+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Nur'un Mektubu

  1. #1
    BeyazKelebek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    BeyazKelebek isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    08.03.2009
    Yaş
    21
    Mesajlar
    409
    Tecrübe Puanı
    10

    Unglücklich Nur'un Mektubu

    Ebu Garib Hapishanesi’den Nur'un Mektubu


    Ey müslümanlar! Önce bir bedeninizi yoklayın. Eğer gerçekten yüreğiniz var mı? Yani yürekleriniz yerinde mi? Sonra aşağıdaki mektubu okuyun. Anlamazsanız tekrar tekrar okuyun. Daha sonra da aynı olaylar sizin başınıza gelse ne yapardınz onu düşünün. Zaten bu çığlıklara kulak vermezseniz, Irak’ta, Afganistan’da, Çeçenistan’da, Filistin’de, Bosna’da ve diğer İslam Toprakları’nda müslümanların başına gelenler, bir gün sizin de başınıza gelecek.

    Bir gün size de işkence edecek, size de tecavüz edecekler!..
    Sizlerin de analarınız, bacılarınız, eşleriniz ve kızlarınıza tecavüz edecekler. Bugün kapattığınız o kulaklarınız o gün haykırışlarınıza asla cevap alamayacaklar. Yine o gün hatalarınızı anlayacaksınız. Fakat son pişmanlığınız asla sizlere fayda vermeyecek.
    Ve o gün yapayalnız kalacaksınız. Bugün sessiz kalarak ortak olduğunuz zulüm, o gün sizi ta canevinizden vuracak!..
    Ne olur uyanın ve çığlıklara cevap verin!..
    Bu yakarışımdan sonra lütfen, bacım Nur’un mektubunu okuyun.

