    satarım” diyor. “Nedir bu belge?” dediklerinde de şu cevabı

    veriyor; “1.5 milyar Müslüman'ın ‘Evet sattık' imzasının olduğu

    belge. Bu belge gelmeden ben bu evi satmam. Çünkü Kudüs

    benim değil, ümmetindir.”

    Ziyad Ebu Zeyd şöyle devam ediyor:

    “Vahşetin devam ettiği 22 gün boyunca takriben 1500 civarında

    şehit verdik ama bu süre içerisinde 3500'ü aşkın çocuğumuz da

    doğdu. Kadınlarımızın birçoğu ikiz ve hatta üçüz doğum yaptı. Bu

    Allah'ın bir lütfuydu. Bu, direniş umudumuzu yükseltti. Bize güç

    verdi, bize moral verdi.”

    Bugün düştüğümüz acıklı durumu bize açıklayan ayetlerden

    Muhammed Suresi 7’nci ayetini okuyarak konuşmamı

    bitiriyorum.

    “Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz (emrini

    tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı

    sağlam bastırır.” (47 Muhammed 7)

    Allah Teâlâ’nın yardımı, zaferi ve bereketi bütün Müslümanların

    üzerine olsun!


    Muhammed M. Okcu
    “Evet, her söylediğin doğru olmalı,
    fakat her doğruyu söylemek doğru değildir!"

+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.