Allah'ın en temel yasası: Hikmetsiz, illetsiz, sebepsiz ve gayesiz hiçbir iş yapmamasıdır. Bu O'nun Hakîm, Âlim oluşunun, Habir oluşunun, Basir oluşunun, Semi oluşunun bir sonucudur. Peygamberleri Allah seçer, fakat hâşâ tombala torbasından seçmez. Bunu Allah Rasulü de düşünmüş olmalı ki "Neden ben?" sorusuna adeta cevap olarak (cevaptır, zira ve inneke'deki inne edatı "bir soruya gerekçeli cevap olan "talil" vurgusunu içerir) "Çünkü sen muhteşem bir ahlak üzeresin" buyurmuştur. Yine Hz. Peygamber'in "Ben atam İbrahim'in duasıyım" buyurması da böyle bir okuyuşun neticesi olsa gerektir.
Özetle küçük kardeşimizle akıl guruplarınız farklı. Ve akıl gurupları kan gurubu gibi değişmez değildir, değişebilir ve değiştirilebilir. Eğer yapabiliyorsanız o küçük kardeşe önce Allah'ın Hâkim oluşunu anlatınız ve bu konuda onu ikna ediniz. Eğer Hâkim’in hikmetine inanırsa, her ilahî seçimin bir hikmeti, sebebi ve illeti olduğunu da anlayabilir. Aksi halde bunu anlamadan diğerini anlamasını beklemek ona taşıyamayacağı bir yük vurmak olur. Anlayamaz.
Rabb’im bize şükrü layıkıyla eda edilen bir akıl lütfetsin.
Baki Selam ile sevgili Gönüldostu
M.İslamoğlu'nun konuya ilişkin cevaplarından derlenmiştir.
Kainatta en yüksek hakikat imandır,imandan sonra namazdır.(Sözler/Said Nursi)
Paylaş