    “Tecavüz kurbanı Iraklı kadınların çığlığı: Allah için bizleri öldürün!”
    Halkıma, Ramadi'nin, Halidiye'nin ve Felluce'nin insanlarına; erdem ve onurlarını kaybetmeyen tüm dünyadaki insanlara...
    Bu size, Amerikan-siyonist hapishanesi Ebu Garib'ten kardeşiniz Nur'un mektubudur.
    İnanın buradaki aşağılanmayı, sefaleti ve haysiyetsizliği size nasıl anlatacağımı, kelimelere nasıl dökeceğimi bilemiyorum.
    Siz sıcak evlerinizde karınlarınızı doyurup sevdiklerinizle bir arada otururken bizim maruz kaldığımız aşağılanma ve çektiğimiz açlığı, sizler su içerken çektiğimiz susuzluğu, sizler derin uykuda iken Amerikalılar'ın bize yaşattığı uykusuz geceleri, sizler giyinikken bizim yaşadığımız çıplaklığı, bizi soyup önlerinde sıraya dizmelerini nasıl anlatabilir, nasıl kelimelere dökebilirim...
    Ey kardeşlerim; kamyonlarınızı ve arabalarınızı Amerikan malları taşırken gördüğümüzde kalbimiz sıkışıyor. Çünkü o araçlar benim halkıma ve ülkeme ait.
    Yüreğim kan ağlayarak şöyle diyorum: Allahım! Benim insanlarım, haysiyetlerini ve şereflerini bir avuç Amerikan Doları'na satmış. Yaşadıklarımızı ve kirletilen onurumuzu düşündükçe gözlerimden yaşlar boşanıyor.
    Ey kardeşlerim;
    Amerikalılar'ın elinde ne ızdıraplar çektiğimizi, neler acılar yaşadığımızı, Allah aşkına, nasıl anlatıp nasıl kelimelere dökeyim.
    Kardeşlerim;
    Allah'a yemin ederim ki, yaşadıklarımızı dile getirmekten acizim. Bundan ar ediyorum. Ama yine de kelimelere sığınarak size olanları anlatacağım. Amerikalılar'ın bizlere yaptığı haysiyetsizlikleri, çektirdiği eziyeti, işkenceyi ve aşağılanmaları elimden geldiğince anlatacağım...
    Hayvani zevklerinin aracı olmadığımızda, kendimizi şehvetlerine teslim etmediğimizde bizi nasıl öldüresiye dövdüklerini ifade etmeme izin verin...
    Siz ey bizim dini liderlerimiz olarak ortalarda tozup gezenler!
    Amerikalılar'ın bize reva gördüğü bu cinsel ve hayvani eziyetler karşısında hâlâ nasıl oluyor da açık alınla ortalarda görünebiliyorsunuz?
    Peygamber Efendimiz'in en değerli hazineniz buyurduğu haysiyet ve şerefinizi çiğnetmekten pek sıkılmış gibi görünmüyorsunuz.
    Bizi ve kendinizi birkaç dolar kırıntısı karşılığında pazarlardaki köleler gibi Amerikalılar'a ve Siyonistler'e mi sattınız? Haysiyet ve şerefinizi ne çabuk kaybettiniz?
    Allah'ın bizi sizlere bir emanet olarak verdiğini ne çabuk unuttunuz?
    Hani bizleri koruyacak, besleyecek ve namusumuzu asla çiğnetmeyecektiniz? Ne oldu size, verdiğiniz söze?
    Amerikalılar, Ebu Garib'te namusunuzu her gün ayaklar altına alıyor. Mektubumu okuyanları, Allah adına, Ebu Garib Hapishanesi'ndeki vahşiliklere dur demeye çağırıyorum. Buradaki insanlığa sığmayan işkenceleri durdurmak için sesinizi yükseltmeye davet ediyorum. Burada yapılanlar, Siyonistler'in hapishanelerde Filistinli gençlere ve kadınlara yaptıklarından daha berbat.
    Orada fiziki işkence yapıyorlardı. Oysa burada her gün ırzımıza geçiyorlar. Vahşi, kana susamış hayvanlar gibi bedenlerimize saldırıyorlar. Avazımız çıktığı kadar çığlıklar atıyoruz ama kimsenin bizi duyduğu yok!
    Eğer kalbinizde, ruhunuzda bir zerre insanlık, haysiyet, onur ve şeref varsa, birleşin ve bu hapishaneye saldırın. Gelin ve kurtarın bizi!
    Elinize geçen bütün silahlarla bu hapishaneye saldırın! Hem onları hem de bizleri öldürün!!!
    Biz çoktan ölüme razıyız. Burayı yerle bir edin!
    Hepimizin karnında onların piçleri var! Çoğumuz hamileyiz! Biz dünden ölüme razıyız!
    Size yalvarıyoruz; gelin ve kurtarın bizleri! Size, ailelerimize ve ülkemize daha fazla utanç vermemek için ölmek istiyoruz! Bizi öldürün! Size yalvarıyorum; Allah için bizleri, Amerikalılar'ı ve onların piçlerini öldürün!
    Allah rızası için! Size yalvarıyoruz....
    Bacınız Nur. (10 Nisan 2004)
    Katliam, işkence ve toplu mezarlar...
    Cenk Kalesi'nde ve Kunduz-Şibirgan Cezaevi ekseninde binlerce esiri de onlar kurşuna dizmişti. Esirlerin bazıları açlıktan, susuzluktan ve havasızlıktan öldü. Ölmemek için birbirlerinin terini içti. Konteynerlardaki kurşun deliklerinden kan sızıyordu. Kunduz'da 8 bin kişi esir alındı. 500 kişi Cenk Kalesi'ne, 7 bin 500 kişi Şibirgan Cezaevi'ne nakledildi. Ancak cezaevine 3 bin 15 kişi geldi. Geri kalanlara ne oldu?
    Katledilen esirler, şimdi Mezar'ı Şerif'in çevresinde açılan toplu mezarlarda. Görgü tanıkları, "ABD askerlerin esirlerin boyunlarını kırarak öldürdüğünü, üzerlerine asit döktüğünü, yüzlerce esirin çöle götürülüp ıssız bir yerde kurşuna dizildiğini, infaz emrinin bölgedeki ABD birliklerinin komutanı tarafından verildiğini" söyledi. Dünya sustu. BM bile soruşturma açamadı.
    Guantanamo'da aynısını yaptılar. Ellerine parmaksız eldiven giydirilmiş, kelepçelenmiş, ayakları zincirli, ağızları, burunları ve kulakları kapalı, gözleri bağlı, görme, işitme, koklama ve dokunma güdüleri yok edilmiş esirler gördük. Suçları, vatandaşlıkları, kimlikleri ve gelecekleri olmayan... Her eylemin ulusal veya uluslararası hukukta bir karşılığı var. Hayvanların bile yasal hakları var. Bunlar ne?
    Bu mektuptan sonra ne yazılabilir? Hangi söz, hangi cümle bir anlam ifade edebilir? Dünya, ABD ve İngiliz basınında birkaç resim yayınlanınca Irak'ta yaşananları dikkate aldı. Oysa yüzlerce resim, yüzlerce işkence, yüzlerce tecavüz, yüzlerce trajedi var. Bu resimler yeni değil. Ama kimse bunları yayınlamaya cesaret edemedi. Tecavüzlerle ilgili haberlere yoğun baskı uygulandı. Diplomatik misyonlar harekete geçirildi. İşkence ve tecavüz haberlerini okuyunca kaleme sarılıp böyle bir şey olmadığını kanıtlamaya çalışanlar: Hadi şimdi bir şeyler yazın! Irakta yaşananlarla ilgili Ebu Garip'ten yükselen çığlıktan daha net kanıt olabilir mi? Biz bu resimleri aylar önce gördük. Daha yüzlercesi var. (Y.Şafak, İbrahim Karagül)”
    ...

    Sözlerin En Güzeli,
    Allah'in Kitabi.
    Yollarin En Güzeli,
    Muhammed'in Yoludur.

    ...

  2. #2
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.792
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Zulm ile abad olanın sonu berbad olur...





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  3. #3
    abdullah80 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    28.09.2009
    Yaş
    32
    Mesajlar
    28
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    bence bu yazıyı herkes okudu fakat yazacak bısersey bulamadılar.kelımeler yetmedı belkıde.kelımelerın anlamları bıle az gelır bu yazıya yazılacak yorumlar.Maılımdekı ınsanlara bu yazıyı gonderecegım.Hıc olmazsa bu sekılde amerıkanın gercek yuzunu ınsanlara hatırlatmıs oluruz.

+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.