+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Üç bin akçe değerinde öğüt

  1. #1
    samanyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    samanyolu isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    19.03.2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.650
    Tecrübe Puanı
    73

    Standart Üç bin akçe değerinde öğüt

    Uzak zamanlarda, uzak diyarların birinde Cengiz adında fakir bir delikanlı varmış Annesi, babası, eşi ve oğluyla mutlu bir hayat sürüyormuş.
    Mutlu olmasına mutluymuş; ama ailesine daha rahat bir hayat yaşatamadığı için de üzülüyormuş.

    Bir gün çalışmak için başka bir ülkeye gitmiş İstediği gibi bir iş bulamamış
    Sokakta dalgın dalgın yürürken bir ihtiyarla karşılaşmış İhtiyar, Cengiz'e seslenmiş:
    - Oğlum, sen iyi birine benziyorsun Söyle bakalım öfkeyle bir işe başlamadan önce ne yapmak gerekir?

    Cengiz türlü cevaplar vermiş Ama ihtiyar hiçbirini beğenmemiş
    - Burası benim köyüm Burada bir yıl benimle kal Bağ bahçe işlerine yardımcı ol,
    karşılığında sana bin akçe veririm Sonra da duruma bakarız, belki de sana sorunun cevabını veririm, demiş

    Cengiz düşünmüş taşınmış Eli boş dönmemek için kalmaya karar vermiş.
    Yılsonunda ihtiyar kendisinden memnun olduğunu söyleyerek bir yıl daha çalışmasını istemiş
    İkinci yıl iki bin akçe vereceğini söylemiş
    Cengiz,
    bunu da kabul etmiş Böylelikle bir yıl daha geçmiş Ayrılma zamanı gelince ihtiyar:
    - Oğlum, sana üç bin akçe vermem gerekiyor İstersen para yerine iki öğüt vereyim
    Bunlardan biri geçen seneki sorunun cevabı diğeri, de farklı bir öğüttür.

    Cengiz çok merak etmiş Bunlar nasıl bir öğüt ki değeri üç bin akçe ediyormuş.
    - Peki, söyle öğütleri, demiş.

    İhtiyar:
    - Oğlum, öfkeyle bir işe başlamadan önce biraz sabret.

    Cengiz şaşkınlıkla sormuş:
    - Yani topu topu bu kadar mı?

    İhtiyar:
    - "Eğer bu öğüt sana bin akçeden fazla fayda sağlamazsa paranı geri vereyim
    İkinci öğüdün değeri iki bin akçedir Bu öğüt de iki bin akçeden fazla fayda sağlamazsa gel paranı geri al
    Cengiz razı olmuş İhtiyar:

    - Oğlum, tanımadığın biriyle yol arkadaşı olsan bile asla kervan yolundan sapma

    İhtiyar, Cengiz'e iki ekmek vermiş Birini mendile sarıp cebine koymuş
    Ve sıkı sıkı tembihlemiş Acıkınca açık ekmekten kes ye, diğerini evine varınca eşinle ye

    Cengiz memleketine doğru yola koyulmuş Yolda iki adamla karşılaşmış
    Bunlardan biri hacca giden nur yüzlü bir ihtiyarmış
    Diğeri genç bir gezgin Cengiz bir hayli bunlarla yürümüş Biraz gittikten sonra yol çatallaşmış
    Yollardan biri kervan yoluymuş,
    diğeri dağ yolu Genç gezgin orman yolunun daha kestirme olduğunu söylemiş Hacca giden ihtiyar,
    ben zaten zor yürüyorum diyerek gencin peşinden gitmiş Cengiz iki bin altın değerindeki öğüdü hatırlamış
    Kervan yolundan gitmeye karar vermiş
    Bir hayli gittikten sonra bir ağacın başında gecelemiş Ertesi gün erkenden yola koyulmuş
    Biraz ilerledikten sonra yolun kenarında hacı adayının ağladığını görmüş Başı açık,
    ayağı yalınmış Meğer genç gezgin ormanda onu dövüp, üzerinde kıymetli ne varsa alıp kaçmış
    Cengiz olanları dinleyince içinden, ihtiyara öğüt için teşekkür etmiş Bu zavallıya da bir şeyler verip oradan ayrılmış

    Yol yürümekle borç ödemekle, biter demişler Boşuna değilmiş Nihayet Cengiz evine varmış
    Evinin penceresinden bakınca karısının dizlerinde bir gencin uyuduğunu görmüş
    Cengiz öfkeyle hançerini sıyırıp karısını öldürmek istemiş O sırada ihtiyarın sözlerini hatırlamış
    Biraz sabrederek içeri girmiş Karısıyla hasret giderdikten sonra gencin kim olduğunu sormuş

    Karısı: Ciğerparemdir, senin oğlundur, demiş Cengiz'in içinde hâlâ şüphe varmış
    Babası ve anasıyla da hasret giderdikten sonra bir de onlara sormuş Onlar da "Öz yavrunu tanıyamadın mı?" demiş
    Cengiz dikkatle baktıktan sonra kendi oğlu olduğunu anlamış Kendi kendine
    "Eğer bin akçe değerindeki öğüt olmasaydı kendi oğlumu öldürecektim" demiş

    Karısı ve oğluyla yemeğe oturunca ihtiyarın verdiği mendili açmış Ekmeği bölünce yerlere altınlar saçılmış
    Tam üç bin akçeymiş Cengiz anlamış ki ihtiyar onun emek hakkını da ödemiş.
    Ekmeğin içinden küçük bir kâğıt da çıkmış Kâğıtta "Cengiz oğlum, öğütlerimi unutma" diye yazılıymış Cengiz,
    ihtiyar için dualar ederek şükran borcunu ödemeye çalışmış Ailesiyle mutlu bir hayat sürmüş
    Konu samanyolu tarafından (29.09.2008 Saat 17:16 ) değiştirilmiştir.




    İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür!..
    İmansız olan paslı yürek sinede yüktür...

  2. #2
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.792
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Bu güzel hikayelerin devamını bekliyoruz inşaallah...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.