+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Hamal

  1. #1
    bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bekir isimli Üye şimdilik offline konumundadır sadece bir kul
    Üyelik tarihi
    10.09.2007
    Bulunduğu yer
    Dağlardan, yaylalardan
    Mesajlar
    7.792
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Hamal

    Eski zamanlardı. Yolların olmadığı zamanlar... Demek ki fakirdi bizim gibi
    çoğunluk, bu nedenle taşınacak yüklere talip olacak hamallar bulmak zor
    olmuyordu...
    Yanımdaki hamalla yola çıktık.
    İhtiyardı. Kendinden büyük bir yük almıştı. Benim sırtımda ise birkaç bavul
    vardı sadece, onunkinin çeyreği...
    Diyordum ki içimden "Çok gitmeden kıvrılırsa titreyen bacakları, yüklenirim
    sırtındaki yükün yarısını!.." Nitekim çok geçmeden dedi ki:
    "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!. ..
    "Ne molası, dedim ona hayretle. Ben daha terlemedim!. ." Sözüme aldırmadı.
    Durdu. Çöktü.
    Salarken yükünün ipini "Sen de dinlen hadi" dedi. Benim canım sıkılmıştı bu
    işe.
    Genç olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu, bunun gibi bir bunakla yola çıkmamın
    ne büyük hata olduğunu düşünüyordum.
    O ihtiyar, bir bacağını azıcık uzatmış halde sessizce dinleniyorken, ben
    huzursuz bir şekilde ayakta dolanıyordum.
    Bir saat kadar sonra yine durdu, oturdu, dinlendi. Ben kızgınlıkla dolandım
    etrafında... "Yükünü indirip sen de dinlen", demesine aldırmadım, ona daha
    çok kızdım...

    Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" söyledi yine ama dinlenmedim. Yarım
    saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi başımı salladım...
    Kaçıncı molasıydı hatırlamıyorum, birden bire dizlerimin bağı çözüldü.
    Kafamın içinde uçuşan kara kara sinekler sustu, çöküp kaldım. Kayış kolumdan
    çıktı, sırtımdaki bavullar kaydı.

    Ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim. Uyumuştum da uyandım mı, yoksa
    bayılmıştım da ayıldım mı anlamadım... Baktım kendi kocaman yükünün üzerine
    benim bavullarımı da bağlamıştı. Küçük tasına birazcık su koyup dudağıma
    dayadı, içtim. Sonra koluma girerek;"Hadi kalk, dedi. Bana yaslan.

    Ağır ağır gider ve bir süre sonra gene dinleniriz." Dediğini yaptım.
    Omzundan güç aldım, ama asıl anlattıkları iyi geldi bana. "Ben yılların
    hamalıyım, dedi. Nice pehlivan yapılı adamlar gördüm. Çoğu, dinlenmek
    istemediklerinden yükleriyle birlikte kendilerini de toprağa serdi
    sonunda... Yolda gördüğümüz saçılmış kuru kemiklerin çoğu, anlattığım bu
    insanlara ait...

    Halbuki bir yükü "taşımak" bizim işimiz, "altında ezilmek" değil!.. Unutma
    ki bir yük , taşıdıkça ağırlaşır. Dinlenerek sen yükünü hafifletiyorsun!
    Belki günün birinde hamallığın şekli değişir. Belki o günleri ben göremem.
    Ama sen kavuşursan o zamanlara, aman ha, kafanın içinde de sakın yük
    taşıma...

    Akşamları bırak ve hafifle...

    Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşırsın yükünü. Bizim işimiz, bugünü
    yarına taşımak, bugünün altında yok olmak değil.

    Çünkü yarınlarda bizi bekleyenler var, taşıdıklarımızı bekleyenler. .





    Ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekila


    Ne olursan ol, nerde olursan ol, nasıl olursan ol.
    Ümit ve sabırla O'nu bulabilmeye,
    Bir sebep, bir yol, bir nefes ol.

    Bütün Tağutları Red...


  2. #2
    ayışığı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ayışığı isimli Üye şimdilik offline konumundadır Tercübeli Üye
    Üyelik tarihi
    08.10.2007
    Yaş
    20
    Mesajlar
    468
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart

    Bizim işimiz, bugünü
    yarına taşımak, bugünün altında yok olmak değil.



    waayy çok hoşuma gitti bu hikaye
    emeğine sağlık
    hayat sevınce guzel
    sevınce tatlı gunler
    bır kuşu kelebeğı
    bır taşı sevın yeter...=)

+ Konu Cevaplama Paneli

Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Content Relevant URLs by vBSEO ©2011, Crawlability, Inc.